KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi Vekili
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 6 Aralık 2024
- Esas-Karar No
- 2022/1952 - 2024/1984
- Esas no
- 2022/1952
- Karar no
- 2024/1984 TÜRK MİLLETİ ADINA
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 04/07/2022
- Numarası
- 2021/417 E. - 2022/528 K.
- Davacı
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı
Karar Metni
712 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 04/07/2022 tarih ve 2021/417 E. - 2022/528 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilinin ... plakalı araç ile davalı şirketin alt yüklenicisi olarak ...
Bankası Genel Müdürlüğü personelini taşıma işini düzenli bir şekilde ve aksatmadan ifa ettiğini, taşıma işi karşılığında 31/01/2021 tarihli GIB2021000000001 nolu 5.616,00TL bedelli, 26/02/2021 tarihli GİB2021000000002 nolu 4.576,00TL bedelli, 31/03/2021 tarihli GIB2021000000004 nolu 2.563,60TL bedelli, 26/02/2021 tarihli GIB2021000000005 nolu 1.508,00TL bedelli faturaları düzenleyerek davalı şirkete teslim ettiğini, davalı şirket tarafından bu faturaların tamamının ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibinin davalının itirazı sonucu durduğunu ileri sürerek,
davalı/borçlunun Ankara 6. İcra Müdürlüğü 2021/5320 E. sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptalini, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacıya borcunun bulunmadığını, bu hususun müvekkilin ticari defter kayıtlarıyla sabit olduğunu, borcun kabulü anlamına gelmemek kaydıyla, fatura alacağına takip öncesi faiz işletilmesinin de mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini, davacının % 20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davacı tarafça davalıya düzenlenen faturalar hususunda taraf defterleri arasında herhangi bir uyuşmazlık olmadığı, davalı defterlerinde, davacıya hitaben düzenlenen iade faturalarının davacının e-mail adresine e-posta olarak gönderildiği beyan edilmiş ise de, bu faturaların davacıya tebliğ edildiğine dair belge sunulmadığı gibi, iade faturalarının hangi nedenle düzenlendiğine dair tevsik edici belgelerin de bulunmadığı,
davalı vekilince bilirkişi raporuna karşı sunulan bila tarihli itiraz dilekçesinde de yalnızca iade faturalarının alacak borç ilişkisinde nazara alınmasının gerektiğinin belirtildiği anlaşılmakla, davalı defterlerinde yer alan iade faturalarına konu tutar nazara alınmaksızın bilirkişi raporundaki tespitler doğrultusunda takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 14.263,60 TL tutarında alacaklı olduğu anlaşılmakla, bu tutar üzerinden davanın kısmen kabulüne, alacağın likit olması nazara alınarak icra inkar tazminatına hükmedilmesine,
takip tarihinden evvel davalının temerrüde düşürülmediği anlaşıldığından takip dosyasında talep edilen işlemiş faize ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davacının düzenlediği faturalara konu hizmeti eksiksiz şekilde yerine getirdiği olgusunun ispatının sağlanmadığını, müvekkili tarafından düzenlenen iade ve fiyat farkı faturaları hesaba katılmadan kurulan hükmün hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının Ankara 6. İcra Dairesi'nin 2021/5320 sayılı icra takibinde borcun sebebi olarak dayandığı dört adet faturanın davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu,
buna karşılık davalı tarafından düzenlenen iade ve fiyat farkı faturalarının davacının ticari defterlerine kaydedilmemesi nedeniyle hesaplamada dikkate alınamayacağı, faturaya süresinde itiraz etmeyen ve ticari defterine kaydeden tarafın faturaya konu malı/hizmeti teslim aldığının kabulünün gerektiği (Bkz.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 27/10/2011 tarih, 2011/3549 Esas ve 2011/3335 Karar sayılı kararı), buna göre davacı tarafın, icra takibinde davalının defterlerinde kayıtlı bulunan dört adet faturaya istinaden talep ettiği 14263,60 TL asıl alacak yönünden davalının itirazında haksız olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 19/12/2024
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2022/1952, K. 2024/1984, 6 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama