KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2019/1177
- Karar No
- 2021/418
- Karar tarihi
- 26 Mart 2021
Karar Metni
664 kelime·3 dk okuma·12 bölüm
...
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
MAHKEMESİ
TARİHİ : 17/07/2018
NUMARASI : ...
...
DAVANIN KONUSU
YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17/07/2018 tarih ve ... sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkili şirketin ... sayılı ve ... fatura şekil" ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı gerçek kişinin bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "... ..." ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı Kuruma başvurduğunu, ... kod numarasını alan başvuruya müvekkilince yapılan itirazın önce Markalar Dairesi Başkanlığı, sonrasında ise YİDK tarafından reddedildiğini, oysa müvekkili markaları ile dava konusu başvuru arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu,
öte yandan müvekkili markalarının tanınmış olduklarını ve başvurunun tescili halinde bu tanınmışlıktan haksız yararlanacağını, davalı başvurusunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, YİDK'in ... sayılı kararının iptaline, tescili halinde markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, müvekkilinin asli olarak gayrimenkul sektöründe faaliyet gösterdiğini, dava konusu markayı da emlak sektöründe faaliyet gösteren kişilerin kullanımına sunmak maksadı ile tescil ettirdiğini, uyuşmazlık konusu markanın bir mobil uygulama olarak sektörde faaliyet gösteren diğer markalardan ayırt edilmesini sağlamak maksadıyla kullanıldığını, davacının ise telekomünikasyon sektöründe faaliyet gösterdiğini, hal böyle olunca bir karıştırılma ihtimalinden söz edilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, dava konusu markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunmadığı, dava konusu marka işaretleri arasında benzerlik bulunmadığından aynı KHK'nın 8/4 maddesi anlamında inceleme yapılmasının somut olaya etkisinin olmadığı, kötü niyet iddialarının ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, taraf markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında benzerlik olmadığı, davaya konu markaların tüketiciler tarafından karıştırılmayacağı tespitinin hatalı olup kabulüne imkan bulunmadığını, mahkemece müvekkili aleyhine sonuçlanan davaların öne sürülerek müvekkilinin ... seri markaları ile ilgili lehine sonuçlanan herhangi bir dava yokmuş gibi izlenim yaratılmak istendiğini, müvekkilinin ... ibareli markalarının seri marka olmalarının yanı sıra kullanım ile de bu markaların ayırt edici hale geldiklerini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "... .." ibareli dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." asıl unsurlu markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında ortalama tüketiciler üzerinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimali dahil iltibasa yol açacak düzeyde benzerliğin olmadığı,
zira taraf markalarında ortak olarak yer alan "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin zayıf olduğu ve başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, marka işaretleri arasında benzerlik olmadığından aynı KHK'nın 8/4 maddesi koşullarının da somut olayda bulunmadığı, başvurunun kötü niyetli yapıldığının da ispat edilemediği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 19/04/2021
Başkan · ... Üye · ... Üye · ... Katip · ...
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2019/1177, K. 2021/418, 26 Mart 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama