KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi Mahkemesi
- Karar tarihi
- 19 Nisan 2024
- Esas no
- 2022/523
- Karar no
- 2024/743
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
- Tarihi
- 27/01/2022
- Numarası
- 2021/229 E. - 2022/20 K.
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- YİDK Kararının İptali, Marka Tescili
Karar Metni
619 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 27/01/2022 tarih ve 2021/229 Esas - 2022/20 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilinin 2020/137300 sayılı ve "...+şekil" ibareli başvurusunun, 39. sınıfta yer alan "Kara deniz ve hava taşımacılığı hizmetleri ve kara, deniz ve hava taşıtlarının kiralanması hizmetleri, tur düzenleme, seyahat için yer ayarlama, seyahat ile ilgili bilet sağlama, kurye hizmetleri.
Malların depolanması, paketlenmesi ve sandıklanması hizmetleri." yönünden Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından SMK'nın 5/1-b-c maddeleri uyarınca kısmen reddedildiğini, müvekkilinin bu karara karşı yaptığı itirazının dava dava konusu YİDK kararı ile reddine karar verildiğini, oysa müvekkilinin başvurusunun reddedilen hizmetler bakımından ayırt edici olduğu gibi tanımlayıcı da bulunmadığı, "..." ibareli birçok markanın bulunduğunu, müvekkilinin başvurusu ile aynı anlama gelen "..." ibaresinin de tescilli bulunduğunu ileri sürerek,
2021-M-4419 sayılı YİDK kararının iptaline ve başvurunun tescil edilmek istenen tüm hizmetler yönünden tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, dava konusu markanın ilgili tüketici kitlesi tarafından hiçbir tereddüte yol açmadan "hızlı kargo hizmetleri" şeklinde algılanacağı, başvurunun reddedilen hizmetler açısından tanımlayıcı olduğu ve ayırt edici bulunmadığı, başvuruda yer alan şekil unsurunun tali nitelikte bir unsur olup, markanın bütününe ayırt edicilik kazandırmadığı, dava konusu YİDK kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, dava konusu başvurunun ayırt ediciliğinin bulunduğunu, başvurunun rengi, şekil unsuru ve yazı stili dikkate alındığında başvurunun bütünsel olarak ayırt ediciliği haiz olduğunu, davalı Kurum nezdinde tescilli "..." ibareli birçok markanın bulunduğunu, dava konusu başvurunun tanımlayıcı da olmadığını, dava konusu başvuru ile aynı anlama gelen "..." ibareli markanın tescilli bulunduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesinin kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, marka başvurusunun kısmen reddine dair YİDK kararının iptali ve başvurunun tescil edilmek istenen tüm hizmetler yönünden tescili istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu başvurunun "..." ibaresinin, uyuşmazlık konusu 39. sınıf hizmetlerin tüketicisi nezdinde doğrudan, "hızlı kargo hizmetleri" olarak algılanacağı, markasal bir algı yaratmayacağı, diğer bir deyişle bir işletmenin mal ve hizmetlerini bir başka işletmenin mal ve hizmetlerinden ayırt etmeye elverişli olmadığı, dava konusu başvuruda yer alan şekil unsurunun da dava konusu başvuruya ayırt edicilik katmadığı,
dolayısıyla dava konusu başvurunun SMK'nın 5/1-b ve 5/1-c maddeleri karşısında tescilinin mümkün bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/05/2024
Başkan · ... Üye · ... Üye · ... Katip · ...
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2022/523, K. 2024/743, 19 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama