KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi Mahkemesi Davacı
- Karar tarihi
- 14 Eylül 2023
- Esas-Karar No
- 2021/1096 - 2023/1041
- Esas no
- 2021/1096
- Karar no
- 2023/1041
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
- Tarihi
- 14/04/2021
- Numarası
- 2020/266 E. - 2021/148 K.
- Vekilleri
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- Marka Hükümsüzlüğü
Karar Metni
710 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 14/04/2021 Tarih ve 2020/266 Esas - 2021/148 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilinin görevlerinden olan posta dağıtım hizmetinin dağıtım elemanları postacılar aracılığı ile yapıldığını, Türkpatent’in resmi web sayfası ile internet sitesi ve sosyal medya üzerinden yapılan incelemede 2014/35740 sayılı ve "..." ibareli markanın 24.03.2015 tarihinde 45. sınıf hizmetler yönünden tescil edildiğinin tespit edildiğini, davalı Şirketin dava konusu markayı tescilli olduğu sınıf dışında 38. Sınıf ve kurye hizmetlerinin tanımlı olduğu 39. sınıfta kullandığını, davalının markasını oluşturan "..." ibaresinin müvekkilinin adı ile özdeşleştirilmiş çalışanları ile tanımlandığını,
dava konusu markanın müvekkilinin postacılık işini yapan çalışanlarını çağrıştırdığını, müvekkilinin adına bir yönlendirme yaptığını, davalının internet sitesinde yer verilen hizmetlerin haberleşme gönderisi kapsamında olduğunu, davalı kullanımlarının müvekkilinin PTT markasının aynen ve benzeri kullanımı suretiyle toplumda ulaştığı tanınmışlığın ürün ve hizmetlerinde haksız rekabet yaratarak iltibasa mahal verecek benzerlikte olması nedeniyle davalı hakkında suç duyurusunda bulunduklarını ileri sürerek, davalının www.....com.tr adresi ile müvekkili markasına ilişkin kullanımların son verilmesini teminen;
davalıya 2014/35740 sayılı ve “...” ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve muarazanın men'ine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davaya cevap vermemiş, yargılama sırasındaki beyanlarında davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, markaların hükümsüzlüğüne ilişkin beş yıllık hak düşürücü sürenin dolduğu, taraf markalarının farklı sınıflarda tescilli bulunduğu gibi tarafların marka işaretleri arasında da benzerlik olmadığı, taraf markaları benzer bulunmadığından SMK'nın 6/5 maddesi koşullarının da oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, müvekkilinin posta dağıtım hizmetinin dağıtım elemanları postacılar aracılığı ile yapıldığını, Türkpatent’in resmi web sayfası ile internet sitesi ve sosyal medya üzerinden yapılan incelemede 2014/35740 sayılı ve "..." ibareli markanın 24.03.2015 tarihinde 45. sınıf hizmetler yönünden tescil edildiğinin tespit edildiğini, davalı Şirketin dava konusu markayı tescilli olduğu sınıf dışında 38. sınıf ve kurye hizmetlerinin tanımlı olduğu 39. sınıfta kullandığını, davalının markasını oluşturan "..." ibaresinin müvekkilinin adı ile özdeşleştirilmiş çalışanları ile tanımlandığını,
dava konusu markanın müvekkilinin postacılık işini yapan çalışanlarını çağrıştırdığını, müvekkilinin adına bir yönlendirme yaptığını, davalının dava konusu markayı kullanmasının müvekkilinin marka değerine ve güvenilirliğine zarar vereceğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu markanın 24.03.2015 tarihinde tescil edildiği, işbu davanın ise 10.09.2020 tarihinde açıldığı, SMK'nın 25/6 maddesinde düzenlenen ve tacir olana davacı tarafça bilinmesi gereken sürenin dava tarihi itibariyle dolduğu,
bu itibarla davadaki marka hükümsüzlüğü istemi yönünden anılan madde uyarınca sessiz kalma yolu ile hak kaybının oluştuğu, ayrıca davacı vekilinin de hazır bulunduğu ön inceleme celsesinde mahkemece HMK'nın 140/2 maddesi kapsamında uyuşmazlık konusunun markaya ve ticaret unvanına dayalı marka hükümsüzlüğü olarak belirlendiği, bu bağlamda davacının muarazanın men'i ve SMK'nın 5/1-f maddesine dayalı iddiaları yönünden ilk derece mahkemesince inceleme ve değerlendirme yapılmamasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/10/2023
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2021/1096, K. 2023/1041, 14 Eylül 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama