KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 22 Ocak 2026
- Esas-Karar No
- 2024/506 - 2026/137
- Esas no
- 2024/506
- Karar no
- 2026/137
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 21/06/2022
- Numarası
- 2019/198 E. - 2022/205 K.
- Davanın konusu
- YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
Karar Metni
1.299 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 21/06/2022 tarih ve 2019/198 E. - 2022/205 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraflarca istenmiş ve istinaf dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilinin tanınmış ... mağazalar zincirinin sahibi olduğunu, müvekkiline ait “...” esas unsurlu markaların bulunduğunu, davalı yanın 2017/17848 sayılı “...” ibareli marka başvurusunu yaptığını, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazlarının davalı Kurum tarafından kısmen reddedildiğini, davalı yan markasının ayırt edici hiçbir ek unsur taşımadığını, bu haliyle müvekkili markası ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, davalının bu markayı tescil ettirmesinin kendi lehine haksız bir avantaj sağlayacağını,
müvekkilinin “...” esas unsurlu markası ile dava konusu markayı taşıyan ürünlerin yan yana getirilmesi durumunda markaların birbirlerinin serisi olarak algılanacaklarını, markaların bu haliyle okunuşlarının benzer olduğunu, müvekkili markasının bütün olarak dava konusu marka içerisinde yer aldığını, ilgili tüketicinin taraf markaları arasında bağlantı kuracağını, işaretler arasında açıkça bir iltibas ihtimali bulunduğunu, davalının kötü niyetli olduğunu, müvekkili markalarının sektörel tanınmışlığının bulunduğunu ileri sürerek,
2019-M-2391 sayılı YİDK kararının iptaline, dava konusu markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, başvuru kapsamında kalan mal ve hizmetler yönünden taraf markaları arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, davacının diğer iddialarının da yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, herhangi bir tüketicinin davacı mağazalarında satılan “...” isimli katı/sıvı yağ markası ile müvekkilinin dondurma ve fıstıklı tatlıları için kullandığı markasını karıştırmayacağını, müvekkilinin 2017/111780 sayısı ile 43. sınıfta tescilli markalarının bulunduğunu, müvekkilinin bu markasını uzunca bir süredir kullandığını, davacı markaları ile müvekkili markası arasında benzerlik bulunmadığını, müvekkili markasının özgün bir logoya sahip olduğunu, müvekkilinin tamamen iyi niyetli olarak bu başvuruya yaptığını, müvekkili markasının İtalyanca “gerçek tatlı” anlamına geldiğini, müvekkilinin İtalyan usulü sunumlar hazırladığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, kullanım ispatı talebine konu edilemeyen markalar yönünden davacı adına tescilli "..." esas ibareli markalar ile davalının "...+şekil" ibareli markası arasında ''...'' ibaresinden kaynaklı ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, tescilli markaların bir uzantısı, yeni bir versiyonu, yeni bir serisi olarak algılanmasının ihtimal dahilinde olduğu,
davacı yana ait “...” mağazalar zincirinin tanınırlığı, ülke çapındaki yaygınlığı, davacı ürünlerinin bu mağazalarda satışa konu edildiği yönündeki davacı beyanlarının “...” markalarının tanınırlığı açısından esas teşkil eder nitelikte deliller olarak değerlendirilemeyeceği, işlem dosyasındaki deliller itibariyle ispat yükü yerine getirilmediğinden SMK 6/5 maddesi kapsamında davacı yanın tanınmış marka korumasından yararlanamayacağı, davanın kullanım ispatına konu edilemeyen davacı markalarında benzer görülen mal ve hizmet sınıfları yönünden yerinde olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, YİDK'in 2019-M-2391 sayılı kararının,
30. sınıfta yer alan "Kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler, tatlılar; puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Dondurmalar, yenilebilir buzlar." ve 35. sınıfta yer alan "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler, tatlılar; puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Dondurmalar, yenilebilir buzlar.
Mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri yöntemler ile sağlanabilir.)" yönünden iptaline, YİDK kararının iptaline yönelik fazlaya dair talebin reddine, hükümsüzlük talebinin kısmen kabulü ile davalı ... adına tescilli 2017/17848 sayılı "...+Şekil" ibareli markanın tescilli olduğu 30. sınıfta yer alan "Kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler, tatlılar; puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül.
Dondurmalar, yenilebilir buzlar." ve 35. sınıfta yer alan "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler, tatlılar; puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Dondurmalar, yenilebilir buzlar.
Mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri yöntemler ile sağlanabilir.)" yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, hükümsüzlüğe ilişkin fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, ortalama tüketici çevresinde tanınırlığa/bilinirliğe ulaşan "..." markasının "..." mağazalarının hizmet verdiği sektörler de göz önünde bulundurulur ise alıcı kitlesini yanıltabileceğini, birbirlerinin yerine ikame olasılıklarının bulunabileceğini, müvekkilin tanınmış markasının, tanınmış marka korumasından faydalanması ve davalı markasının tümden sicilden terkini gerektiğini, müvekkili markasının tanınmış olmadığı yönündeki tespitlerin kabulünün mümkün olmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın tümden kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili, istinafa konu mahkeme kararının aksine taraf markaları arasında iptal edilen mal/hizmetlerde karıştırılabilecek derecede benzerlik bulunmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın tümden reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili, müvekkilinin davaya konu marka başvurusunun tamamen iyi niyetli ve hukuka uygun olduğunu, müvekkili markası ile davacı markaları arasında iltibas ihtimalinin söz konusu olmadığını, zira davalının benzerlik iddiasında bulunduğu “...” ibareli markasının “yenilebilir bitkisel yağlar” ürünleri üzerinde kullanıldığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının ve marka üzerine konulan tedbirin kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
1-Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." asıl unsurlu markalar arasında, başvuru kapsamında yer alan 30. sınıftaki "Kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler, tatlılar; puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül.
Dondurmalar, yenilebilir buzlar." malları ile 35. sınıftaki "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler, tatlılar; puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Dondurmalar, yenilebilir buzlar.
Mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri yöntemler ile sağlanabilir.)" yönünden 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunduğu,
zira davacı markalarının asli unsurunu oluşturan "..." ibaresinin, dava konusu başvuruda da aynen asli unsur olarak kullanıldığı ve başvuruya yeterli ayırt edicilik sağlanmadığı gibi yukarıda belirtilen mal ve hizmetler yönünden emtia benzerliğine ilişkin koşulun da gerçekleştiği, sayılan mal ve hizmetler dışında başvuru kapsamında kalan mal ve hizmetler yönünden emtia benzerliğine ilişkin koşul gerçekleşmediğinden, SMK'nın 6/1 maddesi koşullarının bulunmadığı,
davacı markalarının tanınmış olduğunun dosya kapsamındaki delillerle ispat edilemediği anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
2-Davalı ... vekilinin ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına ilişkin talebinin incelenmesine gelince; YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemi ile açılan işbu davada, dava konusu markanın yargılama sırasında üçüncü kişilere devri halinde taraf değişikliğine yol açılacağı ve bunun da yargılamanın uzamasına neden olacağı gözetildiğinde, dava konusu markanın üçüncü kişilere devrinin önlenmesi yönünde verilen ihtiyati tedbir kararında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, davalı ... vekilinin ihtiyati tedbir kararının kaldırılması yönündeki talebinin de reddine karar vermek gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 22/01/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2024/506, K. 2026/137, 22 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama