KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi Mahkemesi Davacı Vekili
- Karar tarihi
- 26 Ocak 2024
- Esas-Karar No
- 2021/1905 - 2024/144
- Esas no
- 2021/1905
- Karar no
- 2024/144
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
- Tarihi
- 06/10/2020
- Numarası
- 2018/390 E. - 2020/180 K.
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
Karar Metni
860 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 06/10/2020 tarih ve 2018/390 Esas - 2020/180 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, davalı gerçek kişinin 2017/101339 sayılı ve “... % 100 organik solucan gübresi şekil” ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, müvekkilince adına tescilli "..." ibareli markalara dayalı olarak bu başvuruya yapılan itirazın dava konusu YİDK kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa dava konusu marka başvurusu ile müvekkili şirketin "..." esas unsurlu markalarının görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzer olduğunu ve ortalama tüketici nezdinde karıştırılma ihtimali doğurduğunu, davalı markasının müvekkilinin seri markası olarak değerlendirilmesinin mümkün olduğunu,
müvekkilinin “...” ve “...” ibareli markalarının tanınmış bulunduğunu, davalı tarafın, müvekkili markalarının tanınmışlığından yararlanmak amacıyla kötü niyetli olarak dava konusu başvuruyu yaptığını, müvekkiline ait www...com.tr alan adı ile dava konusu başvurunun benzer olduğunu ve bu nedenle de başvurunun reddinin gerektiğini ileri sürerek, YİDK’in 2018-M-7266 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, davacının emtia benzerliği şartının gerçekleştiği itirazına mesnet markalarıyla dava konusu başvuru arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, markalarda ortak olarak yer alan "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğu, dava konusu başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, başvuru konusu işaret ile davacının markaları arasında işletmesel bağlantılandırmayı tesis eden herhangi bir unsurun da bulunmadığı, başvurunun kötü niyetli olduğunu gösterir hiçbir vakıa ve emarenin olmadığı,
davacının alan ası ile dava konusu başvuru arasında da benzerlik bulunmadığı, iltibas tehlikesinin bulunmadığına dair kabulü karşısında davacının alan adı tescilinin de davalı başvurusunun engelleme olanağının olmadığı, SMK 6/5 maddesi koşullarının da bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, yerel mahkeme kararının aksine davaya konu "..." ibareli marka ile müvekkili şirkete ait ... ibareli seri markalar arasında 6769 sayılı SMK’nın 6/1 maddesi anlamında benzerlik bulunduğunu, müvekkilinin markalarının asli unsuru olan "..." ibaresinin dava konusu markada aynen yer aldığını, markalar arasında emtia benzerliği şartının da gerçekleştiğini, dava konusu markanın orta düzeydeki bir tüketici nezdinde en azından aynı ve/veya kardeş ve/veya birbiri ile bağlantılı işletmelere ait olduğu kanaatini bırakacağını, bu nedenlerle söz konusu işaretler arasında iltibas tehlikesinin bulunduğunu,
müvekkilinin "..." ibareli seri markalarının, yoğun kullanım sonucunda tüketici nezdinde ayırt edici nitelik kazandıklarını ve tanınmış olduğunu, başvuru konusu markanın tescil talebinin 6769 sayılı SMK'nın 6/5 maddesi gereğince de reddinin gerektiğini, tanınmış markalarda, markanın benzerini seçen ya da kullanan kişinin, bu kullanımı ya da seçimi haklı kılacak bir gerekçeyi ortaya koyması gerekirken somut olayda, dava konusu karara mesnet markanın seçilmesinin haklı bir nedeni olmadığını, sadece müvekkiline ait markanın bilinirliğinden yararlanmak amacı ile bu ibarenin tescil edilmek istendiğini ileri sürerek,
ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." asıl unsurlu marka işaretleri arasında, 6769 sayılı SMK'nın 6/1. maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin olmadığı, zira "..." ve "..." ibarelerinin, Türkçe'de "büyük, geniş" anlamlarına geldiğinden ayırt ediciliklerinin oldukça düşük bulunduğu,
her ne kadar tescilli olduğu sürece markanın korunması esas ise de bu ibareyi içeren markaların koruma kapsamlarının dar değerlendirilmesinin gerektiği, anılan ibarenin ortak olarak yer aldığı markalarda yapılacak küçük değişikliklerin dahi iltibas tehlikesini ortadan kaldıracağı, buna göre dava konusu başvurunun, davacının itirazına mesnet markalarından yeterince farklılaştığı, taraf marka işaretleri benzer olmadığından, davacının itirazına mesnet markalarının tanınmış olup olmadığının tartışılmasının da sonuca etkili bulunmadığı gibi somut olay bakımından SMK'nın 6/6 maddesindeki koşullarının da oluşmadığı,
kötü niyet iddiasının ispat edilemediği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/02/2024
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2021/1905, K. 2024/144, 26 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama