KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi İhtiyati Haciz
- Karar tarihi
- 11 Nisan 2025
- T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2025/398 - 2025/625
- Dosya no
- 2025/398
- Karar no
- 2025/625
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen kararın mahkemesi
- .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 17/12/2024
- Numarası
- ... ESAS
- Talep eden
- ... -
- Vekili
- Av.
- Davalı
- ...
- İlişkili kişi
- ... İLAÇ VE TIBBİ MALZEME PAZARLAMA ANONİM ŞİRKETİ
- Davanın konusu
- Tazminat
- İstinaf kararının karar tarihi
- 11/04/2025
- Yazım tarihi
- 11/04/2025
Karar Metni
840 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/12/2024 tarihli ve ... esas sayılı ara kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Dava, hukuki niteliği itibariyle, şirketin zarara uğratılması nedeniyle, şirket yöneticisine karşı açılmış sorumluluk davası olup, istinafa konu uyuşmazlık ise, mahkemece verilen ihtiyati haciz talebinin reddine yönelik 17/12/2024 tarihli ara kararın kaldırılması istemine ilişkindir.
Davacı tarafından, davalının, şirket menfaatlerini yok sayarak hareket ettiği taşınır ve taşınmaz mal satışı yaptığı, alacağının temini bakımından, davalının mal kaçırma girişimi olması, yargılama sürecinde mal kaçırmaya devam etme ihtimali ve ilerde verilecek olan kararın infazının mümkün olmayacağı dikkate alınarak, ihtiyati tedbir niteliğinde, davalı adına kayıtlı menkul ve gayrimenkul mallar ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyati haczine karar verilmesi talep edilmiş, mahkemece talebin reddine karar verilmiştir.
Ara karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
İstinaf incelemesi, HMK'nin 355. maddesi gereğince davacı vekilinin istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılmıştır.
HMK’nun 389. maddesinde ihtiyati tedbirin şartları düzenlenmiş olup, söz konusu maddede; meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkânsız hâle geleceği veya gecikmesinde sakınca bulunması yahut ciddi bir zararın ortaya çıkacağı endişesi bulunan hâller, genel bir ihtiyatî tedbir sebebi ve şartı olarak kabul edilmiştir. Mahkemece, ihtiyatî tedbir yargılamasının gerektirdiği inceleme ve ispat kuralları dikkate alınarak, yapılan incelemeden sonra, bu sakınca veya zararı ortadan kaldıracak tedbire karar verilmesi mümkün olacaktır.
İhtiyatî tedbirde asıl olan ihtiyatî tedbire esas olan bir hakkın bulunması ve bir ihtiyatî tedbir sebebinin ortaya çıkmasıdır. Bunlar ihtiyatî tedbirin temel şartlarını oluştururlar. Maddede bu iki hususa yer verilmiş ihtiyatî tedbire ilişkin hak ve özellikle ihtiyatî tedbir sebebi genel olarak belirtilmiştir. Tedbir talebinin kabulü veya reddi bir kısım genel ilkeler konularak hakime bırakılmış, ancak ihtiyati tedbirin uyuşmazlık konusu hakkında verileceğini düzenlemiştir.
İhtiyati tedbire esas olan hakkın iyi belirlenmesi gerekir. Taraflar arasında çekişmeli olan şey veya yargılama konusunu oluşturan hak, aynı zamanda tedbirin konusu hakkı da oluşturacaktır. Kanun, "uyuşmazlık konusu hakkında" diyerek bu hususa vurgu yapmıştır (m. 389/1). Ancak, özellikle dikkat edilmesi gereken husus, diğer geçici hukuki korumaların alanına giren konularda ihtiyati tedbire karar verilmemesidir.
Bu sebeple, para alacakları konusunda özel ve istisnai durumlar dışında asıl geçici hukuki koruma ihtiyati hacizdir. Keza, diğer özel hükümlerde açıkça farklı bir geçici hukuki korumadan bahsedilmişse, bu durumda da o çerçevede bir karar verilmeli, ihtiyati tedbir kararı verilmemelidir (Pekcanıtez/Atalay/Özekes, a.g.e, s.877).(HGK.'nın 20/12/2013 tarih ve 2013/21-1791 Esas-2013/1676 Karar)
İİK’nun 257. maddesinde hem vadesi gelmiş hem de henüz vadesi gelmemiş para alacakları için ihtiyati haciz şartları düzenlenmiştir. Muaccel alacaklar için alacağın vadesinin gelmiş olması ve alacağın rehinle temin edilmemiş olması, müeccel (vadesi gelmemiş) alacaklar yönünden ise, borçlunun belli bir adresinin bulunmaması veya borçlunun taahhütlerinden kurtulmak amacıyla hileli işlemlerde bulunması koşullarının varlığı halinde ihtiyati haciz kararı verilebileceği öngörülmüştür. İİK'nun 257. maddenin birinci fıkrasında vadesi gelmiş borçlar için ihtiyati haciz talep etme koşulları, ikinci fıkrada ise vadesi gelmemiş borçlar için ihtiyati haciz istenebilecek haller düzenlenmiştir.
Gerek birinci, gerekse ikinci fıkra hükümleri dikkate alındığında, ihtiyati haciz talep edebilmek için, öncelikle ortada bir para borcunun bulunması, bir diğer deyişle ihtiyati haciz talep eden kişinin talep konusu borcun alacaklısı sıfatına sahip olması gerekir.
Somut olayda, davacı tarafından, davalının haksız eylemleri sonucu ortağı olduğu dava dışı şirketi zarara uğrattığı iddiasıyla ihtiyati tedbir niteliğinde ihtiyati haciz kararı verilmesi talebinde bulunmuş ise de, üzerine tedbir konulması istenen mal ve alacakların aynının çekişmeli olmaması nedeniyle davacının talebinin İİK.’nun 257 vd. maddelerine dayalı bir ihtiyati haciz talebi olduğu, ihtiyati haciz kararı verilmesi için yaklaşık ispat düzeyinde delil bulunması gerekmekte olup, dava konusu alacağın varlığının, miktarının ve istenebilirliğinin yargılamayı gerektirdiği, bu aşamada yaklaşık ispat düzeyinde dosyaya delil sunulmadığı,
dosya kapsamında ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığı, bu nedenle, mahkemece ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş olmasının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin ara karara karşı istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/398, K. 2025/625, 11 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama