İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2022/1123 K.2024/1302

Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 08/07/2021 tarih ve 2019/13 E. - 2021/272 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili ve davalı ... Kurumu tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin…

Esas2022/1123Karar2024/1302Tarih10 Temmuz 2024Okuma10 dk · 1.913 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1123
Karar No
2024/1302
Karar tarihi
10 Temmuz 2024
İncelenen kararın mahkemesi
ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Tarihi
08/07/2021
Numarası
.....
Davanın konusu
Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.913 kelime·10 dk okuma·5 bölüm

Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 08/07/2021 tarih ve 2019/13 E. - 2021/272 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili ve davalı ... Kurumu tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili, müvekkilinin 99/004268 sayılı “... ... ...” markasının sahibi olduğunu ve bu markayı uzun yıllardır kesintisiz kullandığını, davalının 2017/29544 sayısı ile gerçekleştirdiği "... ... ..." ibareli marka başvurusuna itirazlarının davalı Kurum tarafından nihai olarak 2018-M-9715 sayılı karar ile reddedildiğini, davalı başvurusunun 5/1-c ve 5/1-f hükümlerine açıkça aykırılık teşkil ettiğini, “...” ibaresinin yardımcı unsur olarak kullanıldığı varsayımında dahi başvurunu 5/1-f bendi uyarınca reddinin gerektiğini, zira mal/hizmetin coğrafi kaynağı hakkında yanıltıcı nitelik taşıdığını,

"İnsani Tüketim Amaçlı Sular Hakkında Yönetmelik" ile markanın, ürünün üretim yerini içermemesi haline, marka ibaresinin yanına 1,5 kat büyüklüğünde yazılacak ifade ile kaynağın belirtilmesi gerektiğinin düzenlendiğini, “...” ibaresi ile suyun ... ...... olduğu intibaının yaratılmaya çalışıldığını, “...” ibaresinin kimsenin tekeline bırakılması mümkün değil ise de “...” etiketi ile piyasaya sürülen ürünlerin de tüketiciyi yanıltacağını, davalının “... ...” ürünlerine ilişkin kendi web sitesinde dahi ürünlerinin ... ...’ndan değil Nazilli’den çıkarttığının açıkça görülebileceğini,

davalının sitesinde ürünlerinin kaynağının “... ve Nazilli” olarak yazıldığını, davalı başvurusunun 5/1-a, 5/1-b, 5/1-d maddeleri uyarınca da reddinin gerektiğini, yine davalının başvurunun kötü niyetli olduğunu, dava konusu markanın müvekkili markası ile 5/1-ç uyarınca da ayniyet düzeyinde benzer olduğunu, müvekkilinin markasının tanınmış olduğunu, toplumda ciddi bir tanınmışlık düzeyine eriştiğini, dava konusu markadaki “...” ibaresinin taraf markaları arasındaki karıştırılma ihtimalini ortadan kaldırmadığını, tescili talep edilen markanın müvekkilinin markası ile birebir aynı olduğunu,

bu nedenlerle SMK'nın 6/1 maddesi uyarınca da başvurunun reddinin gerektiğini, davacı başvurusunun aynı zamanda SMK 6/3 maddesi uyarınca da reddinin gerektiğini, zira müvekkilinin “... ... ...” ibaresinin uzun zamandan beri kullanmakta olduğunu ileri sürerek, 2018-M-9715 sayılı YİDK kararının iptali ve 2017/29544 sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ...

Kurumu vekili, dava konusu markanın sadece “...” ibaresinden değil “... ... ...” ibarelerinin bütününden oluştuğunu, başvuruda “...” ibaresinin bulunmasının kendiliğinden tüketicileri yanıltacak nitelikte olmadığını, bu nedenle davacının 5/1-a, b, c, d ve f bentlerine aykırılık iddialarının hukuka uygun olmadığını, yine davacı yan markası ile dava konusu marka arasında iltibasa yol açacak bir benzerliğin bulunmadığını, benzer unsur olan “...” ibaresinin coğrafi bir yer adı olduğunu ve markaların bütün olarak birbirlerinden farklı olarak algılanacaklarını, bütün olarak markanın ayırt ediciliğinin bulunduğunu,

davacı yanın tanınmışlık iddialarına ilişkin SMK 6/5 maddesinin koşullarının somut olayda oluşmadığını, kötü niyet iddialarının herhangi bir delil ile desteklenmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Diğer davalı Şirket vekili, davacı yanın kullanım ispatına ilişkin kurum nezdinde sundukları delilleri kabul etmediklerini, müvekkilinin ...’dan elde edilmeyen kaynak suyu üzerinde "..." ibaresini kullanacağı iddiasının kabul edilebilir bir iddia olmadığını, müvekkilinin toplum nezdinde ulaştığı tanınmışlık düzeyi karşısında davacı yanın hiçbir dayanağı olmayan bu iddialarının reddinin gerektiğini, markasını kanunen kendisine tanınan tescilden itibaren 5 yıllık süre içerisinde kullanım hakkı olduğu gözetildiğinde müvekkilinin gerekli izinleri alarak işbu dava konusu markayı kullanmaya başlayacağını,

...’dan ... çıkarma yetkisi bulunan ve ... ibaresini içerir bir markanın sahibinin, bu markayı ...’dan çıkan sular üzerine kullanabileceği gibi farklı bir kaynaktan elde ettiği ... üzerinde de kullanabileceğini, müvekkilinin markalarının davacı taraf markası ile SMK 5.madde kapsamında ayırt edilemeyecek kadar benzer olmadığı gibi SMK 6.madde gereğince taraf markaları arasında iltibas ihtimalinin de bulunmadığını, “...” ibaresinin bir yer adı olduğunu, bu nedenle taraf markalarında “...” ibaresinin esas unsur olarak kullanılmadığını, müvekkili başvurusunun “...” ve “...” ibareleri ile birlikte değerlendirilmesi gerektiğini,

davacının markasında ise esas unsurun “...” ibaresi olduğunu, müvekkilinin 2010 yılından beri damacana ... satışı yaptığını, dolayısıyla müvekkili markasındaki “...” ibaresinin göz ardı edilebilir olmadığını, tüketicinin taraf markaları arasında yanılgıya düşme ihtimalinin bulunmadığını, “...” ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğunu, coğrafi bir yer adı olduğu ve esasen marka vasfı dahi taşımadığını, davacının markası ile müvekkilinin markası kapsamındaki emtiaların benzerliği koşulunun somut olayda gerçekleşmediğini, davacı markasının tanınmışlığının başvuruya etkisinin bulunmadığı savunarak, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu hususu da gözönünde bulundurularak yapılan incelemede: dava konusu üç ayrı kelimenin bir araya getirilmesi ile oluşturulmuş işaretin, “...” ibaresinin davalının önceki tescilli markaları oluşu da göz önüne alındığında 5/1-a maddesi kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığı,

dava konusu markada ön ses olarak konumlandırılan “...” ibaresinin davalı yan adına hali hazırda 2010 yılından bu yana tescilli markalarının esas unsuru olduğu , bu ibarenin tescile konu mal ve hizmetler bakımından ayırt edici vasfı bulunan, davalı yanca yaratılmış bir marka olduğu, dolayısıyla anılan işaretin herhangi bir şekilde 5/1-b ve c bentlerinde tanımlanan mutlak ret nedenleri çerçevesinde değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, “...” ibaresinin, davalı yanca yaratılmış ve yine davalı adına tescilli bir marka olduğu göz önüne alındığında, anılan ibarenin 5/1-d maddesi kapsamında değerlendirilmeye uygun bir sözcük olmadığı,

dava konusu markanın, başvurusu kapsamında yer alan “Maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar.” Emtialarında doğrudan. “Biralar; bira yapımında kullanılan preparatlar. Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar.

Enerji içecekleri (alkolsüz); proteinle zenginleştirilmiş sporcu içecekleri” emtialarında ise bu emtiaların da içerisine ... katılabilecek nitelikte emtialar oldukları gerekçe gösterilerek 5/1-f maddesi kapsamında değerlendirildiği görülmekte olup bahsi geçen emtialar ve 35. Sınıftaki “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Biralar; bira yapımında kullanılan preparatlar. Maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar.

Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar.

Enerji içecekleri (alkolsüz); proteinle zenginleştirilmiş sporcu içecekleri. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” şeklindeki ilgili emtiaların satış hizmetleri bakımından, “...” ibaresinin 5/1-f maddesi kapsamında değerlendirilebileceği, SMK 6/1 maddesinin koşullarının uyuşmazlık bakımından oluştuğundan bahsedilemeyeceği, “...” ve “...” ibarelerinin birbiri ile benzer dahi olmadığı göz önüne alındığında,

davacının 6/3 maddesi anlamında dava konusu başvuru kapsamındaki işaret açısından hiçbir bir üstün hakkının bulunmadığı, dava konusu marka ile davacı yan markasının benzer dahi olmadığı, davacının coğrafi bir yer adı olan “...” ibaresini, yalnızca kendisi ile özdeşleştirdiği yönünde bir kanaate varılamayacağı, hal böyleyken davacı markasının tanınmışlığının dava konusu başvurunun tescili için bir engel oluşturmayacağı, 6/4 ve 6/5 maddesinin koşullarının uyuşmazlık bakımından meydana gelmediği,

davalının kendi markası olan “...” markasına ek bir takım unsurlar ekleyerek marka başvurusunda bulunmasının, olağan bir tacir davranışı olarak yorumlanabileceği, kötü niyet iddiasının ispatlanamadığı, somut olayda taraf markaları kapsamında 6/1 maddesi uyarınca iltibasa yol açacak bir benzerlik tespit olunmadığı, davacı yanın markasını kullanımı bulunup bulunmamasının sonuca doğrudan bir etkisinin bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile ..... kararının 32. Sınıfta yer alan mal ve hizmetlerin tamamı, 35. Sınıfta yer alan "müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için biralar;

bira yapımında kullanılan preparatlar. Maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar. Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar.

Enerji içecekleri (alkolsüz), proteinle zenginleştirilmiş sporcu içecekleri mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" mal ve hizmet sınıfları yönünden iptaline, YİDK iptaline yönelik fazlaya dair talebin reddine, hükümsüzlük talebinin kısmen kabul kısmen reddi ile davalı şirket adına tescilli 2017/29544 sayılı "... ... ..." ibareli markanın tescilli olduğu 32. sınıfta yer alan mal ve hizmetlerin tamamı, 35. Sınıfta yer alan "müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için biralar;

bira yapımında kullanılan preparatlar. Maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar. Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar.

Enerji içecekleri (alkolsüz), proteinle zenginleştirilmiş sporcu içecekleri mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" mal ve hizmet sınıfları yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, hükümsüzlüğe ilişkin fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; dava konusu markanın 35. sınıfta sayılan tüm mal ve hizmetler yönünden reddi gerekirken yerel mahkemece işbu hususta hatalı tespitler barındıran bilirkişi paporunun esas alınmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, “...” ibaresini kullanımını haklı kılacak hiçbir dayanağı olmayan davalı Şirketin söz konusu başvurusunun tamamen kötü niyetli olup, müvekkilinin markalarının tanınmışlığından faydalanmak suretiyle, halkı ve tüketiciyi yanıltarak piyasada haksız kazanç elde etmeye yönelik olduğunu, davanın SMK'nın 5/1-a,b,c,ç,d maddeleri uyarınca mutlak tescil engelleri ile SMK'nın 6/1, 6/3, 6/4,

6/5 ve 6/9. maddeleri uyarınca nispi tescil engellerine istinaden tümden kabulünün gerektiğini ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak aleyhe kısımları yönünden kaldırılmasını ve davanın tüm mal ve hizmetler yönünden kabulüne karar verilmesini istemiştir.

Davalı ...

Kurumu vekili istinaf başvuru dilekçesinde, dava konusu "... ... ..." ibareli marka başvurusunun bir bütün olarak ele alınması gerektiğini, söz konusu ibareden sadece bir kısmını alarak iltibas ihtimalini ileri sürmenin hukuken kabul edilemeyeceğini, başvuru ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markaların bütünüyle bıraktıkları izlenim itibarıyla ilişkilendirilme ihtimali dahil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzer olmadıklarını, bir bütün olarak dava konusu başvurunun coğrafi kaynak bakımından yanıltıcı nitelik taşımadığını, SMK'nın 5/1-a, b, c, ç, d, f ve 6/1,4,5,9.maddelerindeki koşulların oluşmadığını,

YİDK kararının usul vei yasaya uygun olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE

Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, somut olaya uygulanacak 6769 sayılı SMK'nın 5/1-f maddesinde “Mal veya hizmetin niteliği, kalitesi veya üretim yeri, coğrafi kaynağı gibi konularda halkı yanıltacak markaların,” mutlak tescil engelleri arasında kabul edildiği,

anılan madde uyarınca başvuru aşamasında dahi, ürünlerin coğrafi kaynağı, üretim yeri, niteliği ve kalitesi yönünden halkı yanıltabilecek nitelikte olan marka başvurularının reddinin gerektiği, ... suyunun, ... ...sınırları içinde bulunan ... .... çıkan memba suyunun adı olduğu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 08.07.2019 tarih, 2018/2795 Esas, 2019/5044 Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere başvuru kapsamında yer alan 32. sınıftaki "Biralar; bira yapımında kullanılan preparatlar.

Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar.

Enerji içecekleri (alkolsüz); proteinle zenginleştirilmiş sporcu içecekleri” mallarının da niteliği itibariyle içerisine ... katılabilecek emtialardan oldukları, davalının daha önce ... bölgesi suyu ile anılan malların üretimi veya bu nitelikteki malların pazarlanması faaliyetiyle uğraştığı veya böyle bir faaliyet izninin bulunduğu konusunda bir iddia ve ispatının bulunmaması karşısında, sayılan mallar ve 35. sınıfta 32.sınıf malların satışına özgülenmiş mağazacılık hizmetleri yönünden dava konusu "... ... ..." ibareli başvurunun,

coğrafi kaynak konusunda yanıltıcı nitelik taşıdığı ancak davacının SMK'nın 5/1.maddesindeki sair mutlak tescil engellerine ilişkin iddiasının yerinde olmadığı, öte yandan dava konusu "... ... ..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "... ... ..." ibareli markası arasında SMK'nın 6/1.maddesi anlamında benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, dava konusu başvuru üzerinde davacının SMK'nın 6/3.maddesi uyarınca önceye dayalı üstün hak sahibi olduğunu kanıtlayamadığı, marka işaretleri arasında benzerlik bulunmadığından davacı markasının tanınmışlığın dava konusu başvurunun tesciline engel oluşturmadığı,

kötüniyet iddiasının ispatlanamadığı anlaşılmakla, davacı vekili ve davalı ... Kurumu vekilinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;

1-Davacı vekili ve davalı ... Kurumu vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,

2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60'ar-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı vekili ve davalı ... Kurumu vekili tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70'er-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,90'ar-TL'nin davacı ve davalı ... Kurumundan ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına,

3-İstinaf aşamasında davacı ve davalı ... Kurumu tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdelerinde bırakılmasına,

4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 10/07/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 14/07/2024

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2022/1123, K. 2024/1302, 10 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. Gerekçe
  7. Gerekçeli Kararın Yazıldığı Tarih : 14/07/2024
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1123
Karar No
2024/1302
Tarih
10 Temmuz 2024

İlgili Kararlar

  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2022/1125 K.2024/1303
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2022/1126 K.2024/1304
  • Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/1126 K.2024/721
  • Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/1128 K.2024/745
  • Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/1132 K.2024/679
  • Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/1133 K.2024/826

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.