KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2019/1585
- Karar No
- 2021/865
- Karar tarihi
- 11 Haziran 2021
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 11/04/2019
- Numarası
- ...
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
Karar Metni
915 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11/04/2019 tarih ve.... K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkili şirketin davalıya taşıma hizmeti verdiğini, davalı tarafından taşıma ücretinin ödenmediğini, bu ücretin tahsili için başlatılan icra takibinin, davalının haksız itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek, icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı şirket, davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, taraflar arasında mevcut hizmet sözleşmesi kapsamında davacı şirketin davalı şirketten takip tarihi itibari ile 3.270,01 TL alacaklı olduğu, bu miktar için alacağın likit bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, Ankara 20. İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında, 3.270,01 TL asıl alacağa yönelik itirazın iptali ile takibin bu miktar üzerinden takip talebindeki koşullar ile devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, 3.270,01 TL asıl alacağın %20'si tutarında olan 654,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, mahkemece eksik inceleme yapıldığını, davalının, icra takibine konu fatura bedellerini ödemediğini, muhasebecinin hatası nedeniyle borcun tahsil edildiğinin defterlerde gösterildiğini, bununla ilgili düzeltmeler için vergi dairesine başvurular yapıldığını, ilgili banka şubesine müzekkere yazılması halinde bu durumun açığa çıkacağını, bu yöndeki taleplerinin kabul edilmemesinin hatalı olduğunu, vekille temsil edilmediği halde davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE
1-Dava, taşıma ücretinin tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, usulüne uygun olarak tutulan davacının ticari defterlerinde, icra takibine konu edilen fatura bedellerinin tahsil edildiğinin kayıtlı olduğu ve davalıdan bir alacak gözükmediği, mahkemece itibar edilen bilirkişi raporunda, 31.10.2016 tarihli fatura bedelinin davacı defterine sehven eksik yazıldığı açıklanarak davacının alacaklı olduğunun belirtildiği, ilk derece mahkemesince de bu miktarın hüküm altına alındığı,
davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmadığından, Dairemizce bu hususta bir değerlendirme yapılamayacağı, bunun dışında davacının defterlerine sehven fatura bedellerinin tahsil edildiği iddiasına itibar edilmesinin mümkün olmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair istinaf itirazlarının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
2-Ancak, davalı taraf vekille temsil edilmediği halde, ilk derece mahkemesince, davanın reddedilen kısmı için davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamış, davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazları yerinde görülmüştür.
HMK.'nın 353/1-b-2. maddesine göre, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmelidir.
Diğer bir ifade ile kanun koyucu, temyiz kanun yolunda Yargıtay tarafından verilen yerel mahkeme hükmünün düzeltilerek onanması kararını, istinaf mahkemeleri için öngörmemiş, bu halde istinaf mahkemesince yeniden esas hakkında karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yanlışlığın giderilmesinin ise yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta her ne kadar Dairemizce ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulması gerekmişse de, yerel mahkeme kararının esasına ilişkin bir değişiklik yapılmayıp, sadece vekalet ücretine ilişkin kısım için yeniden hüküm kurulduğundan, ilk derece mahkemesinin kararının verildiği tarihte geçerli bulunan vekalet ücreti tutarları dikkate alınmıştır.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 05/07/2021
Başkan · ... Üye · ... Üye · ... Katip · ...
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2019/1585, K. 2021/865, 11 Haziran 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama