KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi Mahkemesi
- Esas No
- 2020/34
- Karar No
- 2021/1100
- Karar tarihi
- 23 Eylül 2021
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
- Tarihi
- 16/10/2019
- Numarası
- —
- Davanın konusu
- ... Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
Karar Metni
610 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16/10/2019 tarih ve.... sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilinin "..." ve "..." ibare ve şekillerden oluşmuş 242 adet tescilli ve/veya başvurusu yapılmış markasının bulunduğunu, davalının “...” ibaresinin ..... sayı ile adına tescili için başvuru yaparak, davacı adına tescilli ve tanınmış "..." markaları ile iltibasa neden olduğunu, bu markaların neredeyse tamamının davalı markasının tescili için başvurduğu sınıfları da kapsadığını, davalı işaretinin tescili halinde SMK.'nın m. 6/5 ile aranan 3 koşuldan birinin gerçekleşme ihtimalinin de bulunduğunu, davalı markasının davacı markalarının yeni bir versiyonu, serisi gibi algılanacağını,
buna rağmen müvekkilinin başvuruya yaptığı itirazlarının, ... ...'nın 21/09/2018 tarih ve..... sayılı kararı ile reddedildiğini ileri sürerek, davalı ... ... kararının iptalini ve diğer davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı Şirket vekili, günümüzde "..." kelimesinin ayırt edici niteliğinin bulunmadığını, hizmetin sunuluş şeklini gösteren bir kelime olduğunu, markalar arasında iltibas ihtimalinin olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi uyarınca, dava konusu marka ile davacının markaları arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, 6769 sayılı SMK madde 6/5 anlamında davacı tarafından sunulan tanınmışlığa ilişkin delillerin, tanınmışlık düzeyini ispata elverişli olmadığı ve markaların benzer olmaması nedeniyle somut olay kapsamında tanınmışlık düzeyinden kaynaklı bir tescil engelinden söz edilemeyeceği, davacının, dava konusu markanın sahibinin kötü niyetli tescil talebinde bulunduğu yönünde ispata elverişli delil sunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, özellikle müvekkilinin değerlendirme yapılmayan “... ...” markası ile davalı şirketin marka başvurusunun birebir aynı olduğunu, markanın başına ayırt ediciliği zayıf “...” ibaresini getirmenin, haksız rekabeti ve iltibası ortadan kaldırmayacağı gibi, bir başka şirketin markasının aynısını, ayırt ediciliği zayıf “...” ibaresi getirerek tescil ettirmeye çalışmanın kötü niyetli bir davranış olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, ... kararının iptali, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve davalı şirketin başvurusuna konu “...” ibare
si ile davacının itirazına mesnet “...” ve “...” esas ibareli markaları arasında, 6769 sayılı SMK’nın 6/1. maddesi maddesi anlamında iltibas olmadığı, davalının aynı ibareli başvurusu hakkında verilen Yargıtay 11. H.D.'nin 02.10.2019 tarih ve ...... sayılı kararının da bu yönde olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 23/09/2021
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2020/34, K. 2021/1100, 23 Eylül 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama