KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/661
- Karar No
- 2021/1290
- Karar tarihi
- 20 Ekim 2021
Karar Metni
2.635 kelime·13 dk okuma·15 bölüm
... T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
....
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
MAHKEMESİ
TARİHİ : 17/04/2018
NUMARASI :....
DAVANIN KONUSU
... Kararının İptali, Hükümsüzlük
Dairemizce verilen 22/01/2020 tarih.....K. sayılı karar, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 04/03/2021 tarih ve..... K. sayılı kararıyla bozulmuş olmakla, dosya incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkili şirketin.....” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere başvuruda bulunduğunu, ... numarasını alan başvuruya müvekkili tarafından yapılan itirazın, davalı ... ...’nın 31.01.2017 tarih ve.... sayılı kararı ile yerinde görülmeyerek reddedildiğini, oysa müvekkil şirketin 1977 yılından bu yana ticaret unvanının da bir parçasını teşkil eden "..." kelime markası ile tanınmış "... ..." markalarını kullandığını, müvekkili şirketin dünyaca ünlü "... ..." markasının T/01851 numarası ile "..." kelime markasının ise ..... numara ile ... nezdinde tanınmış marka olarak kayıt altına alındığını,
davalı tarafından 12 ve 35. sınıflarda yer alan mal ve hizmetler için yaptığı başvurunun, müvekkilinin tanınmış "..." kelime markası ile "... ..." markasının neredeyse aynısını içerdiğini, başvurunun müvekkilinin tanınmış markalarının ayırt ediciliğine zarar verme ve tanınmışlığından haksız yarar elde etme ihtimalinin bulunduğunu ileri sürerek, davalı... ... kararının iptalini ve diğer davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı.....müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı şirket vekili, müvekkilinin marka tescil başvurusunu 12 ve 35. sınıfta yer alan mal ve hizmetlere ilişkin olarak gerçekleştirdiğini, başvurusunun kapsadığı mal ve hizmetlerin, davacıya ait marka ile karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, her iki marka arasında sırf tercüme sebebi ile karıştırılma ihtimalinin bulunduğunun kabul edilemeyeceğini, müvekkiline ait markanın sonundaki "..... geleneksel çağrışımlar yaptığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davalı başvurusu ile davacı markalarının 556 sayılı KHK’nın 8/1-b bendi uyarınca 35. sınıfta yer alan mal ve hizmetler bakımından benzer olduğu, davacının “...” ve "..." ibaresini içeren markalarının, ... nezdinde....numaraları ile tanınmış marka olarak tescil edilmiş bulunduğu, itiraza gerekçe gösterilen diğer markalarının 556 sayılı KHK’nın 8/4 bendi anlamında tanınmış marka olduğunun ispatlanamadığı,
kaldı ki somut olayda markaların benzer bulunduğu sınıflar açısından 556 sayılı KHK’nın 8/4 maddesinin uygulanmasının mümkün olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile .... ....... sayılı kararının 35/05’in konusunu oluşturan 09. sınıfın 02 ve 03. alt sınıflarında yer alan "Ses ve görüntünün kaydı, nakli veya yeniden meydana getirilmesi (reprodüksiyonu) için cihazlar: kameralar, fotoğraf makineleri, televizyonlar, videolar, cd-dvd kayıt ve oynatıcı cihazlar, mp3 çalar, bilgisayarlar, masa üstü-tablet bilgisayarlar, giyilebilir teknolojik cihazlar (akıllı saatler, bileklikler, başa takılan cihazlar), mikrofonlar, hoparlörler,
kulaklıklar; haberleşme ve çoğaltma amaçlı cihazlar ve bilgisayar çevre donanımları: cep telefonları ve bunların kılıfları, sabit telefonlar, telefon santralleri, bilgisayar yazıcıları, tarayıcılar, fotokopi makineleri (02), Manyetik, optik kayıt taşıyıcılar ve bunlara kaydedilmiş bilgisayar programları ve yazılımları: bilgisayar ağları vasıtasıyla indirilebilen ve manyetik ve optik ortamlara kayıt edilebilen elektronik yayınlar;
manyetik/optik okuyuculu kartlar" mal ve hizmetleri yönünden kısmen iptaline, ... sayılı markanın 35/05’in konusunu oluşturan 09. sınıfın 02 ve 03. alt sınıflarında yer alan "Ses ve görüntünün kaydı, nakli veya yeniden meydana getirilmesi (reprodüksiyonu) için cihazlar: kameralar, fotoğraf makineleri, televizyonlar, videolar, cd-dvd kayıt ve oynatıcı cihazlar, mp3 çalar, bilgisayarlar, masa üstü-tablet bilgisayarlar, giyilebilir teknolojik cihazlar (akıllı saatler, bileklikler, başa takılan cihazlar), mikrofonlar, hoparlörler, kulaklıklar;
haberleşme ve çoğaltma amaçlı cihazlar ve bilgisayar çevre donanımları: cep telefonları ve bunların kılıfları, sabit telefonlar, telefon santralleri, bilgisayar yazıcıları, tarayıcılar, fotokopi makineleri (02), Manyetik, optik kayıt taşıyıcılar ve bunlara kaydedilmiş bilgisayar programları ve yazılımları: bilgisayar ağları vasıtasıyla indirilebilen ve manyetik ve optik ortamlara kayıt edilebilen elektronik yayınlar; manyetik/optik okuyuculu kartlar" mal ve hizmetleri yönünden kısmen hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, tarafların markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında benzerlik bulunduğunu, davalının başvurusundaki baskın unsurun "... ..." olduğunu, "..." ibaresinin de "..." ibaresinin Türkçe karşılığı olduğunu, mahlemece görüşüne başvurulan bilirkişi raporlarının, tarafların mal ve hizmetlerinin hangilerinin benzer olduğu konusunda birbiri ile çeliştiğini, mahkemece bu çelişki giderilmeden hüküm kurulduğunu, müvekkilinin markalarının tanınmış olduğunu, başvurunun tescilinin müvekkilinin markalarının sulanmasına ve ayırt edici karakterinin zedelenmesine neden olacağını,
556 sayılı KHK.'nın 8/4. maddesi şartlarının müvekkilinin lehine oluştuğunu, davalının kötü niyetli olduğu hakkındaki iddialarının mahkemece değerlendirilmediğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı...... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, tarafların markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında benzerlik bulunmadığını, 556 sayılı KHK.'nın 8/4. maddesi şartlarının davacı yararına oluşmadığını, davalının kötü niyetli olmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Dairemizin 22/01/2020 tarih.... sayılı kararıyla, tarafların markaları arasında, 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında bir kısım mal ve hizmetler yönünden benzerlik koşulunun gerçekleştiği, davalı şirketin dava konusu başvurusunda kötü niyetli olmadığı, dava dilekçesinde bildirilen ancak ... kararına itiraz aşamasında bildirilmeyen markaların incelenmesinin gerektiği, hükümsüzlük davası açısından, dava dilekçesinde belirtilen tüm markaların değerlendirilmesi sonucunda, başvuru kapsamındaki 12. sınıfta yer alan tüm mallar ile 35/1 ve 35/5. sınıf kapsamındaki bir kısım hizmetlerin de benzer olduğu,
bu durumda davacı tarafça ... kararına itiraz aşamasında dayanılmayan markalar yönünden, ... kararının iptali davası için farklı, hükümsüzlük davasında dayanılan markalar yönünden ise, hükümsüzlük davası için farklı hüküm kurulması gerektiği, taraf markalarında birbiri ile benzer olmayan mal ve hizmetler yönünden, 556 sayılı KHK'nın 8/4. maddesi koşullarının davacı yararına oluşmadığı, kazanılmış hak koşullarının ise davalı şirket yararına gerçekleşmediği gerekçesiyle davacı vekili ile davalı... vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ'NİN 04/03/2021 TARİH VE...K. SAYILI İLAMININ ÖZETİ: Dairemiz kararının, taraf vekillerince temyizi üzerine, anılan Yargıtay ilamı ile özetle, davacı markalarının dünya çapında herkesçe bilinen çok tanınmış markalar olduğu dikkate alınarak,
556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi uyarınca markanın davanın reddi kapsamında kalan mal ve hizmetler yönünden tescil olunmasının 556 sayılı KHK’nın 8/4 maddesindeki,“Tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde etme veya itibarına zarar verme veya ayırt edici karakterini zedeleme” risklerinden en az birinin gerçekleşme ihtimalinin bulunup bulunmadığı denetime elverişli şekilde tartışılıp değerlendirilmeksizin ve davacı tarafın rapora yönelik ciddi itirazları karşılanmaksızın,
eksik inceleme ve değerlendirme sonucu yazılı şekilde davanın kısmen reddine karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle Dairemiz kararının davacı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
GEREKÇE
Dava, ... kararının iptali ve hükümsüzlük istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dairemizce usul ve yasaya uygun bulunan bozma ilamına uyulmuştur.
Dairemizce uyulmasına karar verilen bozma ilamında da açıklandığı üzere, davacı markalarının dünya çapında herkesçe bilinen çok tanınmış markalar olduğu dikkate alınarak, 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi uyarınca markanın davanın reddi kapsamında kalan mal ve hizmetler yönünden tescil olunmasının, 556 sayılı KHK’nın 8/4 maddesindeki risklerinden en az birinin gerçekleşme ihtimalinin bulunup bulunmadığının denetime elverişli şekilde tartışılıp değerlendirilmesi, davacı tarafın rapora yönelik ciddi itirazları karşılanması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir. Dairemizce de bu amaçla aralarında bilgisayar mühendisinin de bulunduğu heyet aracılığıyla inceleme yaptırılmış, davacı vekilinin bilirkişi raporlarına yönelik ciddi itirazları karşılanmıştır.
Dairemizce alınan 26.09.2021 tarihli bu raporda, 556 sayılı KHK’nın 8/4 maddesindeki üç koşulun da ayrıntılı bir şekilde incelenmesi suretiyle haksız yararlanma, markanın itibarına zarar verilmesi, ayırt edici karakterinin zedelenmesi koşullarının hiçbirisinin somut uyuşmazlık yönünden gerçekleşmediği açıklanmıştır. Sonuçta Dairemizce de davacının, somut uyuşmazlıkta anılan koşulların gerçekleştiğini ispat edemediği kabul edilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Ayrıca Yargıtay HGK.'nın 04.03.2021 tarih ve .,.... sayılı emsal ilamında da belirtildiği üzere, bölge adliye mahkemelerinin ilk derece mahkemesi kararına müdahale ettiği noktalarda Yargıtay’ın bozma kararı vermesi durumunda, dosyanın karar verilmek üzere bölge adliye mahkemesine gönderildiği, bu noktada bölge adliye mahkemesinin alt derece hüküm mahkemesi olarak ilk derece mahkemesiyle aynı sıfatla yargılama yaptığı, denetim görevini kullanmadığı,
temyiz incelemesi sonucunda verilen Yargıtay bozma ilamına yönelik karar vermek üzere alt derece hüküm mahkemesi olarak hukuki dinlenilme hakkı kapsamında aynen ilk derece mahkemesi gibi duruşma açmak zorunda olduğu, açılan bu duruşmada istinaf kanun yolu incelemesi yapmadığı, alt derece hüküm mahkemesi sıfatına uygun şekilde taraflar yararına ayrıca duruşma vekâlet ücretine hükmedilemeyeceği nazara alınarak, somut uyuşmazlıkta da Dairemizce davanın kısmen kabulüne karar verilmesi nedeniyle taraflar yararına ayrıca duruşma vekalet ücretine hükmedilmemiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 20/10/2021
....
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2021/661, K. 2021/1290, 20 Ekim 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama