KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi Mahkemesi Vekilleri
- Karar tarihi
- 9 Şubat 2023
- Esas-Karar No
- 2021/192 - 2023/133
- Esas no
- 2021/192
- Karar no
- 2023/133
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
- Tarihi
- 11/02/2020
- Numarası
- 2019/179 E. - 2020/71 K.
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
Karar Metni
958 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 11/02/2020 tarih ve 2019/179 Esas - 2020/71 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilinin 1..." ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı Şirketin bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “...+şekil” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere diğer davalı Kuruma başvurduğunu, ... kod numarasını alan başvuruya, müvekkilince yapılan itirazın davalı Kurum tarafından reddedildiğini, oysa müvekkilinin 1995 yılından bu yana 24, 25, 26. sınıflarda tescilli ... markalı ürünlerinin koruma altında bulunduğunu, özellikle kadın iç-dış giyim ürünlerinde ... esas unsurlu markalarının kendi sektörünün en büyük firmalarından biri olduğunu,
yurtiçi ve yurtdışında ... ibareli markalarının seri halde tecilli bulunduğunu, müvekkilinin “... ...” markalı iç giyim ürünlerinin birçok büyük online alışveriş sitesinde satışa sunulduğunu, müvekkili markalarının kök unsurlarının "..." ibaresinden oluştuğunu, dava konusu başvuruda da aynı ibarenin kullanılması nedeniyle ortalama tüketiciler tarafından dava konusu markanın, müvekkili markalarının serisi olarak algılanabileceğini ya da markalar arasında bağlantı kurulabileceğini, zira markaların ve emtiaların benzer olduğunu, müvekkilinin açtığı davalarda müvekkili markalarının asli unsuru "..." kelimesinin oluşturduğuna karar verildiğini,
... markalı iç giyim ürünlerinin ilk defa müvekkili şirketçe kullanılarak tanıtıldığını, ayırt edici nitelik kazandığını, dava konusunu oluşturan benzer markanın, müvekkili markalarının sahip olduğu bu bilinirlikten haksız yarar elde edeceğini ileri sürerek, 2019-M-1703 sayılı YİDK kararının iptaline ve başvurunun tescil edilmesi halinde 25. sınıftaki “koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç ve dış giysiler, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, baş giysiler, ayak giysileri” bakımından hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, dava konusu marka ile davacı markaları karşılaştırıldığında ortalama tüketici nezdinde markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal düzeyde ilişkilendirilme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzerlik bulunmadığını, dava konusu markanın bıraktığı genel izlenimin, davacı markalarından farklı olduğunu, “...” kelimesinin tek başına ayırt edici niteliğinin düşük kaldığını, dava konusu “... night şekil” ibareli marka başvurusunu bir bütün olarak ele almak gerektiğini, markanın bu haliyle ayırt ediciliğinin bulunduğunu, somut olayda markalar arasında 6769 sayılı SMK’nun 6/5 maddesindeki şartların oluşmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı şirket, davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, davacının talep konusu yaptığı 25.sınıftaki "Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, Ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler.
Baş giysileri: şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler.” malları bakımından dava konusu marka ile davacının 99/019902 tescil numaralı markası hariç diğer dayanak markaları arasında halk tarafından ilişkilendirilme dâhil karıştırılma ihtimali bulunduğu, 25.sınıftaki "Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, Ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler.
Baş giysileri: şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler.” malları bakımından dava konusu yapılan YİDK kararının yerinde olmadığı, aynı mallar bakımından dava konusu markanın hükümsüzlüğü koşulunun oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, YİDK'in 2019-M-1703 sayılı kararının taleple bağlı kalınarak 25. sınıftaki "Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar.
Ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler. Baş giysileri: şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler." emtiaları ile sınırlı olarak iptaline, ... sayılı markanın taleple bağlı kalınarak 25. sınıftaki "Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar. Ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler.
Baş giysileri: şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler." emtiaları ile sınırlı olarak hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ... vekili, dava konusu marka ile davacının itirazına mesnet markalar arasında görsel, işitsel, kavramsal düzeyde ilişkilendirilme ihtimali de dâhil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzerlik bulunmadığını, markalarda geçen "..." ibaresinin, tek başına ayırt edici niteliği düşük bir ibare olduğunu, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6/5. maddesindeki şartların oluşmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "... ...+şekil" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." asıl unsurlu markalar arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin olduğu,
zira Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 30.06.2009 tarih, 2008/4259 Esas, 2009/8049 Karar ve 14.05.2009 tarih, 2007/10909 Esas, 2009/5833 Karar sayılı kararlarında da kabul edildiği üzere "..." ibaresinin, 25. sınıftaki mallar yönünden ayırt edici bulunduğu ve davacının itirazına mesnet markalarının asli unsurunu oluşturan "..." kelimesinin, dava konusu başvuruda aynen yer aldığı, başvuruda yer alan diğer unsurların da ayırt edicilikte geri planda kaldıkları anlaşılmakla, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 08/03/2023
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2021/192, K. 2023/133, 9 Şubat 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama