İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2023/2212 K.2023/1684

Kaynaklanan)

Esas2023/2212Karar2023/1684Tarih19 Aralık 2023Okuma10 dk · 1.908 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi Mahkemesi Vekili

Karar tarihi
19 Aralık 2023
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
2023/2212 - 2023/1684
Esas no
2023/2212
Karar no
2023/1684
İncelenen kararın mahkemesi
ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
Tarihi
22/05/2023
Numarası
2021/59 E. - 2023/215 K.
Davacı
—
Davalı
—
Davanın konusu
Tespit ve Alacak (Fikir ve Sanat Eseri ile İlgili Sözleşmeden
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.908 kelime·10 dk okuma·5 bölüm

Kaynaklanan)

Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 22/05/2023 tarih ve 2021/59 E. - 2023/215 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili, müvekkilinin su, atık su, katı

atık, baca gazı, çamur ve koku arıtma sistemleri alanında faaliyet gösterdiğini, inşaat hizmetleri

alanında faaliyet gösteren davalı şirketin, dava dışı ... Ltd.'ne

(“İşveren”) ait Irak’ın ... şehrinde bir su arıtma merkezi, su alma yapısı ve boru hattı

inşa edilmesine ilişkin "Nehir Suyu Artıma Tesisi" işinin birlikte yüklenilmesi hususunda

müvekkiline başvurduğunu, taraflar arasında bu kapsamdaki

proses ünitelerinin elektrik ve mekanik ekipman temin ve montaj işlerinin tümünün müvekkili

şirketçe üstlenileceği bir iş ortaklığının meydana getirildiğini, taraflar arasında tam bir

iş paylaşımı modeli belirlenmiş olsa da davalı şirketin, dava dışı işveren ile yakın ilişkilerini

gerekçe göstererek, projenin doğrudan davalı şirketçe yüklenilmesi, müvekkili ile de ... Ltd. ve davalı şirket arasında akdedilen ana sözleşme hükümlerine uygun bir

başka sözleşme akdedilerek, davalı ile müvekkili şirket arasında bir yüklenici – alt

yüklenici ilişkisinin kurulmasını talep ettiğini, müvekkilinin taraflar arasındaki iyi niyet

esaslarına duymakta olduğu güven nedeniyle bu teklifi kabul ettiğini, sonuçta dava

dışı işveren ile davalı şirket arasında 54.000.000,00-Amerikan Doları değerindeki sözleşmenin 04.08.2019 tarihinde imzalandığını, müvekkili şirketin de imza sırasında katılım sağladığını, uzun revize süreçleri akabinde 15.01.2020 tarihinde işbu davanın tarafları arasında

sözleşmenin kurulabildiğini, bu tarihe kadar müvekkili şirket tarafından zaten arıtma tesisi işinin su alma yapısı ve proses dizaynına ilişkin

proje ve tasarım işlerinin neredeyse bitirilerek davalı firmaya tamamen sunulur hale geldiğini,

projenin uygulanması aşamasına geçildiğinde üstlenilmiş olan işlerin yürütülmeye devam edilebilmesi için müvekkilinin ihtiyaç duyduğu hiçbir finansman desteğinin sağlanmadığını,

davalı şirket tarafından müvekkili

şirkete gerçeği yansıtmayan beyan ve isnatlardan oluşan bir

ihtarname keşide edilerek, taraflar arasındaki sözleşmenin feshedildiğinin bildirildiğini, sözleşmenin feshinden sonra ise müvekkilinin projelerinin

kullanılarak dava dışı üçüncü kişilerle yola devam edildiğini, müvekkilinin bu iş ortaklığı çerçevesinde

üstlendiği mühendislik işlerine ilişkin bütünüyle kendi bünyesindeki yoğun emek ve Ar-Ge

çalışmaları neticesinde geniş kapsamlı bir su alma yapısı ve arıtma projesi meydana getirdiğini,

ancak davalı tarafın bütünüyle müvekkili şirketçe meydana getirilen bu proje ve detaylarına

hakim olması akabinde, müvekkili şirkete hiçbir hakkediş bedeli ödemeksizin, taraflar arasındaki ilişkiyi sonlandırarak, tüm hak ve yetkileri münhasıran müvekkili şirkete ait “eser”

niteliğindeki mühendislik tasarım ve projelerini hukuka aykırı bir şekilde ele geçirdiğini ve kullandığını ileri sürerek, müvekkili şirketçe ortaya çıkarılan mühendislik ve tasarım işlerinin 5846 sayılı FSEK kapsamında “eser” niteliğini, müvekkil şirketin ise “eser sahibi” sıfatını haiz olduğunun tespitine, olağan telif

bedelinin 3 katı tutarındaki telif tazminatının şimdilik 10.000,00-TL'nın FSEK madde 68 uyarınca

davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, müvekkili ile dava dışı ... ... Ltd. ("İşveren”) arasında Irak'ın ... şehrinde su arıtma merkezi, su alma

yapısı ve boru hattı inşasına ilişkin "Nehir Suyu Arıtma Tesisi" işi konusunda ihale açıldığını,

ihale üzerine işveren tarafından sağlanan belgeler esas alınarak 04.08.2019 tarihinde ana sözleşmenin imzalandığını, sözleşme uyarınca projenin tasarımı, mühendisliği, tedariki, yapımı, testi ve devreye alınması işinin, anahtar teslimi olacak şekilde müvekkili tarafından üstlenildiğini,

söz konusu projenin su arıtma merkezi, su alma yapısı ve boru hattı kapsamında arıtma tesisinin

proses dizaynı ve bu kapsamdaki ünitelerin elektrik ve mekanik ekipman temini ve montajı

işleri konusunda 15.01.2020 tarihinde alt yüklenicinin davacı, müteahhidinin müvekkili olduğu

bir ana taşeron-alt taşeron sözleşmesinin imzalandığını, davacı şirketin kendi sorumluluğundaki işlerle ilgili ana sözleşmenin getirdiği tüm yükümlülükleri de kayıtsız şartsız kabul ettiğinin

hüküm altına alındığını, davacı şirket tarafından sözleşme kapsamında üstlenilen işlerin yapımının sürekli olarak geciktirildiğini, buna rağmen davalı müvekkilinin iyiniyetli ve

uzlaşmacı tavrı çerçevesinde sözleşmenin sürdürüldüğünü, ancak davacı şirket tarafından

yalnızca projeyle ilgili işlerin ifa edilip, sözleşme kapsamındaki tedarik, montaj gibi

diğer edimler bakımından ifaya dahi başlanılmamasının, ana sözleşmede belirlenen iş

programının kalınmasına sebep olduğunu, ana sözleşme uyarınca 14.02.2020

tarihinde teslim edilmesi gereken proje, rapor vb. işlerin, davacı müvekkiline zamanında teslim

edilmemesi ve 13.06.2020 tarihine kadar tamamlanması kararlaştırılan tedarik ve montaj

işlerine davacı şirket tarafından başlanılmamış olması nedeniyle 10.04.2020 tarihinde

müvekkili tarafından davacı şirkete temerrüt ihtarında, 11.05.2020 tarihinde de

fesih ihbarında bulunulduğunu, hiçbir şekilde eser niteliğinde

olmayan çalışmalardan dolayı mali haklarının ihlal edildiğinden bahisle FSEK uyarınca tazmin talebinde bulunulmasının mümkün olmadığını, davacının huzurdaki dava kapsamında taraf

sıfatının bulunmadığını, ortada bir eser bulunduğunun kabulü durumunda dahi bu eserden dolayı mali hakları

talep hakkının davacıda değil, davalıda (veya ana işverende) olacağını, davacı ve müvekkili

arasında davacının bahsettiği şekilde bir iş ortaklığının, tüm aşamaların birlikte yönetilmesi gibi

bir durumun söz konusu olmadığını, müvekkiline teslim edilenlerin ise -mühendislik

açısından uygulamaya elverişli ve tamamlanmış olmayıp; ayrıca sözleşme gereğini yerine

getiremiyor olsa bile- açık rıza ile teslim edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, uyuşmazlık konusu projenin bilirkişi heyet raporuna göre "hususiyet unsurunu ihtiva ettiğinden 5846 sayılı FSEK

md.3/2 kapsamında ilim ve edebiyat eseri olarak korunacağı, eser üzerinde davacı ... ile dava dışı ... şirketinin iştirak halinde (elbirliğiyle) eser sahibi oldukları" şeklindeki tespiti üzerine, mahkemece 20/02/2023 tarihli duruşmada "Bilirkişi heyet raporunda geçen dava dışı ... ...

Firmasının 5846 sayılı Kanunun 10/2 kapsamında iştirak halinde eser sahibi olduğu ifade edildiğinden bu firmadan açılan dava ile ilgili noter onaylı yazılı müsade izni ya da bu firmaya açılan dava dolayısıyla temsilci atanması ve temsilcinin davaya dahil edilmesi için davacı firmaya bir aylık kesin süre verilmesine, aksi takdirde dava şartı eksikliği nedeniyle davanın usulden reddi konusunda karar verileceğinin ihtarına," şeklinde ara kararı oluşturulduğu, davacı vekilinin 08/03/2023 tarihli talep dilekçesinde üzerine 09/03/2023 tarihli ara karar ile 1 aylık kesin sürenin HMK 94/2 maddesi gereği 1 kez daha uzatılmasına,

davacıya HMK 94/2 maddesine göre 2 ay daha (20/05/2023 tarihi saat 17.00'a kadar) ek kesin süre verilmesine, aksi takdirde HMK 115/2 maddesi uyarınca dava şartı yokluğu sebebiyle davanın reddine karar verileceğinin yeniden ihtarına," şeklinde ara karar tesis edildiği, davacı vekilinin ikinci kez verilen kesin süreye de uymadığı, HMK 94/3 ve 115/2 maddesi gereği dava şartı eksikliğinin giderilmediği gerekçesiyle davanın dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkili şirketin ilgili eser üzerinde tek başına eser sahibi olduğunu ve dava dışı ... şirketinden konuyla ilgili herhangi bir muvafakatname almaya gerek bulunmadığını, ... Projesinin ...

Holding (“İşveren”) tarafından gerçekleştirilen özel bir ihale olup, katılımcıların işveren tarafından ihaleye davet usulü ile çağrıldıklarını, ihale kapsamındaki işler için şartnamelerde ve ihale dokümanlarında talep edilen özelliklere uygun olarak, belirtilen süre içerisinde anahtar teslimi tamamlanacak şekilde, mühendislik (tasarım), temin ve yapımını kapsayacak teklifler istendiğini, davalı tarafın da dava dışı ...

Ltd.'ne (“İşveren”) ait bahse konu "Nehir Suyu Artıma Tesisi" işinin birlikte yüklenilmesi hususunda müvekkili şirkete başvurulduğunu, müvekkilinin davalı taraf ile arasında kurulan bu iş ortaklığı çerçevesinde üstlendiği mühendislik işlerine ilişkin, bütünüyle kendi bünyesindeki yoğun emek ve Ar-Ge çalışmaları neticesinde, geniş kapsamlı bir su alma yapısı ve arıtma projesi meydana getirdiğini, ancak davalı tarafın bütünüyle müvekkili şirketçe meydana getirilmiş proje ve detaylarına hakim olması akabinde, müvekkili şirkete hiçbir hak ediş bedeli ödemeksizin, taraflar arasındaki ilişkiyi sonlandırarak,

tüm hak ve yetkileri münhasıran müvekkili şirkete ait “eser” niteliğindeki mühendislik tasarım ve projelerini, hukuka ve kanuna aykırı şekilde ele geçirdiğini ve 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca müvekkili şirketin eser sahibi sıfatıyla mali ve manevi tüm haklarına tecavüz teşkil eden eylemleri ile müvekkili şirketi gerek maddi gerekse de manevi yönden büyük zarara uğrattığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE

Dava, 5846 sayılı FSEK'na dayalı eser sahipliğinin tespiti ile telif tazminatı istemlerine ilişkindir.

İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosyaya sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, dava dışı işveren ... Holding ile davalı arasında 04.08.2019 tarihinde ... şehrinde bir su arıtma merkezi, su alma yapısı ve boru hattı

inşa edilmesi amacıyla "Nehir Suyu Artıma Tesisi" işinin yapılması konusunda sözleşme imzalandığı, 15.01.2020 tarihinde de davacı ile davalı arasında, 04.08.2019 tarihli asıl sözleşme hükümlerine atıf yapan ayrı bir alt taşeronluk sözleşmesinin akdedildiği, dava dışı işveren ...

Holding tarafından, yapılması istenen işin ana hatlarıyla temel verilerini içeren tasarım bilgilerinin davacı şirkete verildiği, davacının da bu bilgileri esas alarak meydana getirdiği bir kısım projeleri tamamlayarak davalı şirkete teslim ettiği hususları anlaşılmakta olup, mahkemece davacıya ait projelerin FSEK anlamında ilim ve edebiyat olduğunun kabul edilmesi ve mahkemece verilen karara karşı davalı tarafça istinaf isteminde bulunulmaması karşısında, gelinen aşama itibariyle çözüme kavuşturulması gereken uyuşmazlık, davacıya ait eserin FSEK'nın 9. maddesi anlamında birden fazla kişinin “birlikte” vücuda getirdiği bir eser mi,

FSEK'nın 10. maddesi anlamında birden fazla kimsenin "iştirakiyle" vücuda getirilen bir eser mi, yoksa FSEK’nın 6. maddesi anlamında bir eserden istifade suretiyle vücuda getirilen, ancak yararlanılan eserle bağlantısı bulunan yeni bir işleme eser mi olduğu, bu tespite göre de davacının işbu davadaki tespit ve tazminat istemleri yönünden aktif dava ehliyetinin bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.

Mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi raporundaki tespitler ise bu konuda hüküm kurulması için elverişli değildir. Zira hem davacı ile dava dışı işveren ... Holding'in hazırladığı vaziyet planlarının, boyutlandırma ve çizim çalışmaları açısından ayrı ayrı karşılaştırıldığından bahsedilmiş, hem de ortada bir bütün oluşturan, tek bir eserin ve dolayısıyla iştirak halinde bir eser birliğinin söz konusu olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Bu tespitler karşısında, davacının hazırladığı vaziyet planları ile dava dışı ... Holding'in önceden hazırlayıp davacıya teslim ettiği vaziyet planlarının ve sonuçta davacı tarafça, dava dışı ... Holding tarafından önceden hazırlanan bu çalışmalar esas alınarak ortaya çıkarılan yeni projelerin, FSEK'nın 9. maddesi anlamında kısımlarına ayrılmasının mümkün bulunup bulunmadığı, ya da davacının eserinin FSEK’nın 6. maddesi anlamında dava dışı ...

Holding'in hazırladığı eserden istifade suretiyle vücuda getirilen yeni bir işleme eser olup olmadığı konusunda tereddütler oluşmaktadır. Bu tereddütlerin ise teknik inceleme gerektirdiği ve hakimin bilgisi ile aşılamayacağı açıktır.

Bu durum karşısında mahkemece, yeni bir bilirkişi heyeti oluşturularak, davacının eserinin FSEK'nın 9. maddesi anlamında birden fazla kişinin “birlikte” vücuda getirdiği bir eser mi, FSEK'nın 10. maddesi anlamında birden fazla kimsenin "iştirakiyle" vücuda getirilen bir eser mi, yoksa FSEK’nın 6. maddesi anlamında bir eserden istifade suretiyle vücuda getirilen, ancak yararlanılan eserle bağlantısı bulunan yeni bir işleme eser mi olduğunun tespit edilmesi ve sonucuna göre davacının işbu davadaki tespit ve tazminat istemleri yönünden aktif dava ehliyetinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerekirken,

yetersiz bilirkişi incelemesine dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, Dairemizce, davacı vekilinin yukarıdaki hususlara ilişkin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, kararın niteliğine göre davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;

1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6, maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 22/05/2023 gün ve 2021/59 E. - 2023/215 K. sayılı kararın KALDIRILMASINA;

2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE,

3-Davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,

4-Davacı tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 269,85-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının istek halinde davacıya iadesine,

5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

6-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine,

7-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 19/12/2023 tarihinde HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 19/12/2023

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2023/2212, K. 2023/1684, 19 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. Gerekçe
  7. Gerekçeli Kararın Yazıldığı Tarih : 19/12/2023
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/2212
Karar No
2023/1684
Tarih
19 Aralık 2023

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi E.2023/2213 K.2023/1855
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2023/2214 K.2023/1994
  • Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi E.2023/2214 K.2023/2121
  • Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2023/2216 K.2023/480
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2023/2217 K.2023/2300
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2023/2218 K.2023/2060

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.