İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2018/2481 K.2024/42

Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi,…

Esas2018/2481Karar2024/42Tarih16 Ocak 2024Okuma10 dk · 2.085 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2018/2481 E., 2024/42 K.·T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.HUKUK Dairesi Davacı Vekili

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Karar tarihi
16 Ocak 2024
Dosya no
2018/2481
Karar no
2024/42
Başkan
... ...
Üye
... ...
Üye
... ...
Katip
... ...
İncelenen dosyanın mahkemesi
ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
13/09/2018
Numarası
2016/884 Esas 2018/661Karar
Davalı
—
Dava
İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan
Dava tarihi
14/11/2016
Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
16/01/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.085 kelime·10 dk okuma·5 bölüm

Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile ...

A.Ş. arasında akdedilen 13.03.2014 tarihli 30.000.000,00 TL bedelli ve 05.01.2015 tarihli 20.000.000,00 TL bedelli Genel Kredi Sözleşmesinin ..., ... ve ... tarafından müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzalandığını, bu sözleşme kapsamında kullandırılan kredi borçlarının ödenmemesi üzerine Yenimahalle 3. Noterliği’nin 27.07.2016 tarih ve 23641 yevmiye nolu ihtarnamesi keşide olunmak suretiyle bütün borçlulara, asıl borçlu olan ...

A.Ş. lehine kullandırılan kredi hesabından kaynaklanan toplam 5.341.044,72 TL’nin ve 5941 sayılı Çek Kanunu gereğince iade edilmeyen 25 adet çek yaprağı nedeniyle 32.250,00 TL’nin ihtarname tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte ihtarnamenin tebliğinden itibaren 24 saat içerisinde nakden ödenmesi yahut bedelin depo edilmesi ihtaren bildirilerek kredinin kat edildiğini, borçlulara tanınan süre içerisinde borcun tamamen ödenmemesi üzerine öncelikle Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2016/368 D.İş 2016/368 Karar sayılı dosyası ile ihtiyati haciz kararı alındığını,

işbu kararın icra müdürlüğünde uygulanmak sureti ile Ankara 27. İcra Müdürlüğü’nün 2016/19887 Esas sayılı dosyası ile asıl borçlu ve kefilleri aleyhine müvekkil bankaca depo edilen çek yaprak bedelleri için 32.250,00 TL’nin borçlu işletme kredisi hesabından kaynaklanan alacaklar nedeniyle 5.341.044,72 TL’nin tahsili için icra takibine başlandığını, davalı asıl borçlu ve diğer kefiller dışında müşterek borçlu ve müşterek müteselsil kefiller ve davalılar ..., ... ve ...’nin bu takibe 08.11.2016 tarihinde tebliğ alınan dilekçeler ile müvekkili bankaya herhangi bir borcu bulunmadığından bahisle asıl borca, fer’ilerine,

faiz tür ve miktarına itiraz ettiklerini, borçluların itirazının haksız olduğunu ve alacak/alacaklıları sürüncemede bırakma amacında olduğunu, dilekçelerinin eklerinde sundukları ticari sicil gazetesi ve sirküler uyarınca şirketin yetkilisi, ortağı ve şirketinin temsile yetkili kişiler olduğunu, ..., ... ve ...’nin ticari sicil kaydı gereğince ortak ve yetkili olduklarının açıkça belli olduğu,

kullandırılan kredilerin müşterek borçlusu ve müteselsil kefili olduklarını belirterek fazlaya dair her türlü haklarının saklı kalmak kaydıyla takip tarihi itibariyle takip çıkış tutarı olan 5.896.717,11 TL’lik asıl alacağın ve ödeme gününe kadar işleyecek faiz ferilerinin tahsilini teminen, Ankara 27. İcra Müdürlüğü’nün 2016/19887 Esas sayılı dosyasından yapılan takibe karşı davalıların itirazlarının reddine, %20’den aşağı olmamak kaydı ile icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı banka tarafından Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2016/368 D.İş sayılı dosyası ile ihtiyati haciz talebinde bulunulduğu ve ihtiyati haciz kararı verildiğini, bu ihtiyati haciz kararının Ankara 27. İcra Müdürlüğü’nün 2016/19887 Esas sayılı dosyası ile icra edildiğini, bu ihtiyati haciz kararının infazı sonucu müvekkilinin onlarca adet ve milyonlarca liralık gayrimenkulüne haciz konulduğunu, Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2016/368 D.İş sayılı dosyasındaki ihtiyati haciz kararına itirazda bulunduklarını ama henüz karara bağlanmadığını,

müvekkili ...’in sorumluluğunun dayanağını Genel Kredi Sözleşmesindeki müşterek müteselsil kefalete dayandırıldığını ancak genel kredi sözleşmesi incelendiğinde müşterek müteselsil kefil olarak imzanın müvekkiline ait olduğunu ancak genel kredi sözleşmesindeki tarihin, kefil olunan azami miktarın yazılı olduğu rakam ve yazının ve “müşterek ve müteselsil kefaletimdir” yazısının müvekkilinin elinin ürünü olmadığını, müteselsil kefaleti kabul etmemeleriyle birlikte;

geçerli olsa dahi müvekkili hakkında takip yapılması şartlarının oluşmadığını, alacaklının, kredi borçlusuna kredi kullandırırken takip konusu alacaklarını gayrimenkulleri ipotek tesis ettirmek suretiyle teminat altına aldığını, Türk Borçlar Kanunu gereğince bir alacak ipotek ile teminat altına alınmış ise de, rehin paraya çevrilmeden asıl borçluya ödemesi ihtar edilmeden ve asıl borçlunun açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde bulunduğu anlaşılmadan kefillere karşı takip ve davada bulunulamayacağını, Türk Borçlar Kanununa göre alacaklının müteselsil kefil hakkında takip yapabilmesi için asıl borçluyu borcu ödemesi konusunda ihtar etmesi,

ihtarın sonuçsuz kalması gerektiğini, ancak davacı bankanın sadece borcun ödenmesi konusunda ihtarname gönderdiğini ve bu ihtarnamenin tebliğ edilmeksizin iade edildiğini, kefil olunan borçlu ile ihtiyati haciz istenilen borcun aynı borç olup olmadığının anlaşılmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.

Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı banka tarafından müteselsil kefalet bulunduğu ileri sürülerek ilamsız takip yapıldığını, itirazları sonucu işbu davanın açıldığını ancak Genel Kredi Sözleşmesindeki müteselsil kefaletin Borçlar Kanununda öngörülen şekil şartlarından yoksun olduğunu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 581. ve 603. maddeleri kapsamında yazılı şekil, azami miktar ve kefalet tarihinin kesinlikle belirtilmesi ve bunların kendi el yazısı ile olması gerektiği şartının getirildiğini,

dava konusu genel kredi sözleşmesinde yer alan hususlardan müvekkillerin sadece isimlerini kendilerinin yazdığını ve sadece imzanın müvekkillerine ait olduğunu, yine Türk Borçlar Kanununa göre alacaklının müteselsil kefil hakkında takip yapabilmesi için asıl borçluyu borcu ödemesi konusunda ihtar etmesi gerektiğini ve ihtarın sonuçsuz kalması gerektiğini, ancak davacı bankanın sadece borcun ödenmesi konusunda ihtarname gönderdiğini ve bu ihtarnamenin tebliğ edilmeksizin iade edildiğini,

Ankara 10.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/368 D.İş sayılı ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığını belirterek Ankara 10.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/368 D.İş sayılı ihtiyati haciz dosyasının Mahkememiz dosyası ile birleştirilerek ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; davaya ve takibe dayanak olan genel kredi sözleşmelerinden 13.03.2014 tarihli sözleşmedeki kefalet miktarı, kefalet tarihi ve müteselsil kefil beyanının, 05.01.2015 tarihli sözleşmede yer alan kefalet limiti ve kefalet tarihine ilişkin yazıların davalı-kefillerin eli ürünü olmadığı saptanmakla, kefalet sözleşmesinin TBK. 583/1.maddesi gereğince geçersiz olduğu kabul edilerek, davalı-kefiller yönünden açılan işbu itirazın iptali davasının reddine, imzası inkar edilmeyen ancak TBK. 583.maddesi gereğince geçersiz olan kefalet sözleşmesine dayanarak icra takibine girişilen davacının kötüniyetli olduğu sabit olmadığından davacının kötüniyet tazminatına mahkum edilmesi yönündeki davalı istemlerinin İİK'nun 67. maddesi gereğince ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle.

Davalıların kurumlarda yaptıkları işlemlerin, yazdıkları yazıların gerçek olup olmadığı ve attıkları imzaların sarihiyeti sorgulanan şahıslardan olduklarının ortada olduğunu, zira 667 sayılı KHK kapsamında aranan şirket yetkililerinin tüm kamuoyunca bilindiği üzere devletle ve tüm resmi kurumlarca yaptıkları resmi veya özel tüm işlemlerinde gerçek iradeleri ile hareket etmedikleri ve dolandırma amacına dahi hizmet ettikleri düşünülünce sayın mahkemece noterlikte tanzim edilen yazılarına itibar edilerek hatalı olarak hüküm kurulması kabul edilemeyeceği,

bir diğer önemli husus ise yapılan yargılamada alınan rapora esas sayın mahkeme huzurunda alınmış gerçek mukayese yazıların bulunmamasına karşın (üstelik imzayı kabul etmiş olmalarına ve tanzim edilen raporda şüpheli olduğu açıkça yazılmasına rağmen) davalıların imza edilen sözleşmelerden sorumlu olmadığına dair verilen hükmü kesinlikle kabul etmediğini, bilirkişi raporunun hükme esas alınmasını kabul etmediklerini, tanzim edilen bilirkişi raporlarındaki açıklamaların da hüküm kurmak için yetersiz - zorlama ve kesin olmayan ifadeler içerdiğini, bu husus dahi hükmün doğru ve yeterli araştırma yapılmadan tesis edildiğinin ispatı olduğunu,

dolayısı ile bu tespitte dahi ismini kendisi yazan kişinin neden diğer ifadeleri doldurmayacağı sorusu akla geldiğini, sözleşmelerde değişken ve kesin olmayan değerlendirmeler olduğunu, huzurda alınmış yazılar olmadığından bu tespitleri de kabul etmediklerini, bilirkişi raporu tespitlerinin doğru olmadığını,

nitekim bu aşamada müvekkil bankayla tam iki adet ve toplam 50.000.000-TL'lik sözleşme imzalamış ve borçlanmış ve üstelik de imzaların kendilerine ait olduğunu açıkça kabul eden davalı şahısların buna rağmen ve üstelik ortada kesin olarak tespitler yapılmış bir bilirkişi raporu dahi olmaksızın sorumluluklarından kurtulmasını katiyetle kabul etmediklerini, yerel mahkeme nezdinde müvekkil banka ile imzaladıkları sözleşmelerdeki imzaları kabul ederek çelişkili şekilde yazıların kendilerine ait olmadığını iddia eden davalılar açıkça kötü niyetli olduğunu,

medeni kanun hükümleri gereği aslolan iyiniyet ve dürüst davranmak olduğuna göre imzalarını kabul ederek borçlu olmadıklarını, yine dava konusu sözleşmeler ticari borç ilişkisine dayalı genel kredi sözleşmeleri olup ticaret kanunu 7-12 ve 18.maddeleri uyarınca ortak ve yetkili olan kişilerin basiretli tacir gibi hareket etmeleri gerektiği ilkelerine de aykırı olduğunu, borçuların sözleşmeler ile açıkça imza atarak kredi kullanmış olduğu ortada ve ikrar edilmişken hukuka aykırı şekilde hareket etmelerini hukuk düzeninin korumaması gerektiğini,

tüm bunların yanında 2016 yılında gerçekleşen fetö terör örgütü faaliyetleri kapsamında 667 sayılı KHK ile aranan/ tutuklanan/ ve şüpheli şahısların yaptıkları işlemlerde inkar yolu hareket ettikleri açık olup bu beyanlara salt bu nedenle itibar edilmemesi gerektiğini,

öncelikle 667 sayılı KHK kapsamında aranan şirket yetkililerinin tüm kamuoyunca bilindiği üzere devletle ve tüm resmi kurumlarca yaptıkları resmi veya özel tüm işlemlerinde gerçek iradeleri ile hareket etmedikleri ve dolandırma amacına dahi hizmet ettikleri düşünülünce sayın mahkemece noterlikte tanzim edilen davalı yazılarına üstelik kesin kanıt dahi olmamasına rağmen itibar edilerek hatalı olarak verilen hükmü kabul etmediklerini bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

Dava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;

13/03/2014 tarihli 30.000.000 TL bedelli ve 15/01/2015 tarihli 20.000.000 TL bedelli genel kredi sözleşmeleri, hesap kat ihtarnamesi, 29/11/2017 tarihli grafolog bilirkişi raporu, Dairemizce alınan 23/10/2023 tarihli bilirkişi raporu, ticaret sicil kayıtları, Ankara 27. İcra Müdürlüğünün 2016/19887 esas sayılı takip dosyası, Ankara 10. Asliye Ticaret mahkemesinin 2018/368 D.İş sayılı dosyası, istinabe evrakları, hesap ekstreleri vs deliller dosya arasında mevcuttur.

Ankara 27. İcra Müdürlüğünün 2016/19887 esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalılara karşı toplam 5.864.467,11 TL nakit alacağın tahsili ve 32.250,00 TL alacağın depo edilmesi istemiyle başlatılan icra takibinin davalıları süresinde itirazları üzerine durduğu, eldeki itirazın iptali davasının İİK.nun 67.maddesinde öngörülen 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı görülmüştür.

Mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, istinaf aşamasında davacı vekilince sunulan 11/01/2024 tarihli dilekçe ile16/01/2024 tarihli duruşmadaki beyanında dava konusu icra takibine konu borcun kanuni faiziyle birlikte ana para ve akdi faiz yönünden ödeme yapıldığı için konusuz kaldığını, davalı yandan temerrüt faizi ve icra inkar tazminatı taleplerinin bulunmadığını, takip talebindeki depo taleplerinin de ödenen para içerisinde olup konusuz kaldığını, temerrüt faizine ve BSMV'ye ilişkin taleplerine ilişkin davadaki taleplerini geri aldıklarını bildirmiştir.

Davalılar vekili de aynı celsede davacı tarafla anlaştıkları için davacıdan yargılama gideri, vekalet ücreti ve kötüniyet tazminatı taleplerinin bulunmadığını, takip talebinde istenilen temerrüt faizi ve BSMV'ye ilişkin talebin geri alınması muvafakat ettiklerini bu geri alma nedeniyle davacı taraftan yargılama gideri, vekalet ücreti ve kötüniyet tazminatı taleplerinin bulunmadığını beyan etmiştir.

Hal böyle olunca, taraf vekillerinin yukarıdaki açıklamaları doğrultusunda dava konusu nakit ve gayrınakit borcun ödenerek sona erdiği ve takip talebinde yer alan işbu davaya konu nakit ve gayrınakit alacaklar yönünden davanın konusuz kaldığı anlaşılmış, taraf vekillerinin beyanları doğrultusunda taraflar yararına yargılama gideri, vekalet ücreti ve tazminata hükmedilmemiştir.

Takip talebindeki 2 numaralı bentteki 498.497,51 TL işlemiş temerrüt faizi ve bu faizin 24.924,88 TL gider vergisi hakkındaki dava ise davacı tarafça geri alınmış olup, davalı yanca geri almaya muvafakat edildiğinden HMK.nun 123.maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiş ve yine taraf vekillerinin beyanları doğrultusunda taraflar yararına yargılama gideri, vekalet ücreti ve tazminata hükmedilmemiştir.

Tüm bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;

1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile,

Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 13/09/2018 gün 2016/884 Esas 2018/661 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,

2-Takip talebindeki 1 numaralı gayrınakit depo talebi ile 2 numaralı işletme ticari kredisinden kaynaklanan 5.341.044,72 TL asıl alacak talebine ilişkin davada ödeme ile bu kalemler konusuz kaldığından bu kalemler hakkındaki davada esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına,

3-Takip talebindeki 2 numaralı bentteki 498.497,51 TL işlemiş temerrüt faizi ve bu faizin 24.924,88 TL gider vergisi hakkındaki dava davacı tarafça geri alındığından HMK 123.maddesi gereğince bu kalemler hakkındaki davanın açılmamış sayılmasına,

4-Taraflar talep etmediğinden icra inkar tazminatı ve kötüniyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına,

5-Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 71.217,60 TL ile icra dosyasına yatırılan ve dava açarken mahsup edilen 29.483,59 TL harç toplamı olan 100.701,19 TL'den düşümü ile artan 100.273,59 TL'nin karar kesinleştiğinde ve istek halinde talep halinde davacıya iadesine,

6-Davacının talebi bulunmadığından yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

7-Davacının talebi bulunmadığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

8-Davalının talebi bulunmadığından yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

9-Davalının talebi bulunmadığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

10-Bakiye gider avansının HMK'nın 333.maddesi uyarınca talep halinde yatıran tarafa iadesine,

C)1-Davacı tarafından istinaf karar harcı olarak yatırılan 59,30 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 2-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kararın kaldırma gerekçesi gözetilerek davacı üzerinde bırakılmasına, 3-Kararın kaldırma gerekçesi de gözetilerek taraflar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 16/01/2024

Başkan- ... Üye - ... Üye - ... Zabıt Katibi -... ... ... ... ... Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2018/2481, K. 2024/42, 16 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava
  4. Cevap
  5. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. İstinaf Sebepleri
  7. Hukuki Nitelendirme, Delillerin Ve İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Esas No
2018/2481
Karar No
2024/42
Tarih
16 Ocak 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/12 K.2024/70
  • İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2019/22 K.2024/11
  • İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/31 K.2024/94
  • İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/44 K.2024/14
  • Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/51 K.2024/71
  • İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/62 K.2024/45

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.