KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2022/102 E., 2024/183 K.·T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.HUKUK Dairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 7 Şubat 2024
- Dosya no
- 2022/102
- Karar no
- 2024/183
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 29/09/2021
- Numarası
- 2021/104 Esas 2021/586 Karar
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalılar
- —
- Dava
- Genel Kurul Kararının İptali
- Dava tarihi
- 16/09/2020
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 07/02/2024
Karar Metni
711 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalılar vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Gölbaşı 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/373 esasına kaydedilen dava dilekçesinde; müvekkilinin %80 hissedarı olduğu davalı şirketin, diğer davalı ile birlikte kurulduğunu, yapılan genel kurul ile birlikte müvekkilinin münferiden 10 yıl süre ile şirketi temsil ve ilzama yetkili kılınarak şirket müdürü olarak atandığını, müvekkilinin tesadüfen şirket hakkında tasfiye kararı alındığını ve tasfiyenin ticaret odasına bildirildiğini öğrendiğini, tasfiye kararının sahte imza ile alındığını, şirketin bir nevi aile şirketi olduğunu, davalı ...'ın davacının kız kardeşinin eşi olduğunu,
müvekkilinin ailesi ile arasında bir nevi husumet oluştuğundan müvekkilinden habersiz şirketi kapatma yoluna gittiklerini, müvekkilinin katılmadığı ve atılan imzanın müvekkiline ait olmadığını iddia ederek 01/07/2020 tarihli genel kurulda alınan kararın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Dava dilekçesi ve duruşma gününü bildirir davetiye davalılara tebliğ edilmiş, cevap dilekçesi sunulmamış, davalılar vekili 17/03/2021 tarihli oturumda beyanında; müvekkillerinden ... ile davacının müvekkili şirketin ortakları olduğunu, 01/07/2020 tarihli genel kurul toplantı tutanağının alt kısmında ortak olarak yazılı bölümdeki imzalardan birinin ...'a, diğerinin davacıya ait olup ayrıca tasfiyeye giriş kapsamında ticaret sicil memurluğuna yazılan yazılardaki imzalardan birinin davacıya ait olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; 01/07/2020 tarihli dava konusu genel kurul toplantı tutanağında davacı adına atılı bulunan imzanın davacı eli ürünü olmadığı, takliden atıldığı, bu haliyle %80 paylı davacı ortağın katılımı olmaksızın alınan kararların geçersiz olduğu anlaşılmakla davanın kabulü ile, davalı şirketin 01/07/2020 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların iptaline, davalı taraf yeniden rapor alınması isteğinde bulunmuş ise de, alınan rapor içeriği ve inceleme kapsamı da nazara alınarak yeterli görülmekle bu yöndeki itirazın yerinde görülmediği gerekçeleriyle davanın kabulü ile, davalı şirketin 01/07/2020 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların iptaline karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporuna karşı itirazlarının değerlendirilmediğini, raporun eksik incelemeyle düzenlendiğini, Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinden rapor alınmasına ilişkin taleplerinin reddedildiğini bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; davalı şirketin 01/07/2020 tarihli genel kurul kararının sahte imza ile alındığı iddiası ile iptali isteğine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Davalı vekili 31/01/2023 UYAP tarihli dilekçesi ile istinaftan feragat etmiştir. Vekaletnamede feragat yetkisi olmadığı görülmüştür.
Daha sonra davalı ... kendi adına ve yetkilisi olduğu davalı şirket adına istinaf başvuru tarihinden sonra, 28/04/2023 tarihli dilekçe ile istinaf başvurusundan feragat ettiklerini belirtmiştir.
Feragat, 6100 Sayılı HMK'nın 307. maddesi ve genel hükümler uyarınca istemde bulunanın talep sonucundan vazgeçmesidir.
Başvuru hakkından feragati düzenleyen HMK'nın 349/2. maddesinde; "Başvuru yapıldıktan sonra feragat edilirse, dosya bölge adliye mahkemesine gönderilmez ve kararı veren mahkemece başvurunun reddine karar verilir. Dosya, bölge adliye mahkemesine gönderilmiş ve henüz karara bağlanmamış ise başvuru feragat nedeniyle reddolunur." hükmüne yer verilmiştir.
Bu durumda, dava dosyası istinaf incelemesi yapılmak üzere Bölge Adliye Mahkemesine gönderildikten sonra davalılar tarafından istinaf başvurusundan feragat edilmiş olmakla davalıların istinaf isteminin feragat sebebiyle reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2022/102, K. 2024/183, 7 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama