KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi Mahkemesi
- Karar tarihi
- 22 Eylül 2022
- Esas-Karar No
- 2020/1435 - 2022/1165
- Esas no
- 2020/1435
- Karar no
- 2022/1165
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
- Tarihi
- 25/05/2018
- Numarası
- 2016/463 E. - 2018/166 K.
- Davacı
- —
- Vekilleri
- —
- Davalı
- —
- Davalı
- —
- Vekili
- —
- Davanın konusu
- Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
Karar Metni
719 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 25/05/2018 tarih ve 2016/463 E. - 2018/166 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkili şirketin Dünyanın en büyük GSM operatörlerinden biri olduğunu, dünyaca tanınan Vodafone markasının lisansörü olarak Türkiye’de faaliyet gösterdiğini, davalının marka tescil başvurusunda bulunduğu “...” ibaresi ile müvekkili adına tescilli ve tanınmış ... ibareli markaların ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu ve bu benzerliğin iltibasa neden olacağını, söz konusu ibarenin tescil edilmesi halinde tüketiciler nezdinde karışıklık yaratacağını, haksız avantaj sağlayarak müvekkilinin markalarının itibarını zedeleyeceğini, “...” ibaresinin müvekkilinin kullanımından dolayı ayırt edici ve tanınmış hale geldiğini,
davalı yanın “...” markasındaki “...” ibaresinin markaya ayırt edicilik katmadığını, ayrıca “...” ibaresine özellikle vurgu yaparak “...” ibaresini ön plana çıkardığını, davalının kötüniyetli olduğunu ileri sürerek 2016-M-9561 sayılı YİDK kararının iptaline, 2015/107417 nolu “...” ibareli markanın tescili halinde iptaline, hükümsüz sayılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şahıs, “...” ibareli markanın davacı yanın belirttiği tescilli markaları ile ilgisi bulunmadığını, davacı yanın markaları ile iltibasa konu olamayacağını ve aleyhine avantaj sağlayacak hiçbir husus ihtiva etmediğini, kendisinin ... telefonu tamiri ve satışı yaptığını ve düşük düzeyde geliri olan bir esnaf olduğunu, davaya konu markayı işyeri ismi olarak kullandığını, markaların görsel, fonetik veya bütünsel açıdan tüketici nezdinde iltibas yaratmayacağını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, ... kelimesinin ... telefonu emtiasını doğrudan doğruya tanımlayan, bu yolla sunulan hizmetleri ise yoğun biçimde çağrıştıran bir sözcük olduğu, bu bakımdan da ... kelimesinin ... telefonuna ilişkin mal ve hizmetler üzerinde kullanımının herkese açık bulunduğu, zayıf markaların ayırt edici gücü yüksek markalar gibi korunmasının mümkün olmadığı, davalının ... ibareli markasının, gerek markanın bütünsel imajı ve tasarımı, gerekse de ...
SLOGANI sebebiyle, 09, 16, 35, 37 ve 38. Sınıflardaki mal ve hizmetler yönünden, davacının ... esas unsurlu markalarından farklı ve yeni bir marka olduğu, benzerlik ve iltibas tehlikesi bulunmadığı, davacının “...” markasının 556 s. KHK'nın 8/4. maddesi anlamında tanınmış marka olmadığı, davalı marka başvurusunun kötüniyetli bir başvuru olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, markaların benzerliği incelemesinde müekkilinin markasının zayıf marka olduğu yönündeki tespitin hatalı bulunduğunu, yerel mahkemenin başvuru konusu markanın müvekkilinin markalarının serisi olarak algılanma ihtimalini gözardı ettiğini, bilirkişi heyetince müvekkilinin markasının ayırtediciliğinin düşük olduğunun kabulünün hatalı olduğunu, davalının markasında yer alan ... ibaresinin markayı ayırt edici hale getirmediğini, bu yönde emsal karar olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, marka ile ilgili Kurum kararının iptali, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalının ... ... markası ile davacının itirazına mesnet gösterdiği ... ibareli markaları arasında, 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında benzerlik ve iltibas tehlikesi bulunmadığı, davacının “...” markasının 556 sayılı KHK md. 8/4 anlamında tanınmış marka olmadığı, davalının marka başvurusunun kötüniyetli bir başvuru olduğunun kanıtlanamadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 10/10/2022
Başkan Üye Üye Katip
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2020/1435, K. 2022/1165, 22 Eylül 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama