KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi Vekili
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 13 Aralık 2024
- Esas no
- 2022/1818
- Karar no
- 2024/2018
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 18/05/2022
- Numarası
- 2021/150 E. - 2022/150 K.
- Davacı
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan), Hükümsüzlük
Karar Metni
868 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 18/05/2022 tarih ve 2021/150 E. - 2022/150 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilinin çok sayıda "..." ibareli tanınmış markalarının bulunduğunu, davalının 31.12.2019 tarihinde 1 ve 4. sınıf ürünleri içeren "..." ibareli 2019/136672 sayılı marka tescil başvurusuna itirazlarının YİDK tarafından reddedildiğini, oysa başvuru markasının kapsadığı malların, müvekkilinin mesnet markaları ile aynı ya da benzer olduğunu, taraf markalarının ortalama tüketiciler nezdinde bıraktığı iz itibariyle işitsel, görsel ve biçimsel olarak benzer olduğunu, başvurunun davacı markalarının bir başka versiyonu veya serisi yahut uzantısı olarak algılanabileceğini,
"..." ibaresinin anlamsız ve yaratılmış bir sözcük olduğundan ayırt ediciliğinin yüksek olduğunu, uzun yıllara dayanan yaygın ve yoğun kullanım ve tanıtımlarla ayırt ediciliği yüksek tanınmış marka niteliği kazandığını, “...” sözcüğünün tercih edilmesinin rastlantıdan ibaret olmadığını, davalının başvuru konusu işareti davacı markasına yanaştırma yönündeki eylemlerinin tamamen kötüniyetli bulunduğunu,
davacının davalı Şirket'in müdürü ve kurucularından olan ...'ın "..." ibareli 2018/80043 numaralı ve 01. ve 04. sınıftaki mallar üzerinde yaptığı marka tescil başvurusuna ilişkin Ankara 5. FSHHM nezdinde açtığı 2020/118 esas sayı YİDK karar iptali ve hükümsüzlük davasının hem işaretlerin benzerliği hem de malların ayniyeti şartı gerçekleştiğinden karıştırılma ihtimalinin bulunduğu gerekçesiyle kabul edildiğini, ...'ın, bu mahkeme kararını dolanarak bu sefer ...
Kimya üzerinden markanın çok az değiştirilmiş halini tescil ettirmeye çalıştığını ileri sürülerek, TÜRKPATENT YİDK'nın 2021-M-2867 sayılı kararının iptali ile 2019/136672 sayılı marka başvurusunun yargılama sırasında tescil edilmesi halinde hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı ... tarafından davaya cevap verilmemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davalının " Şekil+ ..." ibareli marka başvurusu ile davacıya ait " ... " ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ,sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı,
ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davacının tescilli markaları arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar / hizmetler algısı da oluşmayacağı, taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK 6/1 maddesindeki iltibasın bulunmadığı, davacı tarafın markaları yönünden SMK 6/5 maddesindeki tanınmışlık koşulunun da oluşmadığı, kötüniyetli veya TTK 54 ve devamı anlamında haksız rekabet oluşturacak şekilde başvuru yapıldığı iddiasının kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davaya konu “...” markasının, müvekkilin “...” markaları ile karıştırılacak düzeyde benzer olduğunu, "..." ibaresi anlamsız ve yaratılmış bir sözcük olduğundan ayırt ediciliğinin yüksek olduğunu, uzun yıllara dayanan yaygın ve yoğun kullanım ve tanıtımlarla ayırt ediciliğinin daha da yüksek seviyelere ulaştığını, tanınmış marka niteliği kazandığını, davalının, müvekkilin uzun yıllardan bu yana fiilen kullandığı tanınmış markasına yönelik bilinçli, karışıklık yaratacak işaretin ayırt edilemeyecek derecede benzerini marka olarak tescil ettirmesi ve kullanmasının,
tamamen haksız gelir elde etme ve müvekkiline zarar verme amaçlı, ticari dürüstlüğe aykırı kötüniyetli bir davranış olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, YİDK kararı iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalının "şekil+..." ibareli marka başvurusu ile davacıya ait itiraza mesnet olarak gösterilen "..." ibareli tescilli markalar arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle SMK'nın 6/1. maddesi anlamında görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerliğin söz konusu olmadığı, zira davacı markalarında bulunmayan "M" ve "H" harflerinin dava konusu başvuruda belirgin olarak yer aldığı,
bir bütün olarak şekil unsuru ve tertip tarzı itibariyle başvuruya yeterli düzeyde ayırt edicilik sağlandığı, davacı markalarına yanaşma durumunun söz konusu olmadığı, nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 04/11/2024 tarih, 2023/6151 Esas, 2024/7690 Karar sayılı kararında da davacının "..." ibareli markaları ile "... ...+şekil" ibareli başvurunun benzer bulunmadığı, marka işaretleri benzemediğinden SMK'nın 6/5. maddesindeki tanınmışlık koşulunun oluşmadığı,
dava konusu marka açısından SMK'nın 6/9. maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiasının da ispatlanamadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 19/12/2024
Başkan · ... Üye · ... Üye · ... Katip · ...
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2022/1818, K. 2024/2018, 13 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama