İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2021/357 K.2023/370

Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 04/09/2020 tarih ve 2019/189 E. - 2020/142 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde…

Esas2021/357Karar2023/370Tarih24 Mart 2023Okuma6 dk · 1.216 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
24 Mart 2023
Esas-Karar No
2021/357 - 2023/370
Esas no
2021/357
Karar no
2023/370
İncelenen kararın mahkemesi
ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Tarihi
04/09/2020
Numarası
2019/189 E. - 2020/142 K.
Davacı
—
Vekili
—
Davalı
—
Vekilleri
—
Davanın konusu
Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.216 kelime·6 dk okuma·5 bölüm

Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 04/09/2020 tarih ve 2019/189 E. - 2020/142 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili, davalı şirket tarafından “...” ibareli markanın tescili için yapılan ... sayılı marka başvurusunun ilânına, anılan başvurunun müvekkillerine ait “...” markası ile benzer olması, karıştırılma ihtimali, tanınmışlık ve kötü niyet gerekçeleri ile 6769 sayılı Sınaî Mülkiyet Kanunu’nun 5. ve 6. maddesi ve Türk Ticaret Kanunu haksız rekabete ilişkin hükümleri uyarınca itiraz ettiklerini, söz konusu itirazın Markalar Dairesi Başkanlığınca markalar benzer görülmediğinden karıştırılma ihtimali bulunmadığı gerekçesi ile reddedildiğini,

anılan karara karşı müvekkili şirket tarafından YİDK nezdinde itirazın dosyalandığını ve yapılan değerlendirme sonucunda işbu itirazın reddine karar verildiğini, oysa “...” ibareli marka başvurusunun müvekkili adına tescilli “...” markaları ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu ve tescili halinde halk nezdinde iltibas yaratacağını, markaları meydana getiren asli ve ayırt edici unsurun “...” ibaresi olduğunu, ayrıca müvekkili markasında yer alan “...” ibaresi bir gün adı olduğundan, davalı yanın “...” ibaresi ile bağlantılı olduğunu,

taraf markalarında yer alan her iki ibarenin de yurt dışında uzun zamandır “...” olarak ifade edilen indirim günlerinin Türkçe karşılığı olarak kullanılmakta olduğunu, markaların işaret ettiği kavramların aynı olduğunu ve kavramsal benzerliğin iltibasa neden olabileceğinin, davalı tarafın amacının müvekkilinin bilinirliğinden yararlanmak olduğunu, her iki markaya ait emtia incelendiğinde, kapsadıkları mal ve hizmetlerin birebir aynı/ilintili mal ve hizmetler olduğunun görüleceğini, SMK md. 6’nın aradığı markaların aynı veya benzer, ürün/hizmetlerin aynı veya benzer olması şartlarının bütünüyle gerçekleştiğini,

müvekkili şirkete ait “...” ibareli markanın SMK’nın 6/5. maddesi anlamında tanınmış marka olduğunu, “...” markası ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olan “...” markasının tesciline izin verilmesinin müvekkilinin emek ve zaman harcayarak itibar edindirdiği markasının ayırt edici vasfının zedelenmesine neden olacağını, müvekkiline ait “...” markası ile ayırt edilemeyecek kadar benzer olan “...” ibaresinin tesadüfen seçildiğinin düşünülemeyeceğini,

davalı yana ait “...” ibareli marka başvurusunun Türk Ticaret Kanunu anlamında haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek 2019-M-6619 sayılı YİDK kararının iptali ile ... sayılı ... ibareli marka başvurusunun işlemden kaldırılması veya tescil işlemleri tamamlanmış ise hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı şirket vekili, davacının SMK’nın 6/1, 6/4, 6/5, 6/9 maddelerine dayandırdığı tüm iddialarının haksız olduğunu, YİDK kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu, davacı yanın “...” ibareli markasının ayırt ediciliği düşük bir marka olduğunu, bu kapsamda ayırt ediciliği düşük markaların koruma kapsamı daha düşük olduğundan, 3. kişiler tarafından ufak eklemeler ve değişiklikler ile bu jenerik ifadelere ayırt edicilik kazandırılmasının ve farklılaştırılmasının mümkün olduğunu, taraf markaları arasında SMK’nın 6/1 maddesi anlamında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, davacının kötüniyet iddialarının da haksız olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı yanın dava konusu ... nolu “...” markasını tescil ettirmek istediği mal ve hizmet sınıflarının tamamının davacı muterize ait ... tescil nolu “...” markasının mal ve hizmet sınıflarıyla aynı/benzer olduğu,

ancak markaların görsel, işitsel ve kavramsal olarak iltibas tehlikesi oluşturacak derecede benzer olmadıkları, markalar arasında "..." ibaresi ortak olarak bulunsa da markaların bir bütün olarak ortalama tüketici algısında şekilleneceği, oluşturulan marka kompozisyonlarına göre her iki markada da salt "..." ibaresinin tek başına markanın esas unsurunu oluşturduğunun söylenemeyeceği, bir bütün olarak "..." ve "..." şeklinde tüketici nezdinde markasal algılarının oluşacağı, bu hale göre gerek görsel gerekse işitsel anlamda her iki markanın ortalama tüketici nezdinde benzer olduklarından söz edilemeyeceği,

gerek davalı başvuru sahibine ait “...” markasının, gerekse davacı muterize ait “...” ibareli markanın, ortalama tüketici nezdinde, İngilizce’de “...” olarak bilinen indirim gününün karşılığı olarak algılanacağı, karşılaştırılan markalar arasında SMK m.6/1 hükmü bağlamında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma ihtimali bulunmadığı, itiraza mesnet "..." markasının da davalıya ait markaya benzemediği anlaşıldığından SMK m.6/4 ve m.6/5 hükmü koşullarının somut olayda oluşmadığı,

davaya konu marka ile itiraza mesnet markanın iltibas tehlikesi oluşturacak derecede benzer olmadıkları, bunun haricinde davalı şirketin fiili olarak davacı markaları ile iltibas oluşturacak şekilde markasal kullanım iddialarının davaya konu ve iltibas tehlikesi oluşturmadığı tespit edilen marka başvurusu bakımından davalı şirketin kötüniyetli olduğunu göstermeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, hükme esas alınan bilirkişi raporunun yeterli olmadığını, iki marka arasında benzerlik ve iltibas tehlikesi bulunduğunu, bir tüketicinin aynı zamanda bir gün adı olan "..." ibaresini içeren "..." markasını "..." markası ile ilişkilindirmemesi, aralarında bağ kurmaması,

markaların aynı işletmeye ait olduğu ve/veya marka sahibi işletmeler arasında idari/ekonomik bir bağ olduğu zannına kapılmamasının hayatın olağan akışına aykırı bulunduğunu, müvekkilinin tesilli markası ile dava konusu markaların ayırt edici unsurunun "..." ibaresi olduğunu, dava konusu markadaki "..." ibaresi ayırt ediciliği bulunmayan yardımcı unsur bulunduğunu,

"... ..." ibaresini gören bir tüketicinin ilk kez müvekkili tarafından kullanılan ve yoğun kullanım sonucu belli bir tanınmışlık düzeyine ulaşmış bulunan "..." markası ile ilişkilendirmesi ve müvekkilinin ... konseptini farklı günleri de kapsayacak şekilde genişlettiğini düşünmesinin kaçınılmaz olduğunu, mahkemece kavramsal benzerliğe değinirken gerek "..." gerekse "..." markasının "..." ibaresine çağrışımda bulunmaları nedeniyle ayırt ediciliğinin düşük olduğuna kanaat getirmesinin hatalı bulunduğunu, “... = ...” özdeşliğinin belirlenmesinin hiçbir akademik dayanağının olmadığını, kararın emsallere uygun bulunmadığını,

markalar arasında görsel, işitsel, kavramsal benzerlikler olduğu tespit edilmesine rağmen bu benzerliklerin karıştırılma ihtimali için yeterli görülmemesinin doğru olmadığını, davalı tarafın anılan indirim dönemi için eskiden "..." ibaresini kullanırken müvekkilinin markasının tüketici nezdinde bilinirlik kazanması ve ciddi bir pazar oluşmasından sonra "..." şeklinde değiştirilmesinin hakkaniyete aykırı bulunduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE

Dava, marka ile ilgili Kurum kararlarının iptali, markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalı şirketin ... nolu “...” ibareli marka başvurusu ile davacı şirkete ait ... tescil nolu “...” ibareli marka arasında kapsamlarında bulunan mal ve hizmetlerin aynı/benzer olduğu, ancak marka işaretlerinin biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede SMK'nın 6/1. maddesi anlamında bir benzerlik bulunmadığı,

zira bir bütün olarak tarafların markalarının "..." ve "..." şeklinde olduğu ve ortalama tüketici nezdinde, İngilizce’de “...” olarak bilinen indirim gününün karşılığı olarak algılanacağı, itiraza mesnet "..." markasının da davalıya ait markaya benzemediği anlaşıldığından SMK m.6/4 ve m.6/5 hükmü koşullarının somut olayda oluşmadığı, marka başvurusu bakımından davalı şirketin kötüniyetli bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;

1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Alınması gereken 179,90 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafça istinaf başvurusunda yatırılan 59,30 TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 120,60 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,

4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 24/03/2023 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 14/04/2023

Başkan

Üye Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2021/357, K. 2023/370, 24 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. Gerekçe
  7. Gerekçeli Kararın Yazıldığı Tarih : 14/04/2023
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/357
Karar No
2023/370
Tarih
24 Mart 2023

İlgili Kararlar

  • İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/357 K.2023/117
  • Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2021/357 K.2023/361
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2021/358 K.2023/369
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2021/358 K.2023/435
  • Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/359 K.2023/273
  • Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/360 K.2023/187

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.