KÜNYE
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2020/11
- Karar No
- 2022/91
- Karar tarihi
- 9 Şubat 2022
Karar Metni
1.353 kelime·7 dk okuma·17 bölüm
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi ....
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
....
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
....
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 23/09/2019
NUMARASI :.....
DAVA
İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 08/04/2016
KARAR TARİHİ : 09/02/2022
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 09/02/2022
Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabul kısmen reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında 28/10/2013 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığını, davalının borcu ödememesi üzerine, Ankara 32. Noterliğinin 07.07.2015 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarı ile hesabın kât edildiğini, kât ihtarına rağmen borcun ödenmemesi üzerine davalı aleyhine Ankara 28. İcra Dairesinin 2015/15680 esas sayılı dosyası üzerinden genel haciz yolu ile icra takibi yaptıklarını, davalı borçlunun itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, davalının icra takibine yapmış olduğu itirazın haksız ve yersiz olduğunu, bu nedenle davalı borçlu tarafın icra takibine yapmış olduğu itirazın iptaline, icra takibinin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı tarafa dava dilekçesinin tebliğ edildiği, davaya karşı cevap vermediği görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davalının ödeme planının incelenmesinde, 02/02/2015 tarihli 1.914,49-TL tutarlı 16. taksitten sonra kalan ana parasının ihtarname ile davalıya bildirilen 34.832,29-TL olduğu, davalının bu taksitten sonra hesap kat tarihine değin ödeme yapmadığı,
bu nedenle temerrüte düştüğü, alınan bilirkişi raporuna göre dava konusu genel kredi sözleşmesi dolayısıyla davacı bankanın davalı borçludan talep edebileceği kredi asıl alacağının 34.832,29-TL, işlemiş faiz miktarının ise (taleple bağlılık gereğince) 2.426,99-TL olmak üzere toplam dava konusu icra takibinde davacının toplam talep edebileceği alacak miktarının 37.259,28-TL olarak hesaplandığı, ayrıca takip tarihinden itibaren asıl alacağa % 21 oranında temerrüt faiz işletilmesi gerektiğinin belirlendiği anlaşılmakla, davanın kısmen kabulü ile.
Ankara 28. İcra Müdürlüğünün 2015/15680 Esas Sayılı dosyasına davalının itirazının kısmen iptali ile takibin 34.832,29-TL asıl alacak ve 2.426,99-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 37.259,28-TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, Müvekkili banka tarafından hesaplanan asıl alacak, faiz, BSMV, faiz oranı doğru hesaplanmış olduğundan kararda aleyhe olan kısımların kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, ilk derece mahkemesince icra inkar tazminatının reddine karar verildiğini alacak likit olup davacı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Taraflar arasında 28/10/2013 tarihli 50.000,00 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı, sözleşmede ödeme planında akdi faizin %10,50 olduğu,
Ankara 32. Noterliğinin 07.07.2015 tarih ve 1595 yevmiye numaralı ihtarınin incelenmesinde; ihtar edenin ... ... A.Ş., muhatabının ... olup, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan borcun 3 gün içinde ödenmesinin ihtar edildiği, kât ihtarının 08/07/2015 tarihinde tebliğ edildiği, borcun ödenmemesi üzerine borçlunun 13/07/2015 tarihi itibariyle temerrüte düştüğü,
Ankara 28. İcra Müdürlüğünün 2015/15680 Esas Sayılı takip dosyasının incelenmesinde; alacaklısının ... ... A.Ş., borçlusunun ... olup, 35.908,91 TL asıl alacak, 2.426,99 TL işlemiş temerrüt faizi olmak üzere toplam 38.335,80 TL'nin tahsilinin talep edildiği, asıl alacağa temerrüt tarihinden itibaren %32 faiz talep edildiği, borçlunun takibe itirazı üzerine takibin durdurulduğu görülmüştür.
Bankacı bilirkişiden alınan raporda özetle; davacı banka ile davalı arasında 28/10/2013 tarihli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, aynı tarihte 6 ay ana para ödemesiz aylık eşit taksitli 36 ay vadeli yıllık %10,50 akdi faiz ile Avrupa Yatırım Fonu destekli taksitli ticari kredi kullandırıldığı, genel kredi sözleşmesinin 4.c.maddesinde, müşterinin temerrüte düşmesi halinde temerrüt faizinin akdi faiz oranının azami %100'ü oranında ilave yapılmak suretiyle tespit edileceğinin belirtildiği, davalı tarafından kullanılan kredi ödenmediği için hesabın kât edildiği, kât ihtarının 08/07/2015 tarihinde davalıya tebliğ edildiği,
3 günlük ödeme süresi dolmasına rağmen ödeme yapılmadığından davalının 13/07/2015 günü temerrüte düştüğü (11/07/2015 günü cumartesi hafta sonuna denk geldiğinden), bankanın ana para alacağının 34.832,29 TL olduğunu, bu miktar üzerinden yapılan faiz alacağının ise 2.949,14 TL işlemiş faiz, 124,70 TL BSMV olup, toplam 37.906,14 TL'nin davalıdan tahsilinin gerektiği, temerrüt faizinin ise akdi faiz olan %10,50'un %100'ü olacağından %21,00 olması gerektiği belirtilmiştir.
Somut olaya gelince, davacı banka ile davalı arasında 28/10/2013 tarihli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, sözleşme kapsamında davalıya 6 ay ana para ödemesiz aylık eşit taksitli 36 ay vadeli yıllık %10,50 akdi faiz ile Avrupa Yatırım Fonu destekli taksitli ticari kredi kullandırıldığı, kredinin ödenmemesi üzerine hesabın kât edildiği, kât ihtarına rağmen borcun ödenmemesi üzerine davalının 13/07/2015 günü itibariyle temerrüte düştüğü, taraflar arasında imzalanan ödeme planında kullanılan kredinin akdi faizinin %10,50 olarak kararlaştırıldığı,
genel kredi sözleşmesinin 4.c.maddesinde ise müşterinin temerrüte düşmesi halinde temerrüt faizinin akdi faiz oranının azami %100'ü oranında ilave yapılmak suretiyle tespit edileceğinin belirtildiği, bu hale göre temerrüt faizinin %21 olacağı, bankacı bilirkişi tarafından en son ödenmeyen taksit tarihi itibariyle ana para alacağı olan 34.832,29 TL üzerinden sözleşmede kararlaştırılan %10,5 akdi faiz ile yine sözleşme gereğince tespit edilen %21 temerrüt faizi üzerinden yapılan hesaplama sonucu takip tarihi itibariyle davacı bankanın 34.832,29 TL asıl alacak, 2.949,14 TL işlemiş faiz, 124,70 TL BSMV olmak üzere toplam 37.906,14 TL olduğu,
davacının takip talebinde 2.426,99 TL işlemiş faiz talep ettiğinden taleple bağlılık ilkesi gereğince ilk derece mahkemesince açılan davanın kısmen kabulü ile Ankara 28. İcra Müdürlüğünün 2015/15680 Esas Sayılı dosyasına davalının itirazının kısmen iptali ile takibin 34.832,29-TL asıl alacak ve 2.426,99-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 37.259,28-TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren %21 temerrüt faizi işletilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine yönelik kararı usul ve yasaya uygundur.
Öte yandan, davalının, davacı bankadan kullanmış olduğu kredi miktarı belli olup davacı bankanın alacak miktarı likit ( bilinebilir - belirlenebilir - hesap edilebilir) nitelikte olduğundan İcra İflas Kanunu'nun 67/2. maddesi gereğince %20'dan aşağı olmamak üzere davacı yararına icra inkar tazminatına karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın icra inkar tazminatı yönünden kaldırılması gerekmiştir. (Emsal mahiyette Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 09/02/2017 tarih 2016/12900 esas 2017/994 karar sayılı içtihatı).
Tüm bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının icra inkar tazminatı yönünden kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2020/11, K. 2022/91, 9 Şubat 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama