İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2020/1475 K.2022/1198

Taraflar arasındaki alacak ve tazminat istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl ve birleşen (Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/962 Esas) davaların kısmen kabulüne, birleşen Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi…

Esas2020/1475Karar2022/1198Tarih12 Ekim 2022Okuma10 dk · 2.095 kelime

KÜNYE

T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2020/1475 E., 2022/1198 K.·T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.HUKUK Dairesi Birleşen Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/699 Esas 2016/519 Karar Sayılı Dosyası Birleşen Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/962 Esas 2019/14

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Karar tarihi
12 Ekim 2022
Dosya no
2020/1475
Karar no
2022/1198
İncelenen dosyanın mahkemesi
ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
27/02/2020
Numarası
2016/65 Esas 2020/154 Karar
Davacı
—
Vekili
—
Davalı
—
Vekili
—
Dava
Alacak
Dava tarihi
27/01/2016
Davacı
—
Vekili
—
Davalı
—
Dava
Tazminat
Dava tarihi
09/08/2016
Davacı
—
Vekili
—
Davalı
—
Dava
Alacak
Dava tarihi
31/12/2018
Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
18/10/2022
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.095 kelime·10 dk okuma·5 bölüm

Taraflar arasındaki alacak ve tazminat istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl ve birleşen (Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/962 Esas) davaların kısmen kabulüne, birleşen Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/699 Esas sayılı dosyası yönünden davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı taraf vekillerince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

DAVA

Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında akdedilen sözleşme ile davalıya ait hastanede bulunan ortopedi ve travmatoloji kliniğinin işletme hakkının müvekkiline verildiğini, sözleşmeye göre müvekkilinin vermesi gereken hizmeti tam ve eksiksiz olarak sunduğunu, edimlerini ifa ettiğini, davalının ise ödemeleri türlü bahanelerle geciktirdiğini, sözleşmenin devamı amacıyla müvekkilinin şifahi olarak davalıyı sürekli ihtar ettiğini, herhangi bir düzelme olmaması üzerine davalıya bildirim mektubu gönderildiğini, bunun da sonuç vermemesi üzerine gönderilen ihtarname ile gecikmelerin düzeltilmesi,

aksi takdirde sözleşmenin haklı nedenle feshedileceğinin davalıya bildirildiğini, bu durumunda sonuç vermediğini, müvekkilinin haklı nedenle sözleşmeyi tek taraflı olarak ihtarname göndererek feshettiğini, davalının sözleşmenin feshine kusuruyla sebep olduğunu, sözleşmede ihlal tarihinin öğrenildiği güne kadar kendisine ödenen işletme bedelinin %10'u cezai şart olarak hastanenin şirkete ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğini,

davalıdan sözleşmeden kaynaklanan alacak ve cezai şart alacağı bulunduğun belirterek sözleşmenin haklı nedenle feshedildiği 21/10/2015 tarihine kadar hesaplanacak olan alacaktan şimdilik 10.000,00 TL'nin faiz talep etme hakları saklı kalmak kaydıyla davalıdan tahsiline, ticari işlere uygulanacak olan gecikme faizi oranından en az %18 fazla faiz uygulanmasına,

sözleşmede kararlaştırılan %10 oranında cezai şarta ihlal tarihinin öğrenildiği tarihten itibaren faiz işletilerek davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama aşamasında talebini toplam 169.938,85 TL'nin fesih tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsili olarak ıslah etmiştir.

Birleşen 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/699 Esas 2016/519 Karar sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında işletme hakkı devir sözleşmesi imzalandığını, davalının sözleşme öncesi iş teklifinde minimum ciro taahhüt ettiğini, sözleşmenin iş teklifine uygun olarak yapıldığını, müvekkilinin sözleşmeyi ihlal etmediğini, davalının sözleşmeye aykırı olarak sözleşmeyi, süresinden önce tek taraflı feshettiğini, ortopedi servisinin feshinden sonra tekrar faaliyete başlamasına kadar geçen süre zarfında müvekkilinin kardan yoksun kaldığını, davalının ani feshi ile birlikte kliniği, doktoru,

hemşiresi ve tıbbı personeli ile birlikte terk ettiğini, bu tutum ve davranışın yatan hastaların kontrolü, randevuların, hastaların muayenesi gibi işlemler yapılamadığından hastaların mağdur olmasına ve hastanenin zarar görmesine neden olduğunu,

sözleşmenin süresinden önce haksız feshi nedeniyle ortopedi servisinin yeniden işletilmeye başlandığı tarihe kadar geçen süre için taahhüt edilen cironun kar yoksunluğu zararı olarak davalıdan tazmini için davanın açıldığını belirterek şimdilik 1.000,00 TL kar kaybı ile şimdilik 30.000,00 TL manevi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Birleşen 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/962 esas 2019/14 Karar sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle; asıl davadaki iddialarını tekrar ederek asıl davada yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporu doğrultusunda müvekkilinin davalıdan 342.935,43 TL alacaklı olduğunun tespit edildiğini belirterek 172.996,58 TL asıl alacağın muacceliyet tarihi olan 07/03/2016 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının ihtarname tarihi itibarıyla tahakkuk etmiş bu miktar bir alacağı bulunmadığını, davacının başka bir hastane ile anlaştığını, sözleşmenin feshi için bahane yaratma gayreti içine girdiğini, davacının sözleşmeyi sözleşme hükmüne aykırı olarak feshettiğini, sözleşmedeki ciro taahhüdü nedeniyle müvekkilinin davacıdan alacağı bulunduğunu, bu alacakların mahsubundan sonra davacının dava tarihi itibarıyla 245.244,59 TL bakiye alacağı bulunduğunu, davacının işbu kısmi davada 10.000,00 TL alacağı bulunduğunu kabul ettiklerini bildirerek cari hesap uyarınca yapılan mahsuplaşmadan sonra bakiye kalan alacaktan talep edilen 10.000,00 TL'nin kabulüne karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporunda asıl dava yönünden davacının fesih tarihi itibarıyla davalıdan talep edeceği alacağın davalının takas mahsubu uygulandıktan sonra 169.938,85 TL olduğu, birleşen dava yönünden davacının lehine hesaplanabilecek bir maddi tazminat alacağı bulunmadığı, manevi tazminatın takdirinin mahkemeye ait olduğunun bildirildiği, TBK'nun 182. maddesi uyarınca tarafların cezanın miktarı ve cezaya ilişkin edimi serbestçe belirleyebilecekleri, cezayı aşan zararın tazmini için alacaklının borçlunun kusurunu ispatlaması gerektiği, davada davalının davacının kusurunu ispatlayamadığı,

cezai şart miktarının kesin bir şekilde belirlenmediği, dosyada bulunan davacıya hitaben yazılan teklif mektubunda ilgili oranlarda kesinti yapılmasını taahhüt ettiğinin anlaşıldığını, davacının bu teklifi sözleşmenin bir parçası kabul ederek sözleşmedik oranlarda davacı tarafından kesinti yapılmasının mahkemece kabul edildiği, davalı tarafından 170.000,00 TL daha istenilmiş ise de, TBK'nun 182/3 maddesi kapsamında mahkemece kabulünün mümkün olmadığı,

dosyada alınan kök ve ek raporların davayı aydınlatmaya elverişli bulunduğu gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, 10.000,00 TL'nin 21/10/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, birleşen Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/962 Esas yönünden davanın kısmen kabulüne, 159.938,85 TL'nin 21/10/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleşen Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/699 Esas sayılı dosyası yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı aleyhine açılan alacak davasında yapılan yargılamada alınan bilirkişi raporlarında mahsup işlemleri uygulandıktan sonra fesih tarihi itibarıyla 169.938,85 TL, dava tarihi itibarıyla 342.935,43 TL alacaklı olunduğunun belirtildiğini, asıl davada dava değerinin ıslah ile 169.938,85 TL'ye artırıldığını, dava tarihi itibarıyla alacaklı oldukları miktar tespit edildiğinden Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/962 Esas sayılı davasının açıldığını, mahkemece ise müvekkili yalnızca 169.938,85 TL alacaklıymış gibi her iki davanın da kısmen kabulüne karar verdiğini,

kısmen reddedilen kısım için davalı yararına vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmettiğini, kabul etmemekle birlikte davalı vekilinin 08/08/2016 tarihli dilekçesinde dahi 245.244,59 TL bedeli kabul ettiğinin mahkemece dikkate alınmadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının asıl dava ve birleşen Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/962 Esas sayılı dava dosyası yönünden kaldırılmasına, asıl ve birleşen Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/962 Esas sayılı davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

Asıl ve birleşen davada davalı, birleşen davada davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının başka bir hastane ile anlaşma yaptığından alacağını bahane edip, müvekkiliyle arasındaki sözleşmeyi feshettiğini, kliniği doktoru ve hemşiresiyle birlikte terk ettiğini, müvekkilinin mağdur olduğunu, bilirkişi raporuyla tespit edilen davacının fesih tarihi itibarıyla bulunan alacağı toplam çalışılan ciro ile karşılaştırıldığında sözleşmenin devamını imkansız ve feshini haklı kılacak bir miktar olmadığını, ödemelerin peyder pey yapıldığını, fesihden sonra bile ödeme yapıldığını,

davacının sözleşme gereğince ciro taahhüdünden kaynaklanan eksiklik ve SGK kesintilerini mahsup işlemi yapmak üzere davet edildiği halde bu davete uymayarak sözleşmeyi kendisinin ihlal ettiğini, sözleşmede fesih sebeplerinin belirtildiği hükümde alacağın ödenmemesinin açık bir fesih nedeni olarak kararlaştırılmadığını, sözleşmenin süresinden önce feshedildiğini, sözleşme ilişkisi, işletme hakkı, hak ediş ve ödemeler devam ederken davacının alacaklı durumda olmasının gayet doğal olduğunu,

süre bitmeden sözleşmenin haksız fesih nedeniyle müvekkilinin hastanede ortopedi kliniğinin yeniden işletilmeye başlandığı tarihe kadar geçen sürede davacı tarafından taahhüt edilen aylık ciro kaybına ilişkin maddi tazminat ile hastaların mağdur edildiğini, hastanenin itibar kaybına uğradığını, manevi tazminat hakkında birleşen davadaki deliller toplanmadan ve değerlendirilmeden birleşen davanın reddine karar verildiğini, sözleşmede açıkça sözleşmenin gerçekleşmesi süresince ciro taahhüdünde bulunulduğunun görüldüğünü, ilk yıl minimum ciro taahhüdünde bulunulup, sonraki yıllar bulunulmamasının sözleşmenin amacına aykırı bulunduğunu,

2015 yılında da sözleşme gerçekleştiğinden bu yıla ilişkin gerçekleşmiş her ay ciro taahhüt eksikliğinin de hesaplanarak mahsubu gerekirken sadece 2014 yılının ciro taahhüt eksikliğinin mahsubunun doğru olmadığını, sözleşme gerçekleşmeleri tablosunda 2015 yılı ciro taahhüt eksikliğinin 33.367,54 TL olarak görüldüğünü, 2014 yılı ciro taahhüt eksikliğinin hatalı hesaplandığını, dosyaya sunulan tabloda bazı aylarda aylık ciro taahhüt tutarının aşılıp fark oluşmadığı,

dolayısıyla hesaplamanın ay bazında yapılması gerektiğini, ciro taahhüdünün her ay için olduğunu, yıllık ciro taahhüdü olsaydı her ay için bir miktar taahhüt edildiğinin belirtilmeyeceğini, 2014 yılı için ay bazında her ay ciro eksik tutarları toplandığında 299.122,07 TL olacağını, davacının alacağının fazla hesaplandığını, haksız fesih nedeniyle maddi zararla ilgili bilirkişi hesap raporu alınarak maddi ve manevi tazminat alacağının hüküm altına alınması gerekirken birleşen dava ve tazminat taleplerinin reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına,

asıl ve birleşen Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/962 Esas sayılı davanın reddine, birleşen Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/699 Esas sayılı davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

Asıl ve birleşen Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/962 Esas sayılı dava; ... Hastanesi ortopedi ve travmatoloji servisinin boş olan bir adet ortopedi hekimi kadrosunun yanı sıra tüm istihdam masrafları işletmeci tarafından karşılanacak olan 3 adet servis hemşiresi, 1 adet ameliyathane hemşiresi, 1 adet teknisyen, 1 adet sekreter ile birlikte işletme hakkının verilmesine konu olan sözleşmeden kaynaklanan alacak ve cezai şart alacağı, birleşen Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/699 Esas sayılı dava ise anılan sözleşmeden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;

Hükmün kapsamı başlıklı HMK'nun 297/2 maddesi; "Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir." hükmünü içermektedir.

Davacı yan asıl davada, dayanaklarını ileri sürerek işletme hakkı devir sözleşmesi nedeniyle fesih tarihi olan 21/10/2015 tarihine kadar hesaplanacak alacağından şimdilik 10.000,00 TL alacak ile sözleşmede kararlaştırılan cezai şart alacağının tahsilini talep etmiş, yargılama aşamasında alacağını toplam 169.938,85 TL olarak ıslah etmiştir. Cezai şart alacağının miktarına yönelik herhangi bir harca esas değer bildirilmediği gibi anılan kalem alacak yönünden herhangi bir harçta yatırılmamıştır.

Davacı yan, asıl davada yargılama aşamasında alınan bilirkişi kök ve ek raporunda fesih tarihi itibarıyla davacı alacağının 169.938,85 TL, dava tarihi itibarıyla ise 342.935,43 TL olduğunun tespit edilmesi üzerine, fesih tarihinden sonra dava tarihine kadar olan bakiye 172.996,58 TL alacağın tahsili talebi ile bu kez birleşen Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/962 Esas sayılı davasını açmıştır.

Mahkemece, davacı yanın asıl dava dilekçesinde yer alan, cezai şart alacağına ilişkin olarak anılan kalem alacağın değerinin davacı yana açıklatılarak cezai şart alacağına yönelik harç eksikliği giderilmediği gibi, gerekçede TBK'da cezai şarta ilişkin hüküm yazılıp cezai şarta ilişkin genel açıklamalar yapılmış ise de, cezai şart alacağının neden reddedildiğine yönelik herhangi bir gerekçeye de yer verilmemiştir.

Öte yandan, yukarıda açıklandığı üzere bilirkişi raporu ile davacının fesih tarihi ve dava tarihi itibarıyla davacının davalıdan sözleşme nedeniyle talep edebileceği alacak miktarı tespit edilmiş, mahkemece de bilirkişi raporunun hükme esas alındığı belirtilmesine rağmen asıl davanın 10.000,00 TL üzerinden, birleşen Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/962 Esas sayılı dava dosyasının da 159.938,85 TL üzerinden kabul edilmesine yönelik herhangi bir gerekçe yazılmamıştır.

Birleşen Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/699 Esas sayılı dava dosyasında davacı yan davalının sözleşmeyi haksız olarak feshettiğini, itibar kaybı olduğunu, sözleşmenin süresinden önce feshedilmesi nedeniyle taahhüt edilen ciroya ilişkin kar kaybı bulunduğunu iddia ederek maddi ve manevi tazminat talep etmiştir.

Mahkemece karar gerekçesinde bilirkişi heyetinden alınan kök ve ek raporda birleşen davada davacı lehine hesaplanabilecek herhangi bir tazminat alacağı bulunmadığı, manevi tazminatın takdirinin mahkemeye ait olduğunun belirtildiği özetlendikten sonra raporun hükme esas alındığı belirtilmekle yetinilmiştir. Karar gerekçesinde anılan birleşen davada davacının maddi ve manevi tazminat talebinin neden reddedildiğine ilişkin gerekçe bulunmamaktadır.

Bu durum ise adil yargılanma hakkının ihlali olup, aynı zamanda HMK'nun 297/2 maddesine de aykırılık teşkil etmektedir.

Tüm bu nedenlerle kararın gerekçesiz olduğu anlaşıldığından taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nun 355. maddesi gereğince kamu düzenine aykırılık gözetilerek, diğer istinaf sebepleri incelenmeksizin kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının HMK'nun 353/1-a.6. maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve taktiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;

1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kamu düzeni gözetilerek 6100 Sayılı HMK'nun 355. maddesi gereğince KABULÜNE, sair istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,

2-Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 27/02/2020 tarih ve 2016/65 Esas 2020/154 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,

3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın karar veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,

4-Davacı tarafından yatırılan 54,40 TL istinaf karar harcının talebi halinde davacıya verilmesine,

5-Davalı tarafından yatırılan toplam 2.902,14 TL nispi istinaf karar harcı ile 54,40 TL maktu istinaf karar harcının talebi halinde davalıya verilmesine,

6-Taraflar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılama sonunda dikkate alınmasına,

7-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/(1)-a.6 maddesi uyarıca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 12/10/2022

Başkan - ... Üye - ... Üye - ... Zabıt Katibi - ... ... ... ... ... Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2020/1475, K. 2022/1198, 12 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava
  4. Cevap
  5. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. İstinaf Sebepleri
  7. Hukuki Nitelendirme, Delillerin Ve İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/1475
Karar No
2022/1198
Tarih
12 Ekim 2022

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi E.2020/1475 K.2022/1618
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2020/1478 K.2022/1207
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2020/1480 K.2022/1313
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2020/1482 K.2022/1266
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2020/1484 K.2022/1314
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2020/1485 K.2022/1267

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.