KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 27 Şubat 2026
- Esas-Karar No
- 2026/117 - 2026/474
- Esas no
- 2026/117
- Karar no
- 2026/474
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 05/12/2025
- Numarası
- 2025/525 E.
- Talep konusu
- İhtiyati Tedbir
Karar Metni
766 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 05/12/2025 tarih ve 2025/525 E. sayılı ara kararın Dairemizce incelenmesi ihtiyati tedbir isteyenler tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
İhtiyati tedbir isteyen davacılar vekili, davalı ... tarafından işletilen “...” adlı internet sitesi üzerinden müvekkilinin uzun yıllardır sektörde bilinirlik ve güven tesis ettiğini “...” markasının itibarı kullanılarak ticari faaliyet yürüttüğünü, davalının müvekkilinin marka değerinden haksız surette yararlandığını, bu faaliyetler neticesinde gelir elde ettiğini, söz konusu internet sitesinde herhangi bir ticaret unvanı, şirket bilgisi, vergi numarası, MERSİS kaydı, iletişim adresi veya gerçek kişi bilgisi yer almadığını, siteyi işleten kişi veya işletme hakkında hiçbir muhatap bilgisi bulunmadığını,
6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun, ETDHK Yönetmelikleri, TTK m. 39, m. 40, m. 41, SMK m. 7 ve devamı, ayrıca tüketicinin korunmasına ilişkin mevzuat hükümlerine açık aykırılık teşkil ettiğini, davalının hem marka hakkını ihlal eden hem de mevzuata aykırı ticari faaliyetlerinin, müvekkilinin markasının itibarı üzerinde geri döndürülemez ve telafisi güç zararlara yol açtığını, basit bir incelemede dahi “...” isimli internet sitesinin arkasında herhangi bir şirket, gerçek kişi, vergi numarası, adres veya yasal muhatap bulunmadığı, tamamen anonim şekilde faaliyette bulunulduğunun görüleceğini ileri sürerek,
telafisi güç zararların önlenmesi, marka itibarının korunması ve kötüniyetli ticari faaliyetlerin derhâl durdurulması amacıyla, yargılama süresi boyunca “...” alan adlı internet sitesine erişimin engellenmesi” yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 6100 sayılı HMK'nın somut olaya uygulanması gereken 389/1. maddesinde mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, madde hükmünde belirtildiği üzere, ihtiyati tedbir kararının sadece, uyuşmazlık konusu hakkında verilebileceği, oysa, iş bu davadaki Kurum kararının iptali ve başvurunun reddi istemi yönünden,
dava konusu olmayan erişimin engellenmesi yönündeki talebinin uyuşmazlık konusunu oluşturmaması nedeniyle davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, ihtiyati tedbir talebinin doğrudan uyuşmazlık konusu ile ilgili olduğunu, HMK m. 389 şartlarının oluştuğunu, davalının, henüz tescil süreci tamamlanmamış ve dava konusu olan bu ibareyi, fiilen alan adı olarak kullandığını, dava sonunda marka başvurusu reddedilse dahi, yargılama sürecinde bu alan adının aktif kalmasının, müvekkilinin tanınmış markasının itibarını zedeleyeceğini, davalının kötüniyetli kullanımının, müvekkilinin 22 yıllık “...” markasının güvenilirliğini tehdit ettiğini, yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiğini, telafisi güç zarar riski bulunduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE
Talep, ihtiyati tedbir istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, ihtiyati tedbirin şartlar başlıklı HMK'nın 389. maddesi uyarınca, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, HMK'nın 390/3. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir talep eden tarafın,
dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu, somut olayda davanın Kurum kararının iptali ve başvurunun reddi istemini içerdiği, erişimin engellenmesi yönündeki talebinin uyuşmazlık konusu olmadığı anlaşılmakla, ihtiyati tedbir isteyenler vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 02/03/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2026/117, K. 2026/474, 27 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama