KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi Davalı
- Karar tarihi
- 31 Ocak 2025
- Esas-Karar No
- 2022/2090 - 2025/194
- Esas no
- 2022/2090
- Karar no
- 2025/194
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 27/01/2022
- Numarası
- 2021/180 E. - 2022/34 K.
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davanın konusu
- YİDK Marka Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
Karar Metni
1.762 kelime·9 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 27/01/2022 tarih ve 2021/180 Esas - 2022/34 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilinin "..." ve "..." ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, bu markaları mesnet göstererek davalı şirketin 2020/05606 sayılı ve "..." ibaresinin 29, 30 ve 35. sınıf mal ve hizmetlerde marka olarak tescili için diğer davalı '...'e başvuruda bulunduğunu, başvuruya yaptıkları itirazın 2021-M-1334 sayılı YİDK kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa başvurunun müvekkili markalarına iltibasa sebebiyet verecek derecede benzediğini, benzer mal ve hizmetleri kapsadığını, müvekkili markalarının bir devamı gibi algılanacağını, SMK'nın 6/5. maddesi uyarınca da tescil engeli bulunduğunu,
başvurunun kötüniyetle yapıldığını ileri sürerek, 2021-M-1334 sayılı YİDK kararının 29, 30 ve 35. sınıf mal ve hizmetler yönünden iptaline ve dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı Şirket, davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, dava konusu marka kapsamında yer alan 30. sınıf emtialar ile 30. sınıf emtiaların satışına özgülenmiş 35. sınıf hizmetler bakımından taraf markaları arasında “emtiaların benzer olması” şartının sağlandığı; taraf markaları arasındaki uyuşmazlığın “.../...” ibarelerini içermelerinden kaynaklandığı; dava konusu markanın, davacıya ait (2012/24176 sayılı marka hariç) markalar ile görsel, işitsel ve kavramsal olarak düşük seviyede benzer olduğu, düşük seviyedeki benzerliğin karıştırılma ihtimaline yol açmayacağı;
dava konusu marka başvurusunun, davacıya ait 2012/24176 sayılı “...” ibareli marka ile ise benzer olduğu; davacıya ait bahsi geçen marka salt “...” ibaresinden oluşmakta olup, marka kapsamında başka bir şekil ya da kelime unsuru bulunmadığı, dolayısıyla markanın esaslı ve tek unsurunun “...” ibaresi olduğu, “...” ibaresi bir coğrafi yer adı ise de, “...” şeklindeki tamlamanın tanımlayıcı olmadığı ve ayırt ediciliğinin bulunduğu; bu ibarenin marka olarak davacı şirket adına tescil edildiği,
dava konusu marka başvurusunda ise “...” ibaresi yanında yer alan ve fakat bağımsız karakterini devam ettiren “...” ibaresi nedeniyle taraf markalırının görsel ve işitsel olarak benzediği, davacıya ait markanın, dava konusu markada kullanılmış olmasının, tüketici nezdinde iltibasa yol açacağı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, ... YİDK'nın 2021-M-1334 sayılı kararının “30.
Sınıf: Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar.
35. Sınıf: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar.
Dondurmalar, yenilebilir buzlar. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” mal ve hizmetleri bakımından iptaline, davaya konu marka tescil edilmediğinden hükümsüzlük konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, YİDK kararının 29. sınıf bakımından da iptali taleplerinin reddedildiğini, oysa 29 ve 30. sınıf malların benzer olduğunu ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, tarafların markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında benzerlik bulunmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
1-Dava, YİDK marka kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu markadaki "..." ibaresi ile davacının 2012/24176 sayılı markasındaki "..." ibaresinin benzer olduğu, davalı şirket markasındaki "..." ibaresinin davalı markasının davacının itiraza mesnet markasından yeterince uzaklaşmasını sağlamadığı,
bu hale göre, taraf markalarının benzer mal ve hizmetlerde kullanılmasının taraf markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi uyarınca ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimaline sebebiyet verebileceği, emtia benzerliğinin de kısmen gerçekleştiği anlaşılmakla, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin istinaf itirazlarının incelenmesine gelince; yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere, dava konusu markanın 29, 30 ve 35. sınıf mal ve hizmetlerde tescili talep edilmiş, davacının 2012/24176 sayılı markası ile dava konusu marka arasında iltibas bulunduğunun tespiti üzerine, davacının itiraza mesnet markası kapsamındaki "30. Sınıf: Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler" malları ile dava konusu markanın kapsamındaki "30.
Sınıf: Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar.
35. Sınıf: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar.
Dondurmalar, yenilebilir buzlar. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” mal ve hizmetleri benzer bulunarak, dava bu mal ve hizmetler yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde davalı şirket markası kapsamındaki 29. sınıf mallar yönünden de emtia benzerliğinin gerçekleştiğini ileri sürmüştür. Ancak, belirtmek gerekir ki, davacı vekili, istinaf sebeplerinde müvekkilinin diğer markalarının da dava konusu marka ile benzer olduğunu ileri sürmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin yerleşik kararlarında açıklandığı üzere mal ve hizmetler arasında benzerlik olup olmadığı değerlendirilirken her iki grup mal ve hizmetlerin aynı tüketici kitlesine hitap edip etmediği, birbirine alternatif olup olmadıkları, aynı dağıtım veya dolaşım yollarına sahip olup olmadığı, hammadde-mamül ilişkisinin bulunup bulunmadığı, birbirlerini bütünleyici/ tamamlayıcı olup olmadıkları gibi hususlarının dikkate alınması gerekmektedir.
Buna göre yapılan değelendirmede; dava konu başvuru kapsamında 29. sınıfta "Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Kuru bakliyat. Hazır çorbalar, bulyonlar. Zeytin, zeytin ezmeleri. Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil). Yenilebilir bitkisel yağlar. Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler.
Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. Yumurtalar, yumurta tozları. Patates cipsleri." malları yer almaktadır. Davacının 2012/24176 sayılı markası ise 30. Sınıf "Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler" malları için tescillidir.
Yukarıda belirtildiği gibi, ilk derece mahkemesince davacı tarafın sadece 2012/24176 sayılı markası dava konusu marka ile benzer bulunduğundan ve bu husus taraflar arasında kesinleştiğinden, başvuru kapsamındaki 29. sınıf mallarla davacının 2012/24176 sayılı markası kapsamındaki 30. sınıf malların benzerliğinin tartışılması gerekmektedir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 11.01.2024 tarih ve 2022/4188 E.-2024/196 K. sayılı kararında 30. sınıfta yer alan "Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler" malları ile 29. sınıfta yer alan "Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin." mallarınının benzer olduğuna ilişkin Dairemiz kararı onanmış olup, bu duruma göre başvuru kapsamında yer alan 29. sınıf mallardan "Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin." malları ile 35. sınıfta anılan malların perakendeciliği hizmetleri bakımından da davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, bu hususun gözetilmemesi doğru olmamıştır.
HMK'nın 353/1-b-2. maddesine göre, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 01/03/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2022/2090, K. 2025/194, 31 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama