KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 12 Aralık 2025
- Esas-Karar No
- 2023/2090 - 2025/2382
- Esas no
- 2023/2090
- Karar no
- 2025/2382
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 28/09/2023
- Numarası
- 2022/479 E. - 2023/318 K.
- Davanın konusu
- YİDK Marka Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
Karar Metni
894 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 28/09/2023 tarih ve 2022/479 E. - 2023/318 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilinin "..." ibareli tanınmış markalarına dayalı olarak davalı şahsın 2021/113670 sayılı ve "..." ibareli marka başvurusuna yaptıkları itirazın değer davalı ..., Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun 2022-M-12868 sayılı kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa başvuru ile müvekkili markalarının ayniyet derecesinde benzerlik gösterdiğini, emtia benzerliğinin de bulunduğunu, başvurunun iltibasa sebebiyet vereceğini, müvekkilinin markalarının serisi olarak algılanacağını, davalı kurumun tanınmışlık iddialarını reddetmesinin de hukuka aykırı olduğunu, başvurunun kötüniyetle yapıldığını ileri sürerek, davalı .... YİDK kararının iptalini ve diğer davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı Şirket vekili, müvekkilinin markasının "..." ve "..." ibarelerinin birleşiminden oluştuğunu, müvekkilinin bu marka altında bitkisel ve sağlaklı beslenme üzerine ürünlerini online mağazada satışa sunduğunu, markanın "..." anlamına geldiğini, başvuru ile mesnet markalar arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında benzerlik bulunmadığını, tanınmışlık ve kötüniyet iddialarının ispatlanamadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, dava konusu markanın kapsamındaki dava konusu malların davacı markalarının kapsamında aynı/aynı tür/benzer olarak yer aldığı; dava konusu markanın esas unsurunun bütüncül olarak "..." ibaresi, davacı markalarında ise markaların esas unsurunun "..." ibaresi olduğu; zayıf markaların koruma kapsamının aynı ölçüde daraldığı; dava konusu marka ile davacı markalarında ortak unsur olarak yer alan "..." ibaresinin İngilizce’de "..., ..." anlamlarına geldiği, ülkemizde toplumda sağlıklı, zinde olunduğunu belirtmek için "..." şeklinde kullanımının yaygın olduğu,
dolayısıyla dava konusu gıda sektörüne ait mallar ve bu malların satışı hizmetleri bakımından ayırt edici niteliği zayıf bir ibare olduğu, dosya kapsamında, davacının "..." ibareli markalarının kullanım sonucu ayırt edici niteliğinin arttığı yönünde iddiası somut delillerle ispat edilemediği; dava konusu marka ile davacının markaları arasında marka işaretleri bakımından işitsel, görsel ve anlamsal benzerlik bulunmadığı; markalar arasında karıştırılma ihtimalinin söz konusu olmadığı.
SMK'nın 6/5 maddesinin uygulanabilmesi için bir markanın tanınmışlığının tek başına yeterli olmadığı, markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunması şartının sağlanması gerektiği, ancak bu şartın gerçekleşmediği, bu şart gerçekleşse dahi dava konusu edilen markanın tanınmış markanın ayırt edicilik karakterini zedelemesi, tanınmış markanın itibarına zarar vermesi veya tanınmışlığından haksız yarar sağlanması ihtimallerinden birinin gerçekleşmesinin gerekli olduğu, davalı başvurusunun davacıya ait "..." esas unsurlu markasının sahip olduğu imaj ve prestijden faydalanma amacı taşıdığına yönelik somut bir kanaat oluşmadığı,
dava konusu başvuru bakımından SMK'nın 6/5. maddesinin uygulanamayacağı kanaatine varıldığı; davalının kötü niyetle hareket ettiğine dair iddialarının ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, tarafların markaları arasında SMK'nın 6/1 maddesi anlamında benzerlik bulunduğunu, başvurunun müvekkilinin markasını doğrudan içerdiğini, "..." ibaresinin zayıf olmadığını, ayırt ediciliğinin mevcut olduğunu, SMK'nın 6/5. maddesinin şartlarının oluştuğunu, başvurunun kötüniyetle yapıldığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, marka ile ilgili YİDK kararının iptali, marka hükümsüzlüğü ile sicilden terkin istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği, buna göre "..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." asıl unsurlu markaları arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel,
işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin olmadığı, zira dava konusu başvuruda, davacı markasının asli unsurunu oluşturan "..." ibaresinin öne çıkartılmadığı gibi esasen dava konusu başvurunun "..." ön eki anlamına gelen "...." kelimesinden türetildiği, bu hali dava konusu başvurunun davacının itirazına mesnet markalarından hem işitsel hemde anlamsal olarak yeterince farklılaştığı;
nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 25.06.2025 tarih ve 2025/81-4522 E.-K. sayılı kararında "..." ibaresinin, 05.12.2023 tarih ve 2022/3365 E. - 2023/7083 K. sayılı kararında ise "..." ibaresinin davacının mesnet markalarıyla benzer bulunmadığı; öte yandan, taraf markaları benzer olmadığından davacı vekilinin tanınmışlık iddiasının tartışılmasının somut uyuşmazlığa bir etkisi bulunmadığı gibi, kötüniyet iddiasının da kanıtlanamadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 30/12/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2023/2090, K. 2025/2382, 12 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama