İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2022/122 K.2022/376

Taraflar arasındaki şirket ortağı olunmadığının tespiti ve alacak davasının yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı şirket vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması…

Esas2022/122Karar2022/376Tarih28 Mart 2022Okuma9 dk · 1.893 kelime

KÜNYE

T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2022/122 E., 2022/376 K.·T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.HUKUK Dairesi

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Karar tarihi
28 Mart 2022
Esas no
2022/122
Karar no
2022/376
İncelenen dosyanın mahkemesi
KONYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
04/05/2018
Numarası
2018/150 Esas -2018/365 Karar
Davacı
—
Vekili
—
Davalılar
—
Vekili
—
Dava
Alacak
Dava tarihi
09//05/2018
Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
28/03/2022
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.893 kelime·9 dk okuma·5 bölüm

Taraflar arasındaki şirket ortağı olunmadığının tespiti ve alacak davasının yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı şirket vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosyaya Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda duruşma açılmak suretiyle dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin de içinde bulunduğu ...

Grubu tarafından Almanya başta olmak üzere birçok ülkede müvekkilinin dini ve milli duyguları kullanılarak "yatırılan paraların istendiği her an geri çekilebileceği ve karşılığında yüksek oranlarda faiz verileceği" garantisi ile para toplanıldığını, müvekkiline de yatırmış olduğu 6.212,20 Avro (12.150,00 DM) karşılığında ortaklık durum belgesi verildiğini, nitekim bu sürecin SPK raporlarında detaylı bir şekilde anlatıldığını, davalı tarafın bu eylemleri nedeniyle nitelikli dolandırıcılık, izinsiz halka arz, kanuna aykırı aracılık faaliyeti gibi suçlamalarla ceza davaları açıldığını,

yatırılan paranın iadesinin istenmesine rağmen müvekkili tarafından davalı tarafa yatırılan paranın iade edilmediğini, müvekkiline bugüne kadar kar payı dağıtılmadığını ve taahhüt edildiği halde müvekkilinin parasını geri alamadığını, davalı tarafça yapılan para toplama işleminin hukuka aykırı olduğunu, davalının basiretli iş adamı gibi davranmadığını, davalıların eyleminin SPK mevzuatına aykırı olduğunu, müvekkilinin davalı şirketin ortağı olmadığını, taraflar arasında kanuna uygun surette kurulmuş bir ortaklık ilişkisi bulunmadığını,

davalı şirketin yönetim kurulu başkanı olan davalı ...'ın davalı şirketle birlikte doğan zarardan müteselsilen sorumlu olduğunu iddia ederek, müvekkilinin davalı şirketin ortağı olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalı şirkete verilen 6.212,20 Avro (12.150,00 DM)'nun tahsil tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 4/A maddesi gereği işleyecek faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı şirketler vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile müvekkili şirketler arasında ortaklık ilişkisi bulunduğunu, bu nedenle TTK'nın 329 ve 405 maddeleri gereğince hisse senetlerinin geri alınması ve bedellerinin davacıya iadesinin mümkün olmadığını, davacının hile,

haksız fiil ve sebepsiz zenginleşmeye dayalı taleplerinin zamanaşımına uğradığını, keza şirket ile ortaklar arasındaki davaların beş yıllık zamanaşımına tabi olup bu sürenin de geçtiğini, davacının dayandığı ortaklık durum belgesi altındaki imzaların müvekkillerine ait olmadığından müvekkillerini bağlamayacağını, davacının müvekkili şirketlere ödediği bir bedel bulunmadığını, davacının müvekkili şirketin hisse senetlerini edinmek suretiyle müvekkili şirkette pay sahibi olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Davalı ... vasisine dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edildiği davalı yanıt vermemiş, duruşmalara katılarak beyanda bulunmamıştır.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, davalı tarafın hak düşürücü süre ve zaman aşımı def'inin yerinde olmadığı, davalı şirketin SPK'ya kendisinin sunduğu CD'ler gereğince alınan bilirkişi raporuna göre davalı şirket tarafından ödeme yapılması sonucunda davacının bakiye 6.771,00 Avro alacağının kaldığı, davacının ıslahı da gözetilerek davanın kabulüne, davacının davalı şirketin ortağı olmadığının tespitine, 6.212,20 Avro'nun 23/11/2012 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi gereği işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının davacının hile ve/veya ödeme iddiasını ispat etmesine yönelik kabulünün dosya içeriğine ve yasaya aykırı olduğunu, taraflar arasında geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığına ilişkin mahkemenin değerlendirmesinin TTK'nın 329 ve 405. maddelerine aykırılık teşkil ettiğinin, geçersiz hükümsüz bir ilişkide zaman aşımı ve hak düşürücü sürelerin uygulanamayacağı ile zaman aşımı def'isinin dürüstlük kurallarına aykırı olduğuna ilişkin gerekçenin de yerinde olmadığı,

hak dürüşücü süre ve zamanaşımı süresinin geçtiği, hatta kanunda öngörülen 10 yıllık süreninde dolduğunu, mahkemece geçersiz saydığı hisse senetlerinin davalı tarafa iadesine karar verilmemesinin yerinde olmadığını, davalı tarafından SPK'ye sunulan CD ve üst yazı içeriğinin yanlış değerlendirildiğini, gerekli delillerin toplanmadığını, eksik araştırma ve incelemeyle karar verildiğini, yemin delilini kullanma hakkının engellendiğini, isticvap istemlerinin yasaya aykırı şekilde reddedildiğini, davacının yedinde bulunduğu iddia edilen hisse senetlerinin şirkete iadesine karar verilmesinin hatalı olduğunu,

dava dilekçesinde talep kısmında müştereken müteselsilen tahsil talebi bulunmaması rağmen mahkemece hükmedilen alacağın müteselsilen tahsiline karar verildiğini, kararın bu yönüyle hatalı olduğunu, taraflar arasında ödemenin yabancı para üzerinden yapılacağına dair bir anlaşma bulunmadığını, bu nedenle hüküm altına alınan faizin de doğru olmadığını, bu nedenlerle ve re'sen göz önünde tutulacak sebeplerle ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılması ile davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

Dava; geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkin olarak davacının şirket ortağı olmadığının tespiti ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk derece mahkemesi kararına karşı davalı şirket vekilinin istinaf yoluna başvurması üzerine Dairemizce yapılan istinaf incelemesi sonunda, davalı şirket vekilinin istinaf başvurusunun yasa nedeniyle kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, 3332 Sayılı Yasanın geçici 4.maddesi gereğince karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Anılan karara karşı davacı vekilinin temyiz yoluna başvurması üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 29/11/2021 tarih ve 2021/2176 Esas 2021/6620 Karar sayılı kararı ile;

".... Dava, davacı ile davalı şirket arasında geçerli bir ortaklık ilişkisi kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın iadesi istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davacı ile davalı şirket arasında geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığının tespitine ve 6.212,20 Euro'nun davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı taraflara tebliğ edilmiş olup davalılardan ... vasisi tarafından İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunda bulunulmamıştır. Davada davalı şirket ile davalı gerçek kişiler arasında mecburi dava arkadaşlığı da bulunmamaktadır. Bu itibarla İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davalı ... tarafından süresinde istinaf başvurusunda bulunulmaması nedeniyle ... hakkında verilen İlk Derece Mahkemesi kararı kesinleşmiş bulunmaktadır.

6100 sayılı HMK’nın 355. maddesi gereğince istinaf incelemesi, kamu düzenine aykırılık halleri dışında, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Somut olayda kamu düzenine aykırılık da söz konusu olmadığından bölge adliye mahkemesince istinaf kanun yoluna başvuran davalılar hakkında inceleme yapılması ve bir karar verilmesi gerekmektedir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararında davalı ... tarafından istinaf başvurusu yapılmadığı gerekçesiyle bu davalı hakkında değerlendirme yapılmamış ise de, davalı ... hakkında verilen ilk derece mahkemesi kararının kesinleşmiş olduğu gözetilerek bu davalı hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken İlk Derece Mahkemesi kararının tamamen kaldırılarak dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle re’sen bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

..." gerekçesiyle bozularak dosya Dairemize gönderilmiş olup, Dairemizce usul ve yasaya uygun bulunan Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir.

Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda somut olaya gelince,

Sermaye Piyasası Kanunu'nun "Halka Açık Ortaklık Statüsünün Kazanılması" başlıklı 16/1.maddesinde (Değişik birinci cümle: 28/11/2017-7061/109 md.) Payları borsada işlem gören ortaklıklar ile kitle fonlaması suretiyle halktan para toplayan ortaklıklar hariç olmak üzere pay sahibi sayısı beş yüzü aşan anonim ortaklıkların payları halka arz olunmuş sayılacağı, bu ortaklıkların halka açık ortaklık hükümlerine de tabi olacağı,

2. fıkrasında ise; payları borsada işlem görmeyen anonim ortaklıkların, halka açık ortaklık statüsünü kazandıktan sonra en geç iki yıl içinde paylarının işlem görmesi için borsaya başvurmak zorunda olacağı, aksi durumda, Kurulun, bu payların borsada işlem görmesi veya ortaklığın halka açık ortaklık statüsünden çıkarılması için, ortaklığın talebini aramaksızın gerekli kararları alacağı düzenlemesi yer almaktadır.

İstinaf aşamasında yürürlüğe giren 07.12.2019 tarih, 30971 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 7194 sayılı Dijital Hizmet Vergisi ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 41. maddesinde, 25.03.1987 tarihli ve 3332 sayılı Sermaye Piyasasının Teşviki, Sermayenin Tabana Yaygınlaştırılması ve Ekonomiyi Düzenlemede Alınacak Tedbirler ile 5422 Sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu, 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu ve 3182 sayılı Bankalar Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanuna geçici madde eklenmiş olup, geçici 4. Maddesinde ise.

31.12.2014 tarihine kadar, pay sahibi sayısı nedeniyle payları halka arz olunmuş sayılan ve payları borsada işlem gören anonim ortaklıklar tarafından doğrudan veya dolaylı olarak nominal ya da primli değer üzerinden pay veya pay adı altında satışı yapılmış olan her türlü aracın, 06.12.2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun kaydileştirmeye ilişkin şartlarına tabi olmaksızın 29.06.1956 tarihli ve 6762 sayılı mülga Türk Ticaret Kanunu ile 13.01.2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu kapsamında pay addolunacağı,

bu ortaklıklara yapılan ödemelerin pay karşılığı yapılmış kabul edileceği ve ortaklık ilişkisinin kurulmuş sayılacağı, bu payların kaydileştirilmemiş olmasının ortaklık haklarına halel getirmeyeceği gibi ortaklık ilişkisinin kurulmadığının da iddia edilemeyeceği, birinci fıkra kapsamında kurulmuş olan ortaklık ilişkileri hakkında;

geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığı veya primli pay satışı yapıldığı ileri sürülerek sebepsiz zenginleşme, haksız fiil, sözleşme öncesi görüşmelere aykırılık veya sözleşmeye aykırılık nedenlerine dayalı olarak açılan ve kanun yolu incelemesindekiler dahil görülmekte olan menfi tespit, tazminat veya alacak davalarında, karar verilmesine yer olmadığına dair karar verileceği ve yargılama gideri ile maktu vekalet ücreti ortaklık üzerinde bırakılacağı hükmü düzenlenmiştir.

Davacı vekili, 7194 sayılı yasanın 41. maddesinin Anayasanın birçok maddesine aykırı olduğunu iddia edilerek somut norm denetimi yolu ile Anayasaya aykırı yasa maddesinin iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulmasını talep etmiş ise de, Dairemizce Anayasaya aykırılık iddiası uygun görülmemiştir.

07/12/2019 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Yasa kapsamında Dairemizce Sermaye Piyasası Kurulu'na yazılan yazıya verilen cevaba göre; davalı şirketin Sermaye Piyasası Kurulu'nun 21/11/1996 tarih ve 50/1475 sayılı kararı ile şirket payları sahibi sayısı nedeniyle halka arz edilmiş sayıldığı, 23/11/2012 tarihinde ise şirketin paylarının borsada işlem görmeye başladığı şirketin 31/12/2014 tarihine kadar pay sahibi sayısı nedeniyle halka arz edilmiş sayılan ancak borsada işlem gören şirketler kapsamına girdiği belirtilmiştir.

Bu hale göre davalı şirketin Sermaye Piyasası Kanunu'nun 16. maddesi ve anılan yasal düzenleme kapsamında kaldığı ve davacının da artık davalı şirketin ortağı olarak kabul edildiği, anlaşılmakla davalı şirket vekilinin istinaf başvurusunun Yasa nedeniyle kabulü ile davalı şirket hakkında açılan davada 3332 sayılı Yasanın geçici 4. maddesi gereğince davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına,

davalı ... hakkında verilen Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/05/2018 tarih ve 2018/150 Esas 2018/365 Karar sayılı kararının davalı ... vasisi ... istinaf kanun yoluna başvurmadığından kesinleşmiş olduğu gözetilerek bu davalı hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;

A)1-Davalı ... Holding A.Ş. hakkında açılan davada 3332 sayılı Yasanın geçici 4. maddesi gereğince davanın konusu kalmadığından KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,

2-Davalı ... hakkında verilen Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/05/2018 tarih ve 2018/150 Esas 2018/365 Karar sayılı kararının kesinleşmiş olduğu gözetilerek bu davalı hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına,

3-492 sayılı Harçlar Kanunu'nun karar tarihinde yürürlükte bulunan ilgili Tarifesi hükümleri gereği alınması gereken 80,70 TL karar harcının başlangıçta peşin alınan 214,00 TL karar harcından mahsubu ile bakiye 133,3 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,

3-Yargılamada vekil ile temsil olunan davacı yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan 7194 sayılı Yasa'nın 41. Maddesi ile eklenen geçici 4. Maddesinin 2. Fıkrası ile AAÜT hükümleri uyarınca belirlenen 5.100,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, (Davalı ... yönünden tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla)

4-Davacı tarafça yapılan 21,15 TL başvuru harcı, 54,40 TL karar harcı, 170,80 TL keşif gideri, 1.450,00 TL bilirkişi gideri, 116,00 TL davetiye ve posta gideri olmak üzere toplam 1.812,35 TL yargılama giderinin davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine, (Davalı ... yönünden tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla)

5-HMK'nın 333. Maddesi gereği artan gider avansı olması halinde karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,

C)1-Davalı şirket tarafından yatırılan 246.05 TL istinaf karar harcının kararın kesinleşmesi ve talep halinde davalı şirkete iadesine,

2-Davalı şirket tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,

3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,

4-İİK'nın 36. Maddesi gereği davalı şirket tarafından İstanbul 21. İcra Müdürlüğü'nün 2017/25235 Esas sayılı icra takip dosyasına yatırılan teminatın davalı şirkete iadesine,

Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı şirket vekili ve davalı ...'ın yokluğunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 28/03/2022

Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi -

Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2022/122, K. 2022/376, 28 Mart 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava
  4. Cevap
  5. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. İstinaf Sebepleri
  7. Hukuki Nitelendirme, Delillerin Ve İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/122
Karar No
2022/376
Tarih
28 Mart 2022

İlgili Kararlar

  • Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi E.2022/122 K.2022/356
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2022/122 K.2022/254
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi E.2022/122 K.2022/292
  • İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/122 K.2022/204
  • Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/122 K.2022/979
  • İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/122 K.2022/210

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.