KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi Vekilleri Davalı
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 20 Şubat 2025
- Esas no
- 2023/133
- Karar no
- 2025/359 TÜRK MİLLETİ ADINA
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 16/11/2022
- Numarası
- 2022/70 E. - 2022/363 K.
- Davacı
- —
- Davanın konusu
- Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali
Karar Metni
997 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 16/11/2022 tarih ve 2022/70 E. - 2022/363 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilinin kozmetik sektöründe faaliyet gösterdiğini, ..." ibareli 2019/10321, 2019/93946, 2019/96425, 2020/05207, 2020/11047, 2020/11078, 2020/17362, 2020/53411 numaralı markaları ile piyasada belirli tanınmışlık kazandığını, davalının 2020/74387 sayılı "..." ibareli, müvekkillerinin markaları ile aynı sınıf ve emtialarda yapmış olduğu tescil başvurusuna itirazlarının dava konusu YİDK kararı ile reddedildiğini, ...'ün %66 ortağı olduğu...
A.Ş.'nin de "..." ibareli marka başvurularının bulunduğunu, ihtilaflı markaların ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, aynı emtialarda tescil edilmek istendiğini, müvekkilinin markalarının tanınmış olduğunu, davalının müvekkilinin markalarının tanınmışlığından haksız kazanç elde etmeyi amaçladığını, başvurunun tescilinin haksız rekabete sebebiyet vereceğini ileri sürerek, TÜRKPATENT YİDK’nın 20/01/2022 tarih ve 2021/M-11910 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, yayına itiraz sahibi ... tarafından yapılan itiraza gerekçe olarak gösterilen 2021/098575, 2021/083596, 2021/082124, 2021/021935 sayılı markaların Markalar Dairesi Başkanlığı nezdine yapılan yayına itiraz aşamasında ileri sürülmeyip ilk kez (YİDK) Kurul nezdinde yapılan karara itiraz aşamasında ileri sürüldüğünü, bu durumun itiraz kapsamının genişletilmesi sonucunu doğurduğu tespit edildiğinden belirtilen markalara dayalı itirazın kabul edilmediğini, itiraz gerekçesi 2019/96425, 2020/53411, 2020/11078 sayılı markaların hükümden düştüğü tespit edildiğinden ilgili markaların da değerlendirmede dikkate alınmadığını,
2019 10321, 2019 93946, 2020 05207, 2020 11047, 2020 17362 sayılı "...", "...", "... ..." ibareli itiraz gerekçesi markaların ise görsel, işitsel ve kavramsal olarak içerdikleri tüm unsurlar ile birlikte değerlendirildiğinde, ilişkilendirilme ihtimali dahil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzer bulunmadığından itirazların reddedildiğini, tanınmışlık ve kötü niyet iddialarının ispatlanmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı Şirket vekili, karşılaştırılan markalar arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, tanınmışlık ve kötü niyet iddialarını ispatlayamadıklarını, markalarını tescil edildiği tarihten itibaren kullanmakta olduklarını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, dava konusu 2020/47387 sayı ve "..." ibareli markanın kapsamında yer alan mallar/hizmetlerin redde gerekçe markaların kapsamlarında aynı/aynı tür/benzer/ilişkili olarak yer aldığı, dava konusu marka ile davacı markaları arasında işitsel, görsel ve kavramsal benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunmadığı, davacının tanınmışlık ve kötü niyet iddiasının yerinde olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkilinin sektöründe "..." markaları ile tanındığını, başvurunun tescilinin müvekkiline ait markalar üzerinden haksız kazanç sağlanmasına ve marka tecavüzüne sebep olacağını, itiraza konu olan "..." ibareli markanın müvekkilinin markaları ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, aynı sınıf ve emtialarda tescil başvurusuna konu edildiğini, müvekkili markalarının yan/alt markaları olarak izlenim bıraktığını, tüketici nezdinde karışıklığa yol açtığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunun usul ve yasaya aykırı olduğunu,
bilirkişilerce tek harf değişikliği nedeniyle benzerlik bulunmadığı düşünülse de Yargıtay'ın aynı görüşte olmadığına dair emsal kararların bulunduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, itirazın reddine dair YİDK marka kararı iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamında bulunan bilgi ve belgeler incelendiğinde, davalı Şirket'in 2020/74387 sayılı "..." ibareli marka başvurusuna, dava dilekçesi ekinde dosyaya sunulan vekaletnameye göre davacı Şirket'in yetkilisi olan dava dışı ... tarafından, şahsına ait 2019/96425, 2020/53411, 2020/11078, 2019/10321, 2019/93946, 2020/05207, 2020/11047, 2020/ 17362 sayılı markalara dayalı olarak gerçekleştirilen itirazın MDB kararı ile reddedildiği, ...'ün bu karara itirazının da dava konusu 20/01/2022 tarih, 2021-M-11910 sayılı YİDK kararı ile nihai olarak reddedildiği,
YİDK sürecinde davacı şirket yetkilisi ...'ün şahsen yaptığı itiraz dışında bizzat davacı tüzel kişilik tarafından marka başvurusuna itiraz edilmediği, nitekim dava konusu YİDK kararında da davacı Şirket'in itiraz edenler arasında gösterilmediği anlaşılmaktadır.
Bu durumda davacı Şirket'in dava konusu marka başvurusuna itirazı bulunmadığından, iş bu davayı açmakta aktif dava ehliyetinin bulunmadığı, Yargıtay uygulamasının da bu yönde olduğu (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 08/05/2017 tarih 2015/14555 E.- 2017/2713 K., 25.11.2014 tarih 2014/11331 E.- 2014/18295 K., 08/05/2012 tarih 2010/6969 E.- 2012/7289 K.) görüldüğünden, mahkemece münhasıran YİDK karar iptali talebi ile açılan, ayrıca marka hükümsüzlüğü talebinin ileri sürülmediği işbu davanın aktif husumet nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde işin esasına girilmesi doğru olmamıştır.
HMK'nın 353/1-b-2. maddesine göre, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun hükmün gerekçesine yönelik olarak kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca YİDK iptali davası yönünden aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 20/02/2025
Başkan · ... Üye · ... Üye · ... Katip · ...
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2023/133, K. 2025/359, 20 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama