KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 5 Mart 2026
- Esas-Karar No
- 2024/391 - 2026/501
- Esas no
- 2024/391
- Karar no
- 2026/501
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 31/05/2023
- Numarası
- 2022/304 E. - 2023/283 K.
- Davanın konusu
- Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali
Karar Metni
960 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Markanın Hükümsüzlüğü)
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 31/05/2023 tarih ve 2022/304 E. - 2023/283 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, davalı ... tarafından 2021/097555 sayılı "..." ibareli markanın 29, 30 ve 35. sınıflarda tescili talebinde bulunulmuş olup müvekkilinin "..." ibareli markalarına dayalı itirazının nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa müvekkilinin markasının asli unsurunu oluşturan "..." ibaresinin başvuru konusu markada aynı şekilde yer aldığını, bu durumun markalar arasında yazılış, okunuş, görsel ve işitsel açıdan ayırt edilemeyecek derecede benzerliğe neden olduğunu, davaya konu markadaki "..." ibaresinin markaya hiç bir şekilde ayırt edicilik katmadığını,
bu benzerliğin dava konusu markanın müvekkilinin markasının seri markası izlenimi uyandırdığını, davaya konu markanın kapsamına alınmak istenen mal ve hizmetlerde müvekkilinin markasının tescilli olduğunu, ortalama tüketiciler nezdinde asli unsurları aynı olan ve sınıfları çakışan markaların karıştırılma ihtimalinin tartışmasız olduğunu, müvekkilinin markasının uzun yıllara dayanan kullanım sonucu yüksek bir ayırt edicilik ve tanınmışlık kazandığını, davaya konu markanın tescili halinde müvekkilinin markasının itibar ve ayırt ediciliğinin zarar göreceğini, davalı ...'un haksız menfaat elde edeceğini,
müvekkilinin markasına benzer bir marka tercihinin kötü niyetli olmasının yanında haksız rekabet niteliğinde olduğunu ileri sürerek 2022-M-7667 sayılı YİDK kararının 29. sınıftaki "Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri" ile 35. sınıfta yer alan "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri" için kısmen iptaline ve tescili halinde markanın aynı hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, davaya konu "...+şekil" markasının renk, yazı tipi ve kullanılan birleşik sözcük unsuru itibariyle ayırt edicilik kazandığını, markanın genel görünüm itibari ile davacı markalarından oldukça farklı olduğunu, taraf markalarının ilk dört harfi aynı ise de, davaya konu markanın üç heceden oluştuğunu, kelime uzunlukları, harf ve hece sayıları da dikkate alındığında markaların benzer olmadığını, dolayısı ile markalar arasında karıştırılma ihtimali de dahil iltibastan söz edilemeyeceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... usulüne uygun tebligata rağmen cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, "..." ibaresi markalarda ortak unsur olsa dahi, davaya konu markaya eklenen "..." ibaresi ve markanın tertip tarzının davaya konu markayı genel izlenim bakımından davacının markalarından uzaklaştırdığı, markaların görsel ve işitsel bakımdan bir bütün olarak yaratacağı algı ve izlenim itibariyle benzer olmadığı, ortalama tüketiciler nezdinde dava konusu marka ile davacıya ait itiraza/hükümsüzlüğe mesnet markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesinin bulunmadığı,
nitekim Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 21/11/2017 tarih 2016/4133 E 2017/6395 K. sayılı başka bir uyuşmazlığa ilişkin kararında ..." markası ile "..." markaları arasında iltibas tehlikesinin bulunmadığına işaret edildiği ve tanınmışlık ve kötü niyet koşullarının gerçekleştiğine dair somut olguların ortaya konulmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davaya konu "..." markasının müvekkilinin itiraza mesnet "..." ibareli markalarına benzer olup markaların halk tarafından karıştırılma ihtimalinin oldukça yüksek olduğunu, "..." markasının müvekkili tarafından yaratılmış olup uzun yıllardır devam eden yoğun kullanım sonucu ayırt edicilik ve tanınmışlık kazandığını, "..." markasının müvekkil markalarının asli unsuru olan ortak "..." ibaresini markanın başında aynı şekilde asli unsur olarak içermesinin markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal açıdan ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunduğunu,
"..." ibaresinin markaya hiçbir surette ayırt edicilik katmadığını, markaların kapsamında bulunan mal ve hizmetlerin benzerliği de nazara alındığında karıştırılma ihtimalinin kaçınılmaz olduğunu, davaya konu markanın tescilinin müvekkilinin markasının itibar ve ayırt ediciliğine zarar vereceğini ve davalının haksız menfaat elde etmesine neden olacağını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, marka ile ilgili kurum kararının iptali ve hükümsüzlük istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenim dikkate alınarak belirleneceği, buna göre "..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." asıl unsurlu markaları arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel,
işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, nitekim Yargıtay 11. HD.'nin 21/11/2017 gün ve 2016/4133E.-2017/6395K. sayılı kararıyla gıda maddeleri yönünden zayıf marka niteliğindeki "..." markası ile "..." markası arasında benzerlik bulunmadığına işaret edildiği,
taraf markaları arasındaki emtia benzerliğinin 29. sınıftaki gıda maddeleri ve bu maddelerin satışı hizmetleri yönünden gerçekleştiği ve taraf markaları arasında benzerlik bulunmadığından tanınmışlığın sonuca bir etkisinin olmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 05/03/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2024/391, K. 2026/501, 5 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama