KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi Mahkemesi
- Karar tarihi
- 9 Ekim 2025
- Esas-Karar No
- 2023/1561 - 2025/1801
- Esas no
- 2023/1561
- Karar no
- 2025/1801
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK
- Tarihi
- 15/06/2023
- Numarası
- 2022/475 E. - 2023/260 K.
- Davanın konusu
- YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
Karar Metni
882 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 15/06/2023 tarih ve 2022/475 E. - 2023/260 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkili Şirket adına tescilli "...","...", "..." ibareli markanın bulunduğunu, davalı Şirketin ise 2021/087657 sayılı "... ..." ibareli marka başvurusunu yaptığını, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın, davalı Kurum tarafından reddedildiğini, oysa dava konusu markanın özel olarak biçimlendirildiğini ve müvekkili markasına görsel açıdan ayniyet derecesinde benzetildiğini, davalının kullandığı logonun müvekkilinin logosuyla birebir aynı olduğunu, ayakkabı sektöründe "..." harfinin müvekkili ile özdeşleştiğini,
bir ürün üzerinde "..." harfinin görüldüğü zaman tüketici nezdinde akla gelen ilk markanın müvekkili markası olduğunu, davalının, markasında kullandığı "..." harfinin tasarımının, müvekkilinin kullandığı "..." tasarımına birebir benzediğini, bu durumun tüketici nezdinde iki markanın karıştırılmasına neden olduğunu, müvekkili firmanın tescilli markalarının tanınmış marka olup tescilinin tüm sınıflarda korunması gerektiğini, dava konusu başvurunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, YİDK’in 2022-M-13633 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını, davacının diğer iddialarının da yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı Şirket vekili, müvekkili başvurusu ile itiraza dayanak gösterilen markalar arasında her ne kadar "..." harfi konusunda bir benzerlik bulunsa bile, markaların renk ve yazı kombinasyonunun birbirinden farklı olduğunu, ayrıca markaların, bütünsel olarak da farklı bulunduğunu, yalnızca bir harfin benzemesinin, markaları benzer kılmayacağını ve markaların karıştırılmasına olanak vermeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, dava konusu marka başvurusunun kapsamındaki bir kısım mal ve hizmetlerin, davacının markalarının kapsamında aynı/aynı tür/benzer/ilişkili olarak yer aldığı, dava konusu marka başvurusu ile davacı markaları arasında marka işaretleri bakımından benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunmadığı, dava konusu marka ile davacı markaları arasında karıştırılma ihtimali bulunmaması nedeniyle, dava konusu markanın, davacının “...” ibareli markasının tanınmışlığından haksız bir yarar sağlamayacağı, markanın itibarına zarar vermeyeceği veya ayırt edici karakterini zedelemeyeceği, kötü niyet iddialarının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, davalının markasının, özel olarak biçimlendirildiğini ve müvekkili markasının görsel açıdan aynısı olduğunu, davalının kullandığı "..." harfinin, müvekkilinin logosuyla birebir aynı bulunduğunu, görsel benzerliğin tespitinin, markaların benzer markalar olarak değerlendirilmeleri için tek başına yeterli kabul edildiğini, görsel değerlendirmenin, işaretlerin yapısı gözetilerek yapılması gerektiğini, işitsel algıya kıyasla görsel algının daha kesin ve tekrarlanan algılama imkanı sağladığını, davalının markasında kullandığı "..." harfinin tasarımının, müvekkilinin kullandığı "..." tasarımına bire bir benzediğini, bu durumun,
tüketici nezdinde iki markanın karıştırılmasına neden olacağını, "..." harfi ile ilgili yüzlerce farklı kombinasyonla tasarım yapılabilecekken müvekkili markasına birebir benzeyen bir "..." harfinin kullanılmasının, müvekkilinin tanınırlığından faydalanma kastını açıkça ortaya koyduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "...+şekil" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik olmadığı, zira her ne kadar taraf markalarında "..." harfinin ortak olarak yer aldığı ileri sürülmüş ise de Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin yerleşik uygulamaları doğrultusunda harflerin kimsenin tekeline bırakılamayacağı ve esasen tek başına tescillerinin de mümkün olmadığı,
ancak tescil öncesi yoğun kullanım ve tanıtım sonucu ayırt edici hale getirilmiş ya da bir takım renk ve şekil unsurları ile birlikte tek başına harflerin tescilinin mümkün bulunduğu, bu halde de harf markalarının ayırt edici niteliklerinin düşük olacağı ve başkalarının da aynı harfi değişik renk ve şekil unsurları ile birlikte marka olarak tescil ettirebilecekleri, somut olayda da taraf markalarında yer alan "..." harflerinin, düzenleme biçimlerinin, biçimlendirme, kaligrafi ve yönlendirme itibariyle tamamen farklı olduğu, dava konusu başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı,
somut olay açısından emsal olabilecek nitelikteki Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin tarih ve 2021/4459 E.- 2022/8042 K. sayılı ilamında da, "...-..." ibareli marka ile davacının itiraza mesnet markalarının benzer bulunmadığı, marka işaretleri arasında benzerlik olmadığından, davacı markalarının tanınmış olup olmadığının sonuca etkili görülmediği, dava konusu başvurunun kötü niyetli yapıldığının ispat edilemediği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 09/10/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2023/1561, K. 2025/1801, 9 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama