KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi Mahkemesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 10 Nisan 2025
- Esas no
- 2023/320
- Karar no
- 2025/705
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
- Tarihi
- 22/12/2022
- Numarası
- 2022/235 E. - 2022/440 K.
- Davanın konusu
- YİDK Kararının İptali
Karar Metni
868 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 22/12/2022 tarih ve 2022/235 E. - 2022/440 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilinin 2021/035145 sayılı ..." ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, davalı gerçek kişinin 2008/06128 ve 2015/56861 sayılı "..." ibareli markalarına dayalı olarak başvuruya itiraz ettiğini, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından davalı itirazının kabul edilerek müvekkili başvurusunun kısmen reddine karar verildiğini, bu karara yönelik müvekkili itirazının ise YİDK tarafından reddedildiğini, alınan kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin kendi adından ve soyadından oluşan bu marka altında 2004 yılından bu yana kuyumculuk sektöründe faaliyet gösterdiğini, "www...com" adlı internet sitesini kullandığını,
müvekkilinin markasına uzun yıllardır büyük bir yatırım yaptığını ve markanın tanınması için ciddi emek harcadığını, taraf markalarının görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzemediğini, ayrıca müvekkilinin kendi adı ve soyadından oluşan markasının başkasının markasıyla karıştırılmayacağını, tarafların farklı şehirlerde faaliyet gösterdiklerini, müvekkili markasının "..." şeklinde bütünsel olarak ele alınması gerektiğini, bu ibarelerden sadece "..." ibaresinin ele alınarak taraf markalarının benzediğinin söylenmesinin yanlış olduğunu,
davalı gerçek kişinin 35. sınıfta tescilli olan markalarını hangi malların pazarlanması için kullandığını ispat etmesi gerektiğini ileri sürerek, YİDK'in 2022-M-7009 sayılı kararının iptaline, müvekkili başvurusunun tescil işlemlerinin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile redde mesnet markalar arasında, başvuru kapsamından çıkarılan mal ve hizmetler yönünden karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, karşılaştırılan markaların görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzer olduğu, emtia benzerliğine ilişkin koşulun da gerçekleştiği, dava konusu başvuru ile redde mesnet markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, davacının önceki tarihli fiili kullanımından kaynaklanan hak sahipliği iddiasının, dava konusu başvurunun tescili açısından bir etkisinin olmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, mahkeme kararının aksine müvekkili başvurusu ile redde mesnet markalar arasında SMK'nın 6/1 maddesi anlamında benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, dava konusu başvurunun, müvekkilinin adı ve soyadından oluştuğunu, redde mesnet markalar ile müvekkili markasında "..." ibaresi ortak olarak yer alsa da müvekkili başvurusunun bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini, buna göre taraf markaları arasında karıştırılma ihtimali olmadığını, müvekkilinin 2004 yılından beri başvuru konusu markayı kullandığını, müvekkili kullanımının "www...com" internet adresinden de görülebileceğini,
müvekkilinin markası için büyük yatırım yaptığını ve emek harcadığını, bu nedenlerle başvurunun tescilinin gerektiğini, başvuru markası üzerinde müvekkilinin, SMK'nın 6/3 maddesi kapsamında eskiye dayalı kullanımı nedeniyle gerçek hak sahibi olduğunu, bu nedenle de müvekkili başvurusunun reddedilmesinin doğru olmadığını, redde mesnet markaların yalnızca 14. sınıfa giren malların pazarlanması hizmetlerinde kullanıldığı ispat edilmesine rağmen kullanımı ispat edilemeyen 35. sınıf hizmetler yönünden davanın reddine karar verilmesinin yerinde bulunmadığını ileri sürerek,
ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu "..." ibareli başvuru ile redde mesnet "..." ibareli markalar arasında, başvuru kapsamından çıkarılan mal ve hizmetlerin tamamı bakımından SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu,
zira her ne kadar dava konusu başvuru, davacının adından ve soyadından oluşmakta ise de redde mesnet markaları oluşturan "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin yüksek olduğu, buna karşılık başvuruda farklı olarak yer verilen "..." ibaresinin ise ülkemizde yaygın kullanılan bir ad olması nedeniyle başvuruya yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı gözetildiğinde, ortalama tüketicilerce markaların karıştırılması ya da ilişkilendirilmesi ihtimalinin doğacağı, davacının söz konusu ibareyi kullanmasının da SMK'nın 6/1 maddesindeki tescil engelini bertaraf etmeyeceği ve davacıya tescil imkanı sağlamayacağı, yine davacı tarafça,
redde mesnet markaların kullanılmadığı ileri sürülmüş ise de eldeki davanın YİDK kararının iptali istemine ilişkin bulunduğu ve marka başvuru aşamasında ileri sürülmeyen kullanmama savunmasının, YİDK kararının iptali davasında ileri sürülmesinin mümkün olmadığı gibi redde mesnet 2015/56861 sayılı markanın tescil tarihi ile dava konusu başvuru arasında beş yıllık süre geçmediğinden, bu markanın kullanım ispatına da tabi bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 10/04/2025
Başkan · ... Üye · ... Üye · ... Katip · ...
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2023/320, K. 2025/705, 10 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama