KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi Mahkemesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 27 Mart 2025
- Esas-Karar No
- 2023/307 - 2025/639
- Esas no
- 2023/307
- Karar no
- 2025/639
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
- Tarihi
- 17/11/2022
- Numarası
- 2022/165 E. - 2022/392 K.
- Davanın konusu
- YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
Karar Metni
740 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 17/11/2022 tarih ve 2022/165 E. - 2022/392 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilinin 1970 yılından beri sürdürdüğü ticari faaliyetleri kapsamında yurt içinde ve yurt dışında müşterilerine porselen yemek takımları, porselen objeler ve sofra tasarım aksesuarları sunduğunu, davalı Şirketin 2020/22254 sayılı "..." ibareli marka başvurusunu yaptığını, müvekkilinin SMK'nın 5. maddesi kapsamında düzenlenen mutlak tescil engelleri karşısında dava konusu başvurunun tescilinin mümkün olmadığı gerekçesiyle bu başvuruya itiraz ettiğini, davalı Kurum tarafından müvekkili itirazının reddine karar verildiğini, oysa dava konusu başvurunun, marka olarak tescil edilemeyecek bir ibare olduğunu,
Türkçe’de "dünyanın porseleni" anlamına gelen bu kelime öbeğinin kullanılacağı emtianın cinsini ve vasfını bildirdiğini, bu ibarenin davalı adına marka olarak tescil edilmesi halinde, ilgili sektörde faaliyet gösteren tüm aktörlerin kullanabileceği bu tamlamanın kullanımının davacının tekeline verilmiş olacağını, bunun da haksız ve hukuka aykırı bir durum yaratacağını ileri sürerek, YİDK'in 2022-M-2195 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu edilen başvurunun, 6769 sayılı Kanun’un m. 5/1 (b, c, d) hükümleri kapsamında değerlendirilebilecek bir işaret olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı Şirket vekili, dava konusu başvurunun, SMK’nın 5. maddesi anlamında tescil engeli taşıyan bir işaret olmadığını, markada geçen "..." ibaresinin "dünyanın porseleni" anlamına gelen bir slogan olduğunu, müvekkilinin "..." ve "..." ibareli tescilli markalarının bulunduğunu, dolayısıyla müvekkilinin başvuru üzerinde kazanılmış bir hakkının olduğunu, davacının da "..." ve "..." gibi slogan markalarının bulunduğunu, müvekkili başvurusu, bir bütün olarak değerlendirildiğinde hiçbir emtiayı tanımlamadığını ve ibarelerin, ticaret alanında herkes tarafından kullanılan bir tamlama olmadığını, bu tür sloganların tescil edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, dava konusu başvurunun marka olabilecek nitelikte soyut-somut ayırt ediciliğinin bulunduğu, tanımlayıcı/tasviri nitelikte olmadığı, ticaret alanında herkes tarafından kullanılan bir işaret niteliği de taşımadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, dava konusu "...” ibaresinin İngilizce olup, Türkçe'de "Dünyanın Porseleni" anlamına geldiğini, bu anlamı itibariyle SMK kapsamında marka olarak tescili talep edilebilecek bir işaret olmadığını, yine anılan Kanun'un sağladığı korunmadan bu ibarenin faydalanmasının düşünülemeyeceğini, mahkemenin, başvuru konusu ibarenin genel bir ibare olmadığı,
tanımlayıcı nitelik taşımadığı yönündeki kabulünün açıkça SMK hükümlerine ve yerleşik Yargıtay içtihatlarına aykırılık teşkil ettiğini, marka niteliği taşımayan, üzerinde kullanıldığı mal ve hizmetler bakımından çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirten veya malların üretildiği, hizmetlerin yapıldığı zamanı gösteren ibarelerin marka olarak tescil edilemeyeceğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu başvurunun "..." ibaresinden oluştuğu, bu ibarenin Türkçe'de "Dünyanın Porseleni" anlamına geldiği, davalı tarafından oluşturulmuş slogan niteliğinde bir marka olduğu, bu hali ile ayırt ediciliği zayıf olmakla birlikte asgari bir ayırt edicilik de taşıdığı, dolayısıyla SMK'nın 5/1-a ve b bentleri kapsamında bir tescil engelinin bulunmadığı, yine tanımlayıcı ya da tasviri bir işaret de olmadığı gibi SMK'nın 5/1-d maddesi koşullarının da somut olayda oluşmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 28/03/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2023/307, K. 2025/639, 27 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama