KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 19 Haziran 2025
- T.c. ankara bam 13. hukuk dairesi esas no
- 2025/1426 KARAR NO:2025/1266
- Esas no
- 2025/1426
- Karar no
- 2025/1266
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 10/04/2025
- Numarası
- 2025/264 Esas 2025/251 Karar
- Talep
- Yargı Yerinin Belirlenmesi
Karar Metni
504 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davada Ankara 13. Asliye Hukuk ve Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya incelendi:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Dava, tazminat istemine ilişkindir.
Ankara 13. Asliye Hukuk Mahkemesince; uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde bulunduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi ise; davacı ile davalı ...’ın tacir olmadığı, davanın mutlak yada nispi ticari dava niteliğinde bulunmadığı gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiştir.
Ticaret Mahkemelerinin görev alanı 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/1. Maddesinde; "Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir." ifadesi ile ticari davalar ile sınırlandırılmıştır. Ticari davalar ise TTK'nın 4. maddesinde sayılmıştır. Buna göre 4/1. maddesinde nispi ticari davalar, 4/1-a fıkrasından f fıkrasına kadar sayılan hususlar ise mutlak ticari davalar olarak sayılmıştır.
Bir davanın nispi ticari dava sayılması için TTK'nın 4/1. maddesi birinci fıkrasında belirtildiği gibi her iki tarafında tacir olduğu ve her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili bir dava olması gerekmektedir.
Mutlak ticari davalar ise, TTK'nın 4/1-a maddesinde her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olup olmadığına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanununda düzenlenen hususlar ile yine TTK'nın 4/1-f fıkrasına kadar sayılan yasalarda belirtilen davalar olarak sayılmıştır.
Somut olayda; davacı vekili, 27.06.2024 tarihinde saat 09.46'da ... Mahallesi ...
Caddesi mevkiinde davalı şirkete ait, davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile sola doğru manevra yaptığı esnada müvekkili ...'nin sevk ve idaresindeki ... plakalı araçla çarpışması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza tespit tutanağı ve 12.08.2024 tarihli bilirkişi raporuna göre davalının kazada %100 kusurlu olduğunu, kazaya sebebiyet veren aracın ...A.Ş. tarafından sigortalı olduğunu,
sigorta tahkim komisyonu hakem heyetinde görülen davada müvekkilinin aracında 90.000,00 TL değer kaybının bulunduğunun tespit edildiğini ve sigorta şirketi tarafından teminat limitleri dahilinde 45.946,32 TL ödeme yapıldığını, ancak bu ödemenin zararın tamamını karşılamadığını, ayrıca müvekkilinin aracında oluşan ağır hasar nedeniyle aracını kullanmaktan mahrum kaldığını, gündelik ve mesleki işlerini yürütmekte zorluk yaşadığını belirterek 100,00 TL değer kaybı ve 100,00 TL araç mahrumiyet bedelinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Dosya kapsamından, davacı ile davalı ...’ın tacir olmadığı, davacıya ait aracın kullanım şeklinin hususu olduğu, uyuşmazlığın mutlak yada nispi ticari dava niteliği taşımadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda uyuşmazlığın genel hükümlere göre 6100 sayılı HMK'nın 2. maddesi uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2025/1426, K. 2025/1266, 19 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama