KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi Mahkemesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 6 Mart 2026
- Esas-Karar No
- 2024/262 - 2026/522
- Esas no
- 2024/262
- Karar no
- 2026/522
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK
- Tarihi
- 29/11/2023
- Numarası
- 2022/198 E. - 2023/519 K.
- Davanın konusu
- Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali
Karar Metni
783 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 29/11/2023 tarih ve 2022/198 E. - 2023/519 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı; asıl ve birleşen davalarda, müvekkilinin 2020/76764 numaralı “... + şekil” ibareli marka başvurusunun, davalı şirketin 89/004020, 89/04019, 89/009644, 2013/74406, 2006/06278, 2002/15987, T/01260, T/01265 sayılı markalarına dayalı itirazı üzerine,
Türk Patent YİDK’nın 2022-M-4010 sayılı kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa markaların hiçbir benzerlik içermediğini, davalı şirketin markasının ayırt edici vasfının bulunmadığını, birçok markada benzer şeklin kullanıldığını, tüketiciler nezdinde markaların karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, dava konusu marka başvurusunda yer alan logonun orijinal ve benzersiz olduğunu, davalı şirketin kötü niyetli bulunduğunu ileri sürerek, ...
YİDK’nın 2022-M-4010 sayılı kararının iptali ile 2020/76764 sayılı markanın tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı .... vekili; asıl ve birleşen davalarda; müvekkili şirketin “...” ve "şekil" markalarının dünyanın en tanınmış markaları arasında bulunduğunu, Türk Patent nezdinde müvekkiline ait T/01265 ve T/01260 sayılı tanınmış markaların tescilli olduğunu, dava konusu markanın müvekkili markası ile yüksek düzeyde benzerlik içerdiğini, davacının müvekkilinin markasının tanınmışlığından haksız kazanç elde etme çabası güttüğünü, davacının marka başvurusunda kötü niyetli olduğunu, markaların tüketici nezdinde karıştırılması ihtimalinin bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, dava konusu 25. sınıf emtiaların davalıya ait markaların kapsadığı emtialarla aynı veya aynı tür olduğu, davalı şirkete ait “Şekil” ve “...+Şekil” ibareli markaların ... nezdinde tanınmış marka olarak tescilli bulunduğu ve dünya çapında bilinirliğe sahip olduğu, bu nedenle ayırt edici güçlerinin yüksek olduğu, davacı markasında yer alan “...” ibaresinin spor giyim ve ayakkabı sektörü bakımından ayırt ediciliğinin zayıf bulunduğu,
buna karşılık davalı markalarının esas ve ayırt edici unsurunu oluşturan “Şekil” unsurunun, davacının marka tescil başvurusunda da görsel olarak benzer şekilde yer aldığı, tekstil sektöründe tüketici tercihlerinin ağırlıklı olarak görselliğe dayandığı, bu sebeple ortalama tüketici nezdinde markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali dâhil karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, bunun yanında davalı markalarının tanınmış marka niteliği dikkate alındığında, dava konusu başvurunun bu markaların itibarından haksız yarar sağlama ihtimallerini doğurduğu,
bu suretle somut olayda SMK m.6/1 ve m.6/5 hükümlerinde öngörülen şartların gerçekleştiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı; “... + şekil” ibareli marka logosu ve davalı şirketin “...+Şekil” ibareli marka logosu arasında, hiçbir benzerlik bulunmadığını, davalı şirket logosundaki şeklin ayırt edici olmadığını, davalı şirketin kötü niyetli bulunduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılması ile asıl ve birleşen davanın kabulünü talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, marka ile ilgili kurum kararlarının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve dava konusu 25. sınıf emtiaların davalıya ait markaların kapsadığı emtialarla aynı veya aynı tür olduğu, davacı markasında yer alan “...” ibaresinin, spor giyim ve ayakkabı sektörü bakımından ayırt ediciliğinin zayıf bulunduğu, buna karşılık davalı markalarının esas ve ayırt edici unsurunu oluşturan “Şekil” unsurunun, davacının marka tescil başvurusunda da görsel olarak benzer şekilde yer aldığı,
tekstil sektöründe tüketici tercihlerinin ağırlıklı olarak görselliğe dayandığı, bu sebeple ortalama tüketici nezdinde markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali dâhil karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, bunun yanında davalı markalarının tanınmış marka niteliği dikkate alındığında, dava konusu başvurunun bu markaların itibarından haksız yarar sağlama ihtimalini doğurduğu, bu suretle somut olayda SMK m.6/1 ve m.6/5 hükümlerinde öngörülen şartların gerçekleştiği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 06/03/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2024/262, K. 2026/522, 6 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama