İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2025/1922 K.2025/1994

Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 12/03/2025 tarih ve 2023/370 E. - 2025/176 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış…

Esas2025/1922Karar2025/1994Tarih23 Ekim 2025Okuma10 dk · 1.916 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
23 Ekim 2025
Esas no
2025/1922
Karar no
2025/1994
Başkan
... ...
Üye
... ...
Üye
... ...
Katip
... ...
İncelenen kararın mahkemesi
ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
12/03/2025
Numarası
2023/370 E. - 2025/176 K.
Davanın konusu
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.916 kelime·10 dk okuma·5 bölüm

Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 12/03/2025 tarih ve 2023/370 E. - 2025/176 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili, 14/1/2019 tarihinde müvekkiline ait işyerinde güzellik uzmanı olarak çalışmaya başlayan davalının, iş sözleşmesini haksız ve bildirimsiz olarak feshettikten yalnızca 10 gün sonra müvekkilinin iş yerine yakın bir mahallede "..." adlı işyerini çalıştırmya başladığını, oysa taraflar arasındaki sözleşmesinin 9. maddesinde davalının "işten ayrıldığı tarihten itibaren 2 yıl içinde aynı sektörde yer alan veya benzer işin yürütüldüğü iş yerlerinde görev almamayı,

iş yerine ait sır niteliğindeki bilgiler ile özel bilgileri üçünü şahıslarla hiçbir zaman paylaşmamayı ve rekabet yasağının ihlali durumunda en son aldığı brüt ücretin 10 katı tutarında tazminatı müvekkiline ödemeyi taahhüt ettiğini", davalının rekabet yasağını ihlal eden bu hareketlerinin yanında kendisine ait ''...'' kullanıcı adlı sosyal medya hesabı üzerinden müvekkilinin işletmesini kötüleme amacıyla gerçeğe aykırı ve yanıltıcı beyanlarda bulunduğunu,

müvekkili tarafından yıllar içinde emek verilerek oluşturulan müşteri çevresini haksız bir şekilde kendisine yönlendirdiğini ileri sürerek haksız rekabetin tespiti ve men'i ile haksız rekabete sebebiyet veren eylemleri nedeniyle müvekkilinin uğramış olduğu maddi zararlara karşılık şimdilik 10.000 TL maddi ve 10.000 TL manevi tazminat ile taraflar arasındaki sözleşmenin 9. maddesi ile belirlenen 31.000 TL cezai şartın davalıdan tahsili ile müvekkile ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, 24/12/2018 tarihinde davacıya ait iş yerinde güzellik uzmanı olarak işe başlayan ve sahip olduğu lazer ve cilt bakım cihazlarını davacıya ait iş yerine getirerek kullanılmasına izin veren müvekkili ile davacı arasında 5.000,00 TL aylık ücretin lazer cihazlarıyla yapılan işlemlerde hizmet ücretinin %75'i ve cilt bakım işlem ücretinin %25'ini prim olarak ödenmesi hususunda bir anlaşma yapıldığını, davacı tarafından bu kapsamda ödeme yapılmakta iken araya pandeminin girdiğini, bu süreç içinde tam zamanlı çalışmasına rağmen davacı tarafından müvekkiline yalnızca devletin verdiği kısa çalışma ödeneğinden oluşan ücretin ödendiğini,

haklarını talep eden müvekkilinin iş yerinde yalnızlaştırılarak mobbinge maruz bırakıldığını, en sonunda 30/06/2020 tarihinde haksız olarak işten çıkarıldığını, müvekkilini işten çıkaran davacının iş yerinin kapısını kilitleyerek müvekkiline18.610,00 TL bedelli bonoyu zorla imzalattığını, müvekkiline yönelik tehdit, hakaret, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, kişilerin huzur ve sükununu bozma, senet yağması,

özel hayatın gizliliğini ihlal ve bilişim sistemindeki verilerin yok edilmesi eylemleri nedeniyle yapılan şikayet sonrasında davacı hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2020/169507 soruşturma numarasıyla başlatılan soruşturmanın halen derdest olduğunu, müvekkili tarafından ayrıca Ankara 45. İş Mahkemesi'nin 2020/505 E sayılı dosyası ile işçi alacaklarının ödenmesi talebiyle dava açıldığını, davacının dayanmış olduğu iş sözleşmesinin 9. maddesindeki rekabet yasağı hükmünün 6098 sayılı Kanun'un 445. maddesi uyarınca geçersiz olduğunu,

davacının işyerinde hizmet bedeli haricinde sır oluşturacak herhangi bir üretim tekniği ya da uygulamasının bulunmadığını, öte yandan güzellik merkezlerinde kullanılan yöntemler, aletler ve ürünlerin gizliliğe müsait olmadığını, bu tür yerlerde önemli olan hususun uygulamayı yapan uzmanın el becerisi olduğunu, müvekkilinin işe başlamasından yaklaşık 1,5 yıl önce iş yerini açan ve daha önce bu sektörde faaliyeti bulunmayan davacının müvekkiline vereceği herhangi bir sırın dahi mevcut olmadığını, 15 yıllık meslek tecrübesi olan ve daha önce bir çok yerde çalışan müvekkilinin ilgili muhitte,

davacının yanında çalışmadan önce oluşmuş bir müşteri çevresinin bulunduğunu, davacının esas olarak kendisinin müvekkilinin müşteri çevresinden yararlandığını, davacıya ait iş yerinin müvekkili tarafından kötülendiği iddialarının asılsız olduğunu ve sosyal medya hesabında başına gelen olayları tüm gerçekliğiyle anlatmasının müvekkilinin en doğal hakkı olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

Mahkemece, davacıya ait güzellik salonunda 14/01/2019 tarihli belirsiz süreli iş sözleşmesi ile işe başlayan davalının 30/06/2020 tarihine kadar bu iş yerinde güzellik uzmanı olarak çalıştığı, belirsiz süreli iş sözleşmesinin rekabet yasağı başlıklı 9. maddesinde işten ayrılması halinde davalının 2 yıl süre ile aynı sektörde görev almamayı, iş yerine ait sır niteliğinde bilgilerle özel bilgileri üçüncü şahıslarla hiçbir zaman paylaşmamayı ve rekabet yasağının ihlali durumunda en son aldığı brüt ücretin 10 katı tutarında tazminatı işverene ödemeyi taahhüt ettiği, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 48 inci maddesinde, herkesin,

dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetine sahip olduğu, 6098 sayılı Kanun'un 444 ve devamı maddelerinde düzenlenen rekabet yasağına ilişkin sözleşmenin geçerli olabilmesi için hizmet ilişkisinin, işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlamasının ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılmasının, işverenin önemli bir zarara uğramasına sebep olacak nitelikte olmasının gerektiği, rekabet yasağının, işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde yer, zaman ve işlerin türü bakımından uygun olmayan sınırlamalar içeremeyeceği,

davalının davacı işyerinden ayrıldıktan sonra yaklaşık 1,5 km mesafede güzellik merkezi açmasının davalının mesleki faaliyetini sürdürmesi niteliğinde bulunduğu, davacının müşteri çevresi veya üretim sırları ya da iş yerinde yapılan işler hakkında davalıya bilgi edinme imkânı sağlamadığı gibi , aynı zamanda bu bilgilerin kullanılmasının davacının önemli bir zararına sebep olacak nitelikte olmadığı, zira davalının davacı işyerinde çalışmaya başlamadan önce da başka bir iş yerinde güzellik uzmanı olarak çalıştığı, kendi müşteri çevresinin olduğu, yapılan işin üretim sırrı niteliğinde olmadığı,

davalının davacının önemli bir zararına sebep olacak bir bilgi öğrenip uyguladığına dair delilin dosya kapsamında yer almadığı, davacı tarafından davalının ticari itibarını zedeleyici paylaşımlarda bulunulduğu, instagram hesabında davacının işyerinde yapılmış olan işlemlerin davalı iş yerinde yapılmış gibi gösterildiği, aldatıcı paylaşımlar yapıldığı ve davacıya itham ve iftiralar atılarak davacının ticari işletmesine zarar verildiği hususlarının ispatlanmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, belirsiz süreli iş sözleşmesini haksız olarak feshettikten 10 gün sonra müvekkiline ait iş yerine 1,5 km ötede aynı nitelikteki bir iş yeri işletmeye başlayan davalının bu eyleminin taraflar arasındaki hizmet akdinin 9. maddesi uyarınca haksız rekabet niteliğinde olup davalının bu eylemi nedeniyle en son aldığı brüt ücretin 10 katı tutarında tazminatı işverene ödemeyi taahhüt ettiğini,

kendisine ait ''...'' kullanıcı adlı instagram sosyal medya hesabı üzerinden müvekkilin işletmesini kötüleme amacıyla gerçeğe aykırı ve yanıltıcı beyanlarda bulunarak müvekkilinin yıllarca emek vererek elde ettiği müşteri çevresini haksız bir şekilde kendisine yönlendirdiğini ve gerçek kişi tacir olan müvekkili hakkında yapılan paylaşımların müvekkilinin ticari itibarını zedelediğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE

Dava, Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) istemine ilişkindir.

İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Taraflar arasında imzalanan 14/1/2019 tarihli belirsiz iş sözleşmesinin 9. maddesinde davalının işten ayrılma tarihinden itibaren 2 yıl süre ile aynı sektörde faaliyet gösteren bir iş yerinde görev almamayı, iş yerine ait sır niteliğindeki bilgilerle özel bilgileri üçüncü kişilerle paylaşmamayı ve rekabet yasağının ihlali niteliğindeki bu eylemleri gerçekleştirmesi halinde en son aldığı brüt ücretin 10 katı tutarında bir tazminatı işverene ödemeyi taahhüt ettiği, davalı tarafından davacı hakkında yapılan şikayet sonucunda Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmada kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği ve işçi alacağı talebi ile davalı tarafından davacı aleyhine Ankara 45. İş Mahkemesinde açılan davanın halen derdest olduğu anlaşılmıştır.

Türk Borçlar Kanunu'nun rekabet yasağına ilişkin 444. maddesinde; fiil ehliyetine sahip olan işçinin işverene karşı sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunları dışında rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebileceği,

aynı maddenin 2. fıkrasında ise rekabet yasağı kaydının ancak hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkanı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerli olacağı düzenlenmiştir. Rekabet yasağına aykırılıktan söz edilebilmesi için davacının zararının mutlak olarak doğması gerekmeyip zarar doğması ihtimalinin bulunması yeterlidir.

Aynı Yasa'nın 445. maddesinde de, rekabet yasağının, işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde yer, zaman ve işlerin türü bakımından uygun olmayan sınırlamalar içeremeyeceği ve süresi, özel durum ve koşullar dışında iki yılı aşamayacağı, aynı maddenin 2. fıkrasında ise, hâkimin, aşırı nitelikteki rekabet yasağını, bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği karşı edimi de hakkaniyete uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabileceği belirlenmiştir. Burada hakime aşırı nitelikteki rekabet yasağının kapsamını veya süresini sınırlama yetkisi verilmiştir.

Öte yandan davalı tacir olmadığından, TTK'nın 22. maddesi somut olaya uygulanamayacak olup, somut olaya uygulanması gereken TBK'nın 182. maddesine göre taraflar cezai şartın miktarını serbestçe belirleyebilirler, ancak hakim aşırı gördüğü ceza koşulunu kendiliğinden indirir. Tarafların mali ve sosyal durumları, asıl borcun ifa edilmesi halinde davacının elde edeceği yarar ile cezai şartın ödenmesinin sağlayacağı yarar arasındaki makul ve adil ölçü, sözleşmeye aykırı davranılması yüzünden alacaklının uğradığı zarar, borçlunun borcunu yerine getirmemek suretiyle sağladığı fayda dikkate alınarak, mahkemece her somut uyuşmazlıkta kararlaştırılan cezai şartın fahiş olup olmadığı değerlendirilmelidir.

Bu açıklamalar ışığında somut olaya dönüldüğünde, taraflar arasındaki sözleşmede belirlenen cezai şartın talep edilmesinin Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 48. maddesine aykırı olduğu ve 6098 sayılı Kanun'un 444 ve devamı maddelerindeki koşulların gerçekleşemediği kanaati ile davanın reddine karar verilmişse de, Borçlar Kanunu'nun rekabet yasağına ilişkin 444. maddesi uyarınca fiil ehliyetine sahip olan işçinin işverene karşı sözleşmenin sona ermesinden sonra başka bir rakip işletmede çalışmaktan kaçınmayı yazılı olarak taahhüt etmesinin mümkün olduğu,

anılan düzenlemeye aykırı hareket edilmesi halinde belirli bir miktarın ödenmesinin Anayasa'nın 48.maddesindeki "Herkes, dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetlerine sahiptir. Özel teşebbüsler kurmak serbesttir. Devlet, özel teşebbüslerin milli ekonominin gereklerine ve sosyal amaçlara uygun yürümesini, güvenlik ve kararlılık içinde çalışmasını sağlayacak tedbirleri alır." hükmüne aykırı olduğunun söylenemeyeceği,

zira kişilerin kendi özgür iradeleri ile Borçlar Kanunu'nda düzenlenen bir müesseseye dayalı olarak getirmiş oldukları sınırlamada devletin herhangi bir müdahalesinden söz edilemeyeceği gibi esasen sınırlama ile kişilerin diledikleri alanda fiilen çalışması engellenmeyip ancak bu nedenle belirli bir ceza şart ödemek zorunda kalmaları hususu Anayasa'nın 13. maddesi kapsamında hakkın özünü ortadan kaldırmayan ölçülü bir sınırlama niteliğinde olduğu açıktır.

Bu halde taraflar arasındaki sözleşmenin 9. maddesinde, cezai şartın varlığı için davalının işten kendi rızası ile ayrılması ve ayrıldıktan sonra 2 yıl süre ile benzer bir iş yerinde görev alması koşuluna bağlandığından öncelikle,

dosya kapsamında bulunan deliller iş akdinin kim tarafından ve ne şekilde sona erdirildiğini ortaya koyacak yeterlilikte bulunmadığı ve bu hususun esas olarak taraflar arasında görülmekte olan işçi alacaklarına dair Ankara 45. İş Mahkemesindeki 2020/505 E sayılı dava dosyasında açıklığa kavuşturulacağı görüldüğünden anılan dava dosyasının bekletici mesele yapılarak davalının iş akdinin kim tarafından feshedildiği ve feshin haklı bir nedene dayanıp dayanmadığının tespiti ile sonucuna göre cezai şartın koşullarının varlığı halinde TBK'nın 182. maddesi uyarınca bir değerlendirme yapılıp karar vermek gerekirken yazılı şekilde eksik araştırma ve

inceleme ile karar verilmesi usul ve yasaya uygun değildir.

Bu itibarla Dairemizce, davacı/davalı vekillerinin yukarıdaki hususlara ilişkin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, kararın niteliğine göre davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;

1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 12/03/2025 gün ve 2023/370 E. - 2025/176 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA;

2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE,

3-Davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,

4-Davacı tarafından yatırılan 615,40.TL maktu istinaf karar ve ilam harcının istek halinde davacıya iadesine,

5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

6-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine,

7-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 23/10/2025 tarihinde HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/10/2025

Başkan · ... Üye · ... Üye · ... Katip · ...

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2025/1922, K. 2025/1994, 23 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. Gerekçe
  7. Gerekçeli Kararın Yazıldığı Tarih : 24/10/2025
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1922
Karar No
2025/1994
Tarih
23 Ekim 2025

İlgili Kararlar

  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2025/1923 K.2025/2048
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2025/1924 K.2025/2017
  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2025/1924 K.2025/2223
  • Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2025/1925 K.2025/2157
  • Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2025/1928 K.2025/1738
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi E.2025/1930 K.2025/1607

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.