KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi Davacı Vekili
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 23 Ocak 2025
- Esas no
- 2022/2024
- Karar no
- 2025/87
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 15/10/2020
- Numarası
- 2019/509 E. - 2020/426 K.
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
Karar Metni
1.337 kelime·7 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 15/10/2020 tarih ve 2019/509 E. - 2020/426 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, taraflar arasında 29.05.2018 tarihinde imzalanan sipariş formu gereği, müvekkili şirketin sözleşme konusu lisansları davalıya teslim ettiğini, dava dışı ... tarafından da lisansların davalı adına kayıt altına alındığını, müvekkili tarafından sözleşmeye istinaden düzenlenen 07.06.2018 tarihli 1.982.282,00 TL bedelli faturanın vadesinin sözleşme şartları doğrultusunda 30.11.2018 tarihi olduğu halde davalı tarafından ödenmediğini, bunun üzerine davalıya Beyoğlu 17. Noterliğinin 17.12.2018 tarihli ve 18257 yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderildiğini,
davalı şirket tarafından keşide edilen Ankara 20. Noterliğinin 27.12.2018 tarihli ve 24143 yevmiye numaralı ihtarnamesinde borç kabul edilerek uzlaşılan vade farkı ile birlikte borcun 2019 yılı Şubat ayı içerisinde ödeneceğinin beyan edildiğini, bu kapsmada 24.01.2019 tarihinde 139.240,00 TL, 02.05.2019 tarihinde 42.480,00 TL bedelli iki adet vade farkı faturasının davalı şirkete tebliğ edildiğini, davalı şirketin 19.12.2019 tarihinde borcu kapatacağını beyan etmesine rağmen daha önceden yaptığı 1.060.701,00 TL dışında başkaca bir ödeme yapmadığını,
bunun üzerine Ankara 32. İcra Müdürlüğünün 2019/10928 Esas sayılı dosyası ile başlatılan takibin itiraz üzerine durduğunu ileri sürerek, itirazın iptalini, takibin devamını, %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının fatura kesmiş olmasının hizmet sunulduğu anlamına gelmeyeceğini, söz konusu hizmetin müvekkili şirkete dava dışı ...
Şirketi tarafından sağlandığını, nitekim sözleşmelerde de hep ...'nin sağlayacağı hizmetler ile ilgili hükümler ve koşulların belirlendiğini, 29.05.2018 tarihinde imzalanan sipariş dökümanında, ödemenin Kasım 2018 de yapılacağının kararlaştırıldığını, 27.12.2018 tarihli müvekkili şirket bildiriminde ise ödemenin anlaşılan vade farkı ile birlikte Şubat ayında yapılacağının belirtildiğini, 2019 Şubat ayında ise hizmetin ... tarafından sağlanması nedeniyle müvekkili şirketin finans ve muhasebe birimlerinin fatura tutarı ile mutabık olunmadığını bildirdiklerini,
mutabık olunan 1.060.761,00 TL tutarındaki ödemenin 19.02.2019 tarihinde davacı şirket hesabına gönderildiğini savunarak, davanın reddini, %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatının davacıdan tahsilini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davacı şirketin, 29.05.2018 tarihli sözleşme gereği lisanslama işlemlerini gerçekleştirdiği, davalı şirket tarafından ihtar keşide edilene ve takip yapılana kadar hizmet alamadığına ilişkin savunmada bulunulmadığı, alamadığı hizmetler yönünden dosyaya delil sunulmadığı, davacının ödeme talebi üzerine davalı tarafından Şubat ayında uzlaşılan vade farkı ile birlikte ödeme yapılacağının kabul edildiği,
her ne kadar davacı tarafından 02.05.2019 tarihli vade farkı faturası keşide edilmiş olsa da, sözleşmede gecikme halinde vade farkı ödeneceğine ilişkin bir hüküm olmadığı gibi tarafların bu konuda bir mutabakatının da bulunmadığı, alacağın tespitinin yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile,
davalının, Ankara 32. İcra Dairesi'nin 2019/10928 Esas sayılı dosyasında 1.060.761,00 TL asıl alacak yönünden yaptığı itirazın iptali ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %21,25 oranını geçmemek üzere TTK'nın 1530/7. maddesine göre hesaplanacak değişen oranlarda temerrüt faizi uygulanmak üzere takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacı vekilinin icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, mahkemenin esas alacak yönünden davanın tamamı ile kabul edilerek itiraz kaldırılmış olmasına rağmen icra inkar tazminatı taleplerinin reddine karar verilmesinin hukuka uygun olmadığını, alacak doğumunda muaayyen ve likit olduğundan itirazın iptali ile birlikte %20 inkar tazminatına karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davacının faturalar karşılığında müvekkili şirkete hizmet verdiğini kanıtlayamadığını, bilirkişi raporunda davacı tarafından müvekkili şirkete sunulan bir hizmet bulunup bulunmadığını incelemediğini, davacıya yapılan 1.060.761,00 TL tutarında ödeme dikkate alınmaksızın karar verildiğini, borç tutarından yapılan bu ödemenin mahsup edilmesinin gerektiğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
1-Dava, faturaya dayalı alacak için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacı şirketin, 29.05.2018 tarihli sözleşme gereği davalı taraf lehine gerçekleştirdiği lisanslama işlemleri için düzenlediği 07/06/2018 tarihli 1.982.282,00 TL bedelli faturanın ödenmesi için davacı tarafından davalıya gönderilen ihtarname üzerine davalı Şirket'in davacıya gönderdiği Ankara 20.Noterliği'nin 27/12/2018 tarih, 24143 sayılı cevabi ihtarnamesiyle, 1.982.282,00 TL bedelli faturanın vade farkı ile birlikte ödeneceğinin belirtildiği,
bu durumda hizmetin verilmediğine dair davalı savunmalarına itibar edilmemesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu takibin anılan fatura ile iki adet vade farkı faturasının bakiye kısmından kaynaklandığı, mahkemece davalı tarafından 19/02/2019 tarihinde yapılan 1.060.761,00 TL'lik ödemenin toplam alacak tutarından mahsup edilerek yazılı şekilde karar verildiği anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf itirazlarının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin istinaf itirazı münhasıran, müvekkili lehine icra inkar tazminatı takdir edilmesi gerektiğine ilişkindir. Nitekim somut olayda alacak faturaya dayalı olup, davalı tarafından Ankara 20.Noterliği'nde düzenlenen 27/12/2018 tarih, 24143 sayılı cevabi ihtarname ile de kabul edilmiştir. Bu durumda mahkemece, alacağın likit olduğunun kabulü ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ile bu talebin reddi doğru bulunmamıştır.
Bu itibarla, HMK'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce davalı vekilinin istinaf itirazlarının reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 12/02/2025
Başkan · ... Üye · ... Üye · ... Katip · ...
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2022/2024, K. 2025/87, 23 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama