İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2023/202 K.2025/437

Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 19/01/2021 tarih ve 2019/272 Esas - 2021/14 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar ..., ... Vakıf Üniversitesi Rektörlüğü tarafından istenmiş ve…

Esas2023/202Karar2025/437Tarih27 Şubat 2025Okuma9 dk · 1.847 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi Mahkemesi

Karar tarihi
27 Şubat 2025
Esas-Karar No
2023/202 - 2025/437
Esas no
2023/202
Karar no
2025/437
İncelenen kararın mahkemesi
ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
Tarihi
19/01/2021
Numarası
2019/272 E. - 2021/14 K.
Davanın konusu
Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.847 kelime·9 dk okuma·5 bölüm

Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 19/01/2021 tarih ve 2019/272 Esas - 2021/14 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar ..., ... Vakıf Üniversitesi Rektörlüğü tarafından istenmiş ve istinaf dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili, müvekkili adına tescilli "..." ibareli tanınmış markaların bulunduğunu, davalının 2018/39446 başvuru numarası ile "..." ibareli markanın 05, 29, 30, 32 ve 35. sınıflarda tescili isteğine yönelik müvekkilinin itirazının YİDK kararı ile nihai olarak reddedildiğini, müvekkilinin "..." markasını ilk kez 2001 yılında tescil ettirdikten sonra büyük yatırımlar yaparak seri marka haline getirdiğini, davaya konu marka ile müvekkilinin markalarının aynı sınıfta yer alan mal ve hizmetleri kapsadığını, müvekkiline ait markanın esaslı unsurunu oluşturan "..." ibaresinin davalının markasının başlangıç kısmında aynen yer aldığını,

bu yönüyle davalı markasının müvekkiline ait markanın devamı, serisi olarak algılanmaya elverişli olduğunu, kavramsal olarak markaların ayniyet derecesinde benzer olduğunu, ortalama tüketicinin on yıldan beri "..." ibaresini marka olarak kullanmasından dolayı davalıya ait markayı müvekkili ile ilişkilendirecekleri veya marka sahibi şirketlerin ekonomik/idari bir bağ içinde bulundukları algısına sahip olacaklarını,

markanın tanınmışlığından yararlanmak isteyen başvurular nedeniyle daha önceden müvekkili lehine verilen çok sayıda kesinleşmiş mahkeme kararı bulunduğunu ve davalının müvekkiline ait markanın esaslı unsuruna vurgu yapan bir markayı tercih etmesinin kötü niyetli olup müvekkilinin tüketiciler nezdinde yarattığı güven ve haklı ünden faydalanma kastından kaynaklandığını sürerek YİDK'in 20/5/2019 tarihli ve 2019-M- 4700 sayılı kararının iptali ile dava konusu markanın hükümsüz sayılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı kurum vekili, alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.

Davalı Üniversite vekili, üniversite bünyesinde toplum sağlığının korunması, iyileştirilmesi ve tedavi amaçlı bitkisel ürünlerin kullanımı ile ilgili araştırmaların yapıldığı “..." adlı bir merkezin bulunduğunu, fitoterapiyi uygulayan sağlık profesyonelleri yetiştirmeyi ve ulusal, uluslararası mevzuat çerçevesinde bitkisel hammaddeleri kullanarak yeni fonksiyonel gıda, takviye edici gıda, kozmetik ve bitkisel ilaçlar geliştirilmesi yönündeki tüm süreçlere katkıda bulunarak,

ürünlerin kalitesinin artırılmasının sağlanması ve süreçlerdeki sorunların giderilmesi yönünde ilgili sektörlerle bilgi ve deneyimlerini paylaşmayı amaçlayan bu merkezin, amacı doğrultusunda “...” markalı ürünlerin üretimini yaptığını, müvekkilinin markasının kullanıldığı ürünler ile davacının ürünlerinin çok farklı alanlarda bulunduğunu, markalar arasında ortak emtialar bulunuyor ise de müvekkilinin sağlık ve davacının gıda alanında faaliyet göstermesi nedeniyle markaların hitap ettiği sektörlerin ve tüketici portföyünün farklı olduğunu, markaların tüketicisinin markaları ayırt edebileceğini,

müvekkili adına tescilli “...” ibaresini içeren markanın tanınmışlığının yıllar önce sağlandığını, dava konusu “...” ibareli markanın esas olarak tanınmış bu markanın kısaltması olduğunu, müvekkilin markasının logo, yazılış ve işitsel intiba olarak davacının markasından ayrıştığından karıştırılma ihtimalini bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

Mahkemece, davacının itiraza mesnet çok sayıdaki seri markalarının asıl ve ayırt edici unsurunun “...” ibaresi olduğu, davalı markasının da “...” ibaresi ile başladığı, bu kısmın taraf markalarında öne çıktığı, bu ibareye eklenen “omer” ibaresinin 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 6/1 maddesi anlamında markalar arasındaki ilişkilendirme ihtimalini ortadan kaldıracak düzeyde markaya ayırt edicilik katmadığı, taraf markalarının tüketici zihninde bıraktığı ses ve iz ile aynı etkiyi doğurduğu,

tüketicilerin markanın kapsadığı emtia/hizmeti almak için ayırdıkları süre zarfında taraf markalarını ayırt edemeyecekleri, işaretlerin bu derece benzer olması nedeniyle işletmesel bağlantı kurulma ihtimalinin mevcut olduğu, yine tüketicilerin davalının markasını davacının vermiş olduğu bir lisansla kullandığı düşüncesine kapılmaları ihtimalinin de yüksek olduğu,

davalının dava konusu markayı çekişmeli sınıflar bakımından tescil ettirmesinin, davacının “...” ibareli ürün/hizmetler için tüketiciler ve yararlanıcılar nezdinde tesis ettiği imaj, güven ve hatırlanırlıktan haksız olarak istifade etmesi sonucunu doğuracağı, bu koşullarda dava konusu davalı markasının davacı markaları ile ilişkilendirme ihtimalini de kapsayacak şekilde karıştırılma tehlikesine yol açacak derecede benzer olduğu ve ortalama tüketici ile bilinçli tüketici açısından iltibas ihtimalini ortadan kaldıracak yeterli ayırt ediciliğin oluşmadığı gerekçeleriyle davanın kabulüne,

YİDK'nın 2019-M-4700 sayılı kararın iptaliyle "..." ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı ...vekili istinaf başvuru dilekçesinde "...” ibaresinin, kelime anlamı dikkate alındığında ayırt ediciliğinin düşük olup bu ibarenin kullanımında ufak bazı değişikliklerin yapılmış olmasının ayırt edicilik için yeterli olduğunu, "..." olarak okunan davalı markasının davacının markasının asli unsurunu oluşturan "..." ibaresini içermediğini, davalının markasındaki bütünsel kullanım göz önüne alındığında ayırt ediciliği sağlayacak belirgin farklar olduğunu ve bu nedenle iltibas ihtimalinin bulunmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Davalı Üniversite vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davacının yaptığı itiraz üzerine, YİDK'in ilgili tüketicilerin başvuruya konu marka ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markaları bütüncül algı çerçevesinde farklı ticari kaynaklardan gelen birbirinden farklı markalar olarak algılayabileceği kanaati ile markaların ilişkilendirme ihtimali dahil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzer bulunmadığı sonucuna vardığını, müvekkilinin markasının kelime, şekil ve renk unsurundan oluşan ayırt edici bir kombinasyona sahip olduğunu, markadaki konum ve kullanılış göz önüne alındığında,

genel görünümünü doğrudan doğruya değiştiren baskın ve ayırt edici şekil ve renk unsurlarının incelemede göz ardı edildiğini, "..." markasının tek bir kelime olarak yazılmakta ve bir bütün olarak kullanılmakta olduğunu, bu durumun markaları, sadece görsel olarak değil; işitsel ve anlamsal düzeyde de birbirinden ayırdığını, tescili istenen markanın kullanıldığı ürünlerin davacının markasının kullanıldığı ürünlerin alanından tamamen farklı olduğunu ve “...” ibareli markanın müvekkilinin tescilli markası ...

Merkezinin kısaltılması olup “...” ibareli davacıya ait markalarla iltibas tehlikesi oluşturmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE

Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.

İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

İşlem dosyasının incelenmesinden, davalı ... Vakıf Üniversitesi'nin 19/04/2018 tarihinde 2018/39446 sayılı "..." ibaresinin, 05., 29., 30., 32. ve 35. sınıf mallarda tescili için diğer davalı Kuruma başvurduğu, davacı şirketin "..." ibareli markalarına dayalı olarak iltibas ve tanınmışlık ve kötüniyet gerekçeleriyle başvuruya itiraz ettiği, davacının itirazının Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından reddedildiği, bu karara karşı yapılan davacı itirazının da YİDK'in 20/05/2019 tarih, 2019-M-4700 sayılı kararıyla reddedildiği, anılan kararın davacıya 08/10/2019 tarihinde tebliğ edildiği ve davanın süresi içinde 30/11/2019 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.

6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1 maddesi uyarınca, tescil için başvurusu yapılan marka, tescil edilmiş veya tescil için daha önce başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya benzer ise ve tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer ise, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın halk tarafından karıştırılma ihtimali varsa ve bu karıştırılma ihtimali tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile ilişkili olduğu ihtimalini de kapsıyorsa tescil edilemez.

Açıklanan hüküm çerçevesinde markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir. Burada öncelikle iltibas (Karıştırılma) kavramının da açıklanması gerekmektedir.

İltibas, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir (Savaş Bozbel, Fikri Mülkiyet Hukuku, İstanbul 2015, s. 408- 409). İltibas ihtimalinin değerlendirilmesinde ölçü, bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, ortalama tüketicilerdir.

Bu açıklamalardan sonra somut olaya dönüldüğünde, davalıya ait başvuru markası ile davacının itiraza mesnet markalarının incelenmesi sonucunda, dava konusu başvuru kapsamında yer alan çekişme konusu 05., 29., 30.ve 32. 35. Sınıftaki mal ve hizmetler bakımından markaları arasına emtia ve hizmet benzerliği şartının gerçekleştiği saptanmıştır.

Marka işaretlerinin karşılaştırılmasına gelince; dava konusu başvuru "..." ibaresinden, davacının itirazına mesnet markalarının asli unsuru da "..." ibaresinden oluşmaktadır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 26/09/2022 tarihli, 2021/1685 E. -2022/6319 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere davacı markalarının asli unsurunu oluşturan "..." ibaresi, sağlıklı, zinde, formda, uygun, vs. anlamlarına gelmekte olup, gıda maddeleri yönünden ayırt ediciliği düşük bulunmaktadır.

Her ne kadar tescilli olduğu sürece markanın korunması esas ise de ayırt ediciliği düşük ibareyi içeren markaların koruma kapsamları dar tutulmalıdır. Diğer bir deyişle, ayırt ediciliği zayıf ibarenin ortak olarak yer aldığı markalarda yapılacak küçük değişikliklerin dahi iltibas tehlikesini ortadan kaldıracağının kabulü gerekmektedir.

Buna göre, dava konusu başvuruda, davacının itirazına mesnet markalarının asli unsurunu oluşturan "..." ibaresinin öne çıkartılmadığı, davalı Üniversite bünyesinde bitkisel hammaddeleri kullanarak yeni fonksiyonel gıda, takviye edici gıda,

kozmetik ve bitkisel ilaçlar geliştirilmesi amacı ile kurulan "..." adlı kuruluşun amacı doğrultusunda ve bu merkezin adından mülhem Antik Yunanca'da bitki anlamındaki "..." sözcüğü ve merkezin kısaltması olarak "mer" ibaresinin birleştirilmesinden oluşturulan marka bir bütün olarak "..." şeklinde algılanacağından markanın yeterli ayırt ediciliğe sahip olduğu ve bu itibarla dava konusu marka ile davacının itirazına mesnet marka işaretleri arasında SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel,

işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunmadığı kabul edilmiştir.

Her ne kadar ilk derece mahkemesince, 11. Hukuk Dairesinin bir kısım kararlarına atıf yapılarak taraf markaları arasında karıştırılma tehlikesinin bulunduğu değerlendirilmiş ise de yukarıda değinilen Yüksek Daire kararında açıklandığı biçimde, önceki kararlardan farklı olarak "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğu kabul edildiğinden ve sonraki Özel Daire kararlarında da aynı görüşe yer verildiği ve özellikle davaya konu markanın içinde bulunan "..." ibaresi esas olarak Antik Yunanca'daki "..." sözcüğünün doğrudan kullanımının dolaylı bir sonucu olarak yer aldığından ilk derece mahkemesi kararı yerinde görülmemiş, davalı ...vekilinin istinaf itirazları haklı bulunmuştur.

Bu itibarla dava konusu "..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "... " asıl unsurlu markaları arasında, emtia benzerliği şartı gerçekleşmesine rağmen marka işaretleri arasında benzerlik bulunmadığından, 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesindeki koşulların oluşmadığı gerekçesiyle YİDK kararının iptaline yönelik davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, HMK.'nın 353/1-b-2. maddesine göre, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber,

kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, davalı ...vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;

1-Davalılar ..., ... Vakıf Üniversitesi Rektörlüğü vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 19/01/2021 gün ve 2019/272 Esas - 2021/14 Karar sayılı kararın KALDIRILMASINA,

2-Davanın REDDİNE,

3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcından, peşin olarak alınan 44,40-TL’nin düşümü ile bakiye 571,00-TL karar ve ilam harcının davacıdan alınarak Hazineye irad kaydına,

4-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 40.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,

5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,

6-İstinaf aşamasında davalı ... tarafından yapılan 220,70-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcından oluşan yargılama giderinin davacıdan alınarak anılan davalıya verilmesine,

7-İstinaf aşamasında davalı ... Vakıf Üniversitesi Rektörlüğü tarafından yapılan 125,00-TL posta giderinden oluşan yargılama giderinin davacıdan alınarak anılan davalıya verilmesine,

8-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine, (HMK m.333),

9-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

10-Davalı ... tarafından istinaf başvurusunda 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalı kuruma iadesine,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 27/02/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 27/02/2025

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2023/202, K. 2025/437, 27 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. Gerekçe
  7. Gerekçeli Kararın Yazıldığı Tarih : 27/02/2025
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/202
Karar No
2025/437
Tarih
27 Şubat 2025

İlgili Kararlar

  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2023/202 K.2025/246
  • Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/203 K.2025/87
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2023/203 K.2025/438
  • İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/204 K.2025/174
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2023/204 K.2025/439
  • Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/204 K.2025/133

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.