İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2021/2036 K.2024/355

Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 22/09/2021 tarih ve 2020/320 Esas - 2021/284 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği…

Esas2021/2036Karar2024/355Tarih23 Şubat 2024Okuma10 dk · 1.945 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi Mahkemesi Davacı Yargılama Sırasında Bir Kısım Markaları Devralan Davacı Vekilleri

Karar tarihi
23 Şubat 2024
Esas no
2021/2036
Karar no
2024/355
Başkan
... ...
Üye
... ...
Üye
... ...
Katip
... ...
İncelenen kararın mahkemesi
ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
Tarihi
22/09/2021
Numarası
2020/320 E. - 2021/284 K.
Davanın konusu
YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.945 kelime·10 dk okuma·5 bölüm

Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 22/09/2021 tarih ve 2020/320 Esas - 2021/284 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı ......Ltd Şti vekili, müvekkilinin "..." ibareli tescilli markaların sahibi olduğunu, davalı gerçek kişinin "... ..." ibareli başvurusuna yaptıkları itirazlarının dava konusu YİDK kararı ile nihai olarak, reddedildiğini, oysa dava konusu başvuru ile müvekkilinin itirazına mesnet markaları arasında iltibas bulunduğunu, dava konusu başvurunun asli unsurunun müvekkilinin markalarında olduğu gibi "..." ibaresinde oluştuğunu, dava konusu başvurunun müvekkilinin seri markası olarak algılanacağını,

müvekkilinin markalarını oluşturan "... " ibaresini, 1997 yılından beri büyük emekler harcanarak yoğun ve yaygın kullanım ve tanıtım çalışmaları sonucu, eğitim ve öğretim hizmetleri ve ürünleri bakımından ayırt edici ve tanınmış hale getirdiğini, müvekkilinin aynı ibareyi ticaret unvanı ve işletme adlarında kullandığı gibi 28.08.1998 tarihinden beri “www...com” alan adının da sahibi bulunduğunu, "..." ibaresinin gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunu, dava konusu başvurunun kötü niyetli bulunduğunu ileri sürerek,

YİDK'ın 06.08.2020 tarihli 2020-M-6582 sayılı kararın iptaline, dava konusu başvurunun tescili halinde hükümsüzlüğüne ve sicilinden terkinine, verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında itiraza mesnet markaların ....A.Ş'ye devredildiğini bildirerek, HMK'nın 125. maddesi kapsamında davaya anılan şirket huzurunda devam edileceğini bildirmiştir.

Davalı ... vekili, taraf markaları arasında iltibas bulunmadığını, markalarda ortak olarak yer alan "...” ibaresinin yerleşik/bilinen anlamı nedeniyle bilim dünyasında ve özellikle de eğitim-öğretim hizmetlerinde doğrudan tanımlayıcı ve markasal anlamda ayırt edici niteliği bulunmayan bir ibare olduğunu, böyle bir ibarenin özellikle ayırt edici ek sözcüklerle kullanıldığında karıştırılma ihtimalinin ortadan kalkacağını, uyuşmazlık konusu 41. sınıf hizmetlerin tüketicinin de bilinçli olduğunu, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

Mahkemece, dava konusu "... ..." ibareli marka başvurusu ile davacıya ait "..." ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığından tarafların markaları arasında SMK'nın 6/1 maddesi uyarınca iltibas koşullarının oluşmadığı, tarafların marka işaretleri arasında benzerlik bulunmadığından SMK'nın 6/5 maddesi şartlarının da gerçekleşmediği, davacının SMK'nın 6/3,6/6 ve 6/9 maddelerine dayalı iddialarının ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı ....A.Ş vekili, müvekkilinin "..." ibareli markalarının uzun süreli ve yoğun kullanım sonucunda eğitim ve öğretim hizmetlerinde ayırt edici ve tanınmış hale geldiğini, bu yönde bir çok mahkememe kararı bulunduğunu, dava konusu başvurunun müvekkilinin markaları ve ticaret unvanı ile iltibas oluşturduğunu, dava konusu başvurunun kötü niyetli bulunduğunu, davalının müvekkilinin markasının bilinirliğinden haberdar olduğunu, müvekkilinin markalarının tanınmışlığından haksız yarar sağlam amacıyla dava konu başvuruyu yaptığını, müvekkilinin "..." markasının gerçek hak sahibi olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE

Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.

İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

İşlem dosyasının incelenmesinden, davalı gerçek kişinin 41. sınıf hizmetlerde tescili için 2019/48614 sayılı ve "... ..." ibareli marka başvurusunda bulunduğu, davacı ...... A.Ş'nin iltibas, gerçek hak sahipliği, ticaret unvanı ve alan adına dayalı üstün hak, tanınmışlık ve kötü niyet vakalarına dayalı olarak başvuruya yaptığı itirazının Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından reddine karar verildiği, davacı Şirketin bu karara karşı yaptığı itirazının da YİDK'ın 2020-M-6582 sayılı kararıyla reddedildiği, anılan kararın davacı vekiline 11/08/2020 tarihinde tebliğ edildiği, işbu davanın iki aylık hak düşürücü süre içerisinde 10/10/2020 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.

Öncelikle belirtmek gerekir ki, davacı .....A.Ş itirazına mesnet markalarından bir kısmını davacı ... Merkezi ....A.Ş'ye devretmiştir. Bu nedenle HMK'nın 125. maddesi kapsamında davacı sıfatını kazanan ...A.Ş' nin iş bu davada, devraldığı markalardan kaynaklanan SMK' nın 6/1, 6/5 ve kötü niyet iddialarını ileri sürebileceği mümkün ise de devralınan markalarından kaynaklanmayan tescilsiz kullanım ve ticaret unvanına dayalı olarak hak iddia etmesi mümkün değildir.

Buna göre ve istinaf yoluna sadece, davanın dayanağı olan bir kısım markaları devralan davacı ... Merkezi.... A.Ş tarafından başvurulduğu gözetildiğinde istinaf incelemesine konu uyuşmazlık, davacı ... A.Ş 'nin devraldığı markalar ile dava konusu başvuru arasında iltibas koşullarının oluşup oluşmadığı, SMK'nın 6/5 maddesi kapsamında dava konusu başvurunun tescili engeli bulunup bulunmadığı ve kötü niyet iddiasının yerinde olup olmadığı noktasındadır.

6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1. maddesi uyarınca, tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.

Açıklanan hüküm çerçevesinde markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir. Burada öncelikle iltibas (karıştırılma) kavramının da açıklanması gerekmektedir.

İltibas, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir (Savaş Bozbel, Fikri Mülkiyet Hukuku, İstanbul 2015, s. 408-409). İltibas ihtimalinin değerlendirilmesinde ölçü, bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, ortalama tüketicilerdir.

Öte yandan, markaların ayırt edicilik güçlerinin de iltibas ihtimalinin değerlendirilmesinde dikkate alınması gerekmektedir. Zira, ayırt edici niteliği zayıf olan markalar yönünden iltibas ihtimali daha düşük olacaktır. Diğer bir deyişle, tescili istenilen mal ve hizmetleri, diğer işletmelerin mal ve hizmetlerinden ayırt etme gücü düşük kalan, zayıf marka olarak nitelendirilebilecek markaların koruma alanı daha dar bulunmaktadır.

Böyle durumlarda, küçük farklılıklar dahi tescil olunmak istenen markaya ayırt edicilik kazandırabilecektir.

Bu açıklamalardan sonra somut olaya bakıldığında, mahkemece alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, dava konusu başvurunun kapsamında yer alan 41. sınıf hizmetler davacı ...A.Ş'nin devraldığı itiraza mesnet markalar kapsamında da yer aldığından, somut olayda emtia benzerliğine ilişkin koşulun gerçekleştiği anlaşılmıştır.

İşaretlerin karşılaştırılmasına gelince, dava konusu marka "... ..." ibaresinden oluşmaktadır. Davacı ...A..Ş tarafından devralınan itiraza mesnet markalar da "..." ibareli olup, somut olayda uyuşmazlık "..." ibaresinin taraf markalarında ortak olarak yer almasının iltibasa sebebiyet verip vermeyeceği noktasında toplanmaktadır.

Taraf markalarında ortak olarak yer alan "..." ibaresi, eğitim – öğretim alanın bir kolunu tanımlayan genel bir

ifade olduğundan, 41. sınıf hizmetler bakımından ayırt ediciliğinin tanımlayıcılığa yakın şekilde düşük olduğu hususunda tereddüt bulunmamaktadır. Ancak, bu şekilde ayırt edicili bulunmayan işaretlerin

sonradan yoğun kullanım ve tanıtım sonucunda bir firma ile özdeşleşmesi,

cins, tür, nitelik bildirmek yerine bir firmanın mal ve hizmetini gösterir hale

gelmesi eş deyişle ayırt edicilik kazanması mümkündür. İlk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporunda, taraf markalarında ortak yer alan "..." ibaresinin 41. sınıf hizmetler yönünden tanımlayıcı olması nedeniyle ayırt ediciliğinin düşük bulunduğu, bu nedenle anılan ibarenin ortak olarak yer almasının iltibasa neden olmayacağı açıklanmış, mahkemece de bu rapor hükme esas alınarak, yazılı şekilde karar verilmişse de, davacı taraf hem dava dilekçesinde hem de başvuruya itiraz aşamasında anılan ibarenin kullanım sonucu ayırt edici hale geldiğini ileri sürerek, bu kapsamda delillerini ibraz etmesine rağmen davacının bu iddiası mahkemece değerlendirilmediği gibi hükme esas alınan bilirkişi raporunda da bu yönde bir inceleme yapılmamıştır.

Davacı tarafın kullanım sonucu ayırt edicilik iddiası bakımından sunduğu delillerin Dairemizce değerlendirilmesi sonucunda, “...” markasının davacı tarafından eğitim-öğretim

sektöründeki hizmet ve ürünlerde uzun yıllara sarih, Türkiye geneline yaygın, yoğun ve

ciddi kullanımı ve tanıtımı neticesinde dava konusu başvuru tarihi itibariyle belirli bir ayırt edicilik

kazandığı kanaatine varılmıştır. Nitekim , davacı tarafın aynı markalarına dayalı olarak, işbu davanın konusu oluşturan başvuru ile benzer şekilde oluşturulan 2019/68360, 2019/62391, 2019/65364 sayılı ve "... ..." ibareli başvurular hakkında Dairemize intikal eden uyuşmazlıklarda, ilk derece mahkemelerince alınan bilirkişi raporlarında da aynı sonuca ulaşılmıştır. (Dairemizin 2024/227 E-2024/220K, 2023/2057 E-2023/1601 K, 2024/280 E2024/368 K sayılı ilamları)

Bu itibarla, gerek dava konusu başvurunun gerekse de davacı ......A.Ş tarafından devralınan itiraza mesnet markaların asli unsurlarının "..." ibaresinden oluştuğu, her ne kadar anılan ibarenin 41. sınıf hizmetler bakımından ayırt ediciliği zayıf ise de, yukarıda açıklandığı üzere davacının anılan ibareyi eğitim ve öğretim hizmetlerinde kullanım sonucu ayırt edici hale getirdiği, ayrıca dava konusu başvuruda farklı olarak yer alan "..." ibaresinin maruf bir yerleşim yerinin adı olup kimsenin tekeline bırakılamayacağı gözetildiğinde anılan ibarenin dava konusu marka başvurusunu davacının markalarından uzaklaştırmaya yetmediği,

aksine tüketiciler nezdinde davacının "..." markasının ... bölgesine özel olarak tasarlanmış ve oluşturulmuş, seri markalarından birisi olduğu algısını yaratacağı, uyuşmazlık konusu 41. sınıf hizmetlerin tüketicisinin dikkat düzeyinin de varılan bu sonucu değiştiremeyeceği kanaatine varıldığından, dava konusu başvuru ile davacı ... Merkezi....

A.Ş tarafından devralınan itiraza mesnet marka işaretlerinin SMK'nın 6/1 maddesi anlamında benzer bulunduğunun kabulü gerekmiş, akis yöndeki ilk derece mahkemesi kararı yerinde görülmemiştir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olduğundan Dairemizce bu yönden dosyada mevcut bilirkişi raporundaki tespitlere itibar edilmemiş, ayrıca bir bilirkişi incelemesine de gerek görülmemiştir.

Her ne kadar kararı istinaf eden davacı taraf SMK'nın 6/5 ve 6/9 maddeleri uyarınca da dava konusu başvurunun reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüşse de dava konusu başvuru kapsamında yer alan tüm hizmetler yönünden iltibas koşulları oluştuğundan, Dairemizce davacının bu iddiasının, sonuca etkili bulunmaması nedeniyle değerlendirilmesine gerek görülmemiş, sırf benzer marka başvurusunda bulunmanın kötü niyet olarak kabul edilemeyeceği, bunun dışında davalı başvuru sahibinin marka başvurusunu gerçekleştirirken kötü niyetli olarak hareket ettiğine dair de bir delilin bulunmadığı anlaşıldığından, davacının bu iddiası da yerinde bulunmamıştır.

Ayrıca, yukarıda açıklandığı üzer kararı istinaf eden davacı taraf, işbu davada SMK'nın 6/3 ve 6/6 maddesine dayalı olarak talepte bulunamayacağından, davacının bu yöndeki iddiaları da yerinde görülmemiştir.

Sonuç olarak, yukarıda açıklanan nedenlerle, dava konusu "... ..." ibareli başvuru ile davacı ...Eğitim A.Ş tarafından devralınan "..." ibareli markalar arasında, başvurunun tescil edilmek istendiği 41. sınıf hizmetler yönünden, SMK'nın 6/1 maddesi anlamında iltibas bulunduğu,

bu bağlamda da dava konusu YİDK kararının iptali koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, HMK'nın 353/1-b-2. maddesinde yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, davacı ....A.Ş vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;

1-Davacı ....A.Ş vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 22/09/2021 gün ve 2020/320 Esas - 2021/284 Karar sayılı kararın KALDIRILMASINA,

2-Davanın KABULÜ ile, ...' YİDK'ın 06.08.2020 tarihli 2020-M-6582 sayılı kararının İPTALİNE,

3-Dava konusu başvuru tescil edilmediğinden, marka hükümsüzlüğü istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına,

4-Harçlar Kanunu'na göre alınması gereken 427,60-TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 54,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 373,20-TL'nin davalılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına,

5-Davacı ....A.Ş kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 25.500,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacı ....A.Ş'ye verilmesine,

6-Davacı ....A.Ş tarafından ilk derece yargılaması sırasında yapılan 2.100,00-TL bilirkişi ücreti, 267,00-TL tebligat ve posta masrafı ile istinaf aşamasında yapılan 205,50-TL tebligat gideri, 162,10-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı toplamından oluşan 2.734,60-TL yargılama gideri ve 54,40-TL başvurma harcı, 54,40-TL peşin harç tutarı eklenerek oluşan toplam 2.843,40-TL'nin davalılardan alınarak davacı ....A.Ş'ye verilmesine,

7-Davalılar tarafından ilk derece ve istinaf aşamasında yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

8-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacı ....A.Ş'ye iadesine (HMK m.333), 9-Davacı ....A.Ş'den peşin olarak alınan 59,30-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 10-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 23/02/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 23/03/2024

Başkan · ... Üye · ... Üye · ... Katip · ...

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2021/2036, K. 2024/355, 23 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. Gerekçe
  7. Gerekçeli Kararın Yazıldığı Tarih : 23/03/2024
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/2036
Karar No
2024/355
Tarih
23 Şubat 2024

İlgili Kararlar

  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2021/2042 K.2024/210
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2021/2061 K.2024/214
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2021/2069 K.2024/260
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2021/2078 K.2024/263
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2021/2079 K.2024/255
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2021/2084 K.2024/339

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.