KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 30 Mayıs 2025
- Esas no
- 2023/1025
- Karar no
- 2025/1202
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 01/02/2023
- Numarası
- 2022/62 E. - 2023/25 K.
- Davanın konusu
- YİDK Kararı İptali
Karar Metni
779 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 01/02/2023 tarih ve 2022/62 E. - 2023/25 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilinin 2020/39005 başvuru sayılı markasına yönelik davalı firmanın itirazı üzerine 30. Sınıftaki mallar ile 35. Sınıftaki hizmetler açısından davalı itirazının kabul edilerek markanın kısmen reddedildiğini, kurumun benzer nitelikte tescillere daha önce onay verdiğini, müvekkilinin markasının davalı markasından tamamen farklı olduğunu, 54 ibaresi içeren çeşitli markaları bulunduğunu, emsal yargı kararları bulunduğunu ileri sürerek 2021-M-10720 sayılı dava konusu YİDK kararının iptalini ve markanın tescilini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, müvekkilin 1965 yılından beri faaliyette olduğunu, 2011 yılında yöresel üretim imalathanesi kurduğunu, 2014 yılında Sakarya Bal Kabağının inovasyonunu gerçekleştirdiğini, ... ibareli 20'ye yakın patentli ürünün Türkiye'de ve Dünya'da ilk defa üretim ve satışını sağladığını, ... denildiğinde akla gelen ilk işletme olduğunu, markaların karıştırılacağını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının "... " ibareli marka başvurusu ile davalının "..." ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, başvuru markasının reddedilen mallar/hizmetleri ile davalı markalarının kapsamındakilerle benzer mallar/hizmetler olduğu, SMK'nın 6/1. maddesindeki iltibas koşullarının oluştuğu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08/06/2016 tarih 2014/11-696 E 2016/778 K sayılı kararı uyarınca iltibas incelemesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenebileceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, mahkemenin yeniden rapor aldırmadan ve gerekçesiz olarak iltibas mümkündür denilerek raporun hilafına karar vermesinin doğru olmadığını, davalı firma tarafından tescil edilen "..." ifadesinin herkes tarafından bilinen ve kullanılan bir kelime olduğunu, marka sahibi tarafından uydurulmuş, bulunmuş ve kamuya sunulmuş bir ibade olmadığını, nitekim marka araştırması yapıldığında bu ibarenin birçok firma tarafından ekler getirilerek kullanıldığını, mahkemece verilen kararın doğru olmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, YİDK kararı iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının "... " ibareli marka başvurusu ile davalının "..." ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede SMK'nın 6/1.
Maddesi anlamında bir benzerlik bulunduğu, başvuru markasının reddedilen kapsamı ile davalı markalarının kapsamının benzer olduğu, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makul düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu başvuru kapsamından çıkarılan mallar/hizmetler için ayırdığı satın alma/yararlanma süresi içinde,
davacının "..." ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davalının "..." ibareli tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, her iki markada benzerlik nedeniyle yanılgı yaşayabileceği, reddedilen sınıflardaki mallar/hizmetlerde ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davalı markası arasında benzerlikten dolayı işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar/ hizmetler algısı oluşabileceği, yani markaları karıştırabileceği, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696,
K.2016/778 sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu, bu nedenle ilk derece mahkemesince ek bilirkişi raporu veya yeni bir bilirkişi raporu alınmamasının sonuca etkili bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25/06/2025
Başkan · ... Üye · ... Üye · ... Katip · ...
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2023/1025, K. 2025/1202, 30 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama