KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi Mahkemesi Vekilleri
- Karar tarihi
- 20 Aralık 2023
- Esas no
- 2023/1979
- Karar no
- 2023/1690
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
- Tarihi
- 16/09/2019
- Numarası
- 2018/363 E. - 2019/298 K.
- Davacı
- ...
- Davalı
- —
- Vekili
- —
- Davanın konusu
- YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
Karar Metni
1.095 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
Dairemizden verilen 16/09/2021 tarih ve 2019/1745 Esas 2021/1082 sayılı kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 22/05/2023 tarih ve 2021/8679 Esas 2023/3149 Karar sayılı ilamıyla BOZULMAKLA, dava Dairemizin yukarıdaki esasına kaydı yapılıp okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, davalı şirketin 2017/69681 sayılı “...” ibareli marka başvurusuna, müvekkilinin "..." ibareli markalarına dayalı olarak yaptığı itirazının nihai olarak YİDK tarafından reddine karar verildiğini, oysa dava konusu marka başvurusunun müvekkilinin itirazına mesnet markaları ile ayırt edilemeyecek derecede benzer bulunduğu gibi tescil edilmek istenen emtianın da müvekkilinin mesnet markalarının tescil kapsamında yer alan mal ve hizmetlerle aynı bulunduğunu, bu nedenle taraf markaları arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında iltibas tehlikesi olduğunu,
dava konusu markanın müvekkilinin seri markası olarak algılanacağını,YİDK'in benzer uyuşmazlıklarda verdiği kararları ile çeliştiğini, dava konusu marka başvurusunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, 2018-M-5683 sayılı YİDK kararının iptalini ve 2017/69681 sayılı "..." ibareli markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında davalı Şirket aleyhine açılan davadan feragat ettiklerini, davalı ... yönünden davaya devam ettiklerini bildirmiştir.
Davalı ... vekili, taraf markalarının benzer olmadığını, "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük bulunduğunu, dava konusu markada yer alan diğer unsurların markayı farklılaştırdığını, kötü niyet iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı vekili, müvekkilinin markası ile davacıya ait markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, davalının "..." ibareli marka başvurusu ile davacının "..." ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel,sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, davalı başvurusunun kötü niyetli yapıldığının da kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, taraf markalarının esas unsurlarının "..." ibaresinden oluştuğunu bu nedenle markaların iltibasa neden olacak düzeyde benzer bulunduklarını, dava konusu markada yer alan "..." ibaresinin bir tür çikolatalı tatlı olup tescil edilmek istenen 30. gıda emtiaları yönünden ayırt ediciliği bulunmayan tanımlayıcı bir ibare olması nedeniyle iltibas değerlendirilmesinde dikkate alınamayacağını, "..." ve "..." ibarelerinden meydana gelen dava konusu markada vurgunun "..."ibaresinde bulunduğunu, markaların tescil kapsamlarının da aynı olduğunu, mahkemece iltibas incelemesi yapılırken ortalama tüketici kriterinin yok sayıldığını,
uyuşmazlık konusu 30. sınıfın gıda ürünlerini içerdiğini, anılan malların tüketim amacı, nispeten daha ucuz olması, erişimin oldukça kolay bulunması gibi nedenlerle markalar arasındaki farklılığın çok daha belirgin olması gerektiğini, yine tescil edilmek istenen emtianın tüketicileri arasında çocukların da yer aldığını, bu nedenle iltibas riskinin yüksek olduğunu, dava konusu markanın müvekkilinin seri markası olarak algılanacağını, dava konusu marka başvurusunun kötü niyetli bulunduğunu, zira davalının müvekkilinin tanınmış markalarından haberdar olmayacağının düşünülemeyeceğini,
başvurunun müvekkilinin markalarının tanınmışlığından haksız yararlanmak amacıyla yapıldığını, mahkemece verilen kararın daha önce ... ibareli markaları hakkında verilen kararlarla çeliştiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Dairemizin 16/09/2021 tarih ve 2019/1745 Esas 2021/1082 sayılı kararıyla, dava konusu başvuru kapsamında yer alan uyuşmazlık konusu malların davacının itirazına mesnet markalarının kapsamında yer alan mallarla aynı/aynı tür olduğu, davacının itirazına mesnet markalarının esas unsuru olan "..." ibaresinin aynen davalının "..." ibareli başvurusu içerisinde yer aldığı, "..." ibaresinin yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı, taraf markaları arasında işaretler yönünden de görsel ve işitsel benzerlik bulunduğu,
bu itibarla taraf markaları arasında SMK'nın 6/1 maddesi anlamında iltibas koşullarının oluştuğu gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, YİDK kararının iptali istemiyle açılan davanın kabulüne, marka hükümsüzlüğü istemiyle davalı şirket aleyhine açılan davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ'NİN 22/05/2023 TARİH VE 2021/8679 ESAS 2023/3149 SAYILI KARARININ ÖZETİ: Dairemiz kararının, davalı ... vekilinin temyizi üzerine, anılan Yargıtay ilamı ile özetle; davacıya ait "..." markasının, başvuru konusu 30 uncu sınıf ürünler bakımından yaygın kullanım alanına sahip ve ifade ettiği anlamı itibariyle ayırt ediciliği zayıf nitelikte bir işaretten oluştuğu, dava konusu başvurunun "..." ibaresinden oluştuğu, buna göre başvuru konusu ürünlerin ortalama tüketicileri nezdinde tarafların markaları arasında görsel,
işitsel ve anlamsal olarak iltibas tehlikesine yol açacak derecede bir benzerliğin varlığından söz edilemeyeceğinden, davanın reddi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle Dairemiz kararının davalı ... yararına bozulmasına karar verilmiştir.
GEREKÇE
Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dairemizce usul ve yasaya uygun bulunan bozma ilamına uyulmuştur.
Dairemizce uyulmasına karar verilen bozma ilamında da açıklandığı üzere, davacının itirazına mesnet markalarındaki "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğu, "..." ibaresinden oluşan dava konusu başvuru ile davacının "..." ibareli markaları arasında görsel, işitsel ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibas düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, dava konusu YİDK kararının iptali koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından,
YİDK kararının iptali istemiyle açılan davanın reddine, temyiz edenin sıfatı ve bozma ilamının kapsamı gözetildiğinde marka hükümsüzlüğü istemiyle açılan dava hakkında Dairemizce tesis edilen hüküm kesinleştiğinden, Dairemizin önceki kararı doğrultusunda marka hükümsüzlüğü istemiyle davalı şirket aleyhine açılan davanın feragat nedeniyle reddine karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 10/01/2024
Başkan · ... Üye · ... Üye · ... Katip · ...
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2023/1979, K. 2023/1690, 20 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama