KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi Vekili
- Esas No
- 2021/2011
- Karar No
- 2024/320
- Karar tarihi
- 23 Şubat 2024
- Esas no
- 2024/43
- Karar no
- 2024/274
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 01/04/2021
- Numarası
- 2017/504 E. - 2021/255 K.
- Davacı
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
Karar Metni
1.353 kelime·7 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 01/04/2021 tarih ve 2017/504 Esas - 2021/255 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili ile davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, davalı ile müvekkili arasında taşıma ilişkisi bulunduğunu, bu ilişkiden kaynaklı olarak müvekkilinin davalıdan 10.666,49 TL cari hesap alacağının olduğunu, talep edilmesine rağmen davalının müvekkiline ödeme yapmadığını, söz konusu bedelin tahsili için başlatılan icra takibine de davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, icra takibine yapılan itirazın iptaline, asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili ile davacı arasında, 2003-2007 yılları arasında yürütülen petrol ürünleri ticareti kapsamında 01.04.2004 tarihinde nakliye hizmet sözleşmesi imzalandığını, davacı ile nakliye hizmeti ilişkisinin, işin bütünlüğü ve devamlılığı nedeniyle işin toplam süresi üzerinden değerlendirildiğini, davacının sözleşme ile ilgili olarak yüklendiği edimlerin ifasında bazı zararların oluşmasına sebep olduğunu, sözleşmenin ifası ile ilgili olarak davacıya tahakkuk ettirilen vergi ve cezaların İskenderun Mal Müdürlüğü emanet hesabına davacı adına ödenmek zorunda kalındığını,
ayrıca davacının sözleşmeye aykırı ve edimlerin eksik ifası nedeniyle müvekkiline 622.808,37 USD borçlu olduğunu, bu meblağın müvekkili nezdinde bulunan 600.000,00 USD tutarındaki teminatı ve cari hesabında bulunan alacağından mahsup yoluyla tahsil edildiğini, cari hesap dökümünün tek başına alacağı kanıtlamaya yeterli olmadığını savunarak, davanın reddini ve davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, taraflar arasında 01/04/2004 tarihinde, Irak'a 2003-2007 yılları arasında yürütülen petrol ticareti kapsamında nakliye hizmet sözleşmesi imzalandığı, her iki tarafın ticari kayıtları incelendiğinde, davacının davalı Şirketten 10.666,49-TL faturaya dayalı cari hesap alacağının olduğunun belirlendiği, nitekim davalının, 07/05/2014 tarihli cari hesaba ilişkin bilgilendirme yazısında, 31/03/2014 tarihinde davacının 10.666,49 TL alacaklı olduğunun yazıldığı, davacı adına kesilen cezalara ilişkin ödemede bulunduğu yönündeki davalı savunmasının ispat edilemediği,
buna göre davacının takipte belirtilen asıl alacak miktarını davalıdan talep edebileceği, davacı tarafın usulünce davalıyı temerrüde düşürmediğinden ve ihtarname giderini dosyaya sunmadığından, faiz ve gider yönündeki taleplerine karşı yapılan itirazın yerinde olduğu, asıl alacak likit olduğundan davacı tarafın icra inkar tazminatının yerinde bulunduğu,
davacı taraf icra takibinde tümüyle haksız ve kötü niyetli olmadığından davalı tarafın kötü niyet tazminatının yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı hakkında başlatılan Ankara 19. İcra müdürlüğünün 2016/18171 takip sayılı dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile 10.666,49 TL üzerinden takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, asıl alacak likit olduğundan %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili katılma yoluyla, müvekkilince söz konusu alacak için ihtarda bulunulup, davalının temerrüte düşürüldüğünü ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının faiz ve giderler yönünden düzeltilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacı tarafça dayanılan 07/05/2014 tarihli yazıda, 10.666,49 TL'nin sehven alacak olarak yazıldığını ve bu hususta bir mutabakat bulunmadığını, cari hesap dökümünün tek başına alacağı kanıtlamaya yetmeyeceğini, bunun yanında şirketin diğer kayıt ve defterlerinin incelenmesi, ayrıca cari hesap dökümünün fatura gibi belgelerle de desteklenmesi gerektiğini, davacı yandan sadır belgeler, yazışmalar karşısında alacak iddiasının haksız olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
1- Dava, taraflar arasındaki taşıma sözleşmesine dayalı cari hesap alacağının tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalı tarafından düzenlenen 07.05.2014 tarihli cari hesaba ilişkin bilgilendirme yazısında, 31.03.2014 tarihi itibariyle davacının 10.666,49 TL alacaklı olduğu belirtildiği gibi davalının ticari defterlerinde de, davacının yukarıdaki miktarda alacaklı gözüktüğü anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin istinaf itirazlarının incelenmesine gelince; her ne kadar ilk derece mahkemesince, icra takibinden önce davalının temerrüte düşürülmediği ve ihtarname giderinin dosyaya sunulmadığı gerekçesiyle faiz ve gider talepleri yönünden davanın reddine karar verilmiş ise de, taraflar arasındaki sözleşmede hakediş raporu tutarının, raporun tasdik tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde fatura karşılığında davacıya ödeneceğinin düzenlendiği, davalı tarafından düzenlenen 07.05.2014 tarihli bilgilendirme yazısı ile de 31.03.2014 tarihi itibariyle davacının 10.666,49 TL alacaklı olduğunun belirtildiği,
davalı ticari defterlerinin de bu kaydı doğruladığı, TBK'nın 117/2. maddesi uyarınca, borcun ifa edileceği günün, birlikte belirlenmesi halinde bu günün geçmesiyle borçlunun temerrüte düşeceği, somut olayda da taraflar arasındaki sözleşme hükmü uyarınca davalı temerrütünün gerçekleştiği anlaşıldığından, davacının işlemiş faiz talebi yerinde olduğu gibi davacı tarafından davalıya Antalya 10. Noterliğinin 28.07.2016 tarih, 27370 yevmiye nolu ihtarnamesi gönderildiğinden, ihtarname masrafına ilişkin talebi de haklı olup, davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazlarının kabulüne karar vermek gerekmiştir.
HMK'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse düzelterek yeniden esas hakkında duruşma yapılmadan karar verilmesi düzenlendiğinden,
HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca davacı vekilinin istinaf itirazlarının yukarıda açıklanan nedenlerle kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmasına karar verilmiş, Dairemizce, ilk derece mahkemesince kurulan hükmün esasına ilişkin bir değişiklik yapılmayıp, sadece feri nitelikteki faiz ve ihtar giderine ilişkin kısım için yeniden hüküm kurulduğundan, ilk derece mahkemesinin kararının verildiği tarihte geçerli bulunan Tarife hükümleri dikkate alınarak davacı yararına vekalet ücretine hükmetmek gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 16/02/2024
Başkan · ... Üye · ... Üye · ... Katip · ...
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2021/2011, K. 2024/320, 23 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama