KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi Davacı Vekilleri
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 6 Şubat 2025
- Esas-Karar No
- 2022/2190 - 2025/222
- Esas no
- 2022/2190
- Karar no
- 2025/222
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 09/02/2022
- Numarası
- 2021/171 E. - 2022/44 K.
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali
Karar Metni
766 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 09/02/2022 tarih ve 2021/171 E. - 2022/44 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, davalının 2020/13460 sayılı "... acoustik" ibareli marka başvurusuna karşı, davacının “...” markalarını mesnet göstererek gerçekleştirdiği benzerlik, tanınmışlık ve kötüniyet gerekçeli itirazının dava konusu YİDK kararı ile reddedildiğini, "..." markasının tanınmış marka olduğunu, markalar arasında öncelik sonralık ilişkisi çerçevesinde işaret ve kapsam benzerliğinin söz konusu olduğunu, başvurunun kötüniyetle yapıldığını ileri sürerek, YİDK’nın 26.04.2021 tarih ve 2021-M-2884 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili, dava konusu markalar arasında m. 6/1 kapsamında benzerlik olmadığını, tanınmışlık şartlarının gerçekleşmediğini ve kötüniyet iddialarının ispatlanamadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... Tekstil Sanayii ve Ticaret Anonim Şirketi, davaya cevap dilekçesi sunmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davacı markalarının esas unsurunun "..." ibaresi üzerinde toplandığı, dava konusu marka başvurusunun esas unsunun ise "..." ibaresi olduğu, dava konusu marka başvurusunda yer alan "..." ibaresinin markasal ayırt edicilik incelemesinde arka planda kaldığı, karşılaştırılan markalar arasında SMK m.6/1 hükmü uyarınca ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesinin bulunmadığı,
davacının "..." markasının denim üretiminde sektörel tanınmışlığı bulunduğu ancak dava konusu marka işaretleri aynı/benzer olarak değerlendirilmediğinden SMK m.6/5 hükmü koşulunun somut olayda oluşmadığı, davalı şirketin kötü niyetle hareket ettiğini gösterir somut olgu da ileri sürülmediğinden kötü niyet iddiasının yerinde bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, karşılaştırılan markalar arasında "..." ibaresinin ortaklığından kaynaklanan ayniyet ya da ayırt edilemez düzeyde benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, “... acoustik” markasını gördüğünde tüketicinin aklına müvekkilinin “...” markalarının geleceğini, müvekkilinin markalarının tanınmış olduğunu, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda da denim üretiminde sektörel tanınmışlığın kabul edildiğini, davalının bu tanınmışlıktan yararlanmaya çalıştığını, basiretli bir tacir gibi hareket etmediğini,
markayı devralmak ya da özgün bir marka oluşturmak yerine hukuka aykırı yollara başvurarak markayı taklit etmesinin başvurunun kötüniyetle yapıldığını gösterdiğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
: Dava, YİDK marka kararının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktıkları izlenimin dikkate alınması suretiyle belirleneceği, buna göre "..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." asıl unsurlu markaları arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında görsel,
işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, zira dava konusu başvurunun vurguyu üzerinde toplayan asli unsurunun "..." ibaresi olduğu, davacı markalarının asli unsurunun ise "..." ibaresinden oluştuğu, karşılaştırılan markaların asli unsurları arasında benzerlik bulunmadığı gibi dava konusu başvuruda üst kısımda asli unsura nazaran çok daha küçük puntoyla yazılan "..." ibaresinde de "..." sözcüğünün ön plana çıkarılmadığı, bir bütün olarak dava konusu başvuruda, davacının mesnet markaları karşısında yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı,
davacı adına tescilli markaların "denim üretimi" alanında sektörel tanınmışlığının bulunduğu bilirkişi raporu ile tespit edilmiş ise de, başvuru yönünden SMK'nın 6/5.maddesindeki şartların oluştuğunun ispat olunamadığı, bunun yanında marka işaretleri arasında benzerlik görülmediğinden, davacı markalarının tanınmış olmasının başvurunun tesciline engel oluşturmayacağı,kötüniyet iddiasının ispatlanamadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/02/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2022/2190, K. 2025/222, 6 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama