KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi Davacı İ Davalı
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 28 Haziran 2024
- Esas-Karar No
- 2022/1063 - 2024/1228
- Esas no
- 2022/1063
- Karar no
- 2024/1228
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 07/04/2022
- Numarası
- 2021/257 E. - 2022/106 K.
- Vekilleri
- —
- Davanın konusu
- Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali
Karar Metni
1.037 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davadA Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 07/04/2022 tarih ve 2021/257 E. - 2022/106 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilinin TÜRKPATENT nezdinde 2020/10111 sayılı "..." ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, davalı şirketin 2014/46615, 2014/44575, 2016/103493, 2018/83521 sayılı ve "...", "...", "..." ibareleri markalarını gerekçe göstererek yaptığı itirazın TÜRKPATENT 2021-M-5073 sayılı YİDK kararı ile nihai olarak 2016/103493 sayılı "..." ibareli marka ile benzerlik gösterdiği gerekçesiyle kabulüne karar verilerek başvurunun reddedildiğini, oysa taraf markaları arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, “...” ibaresinin ayırt edici vasfı zayıf bir sözcük olduğunu, markalardaki "vit" ve "fit" eklerinin ayırt edicilik kattığını,
markaların bütüncül olarak değerlendirilmeleri gerektiğini, müvekkilinin başvuru konusu ibare üzerinden üstün hakkının bulunduğunu, "..." ibaresinin daha önce 2017/74917, 2018/40435 nolu başvurularla başka sınıflarda tescil aldığını, dava konusu markanın da bu markaların serisi olarak değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürerek, ... Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu’nun 2021-M-5073 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı Şirket vekili, müvekkilinin 31.sınıf emtiaları içerecek şekilde tescilli çok sayıda “...” ibaresini içerir markasının bulunduğunu, dava konusu markada dikkat çeken unsurun “...” sözcüğü olduğunu, dava konusu markanın müvekkili markalarından biri olarak algılanmasının kaçınılmaz olduğunu, markaların kapsamlarının aynı olduğunu, müvekkilinin www.macrocenter.com.tr alan adından kaynaklı olarak da üstün hakkı bulunduğunu, müvekkili markalarının tanınmış marka statüsünde olduğunu, davacı yanın müktesep hak iddiasının yerinde olmadığını, kaldı ki davacı yanın bahsi geçen markaları aleyhine açılmış davaların istinaf ve temyiz aşamalarında olduğunu, davacı yanın başvurusunu kötü niyetle yaptığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, dava konusu marka kapsamında yer alan 31.sınıf malların tamamı açısından taraf markaları arasında aynı ya da benzerlik düzeyinde bir emtia ilişkisi mevcut ise de, ilgili tüketici kitlesinin, işaretler arasında bütüne etki eden farklılıklar ve ortak unsur niteliğindeki “.../...” ibaresinin zayıflığı karşısında ve işaretlerin somut anlamda birbirlerinin kurumsal kimliklerinden uzaklaşmayı başardığı bir durumda, birbirinden bağımsız iktisadi kaynaklara ait iki ayrı marka karşısında olduğunu derhal algılayabileceği,
tüketicinin taraf markaları arasında herhangi bir ilişki kurmayacağı, dava konusu markanın bir bütün olarak davalı markasının ise “...-fit” şeklinde homojen olmayan bir yapıda algılanacak oluşunun yarattığı kavramsal etki karşısında, tüketicinin işaretler arasındaki işitsel benzerliğe rağmen bir yanılgı yaşama ihtimalinin mevcut olmayacağı, zira tüketicilerin ticaret hayatında “.../...” ibaresini içerir çok sayıda markaya aşina olduğu,
dolayısıyla ilgili tüketicilerin her iki tarafa ait markalar altında sunulan malları karıştırmak suretiyle satın alma yahut bu mallardan yararlanma biçiminde bir yanılgıya düşme ihtimallerinin bulunmayacağı, gerek bütünsel ve gerekse içerisinde bulunan unsurlar itibariyle başvuru konusu işaretin davalı markalarını sunan işletmeyle idarî ve ekonomik anlamda bağlantılı bir işletme tarafından piyasaya sunulduğu biçimde bir algılama oluşturmasının mümkün olmadığı,
işaretler arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma ihtimalinin mevcut olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, TÜRKPATENT YİDK'nın 2021-M-5073 sayılı kararının iptaline karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, "..." ve "..." markalarını 31.sınıfta yer alan emtialar üzerinde, aynı raflarda yan yana görecek olan ortalama tüketicilerin kolaylıkla yanılabileceklerini, "..." esas unsurlu marka ile "..." markasının bütünü itibariyle bıraktığı izlenim ve genel algının oldukça benzer bulunduğunu, kolaylıkla karıştırılabileceklerini, bu nedenle taraf markaları arasında iltibas tehlikesi bulunduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... Ticaret A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde; taraf markalarının "..." ibaresi ile başlayıp ardından yapılan eklemeler ile oluşturulduğunu, tescili talep edilen "..." ibareli marka ile müvekkili firmaya ait markaların benzer olduğunu ve aralarında karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, alınan bilirkişi raporunda davaya konu marka ile itiraza mesnet marka kapsamındaki tüm emtialar yönünden ayniyet ve ayniyet düzeyinde benzerlik bulunduğunun belirtildiğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, marka başvurusunun reddine dair YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, 2020/10111 sayılı "...." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet ".../..." asıl unsurlu marka işaretleri arasında, 6769 sayılı SMK'nın 6/1. maddesi anlamında, ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin olmadığı,
zira "..." ve "..." ibarelerinin Türkçe'de "büyük, geniş" anlamlarına geldiğinden ayırt ediciliklerinin oldukça düşük bulunduğu, her ne kadar tescilli olduğu sürece markanın korunması esas ise de, bu ibareyi içeren markaların koruma kapsamlarının dar değerlendirilmesinin gerektiği, anılan ibarenin ortak olarak yer aldığı markalarda yapılacak küçük değişikliklerin dahi iltibas tehlikesini ortadan kaldıracağı, bu hususun Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2014/14005 Esas, 2015/59 Karar sayılı ilamında da kabul edildiği,
buna göre dava konusu başvurunun, davalının itirazına mesnet markalarından yeterince farklılaştığı, nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 29/11/2023 tarih, 2022/3090 Esas, 2023/6933 Karar sayılı kararında itiraza mesnet "..." ibareli markalar ile "..." ibareli başvuru arasında ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 07/02/2023 tarih, 2021/5747 Esas, 2023/650 Karar sayılı kararında “..." ibareli başvuru ile ".../..." ibareli markalar arasında benzerlik bulunmadığının kabul edildiği anlaşılmakla, davalı ... vekilinin ve davalı ...
Ticaret A.Ş.vekilinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 07/07/2024
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2022/1063, K. 2024/1228, 28 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama