KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 8 Kasım 2023
- Esas-Karar No
- 2021/1408 - 2023/1418
- Esas no
- 2021/1408
- Karar no
- 2023/1418
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 24/05/2021
- Numarası
- 2020/175 E. - 2021/161 K.
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- YİDK Kararı İptali
Karar Metni
937 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 24/05/2021 tarih ve 2020/175 E. - 2021/161 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkili şirketin 2019/49224 sayılı ve “... + şekil” ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, davalı şahsın 2018/51427 sayılı ve “...” ibareli markasını mesnet göstererek yaptığı itiraz üzerine başvurunun davalı ...
Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa, müvekkili şirketin 2012 yılında kurulduğunu, bir çok tescilli markasının bulunduğunu, 2014/24365 sayılı “...” ibareli markasının 28, 29 ve 43. sınıflarda, 2014/32692 sayılı “...” ibareli markasının ise 43. sınıfta tescilli olduğunu, müvekkili şirketin “...” ibareli markasının Rusya, Almanya, Fransa, Benelux ülkeleri, Avusturya, İsviçre, Çin, İspanya, İngiltere, İtalya, Portekiz, Romanya ülkelerinde de tescil edildiğini, marka hakkında müvekkili şirketin kazanılmış hakkının bulunduğunu,
önceki tarihli “...” markasının esaslı unsurunun korunması nedeniyle davaya konu markanın tescil talebinin seri marka olarak kabul edilmesi gerektiğini, davalı şahsın “...” ibareli markayı kötü niyetli olarak müvekkili şirketin tanınmışlığından faydalanmak maksadıyla tescil ettirdiğini, davalı şahsa ait 2018/51427 sayılı marka hakkında müvekkili şirket tarafından Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2019/174 E. sayılı dosyası ile hükümsüzlük davası açıldığını, mezkur dosyanın bekletici mesele yapılması gerektiğini,
“...” ibaresinin Kars yöresine ait geleneksel bir ekmek çeşidinin adı ve 6769 sayılı SMK uyarınca tescil edilemeyecek bir ibare olduğunu ileri sürerek, YİDK’nın 2020-M-4006 sayılı kararının iptaline, 2019/49224 sayılı marka başvurusunun tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı şahıs vekili, davaya konu markanın tescil tarihinden itibaren 5 yıldan fazla bir süre geçmediğini, davacı tarafın kurul kararına karşı verdiği dilekçesinde “...” ibareli markanın Türkiye’de değil yurtdışı piyasasında kullanıldığını beyan ettiğini, Türkiye’de fiili olarak kullanılmayan marka bakımından müktesep hak oluşmayacağını, müvekkili markasının davacı şirket haklarını ihlal ettiği iddiasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkilinin davacı tarafın seri marka oluşturmasını engellemek istediği yönündeki iddiaların afaki olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, taraf markaları arasında emtia benzerliğinin gerçekleştiği, davacının "şekil + ..." ibareli marka başvurusu ile davalı şahsın "şekil + ..." ibareli tescilli markası arasında açısından biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu,
işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu hizmetler için ayırdığı satın alma/yararlanma süresi içinde, davacının "şekil + ..." ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davalı şahsın "şekil + ..." ibareli tescilli markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı,
dava konusu hizmetler açısından her iki markada iltibas nedeniyle yanılgı yaşayabileceği, başvuru konusu işaret ile davalı markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı hizmetler algısı oluşabileceği yani markaları karıştırabileceği, bu açıdan SMK'nın 6/1. maddesindeki iltibas koşulları oluştuğundan YİDK kararının yerinde ve doğru olduğu,
davacının önceki markalarının tescil tarihleri ile davaya konu olan markanın başvuru tarihinden 5 yıllık uzun süre geçmediğinden müktesep hak koşullarından yararlanamayacağı, davacı taraf davalıya ait mesnet markanın hükümsüzlüğü istemli dava açmış ise de sonucu olumlu olsa dahi YİDK kararının iptali davalarında hükümsüzlük davaları geriye etkili sonuç doğurmayacağından bekletici mesele talebinin uygun bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davalının "..." ibareli markasının hükümsüzlüğüne karar verildiğini, müvekkilinin "..." ibaresini davalıdan önce tescil ettirdiğini, davalının, markası ile müvekkili şirketin haklarını ihlal ettiğini, "..." ibaresinin Kars yöresine ait bir ekmek çeşidi olması sebebiyle marka olma vasfını taşımadığını, müvekkilinin başvuruya konu ibare ile seri marka oluşturmaya çalıştığını, ibare üzerinde de kazanılmış hakkının bulunduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, YİDK kararı iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, taraf markalarını oluşturan ibareler arasındaki yüksek benzerlik ve başvurunun davalının itiraza mesnet markası kapsamı ile aynı hizmetler yönünden tescil ettirilmek istenmesi karşısında markalar arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında iltibas bulunduğu ve davacının önceki tarihli markalarının başvuru açısından müktesep hak oluşturmayacağı yönündeki değerlendirmelerde bir isabetsizlik bulunmadığı,
YİDK kararının iptali talebiyle açılan bu davanın YİDK karar tarihindeki hukuki durum esas alınarak değerlendirileceği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 02/12/2023
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2021/1408, K. 2023/1418, 8 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama