KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 2 Ekim 2025
- T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2025/1953 - 2025/1870
- Dosya no
- 2025/1953
- Karar no
- 2025/1870
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen kararın mahkemesi
- .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Numarası
- 2025/241Esas
- Davacı
- ... -
- Vekilleri
- Av.
- Davalı
- ... HİZMETLERİ ANONİM ŞİRKETİ
- Vekili
- Av.
- Davanın konusu
- Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin
- İstinaf kararının karar tarihi
- 02/10/2025
- Karar yazım tarihi
- 02/10/2025
Karar Metni
1.567 kelime·8 dk okuma·4 bölüm
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/241 Esas sayılı dosyasında verilen 02/05/2025 tarihli ara karara karşı aleyhine tedbire itiraz eden (davalı) vekili istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı ... Hizmetleri Anonim Şirketi'nin halihazırda ortağı olduğunu, müvekkil'ine 25/02/2025 tarihinde tebliğ edilen .... Noterliği'nin 24/02/2025 tarih ve ... Yevmiye numaralı ihtarnamesi ile: " yönetim kurulu’nun 2 numaralı kararı ile.
426,92 paya karşılık 10.673,00-TL tutarındaki sermaye borçlarını 1 nolu yönetim kurulu kararı ile bir ay içerisinde ödenmesi gerektiği ihtar edilmesine rağmen ödenmediğinden paylara ilişkin haklarınızdan yoksun brakılmanıza, ıskatla ...’ye payların devri yapılarak iade edilmek suretiyle sermayenin temininin sağlanmasına karar verildiğinin" bildirilerek paylarına ilişkin haklarından yoksun bırakıldığını ve bahse konu payların ıskat edilmek suretiyle ...'ye devredildiğini, ancak ihtarnamenin ekinde 20/02/2025 tarihli yönetim kurulu kararının tebliğ edilmediğini, müvekkilinin davalı şirkete karşı borcunun bulunmadığını,
hisseleri devraldığı 1998 yılında akdedilen sözleşme ile payın bedelini ödediğinin açıkça belirtildiğini, herhangi bir hisse bedeli borcu bulunmadığı gibi davalı şirketin iddialarını kabul anlamına gelmemekle birlikte davalı şirketin 1998 yılından bu yana bir borcun bulunduğundan bahisle 27 yıl sonra temerrüt iddiasında bulunarak müvekkilini haklarından yoksun bırakmaya çalışmasının hukuken kabul edilemeyeceğini, bu hususta ayrıca zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davalı şirketin kötüniyetle hareket ettiğini,
davacının11.12.2023 tarihli olağan genel kuruluna temsilcisi vasıtasıyla katılarak söz konusu genel kurulda alınan hukuka aykırı kararların iptali amacıyla ....
Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2024/149 Esas numarasına kayıtlı davayı açtığını, 2024/837 Karar ve 11.12.2024 tarihli karar ile, müvekkilinin pay sahipliğinin kabul edildiğini, davacı tarafından pay bedellerine ilişkin borcun ortak sıfatının kazanılması ile birlikte nakden ödendiğini, kaldı ki davalı şirketin bu yöndeki iddiasının ve ıskat kararının kabulü anlamına gelmemekle birlikte usulüne uygun alınmış ve bildirilmiş bir yönetim kurulu kararı da bulunmadığını, müvekkilinin davalı şirkette 880 adet pay sahibi iken davalı şirketin süreç içerisinde yapmış olduğu genel kurullara davet edilmeyerek,
katılmış gibi gösterililip imzası taklit edilmek suretiyle sahte belgeler düzenlendiğini, usulsüz sermaye artırım kararlarıyla müvekkilin pay adedinin düşürüldüğünü, bu hususta Adana Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulduğunu ve ... Sor. sayılı dosyada soruşturma başlatıldığını, müvekkilinin davalı şirkete ortaklığı neticesinde sözleşme imzalandığını, hatta 24.02.1998 tarihinde ... Hizmetleri A.Ş. ile müvekkil arasında akdedilen işbu sözleşme ile ...
Hizmetleri A.Ş. bünyesindeki ...’da kardiyoloji ünitesi kurularak ünitenin davacının yönetiminde olacağı, ünitede çalışacak tıbbi kadroların müvekkilinin denetimi altında olacağı, hastanenin açılışından itibaren ünitedeki tıbbi işlemlere ilişkin yapılacak ödemelere, oranlarına ilişkin her nevi düzenlemenin işbu sözleşme ile taraflarca kayıt ve imza altına alındığını, davalının iyiniyet kurallarına aykırı davrandığını belirterek 20.02.2025 tarihli ve 2 sayılı "Iskat"a ilişkin yönetim kurulu kararı’nın yok hükmünde olduğunun, butlanının tespitine, aksi halde iptaline,
10.01.2025 tarihli ve 1 sayılı yönetim kurulu kararı’nın yok hükmünde olduğunun, butlanının tespitine, aksi halde iptaline, dava konusu kararların icrasının, telafisi güç zararlar doğuracak olması sebebiyle dava sonuna kadar yürütmesinin, işlem yapılmasının tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının sirketin ortagı oldugunun kabul edilemeyecegini, zira 10.01.2025 tarihli ... yevmiye numaralı ve ....
Noterliginden gönderilen ihtarname ile, davacının 426,92 paya karşılık 10.673 TL tutarındaki sermaye borcunun 1 ay içinde ödenmesi gerektigi yönündeki apele davet ihtarnamesinin tebliginden itibaren 1 ay içinde ödeme yapılmadığını, bu nedenle de sirket yönetim kurulunun 20.02.2025 tarihli ve 2 numaralı kararı ile TTK'nın 481-482-483. maddeleri uyarınca ortaklıktan ıskat edildiğini, ıskat sonucu bedeli ödenmeyen payların ise ...'ye devri yapılarak iade edilmek suretiyle temerrüde konu olan pay bedellerinin ... tarafından ödendigi nazara alınarak şirket yetklilisi ...' ye devredildiginin teblig edildiğini, ....
Noterligi'nin 24.02.2025 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname ve ekleri incelendiğinde ekinde 20.02.2025 tarihli ve 2 numaralı yönetim kurulu kararının imzalı, mühürlü ve tasdikli olarak davacıya teblig edildiğinin görüleceğini, 24.02.1998 tarihli sözleşmedeki imzanın sirket yetkilisi tarafından atılmıs olamayacagının anlaşılması üzenrine Adana Cumhuriyet Bassavcılığı'na suç duyurusunda bulunulduğunu, sözlesmenin geçerli olarak düzenlendigi farz edilse dahi davacının sözleşme hükümlerine göre hareket etmedigini ve edimlerini hiçbir zaman yerine getirmedigini,
kaldı ki davacının sözleşmenin kurulduğu ileri sürülen tarihte üniversitede devlet memuru statüsünde kadrolu olarak çalıştığını, keza böyle bir durumda suç işlemiş olacağını, davacının haksız menfaat sağlamaya çalıştığını, hastaneye zarar verici davranışlarda bulunduğunu, ....
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/149 esas sayılı dosyasında genel kurulun bağımsız denetim raporları bulunmadıgı gerekçesiyle iptal edildiğini, şekli bir eksiklikten ibadet bu iptal kararı yanında dava dilekçesinde belirtilen diger tüm itirazların reddilerek kısmen kabul edilen davanın büyük bölümünün reddedildigini, ayrıca mahkeme kararının halen istinafta bulunduğunu ve kesinleşmediğini, davacının pay bedellerini ödemediğini, hem üniversitede devlet memuru olup hemde özel muayenehane açıp kendi adına hastanedeki aletlerin aynılarını monte ederek hastane yoluyla tanıdıgı hastaları muayene ve tedavi edip, bunlardan kazanç saglayıp,
aynı anda müvekkil şirkete ait hastanede bütün gün çalısmasını gerektirecek kardiyoloji ünitesi kurup, tüm çalısanları ve birimleriyle yönettiği iddiasının hayatın olagan akışına aykırı olduğunu, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin kararında davacının şirket ortağı olduğu konusunda bir belirleme yapılmadığını, davacının dayandığı sözleşmedeki imzanın şirket yetkilisine ait olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesi'nin 02/05/2025 tarihli ara kararında özetle; "... Açıklanan nedenlerle. Tarafların iddia ve savunmaları, davalı şirketin sicil dosyasının içeriği, genel kurul toplantı tutanakları ile hazirun cetvelleri, davaya konu edilen yönetim kurulu kararlarının içeriği, ....
ATM'nin 2024/149 Esas 2024/837 Karar sayılı gerekçeli kararı, 24/02/1998 tarihli ve imzası inkar edilen sözleşme içeriği ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davaya konu edilen yönetim kurulu kararlarının uygulanması halinde davacı açısından telafisi mümkün olmayan zararlar oluşabileceği, yukarıda özetlendiği üzere dosyada HMK'nın 390/3 maddesi kapsamında kanaat getirici delil ve belgeler bulunduğu gözetilerek ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davacının ihtiyati tedbir talebinin KABULÜNE, Adana Ticaret Sicilinin ... sırasında kayıtlı ... Hizmetleri A.Ş'nin 10/01/2025 tarihli 1 sayılı ve 20/02/2025 tarihli 2 sayılı yönetim kurulu kararlarının uygulanmasının tedbiren önlenmesine, Davacıdan takdiren 100.000,00 TL nakit yada bu tutarda kesin, süresiz ve şartsız nitelikte teminat mektubu alınmasına.
Teminat karşılandığında kararın uygulanması için birer suretinin davalı şirkete ve Adana Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne tebliğine, ..." şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır.
DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının ortaklık hakkının olmadığını, pay bedelini ödedi iddiası belgelerle ispatlanmadığını, davacının şirkette ortak olduğu kabul edilemeyeceğini, çünkü davacıya noter ihtarnamesiyle yapılan ödeme davetini cevaplamadığını, ihtiyati tedbir koşullarının olmadığını, davacının talep ettiği ihtiyati tedbir hukuken kabul edilemeyeceğini çünkü tedbir kararı verilmesi için ciddi ve telafisi imkansız bir zarar koşulu oluşmadığını, davacının payı sembolik düzeyde (%0,01) olup kaybının telafisi mümkün olduğunu, davacının delillerinin yetersiz olduğunu iddia ederek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasını davanın tamamen reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Talep ihtiyati tedbir talebine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince verilen 02/05/2025 tarihli ara karar ile ihtiyati tedbir talep eden vekilinin ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Ara karara karşı aleyhine tedbir talep edilen (davalı şirket) vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince verilen 02/05/2025 tarihli, ihtiyati tedbir talebinin kabulüne ilişkin ara kararın, itiraza tabi olmasına rağmen, aleyhine tedbir talep edilen (davalı şirket) vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ise de, bu dilekçe tedbir kararına itiraz niteliğindedir. Bir başka anlatımla, mahkemece bu dilekçenin itiraz dilekçesi olarak kabulü ile itiraz hakkında bir karar verilmemiş olması nedeniyle ortada HMK'nun 341 ve 394/(5) maddesi kapsamında istinafa tabi bir karar da bulunmamaktadır.
6100 Sayılı HMK'nın "istinaf yoluna başvurulabilen kararlar" başlığını taşıyan 341/1. maddesinde; İlk Derece Mahkemelerinden verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü halinde, itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabileceği düzenlenmiştir.
Yine HMK'nun 394/(4) maddesi; "İtiraz dilekçe ile yapılır itiraz eden, itiraz sebeplerini açıkça göstermek ve itirazının dayanağı olan tüm delilleri dilekçesine eklemek zorundadır. Mahkeme, ilgilileri dinlemek üzere davet eder; gelmedikleri takdirde dosya üzerinden inceleme yaparak kararını verir. İtiraz üzerine mahkeme, tedbir kararını değiştirebilir veya kaldırabilir." düzenlemesini, aynı maddenin 5. fıkrası ise; "İtiraz hakkında verilen karara karşı, kanun yoluna başvurulabilir. Bu başvuru öncelikle incelenir ve kesin olarak karara bağlanır. Kanun yoluna başvurulmuş olması, tedbirin uygulanmasını durdurmaz." düzenlemesini içermektedir.
Anılan bu yasal düzenlemelere göre istinaf yoluna başvurulabilecek karar, ihtiyati tedbir kararına itiraz üzerine mahkemece her iki taraf çağrılıp beyanları alınmak suretiyle veya tarafların gelmemesi halinde, talebin evrak üzerinde değerlendirilmesi suretiyle verilen karardır.
Mahkemece, bu prosedür işletilerek aleyhine tedbir talep edilen (davalı) vekilinin sunmuş olduğu ihtiyati tedbire itiraz niteliğindeki dilekçesi değerlendirilmeden, bu dilekçenin istinaf başvuru dilekçesi olarak kabul edilerek Dairemize gönderilmiş olması yukarıda belirtilen gerekçeler ile yerinde değildir.
Yukarıda belirtilen yasal prosedür işletilmek suretiyle, mahkemece, aleyhine tedbir talep edilen davalı vekilinin sunmuş olduğu dilekçenin ihtiyati tedbire itiraz dilekçesi olarak değerlendirilerek bir karar verilmesi ve verilen bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulması halinde ise başvurunun değerlendirilmesi için Dairemize gönderilmesi gerektiğinden dosyanın mahkemesine geri çevrilmesine karar vermek gerekmiş, buna dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM; Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/241 Esas sayılı dosyasından verilen 02/05/2025 tarihli ihtiyati tedbir ara kararına yönelik olarak aleyhine tedbir talep edilen davalı vekilinin sunduğu 21/05/2025 tarihli istinaf başvuru dilekçesinin, ihtiyati tedbire itiraz dilekçesi olarak değerlendirilmeden, dosyanın Dairemize gönderilmiş olması ve ortada henüz istinaf kanun yoluna başvurulabilecek nitelikte verilmiş bir karar bulunmaması nedeniyle dosyanın, davalı vekilinin sunmuş olduğu 21/05/2025 tarihli ihtiyati tedbire itiraz dilekçesinin 6100 sayılı HMK'nun 394/(4) ve (5) maddelerindeki prosedür işletilmek suretiyle değerlendirilmesi için dosyanın mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE,
Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/1953, K. 2025/1870, 2 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama