KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi Mahkemesi
- Karar tarihi
- 11 Mart 2021
- Esas no
- 2019/1146
- Karar no
- 2021/329
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
- Tarihi
- 18/07/2017
- Numarası
- ..
Karar Metni
1.377 kelime·7 dk okuma·6 bölüm
.
.
.
DAVANIN KONUSU
YİDK Marka Kararı İptali, Hükümsüzlük
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 18/07/2017 tarih ve. E. - .K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı ile davalı ... ve Marka Kurumu tarafından istenmiş ve istinaf dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkili şirketin "..." esas ibareli tanımış markaların sahibi olduğunu, davalının, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "........ ......" ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere başvuruda bulunduğunu, ... kod numarasını alan başvurunun, Resmi Marka Bülteninde ilanı üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına itirazda bulunulduğunu, ancak itirazın yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa başvurunun müvekkilinin markaları ile benzer olduğunu ve başvurunun tümüyle reddi gerektiğini,
davalının başvurusunun iltibas yaratma ihtimalinin bulunduğunu, tüketicilerin başvuruyu, müvekkili şirketin seri markalarından birisi olarak algılayacağını, bu nedenle davaya konu kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek....... sayılı YİDK kararının iptaline, tescili halinde markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ..., davaya konu edilen markanın tarafınca kullanılmadığını, anılan markanın kullanımının terk edildiğini, marka için talep edilen ve yatırılması gereken tescil ücretinin tarafınca yatırılmamış olduğundan markanın adına tescil edilmemiş olduğunu anılan markanın tescil ücretinin yatırılmadığından ve kullanımının da tarafınca terk edildiğinden davanın konusuz kaldığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı ... ve Marka Kurumu vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, mal ve hizmet sınıfları bakımından yapılan değerlendirme neticesinde davalı ...'nin başvurusunun kapsamı ile davacının itirazına mesnet markaları arasında aynı/aynı tür mal/hizmetler bulunduğu, davalının "......... ...." ibareli başvurusu ile davacının itirazına mesnet "........." esas ibareli markaları arasında 556 sayılı KHK’nın 8/1-b bendi anlamında iltibasa yol açacak kadar benzerlik olduğu, davalı marka başvurusunun kötü niyetli olmadığı, davacının markasının tanınmışlığı yönünde yeterli delil sunmadığı,
ancak ......... markasının bazı gıdalarda ve “........” hizmetlerinde bilinen bir marka olduğu, davacı markası tanınmış bir marka olarak kabul edilse dahi, bu tanınmışlığın, anılan sektörlerden tamamen farklı nitelik taşıyan 37. sınıf hizmetlere etkisi sözkonusu olamayacağı, 556 sayılı KHK’nın 8/4 maddesinin uygulanmasının mümkün olmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, YİDK ... sayılı kararının dava konusu marka başvuru kapsamında yer alan 35. sınıf yönünden kısmen iptaline,...... sayılı markanın tescil edilmediğinden hükümsüzlüğüne ilişkin karar verilmesine yer olmadığına, fazlaya dair istemlerin reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, dava konusu marka işaretinin ''.........'' ve ''.......'' ibarelerinden oluştuğu, ''.......'' sözcüğü sıfat (ön ad) türünde bir sözcük olduğu, müvekkiline ait yeni bir marka izlenimi yaratıldığını, "......" ibaresinin, davalı markasının esaslı unsurunu oluşturması nedeniyle de, müvekkiline ait ''.......'' unsurlu seri markalara bir yenisinin eklendiği algısı oluşacağını, davalının ......... ibaresine ait marka gücünün kullanılması ve bundan yararlanılması arzusunun kötü niyetini ispatlayan bir durum olduğunu, müvekkilinin ''..........'' markasının ülkemizde tanınmış marka konumunda olduğunu,
hem Paris Konvansiyonu 1. mükerrer 6. maddesi ve TRIPS 16/2. maddesine hem de 556 Sayılı Markaların Korunması Hakkındaki KHK'nin 8/4. maddesine göre normal markalardan daha geniş bir şekilde korunması gerektiğini, ileri sürerek, ilk derece mahkemesinin kısmen ret kararının kaldırılmasını, davanın tümünün kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... ve Marka Kurumu vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davanın tüm yönleri ile reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmesinin isabetli olmadığını, mahkemenin gerekçeli kararı incelendiğinde, hüküm kısmının 7 nolu bendinde "7- Reddedilen kısım itibariyle davalılar için 2.860,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine," karar verildiğini, sadece müvekkili Kurumun vekille temsil edildiğini, sadece ve tamamı için müvekkili lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, markaların görsel, işitsel ve anlamsal düzeyde de yeterince farklılaştığını, benzerlik ve iltibas ihtimali bulunmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
1-Dava, YİDK marka kararı iptali, hükümsüzlük istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalı ...'nin ".......... .........." ibareli başvurusu ile davacının itirazına mesnet "........." esas ibareli markaları arasında 556 sayılı KHK’nın 8/1-b bendi anlamında iltibasa yol açacak kadar benzerlik olduğu, davalının marka başvurusunun kötü niyetli olmadığı, davacının markasının tanınmışlığı yönünde yeterli delil sunmadığı,
ancak dosya kapsamında belirlendiği üzere .......... markasının bazı gıdalarda ve “........” hizmetlerinde bilinen bir marka olduğu, bu tanınmışlığın, anılan sektörlerden tamamen farklı nitelik taşıyan 37. sınıf hizmetlere etkisinin sözkonusu olamayacağı, 556 sayılı KHK’nın 8/4 maddesinin şartlarının bulunmadığı, diğer taraftan taraflarca dava konusu markaların kapsamlarının benzerliğine yönelik bir istinaf itirazının da sunulmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin tüm, davalı ... ve Marka Kurumu vekilinin aşağıdaki bent dışındaki diğer istinaf itirazlarının reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
2-Davalı ... ve Marka Kurumu vekilinin vekalet ücretine ilişkin istinaf itirazına gelince, davalı ... dosya kapsamında vekil ile temsil edilmemiş olup, mahkemece sadece davalı ... ve Marka Kurumu lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken reddedilen kısım itibariyle hükmedilen vekalet ücretinin davalılara verilmesine şeklinde hüküm kurulması yerinde bulunmamıştır. Davalı ... ve Marka Kurumu vekilince mahkemece hükmedilen vekalet ücretlerine itiraz edilmiş olup, bu talep de fer'i nitelikte bir talep olduğundan ve Dairemizce işin esasına yönelik farklı bir karar verilmediğinden, denetim yapılırken mahkeme karar tarihindeki harç ve vekalet ücreti miktarları esas alınmıştır.
Bu durumda Dairemizce HMK'nın 353/1-b-2. maddesine göre, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmelidir.
Diğer bir ifade ile kanun koyucu, temyiz kanun yolunda Yargıtay tarafından verilen yerel mahkeme hükmünün düzeltilerek onanması kararını, istinaf mahkemeleri için öngörmemiş, bu halde istinaf mahkemesince yeniden esas hakkında karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan bu yanlışlığın giderilmesinin ise yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği anlaşıldığından, davalı ... ve Marka Kurumu vekilinin bu yöne ilişkin istinaf başvurusunun kabulü ile aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 31/03/2021
Başkan · ... Üye · ... Üye · ... Katip · ...
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2019/1146, K. 2021/329, 11 Mart 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama