KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2021/921 E., 2023/690 K.·T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.HUKUK Dairesi Davalılar
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 10 Mayıs 2023
- Esas no
- 2021/921
- Karar no
- 2023/690
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 09/03/2021
- Numarası
- 2018/961 Esas 2021/148 Karar
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Vekilleri
- —
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 28/12/2018
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 10/05/2023
Karar Metni
1.773 kelime·9 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabul kısmen reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı banka ile davalı ....
A.Ş. arasında genel kredi sözleşmeleri imzalandığını, diğer borçluların sözleşmenin müteselsil kefil olduklarını, borcun ödenmemesi nedeniyle hesabın kat edildiğini, kat ihtarına rağmen borcun ödenmemesi üzerine alacağın tahsiline yönelik olarak Ankara 17. İcra Müdürlüğünün 2018/10692 Esas sayılı takip dosyasından ilâmsız icra takibi başlatıldığını, borçluların takibe itiraz ettiklerini takibin durdurulduğunu, ayrıca ipoteğin paraya çevrilmesi için Ankara 17. İcra Müdürlüğü’nün 2018/10691 Esas sayılı dosyasından takip başlatıldığındı davalı ....
A.Ş. hakkında Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2018/650 Esas sayılı dosyasından konkordato talebine bağlı olarak geçici mühlet kararı verildiğini, bu nedenlerle davalıların haksız itirazlarının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediklerini, davalı “.... A.Ş.” hakkında konkordato talebi nedeniyle Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/650 esas sayılı dosyasından 18/09/2018 tarihinde geçici mühlet kararı verilmesi nedeniyle itirazın iptali davası açılamayacağını; yine, kefiller yönünden ise İİK'nın 303'üncü maddesine göre borçtan birlikte sorumlu olanların durumuna tabi olması nedeniyle konkordatoda alacaklılar toplantısının beklenmesinin gerektiğini, bu nedenlerle davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davaya konu kredinin 05/05/2017 tarihinde kullandırıldığı, en son imzalanan genel kredi sözleşmesinin 15/09/2015 tarihli olduğu, bu genel kredi sözleşmesinde kefillerin kefalet limitlerinin 7.000.000,00 TL olduğu ve asıl borçlu ile aynı tarihte temerrütün oluştuğu, davalı kefillerin kefalet limiti içinde kalan borçtan dolayı sorumlu oldukları, esasen bütün sözleşmelerdeki kefalet limitleri borçtan fazla olduğu, bu nedenle davalı ....
A.Ş. hakkındaki davanın kısmen kabulüne, davalının, Ankara 17. İcra Müd.'nün 2018/10692 esas sayılı takip dosyasına vaki itirazının.
1.390.787,74 TL alacak üzerinden iptaline ve takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, asıl alacağa (13/09/2018) takip tarihinden itibaren yıllık %45,00 oranı üzerinden temerrüt faizi uygulanmasına, davalılar ... hakkındaki davanın kısmen kabulüne, 1.964.205,74 TL asıl alacak, 101.582,00 TL işlemiş faizler ve fer'ileri olmak üzere toplam 2.065.787,74 TL alacak üzerinden iptaline ve takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, asıl alacağa (13/09/2018) takip tarihinden itibaren yıllık %45,00 oranı üzerinden temerrüt faizi uygulanmasına,
hükmedilen alacağın %20'si üzerinden hesap edilen 413.157,55 TL icra inkar tazminatının (asıl borçlu şirketin 278.157,55 TL tutardan sorumlu olmak kaydıyla) davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin kararının davalı yararına takdir edilen vekalet ücreti yönünden usul ve yasaya aykırı olduğunu,
Ankara 17. İcra Müdürlüğünün 2018/10692 esas sayılı dosyasında asıl borçlu şirket hakkında yapılan icra takip tutarının 1.392.355,00 TL olduğunu, takip talebinde açıkça borçlu firma lehine verilmiş olunan 675.000,00 TL'lik taşınmaz ipoteği bulunduğundan İİK'nun 45.maddesi gereği asıl borçlu şirket teminat bedelini aşan kısım kadar borçtan sorumlu olduğunun belirtildiğini,
dava dilekçesinde de açık ve net bir şekilde teminatta ki taşınmaz için takibe geçilmiş olduğu belirtilerek tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla ve borçlu şirket için teminat bedelini aşan kısım için takip başlatılmış olduğunun ifade edildiği halde asıl borçlu şirket yönünden 675.000,00 TL teminata ilişkin beyanlar ve talepler dikkate alınmadan hüküm kurulmuş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, asıl borçlu şirket yönünden bilirkişi tarafından 1.390.787,74 TL alacak bulunduğunun hesaplandığını, taleplerinin 1.392.355,00 TL olduğu gözetildiğinde reddedilen kısmın 1.567,26 TL olduğunu,
bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik olarak başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Ankara 38. Noterliğinin 29/08/2018 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesinin incelenmesinde; ihtar edenin, ..., muhataplarının .... A.Ş., ... olup, davalı şirkete ait taşınmaz üzerinde 1. Derecede 675.000 TL değerinde ipotek tesis edildiği belirtilerek taksitli ticarî krediden kaynaklanan toplam 2.046.887,04 TL'nin ödenmesi için (3 gün) süre verildiği; ihtarnamenin davalılara 03/09/2018 tarihinde tebliğ edildiği, davalılar yönünden 07/09/2018 tarihinde temerrütün oluştuğu,
Ankara 17. İcra Müdürlüğünün 2018/10692 Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; alacaklısının ..., borçlularının .... A.Ş., ... olup, 13/09/2018 tarihi itibariyle genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağından dolayı 1.965.773,00 TL ana para, 101.582,00 TL işlemiş faiz ve fer'ileri olmak üzere toplam 2.067.355,00 TL alacağın tahsili istemiyle ilâmsız icra takibi başlatıldığı, takip talebinde borçlu firma lehine verilmiş 675.000,00 TL'lik taşınmaz ipoteği bulunduğundan İİK'nun madde 45 gereği asıl borçlu şirketin teminat bedelini aşan kısım kadar borçtan sorumlu olduğunun belirtildiği, borçluların borca itirazları üzerine takibin durdurulduğu görülmüştür.
Bankacı bilirkişiden alınan rapor ve ek raporda özetle; davacı banka ile davalı asıl borçlu şirket arasında 05/07/2012 tarihinde 3.000.000,00 TL, 07/12/2012 tarihinde 3.000.000,00 TL, 05/04/2013 tarihinde 10.000.000,00 TL, 15/09/2015 tarihinde 7.000.000,00 TL, bedelli sözleşme imzalandığını, ...'un aynı limitlerle sözleşmenin kefili olduğunu, davalı asıl borçlu şirketin borçlarının teminatı olarak banka lehine 675.000,00 TL bedelli 1.dereceden ipotek verildiğini, dava dışı asıl borçlu şirketin borcunu ödememesi üzerine hesabın kat edildiğini, hesap kat ihtarının tüm davalılara 03/09/2018 tarihinde tebliğ edildiğini,
borcun ödenmemesi üzerine Ankara 17. İcra Müdürlüğü'nün 2018/10692 esas sayılı dosyasından takip yapıldığını, takip talebinde borçlu firma lehine verilmiş olan 675.000,00 TL'lik taşınmaz ipoteği bulunduğundan İİK'nun 45.maddesi gereğince asıl borçlu şirketin teminat bedelini aşan kısım kadar borçlu olduğunun belirtildiğini, takip tarihi itibariyle temerrüt faiz oranı yıllık %45 oranı üzerinden hesaplanarak (alacaklı bankanın talebine paralel olarak borçlu lehine asıl alacağa işlemiş faizler dâhil edilmeyerek) davalı kefiller yönünden 1.964.205,74 TL asıl alacak, 108.890,16 TL işlemiş faizler ve fer'ileri,
5.444,51 TL BSMV olmak üzere toplam 2.078.540,41 TL talepte haklılık bulunduğunu, davacı bankanın 101.582,00 TL işlemiş faiz ve fer'ileri talep etmesi sebebiyle, taleple bağlı kalınarak, 1.964.205,74 TL asıl alacak, 101.582,00 TL işlemiş faizler ve fer'ileri olmak üzere toplam 2.065.787,74 TL talepte haklılık bulunduğu, asıl borçlu şirket yönünden ise 675.000,00 TL ipotek bedeli düşüldükten sonra asıl borçlu şirketin takip tarihi itibariyle 1.390.787,74 TL borçlu olduğu belirtilmiştir.
Somut olaya gelince; davacı banka ile .... A.Ş. arasında genel kredi sözleşmeleri imzalandığı ve şirkete kredi kullandırıldığı, davalıların aynı limitle sözleşmenin müşterek ve müteselsil kefili oldukları, borcun ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiği, kat ihtarına rağmen borcun ödenmemesi üzerine borçlu ve kefiller hakkında Ankara 17. İcra Müdürlüğünün 2018/10692 Esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığı, davalıların takibe itirazı üzerine takibin durdurulduğu,
dosya kapsamına uygun, gerekçeli, denetim ve hüküm kurmaya elverişli bankacı bilirkişinin raporunda da belirtildiği üzere takip tarihi itibariyle davalı kefillerin 1.964.205,74 TL asıl alacak, 108.890,16 TL işlemiş faizler ve fer'ileri, 5.444,51 TL BSMV olmak üzere toplam 2.078.540,41 TL'den sorumlu olduğu, ancak davacı bankanın 101.582,00 TL işlemiş faiz ve fer'ileri talep etmesi sebebiyle taleple bağlı kalınarak, 1.964.205,74 TL asıl alacak, 101.582,00 TL işlemiş faizler ve fer'ileri olmak üzere toplam 2.065.787,74 TL alacaklı olduğu,
davalı asıl borçlu şirketin ise 1.390.787,74 TL borçlu olduğu tespit edildiğinden açılan davanın kısmen kabul kısmen reddine yönelik ilk derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygundur.
Öte yandan, davalı asıl borçlu şirket yönünden ise takip talebinde davacı bankanın açıkça 675.000,00 TL ipotek bedeli düşüldükten sonra aşan kısımdan asıl borçlu şirketin sorumlu olduğunun belirtildiği, ayrıca dava dilekçesinde de açıkça asıl borçlu şirket için teminat bedelini aşan kısım için takip başlatıldığı İİK'nun 45.maddesi gereğince rehinle teminat altına alınan borçlu şirket için taleplerinin ipotek bedelini aşan borç miktarı kadar olduğunun belirtildiği, bankacı bilirkişinin raporuna göre de 675.000,00 TL ipotek bedeli düşüldükten sonra asıl borçlu şirketin takip tarihi itibariyle 1.390.787,74 TL borçlu olduğu,
bu hale göre asıl borçlu yönünden reddedilen kısmın 1.567,26 TL olup, davalı yararına bu miktar üzerinden vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken ilk derece mahkemesince yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırıdır.
Tüm bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının vekalet ücreti yönünden kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2021/921, K. 2023/690, 10 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama