KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 16 Ocak 2026
- Esas-Karar No
- 2026/80 - 2026/60
- Esas no
- 2026/80
- Karar no
- 2026/60
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 03/10/2025
- Numarası
- 2025/313 E. - 2025/614 K.
- Davanın konusu
- Tazminat (Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar Metni
1.547 kelime·8 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 03/10/2025 Tarih ve 2025/313 Esas - 2025/614 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı ve davalı ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, 28.01.2023 tarihinde davalı sürücü ...'ün sevk ve idaresindeki servis aracı ile havanın yağışlı ve yerlerin kaygan olmasının da etkisi ile direksiyon hakimiyetini kaybetmesi neticesinde aracın kanala düşmesi ile tek taraflı, yaralanmalı ve maddi hasarlı kazanın meydana geldiğini, kaza sebebiyle araç içerisinde yolcu olarak bulunan müvekkilinin yaralandığını, diğer davalıların da aracın maliki ve ihtiyari mali mesuliyet sigortacısı olduğunu ileri sürerek, 300.000,00-TL manevi tazminatın, davalı Sigorta Şirketi yönünden temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte, davalı sürücü ve araç maliki açısından haksız fiilin gerçekleştiği 28.01.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, ayrı ayrı davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece davacı vekilinin sunmuş olduğu 02/10/2025 tarihli dilekçe ile davadan feragat ettiği, davacı vekilinin vekâletnamesinde 6100 sayılı HMK'nun 74. maddesi gereğince feragat özel yetkisinin bulunduğu, dosya kapsamında davanın feragat nedeni ile reddi halinde doğacak iki tarafından avukatlık ücreti ve yargılama gideri alacağından karşılıklı olarak vazgeçildiğinin anlaşma protokolünde imza altına alındığı, davalı ...
Sigorta A.Ş. vekilinin davacı ile manevi tazminat istemine yönelik ibraname ve feragatname tanzim edildiğine dair 22/09/2025 tarihli dilekçe sunduğu, dilekçesinde yargılama gideri talep edilmediğinin beyan edildiği, davalı ... Ltd. Şti, vekilinin 03/10/2025 tarihli duruşmanın 1 no'lu celsesinde feragat nedeniyle davanın reddini talep ettiği gerekçesiyle 03.10.2025 tarihli kararla HMK'nun 307 vd. maddeleri gereğince davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davalı ...
Sigorta A.Ş tarafından müvekkiline 11.09.2025 tarihinde sulh teklifinin iletildiğini, davacı müvekkili tarafından da teklifin uygun bulunduğunu, meydana gelen kaza nedeniyle müvekkilinin dava açmakta haklı bulunduğunun, bir başka ifadeyle davalıların davanın açılmasına sebebiyet verdiklerinin açık olduğunu, bu durumda davalı ruhsat sahibi şirket lehine vekâlet ücretine hükmedilmesinin, davacının ikinci kez mağduriyetine yol açacağını, bu durumun kanun koyucunun iradesine ve hakkaniyet ilkesine açıkça aykırı bulunduğunu, zira dava açıldıktan sonra sigorta şirketince yapılan ödeme nedeniyle feragat edildiği gözetildiğinde, davalı ...
Nakliyat Gıda Hayvancılık Limited Şirketi lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin gerektiğini, davadan feragatte hakkın özünden feragat söz konusu olmayıp; davacı alacağına yargılama sırasında kavuştuğu için feragat etme söz konusu olduğundan, esasen davanın konusuz kaldığını, taraflarla yapılmış olan ibranamede, karşı vekalet ücretinin, yargılama giderinin ve arabuluculuk ücretinin davalı ...
Sigorta A.Ş taraftan karşılanacağı şeklinde hüküm bulunduğunu, bu nedenle bahsi geçen yargılama giderleri kapsamında olan arabuluculuk ücretinin de davalı ... Sigorta A.Ş taraftan karşılanmasını talep ettiklerini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak talepleri doğrultusunda kaldırılmasını istemiştir.
Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, dosyada vekaletnamelerinin bulunmasına ve dosyaya defaten cevap, beyan ve diğer hukuki nitelikli dilekçeler sunmalarına rağmen, mahkemece davalı vekili olarak lehlerine vekalet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve lehlerine AAÜT uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesini istemiştir.
GEREKÇE
1- Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve dosyaya sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden anlaşılacağı üzere, davacının dava dışı ... A.Ş.'nde işçi olup, somut olayın da davacının işe giderken yolcusu ve davalıların ilgilisi oldukları araçta işe giderken meydana geldiği, dava dışı işveren ...
A.Ş.'nin işbu davada taraf olmadığı da gözetildiğinde, mesleki amaçla hareket eden davacının taşıma sözleşmesinden kaynaklanan taleplerinin incelendiği işbu davada da asliye ticaret mahkemesinin görevli bulunduğu, dolayısıyla mahkemece işin esasının incelenmesinde bir isabetsizliğin olmadığı, her ne kadar davacı vekilince davadan, dava açıldıktan sonra, davalı sigorta şirketince yapılan ödeme nedeniyle feragat edildiği, bu durumda davalı ... Nakliyat Ltd.
Şti. lehine vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğu, zira somut olaydaki davadan feragatte hakkın özünden feragatin söz konusu olmayıp; davacının alacağına yargılama sırasında kavuştuğu için feragat etmenin söz konusu olduğundan, esasen davanın konusuz kaldığı ileri sürülmüş ve bu konuda verilmiş Yargıtay 4. ve 17. Hukuk Dairelerine ait ilamlar sunulmuş ise de davacı vekilinin bu iddiasının, 6100 sayılı HMK'nın 312/1. maddesinde düzenlenen "Feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir.
Feragat ve kabul, talep sonucunun sadece bir kısmına ilişkin ise yargılama giderlerine mahkûmiyet, ona göre belirlenir." hükmü ile belirlenen ilkelere tamamen aykırı olduğu, davacı vekilinin somut uyuşmazlıkta "davanın ödeme nedeniyle konusuz kaldığı" yönünde beyanda bulunup, 6100 sayılı HMK'nın 331/1. maddesi uyarınca "davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına ve davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir edilmesine" karar verilmesini talep etme imkanı varken, 02/10/2025 tarihli dilekçe ile açıkça,
davalılar aleyhine açtığı davasından ve vekalet ücreti dahil tüm haklarından feragat ettiğini bildirdiği, bu durum karşısında mahkemece, davalı ... Nakliyat Ltd.
Şti. lehine vekâlet ücretine hükmedilmesinde de bir isabetsizliğin bulunmadığı, yine Anayasa Mahkemesinin 25/12/2024 tarih, 2024/29 Esas ve 2024/226 Karar sayılı kararı ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Yargılama giderlerinden sorumluluk" kenar başlıklı 326/2. maddesindeki "Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır." hükmünün “manevi tazminat davaları” yönünden Anayasa’nın 13. ve 36. maddelerine aykırı olduğu tespitinde bulunularak hükmün iptaline karar verilmiş ise de,
somut uyuşmazlıktaki gibi manevi tazminat isteminin tamamen reddine karar verildiği durumlarda, davalı yararına talep miktarı gözetilerek vekalet ücreti ve yargılama giderlerine karar verilmesinin, Anayasa Mahkemesince tespit edilen Anayasaya aykırılık halini yaratmayacağı, diğer bir deyişle Anayasa Mahkemesinin tespit ettiği Anayasaya aykırılık halinin,
sadece manevi tazminat talebinin "kısmen kabulüne" karar verilmesi ve bu nedenle davalı yararına vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmesi halinde söz konusu olabileceği anlaşılmakla davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer istinaf itirazlarının reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
2- Ancak dosyaya davalı ... Sigorta A.Ş. vekilince sunulan tarihsiz "İbraname, Feragatname, Makbuz" başlıklı belgenin incelenmesinden, anılan belge ile davalı sigorta şirketinin ödemeyi takiben davadan feragat nedeniyle doğacak arabuluculuk ücretinin ... Sigorta A.Ş. tarafından karşılanacağının kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durum karşısında mahkemece, 4.600,00 TL zorunlu arabuluculuk ücretinin davalı ... Sigorta A.Ş. yerine davacıdan tahsiline karar verilmesi doğru olmamıştır.
3- Davalı ... vekilinin istinaf itirazlarının incelenmesine gelince; davalı ... tarafından davaya cevap dilekçesi, vekili Av. ... aracılığıyla sunulmuş, davalı ... ile Av. ... arasında düzenlenen 02.02.2023 tarihli vekaletname de dosyaya ibraz edilmiş, hatta mahkemece verilen gerekçeli kararın, tarafların iddia ve savunmalarının özetlendiği kısımda, davalı ...'ün cevap dilekçesinin vekili aracılığıyla verildiği belirtilmiştir. Davalı ... vekilince dosyaya defaten mazeret beyanı ve diğer hukuki nitelikli dilekçeler sunmasına rağmen, mahkemece davalı ... yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi de doğru görülmemiştir.
Bu durum karşısında mahkemece, yukarıda açıklanan gerekçelerle zorunlu arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmesi ve davalı ... yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru değilse de, HMK.'nın 353/1-b-2. maddesine göre, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden,
davacı vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. Bu yeni kararın istinaf kararı olduğu ve istinaf karar tarihinde geçerli bulunan harç ve vekalet ücretine göre hüküm kurulması gerektiği ise tabiidir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 16/01/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2026/80, K. 2026/60, 16 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama