KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi Mahkemesi
- Karar tarihi
- 2 Ekim 2025
- Esas-Karar No
- 2025/748 - 2025/1771
- Esas no
- 2025/748
- Karar no
- 2025/1771
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK
- Tarihi
- 12/12/2024
- Numarası
- 2022/492 E. - 2024/534 K.
- Davanın konusu
- Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlük
Karar Metni
1.035 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 12/12/2024 Tarih ve 2022/492 Esas - 2024/534 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilinin “...” markalarının sahibi olduğunu, davalının "..." markasının müvekkilinin "..." markalarına iltibas yarattığını, davaya konu markalar "..." ve "..." ibarelerinin bir araya getirilmesi ile oluşturulmuş bileşik sözcük markaları olduğunu, sözcüklerin birleşik ve standart harf karakteriyle, büyük ve küçük harflerle yazıldığını, taraf markalarda, mila/... kelimelerinden kaynaklı bir görsel benzerlik bulunduğunu, işitsel olarak taraf markalar arasında benzerliğin mevcut olduğunu, iki sözcüğün aynı şekilde telaffuz edileceğini,
taraflar arasında işletmesel organik bağ bulunduğu intibası oluşturacağını ve karışıklığa neden olacağını, markalar arasında işitsel, kavramsal ve görsel olarak benzerliğin bulunduğu gibi markaların hitap ettiği ortalama tüketicide bıraktığı genel izlenim itibariyle de yüksek düzeyde benzerliğin bulunduğunu, “...” markasına eklenen “...” ibaresinin ise “ışıltı” manasına geldiğinin yanı sıra İngilizce cazibe manasına gelen “...” ibaresine atıf olarak da algılanabilecek nitelikte olduğunu,
davalının iştigal konusuyla alakalı 2011/118916 sayıyla tescilli "..." ve 2016/16883 sayıyla tescili olan "..." markası zaten hükümsüz kılınmışken aynı kapsamda sürekli yeni marka başvurular yapılması bu yeni başvuruların “savunma” veya “silah” markası olduğunu, marka hukukunda kötüniyetin tipik bir şekli olan “yedekleme” amacı taşıdığını ileri sürerek, YİDK’nın 09.11.2022 tarihli ve 2022-M-15049 sayılı karar ile 03. sınıfın Parfümeri kozmetik ürünleri, kişisel kullanım amaçlı koku vericiler(insan ve hayvan sağlığı için deodorantlar dahil ilaç ihtiva eden kozmetikler hariç), 18. sınıfın tamamı, 25. sınıfın tamamı, 35/05’in konusunu oluşturan.
18. sınıfın tamamı, 25 sınıfın tamamı, 03. sınıfın Parfümeri; kozmetik ürünleri, kişisel kullanım amaçlı koku vericiler (insan ve hayvanlar için deodorantlar dahil; ilaç ihtiva eden kozmetikler hariç).
Sabunlar (ilaç ihtiva eden sabunlar hariç), 09. sınıfın Gözlükler, güneş gözlükleri, lensler, bunların kutuları, kılıfları, parçaları ve aksesuarları, 14. sınıfın Kuyumculuk eşyaları (taklitleri dahil); altınlar, mücevherler, kıymetli taşlar ve bunlardan mamul takılar, kol düğmeleri, kravat iğneleri ve heykeller, biblolar.
Saatler ve zaman ölçme cihazları (kronometreler ve parçaları, saat kordonları dahil) malları bakımından kısmen iptaline, davalının 2021/156898 sayılı “... ...” markasının anılan mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı şirket vekili, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, davacı adına tescilli "..., ..., ..." esas ibareli markalar ile davalının ''...'' ibareli markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, markalarda ilave ayırt edici unsurların da yer aldığı, sözgelimi başvuruda daha koyu renkte "..." ibaresinin de bulunduğu, söz konusu farklılıkların karıştırılma/ilişkilendirilme ihtimalini bertaraf ettiği, SMK m.6/9 hükmü başvuru anına sonuç bağladığı,
bu anlamda sonradan yapılacak iş ve işlemler başlangıçtaki kötü niyeti ortadan kaldırabilecek nitelikte olmadığı, dosya kapsamında davalının, haksız kazanç, yedekleme, şantaj, spekülasyon vb. amaçlı tescil başvurusunda bulunduğunu gösterir herhangi bir belge bulunmadığı, öte yandan SMK m.25/1 hükmüne göre. SMK m.5 ve m.6 hükmünde sayılan hükümsüzlük koşullarının da mevcut olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, ilk derece mahkemesinin taraf markaları arasında iltibas yaratacak düzeyde benzerlik olmadığı kanaatine varıldığını, ancak bu değerlendirmenin Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) kararlarıyla çeliştiğini, "..." markasının müvekkilinin "..." markalarına iltibas yarattığını ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, marka ile ilgili kurum kararlarının iptali, hükümsüzlük istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK'nın 307. maddesine göre davadan feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. Feragat ile davacı, dava konusu haktan maddî hukuk açısından geri dönülemeyecek biçimde vazgeçtiğinden, bu konuda artık herhangi bir hak talep etmesi kural olarak mümkün değildir. Feragat, bir inşai hakkın kullanılması niteliği taşır, karşı tarafın veya mahkemenin kabulüne gerek yoktur ve dosyaya vardığı anda kendiliğinden sonuç doğurur. Kural olarak davacı, her davadan hiçbir kayda tabi olmaksızın feragat edebilir. Kayıtsız ve şartsız olması gereken feragat, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. HMK'nın 311. maddesine göre feragat, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur.
Somut uyuşmazlıkta, her ne kadar mahkemece davanın reddine karar verilip, verilen karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiş ise de, karardan sonra davacı vekili Av.... tarafından UYAP sisteminden gönderilen 29/09/2025 tarihli dilekçe ile müvekkili ... Hazır Giyim ve Mağazacılık A.Ş ile davalı ...
Grup Danışmanlık iletişim ve Satış Tic.A.Ş arasında imzalanan 15/08/2025 tarihli Sulh Sözleşmesi doğrultusunda davadan feragat ettiklerini bildirdiği, davacı vekillinin dosyada mevcut vekaletnamesinin davadan feragat yetkisini içerdiği, davalı ... Grup Danışmanlık iletişim ve Satış Tic.
A.Ş vekili Av.... tarafından da UYAP sisteminden gönderilen 30/09/2025 tarihli dilekçe ile yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesini talep ettiği anlaşıldığından, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 02/10/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2025/748, K. 2025/1771, 2 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama