İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2022/1681 K.2026/186

Taraflar arasındaki ipoteğin fekki istemine ilişkin davanın yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı gerekçeyle davanın reddine yönelik verilen hükme karşı, davacı tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği…

Esas2022/1681Karar2026/186Tarih27 Şubat 2026Okuma12 dk · 2.465 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi 2022/1681 E., 2026/186 K.·T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.HUKUK Dairesi

Karar tarihi
27 Şubat 2026
Esas no
2022/1681
Karar no
2026/186
Başkan
... ...
Üye
... ...
Üye
... ...
Katip
... ...
İncelenen dosyanın mahkemesi
ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Karar tarihi
16/03/2022
Numarası
2021/490 Esas 2022/157 Karar
Dava
İpoteğin Kaldırılması (Fekki
Dava tarihi
20/08/2021
Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
27/02/2026
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.465 kelime·12 dk okuma·5 bölüm

Taraflar arasındaki ipoteğin fekki istemine ilişkin davanın yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı gerekçeyle davanın reddine yönelik verilen hükme karşı, davacı tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

DAVA

Davacı dava dilekçesinde özetle; davalının ... Demir Çelik İnş. Nakl. Med. San. ve Tic. Ltd.

Şti.'ne kullandırdığı/kullandıracağı kredi karşılığı taşınmaz ipoteği istemesi üzerine davacının, davalı bankanın oluşturduğu iradeye uygun olarak ... parsel B Blok 6 ve 10 no'lu bağımsız bölümlerin banka eksperince tespit edilecek tutarını azami tutar olarak kabul ederek ipotek edebileceğini kabul ettiğini, tespit edilen değer toplamının 600.000,00 TL olduğunun davalı tarafından davacıya iletildiğini, davacının belirlenen tutarı kabul ettiğini belirterek oğlu ... ile davalıya bildirdiğini,

daha önceden hazırlanan ipotek senedi ve eklerinin tapu müdürlüğünce okunmadan ve okutturulmadan davacıdan okudum kelimesi yazılarak imzalanmasının istendiğini ve banka ile ilgilenenin oğlu olması nedeniyle hiç bir kuşku duymadan okudum kelimesini yazarak imzaladığını, eşi ...'in de hazır getirilen muvafakatnameyi okumadan imzaladığını, davalının, Beşiktaş 26. Noterliği'nin 21/10/2020 tarihli 69462-69463-69464 yevmiye numaralı ihtarnameler ile gayrimenkulünü ipotek vermesi suretiyle borcun sorumlusu olduğu belirtilerek kat hesabı çıkartıldığını, davalının Gayrimenkul İcra Müdürlüğünün 2020/1436 sayılı dosyası ile ...

Demir Çelik İnş. Nakl. Med. San. ve Tic. Ltd.

Şti. aleyhine 2.060.000,00 TL asıl alacak üzerinden ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlattığını ve davacıya icra emri gönderildiğini, gönderilen icra emrinde 1.200.000,00 TL bedelle 1.dereceden ipotekli olduğunun belirtildiğini, icra emrine karşı Ankara 5. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2021/268 esas sayılı dosyasıyla şikayet ve itirazda bulunulduğunu, tarafından verilen ipotekte iradenin sakatlanarak 600.000,00 TL yerine 1.200.000,00 TL üzerinden ipotek konulduğunun ileri sürüldüğünü, davacının 1.200.000,00 TL limitle sorumlu olduğunun kabulüne ve sair şikayetlerin reddine karar verildiğini, davalı tarafından,

davacı aldatılarak 1.200.000,00 TL bedelli ipotek senedi ve ipotek senedi eki genel işlem koşulları niteliğindeki akit tablosu okunmadan ve okutturulmadan davacıya imzalattırıldığını, davacının genel kredi sözleşmesinin borçlusu ve kefili olmadığını, davacının aldatılarak yanılgıya düşürüldüğünü belirterek ... parsel B Blok 6 ve 10 no'lu bağımsız bölümler kaydına davalı lehine konulan ipoteğin,

davacının iradesine uygun olarak azami tutar ipoteği olduğunun kabulü ile azami tutar olan 600.000,00 TL'yi aşan kısmı ile bağımsız bölümlere yük getiren ve davacıyı kişisel borçlu kılan her türlü sözleşme şartlarının irade sakatlığına dayalı olması nedeniyle iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı cevap dilekçesinde özetle; banka ile ... Demir Çelik İnş. Nakl. Med. San. ve Tic. Ltd.

Şti. arasında imzalanan genel kredi sözleşmesine istinaden söz konusu şirkete kredi açıldığını, kredinin teminatı olarak ... adına kayıtlı bulunan ... parsel B Blok 6 ve 10 no'lu bağımsız bölümler üzerine banka lehine ipotek tesis edildiğini, firmanın edimlerini yerine getirmemesi üzerine ihtarname gönderildiğini, asıl borçlu ve ipotek verenlerin ihtarnameyi dikkate almaması üzerine taraflar hakkında Ankara Gayrimenkul Satış İcra Müdürlüğü'nün 2020/1436 sayılı dosyası üzerinden takibe başlandığını, öncelikle davanın, HMK'nın "Kesin hüküm" başlıklı 303. maddesi gereği usulden reddi gerektiğini,

Ankara 5. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2021/268 esas sayılı dosyasından açılan davada davacının taleplerinin reddine karar verildiğini, eş rıza belgesinin de kendi iradesiyle imzalandığını, dava dilekçesinde bankanın beyanları vasıtasıyla davacının iradesinin sakatlandığının iddia edildiğini bunun dışında somut bir iddia ve delil sunulmadığını, tüm imzaların usulüne uygun olarak atıldığını, ipotek senedinde ve sair evraklarda "okudum" ibaresinin yer aldığını, davacının okuma yazma bilmediğine yönelik bir iddiası bulunmadığı göz önüne alındığında işbu davanın esastan reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; İrade sakatlığının oluşmadığı, davacı tanıklarının beyanlarının resmi senette yazılı miktarın 600.000,00 TL üstündeki kısmının irade sakatlığıyla oluştuğu iddiasını kanıtlar nitelikte olmadığı gerekçesiyle; "davanın reddine" dair karar verilmiş, karara karşı davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı istinaf dilekçesinde özetle; bankaya güvenerek önceden hazırlanan ipotek senedine "okudum" yazarak imzaladığını, belgenin bir örneğinin verilmediğini, azami 600.000,00-TL için adına kayıtlı 2 adet bağımsız bölümü İpotek vermek için tapuya gittiğini, ancak davalı bankaca ipoteğe ilişkin belgelerin rızası ve bilgisi dışında 1.200,00-TL olarak hazırlandığını, ipotek yapıldıktan sonra borçlu şirketin kullandığı başka bir krediden sorumlu tutulduğunu, tarafına icra emri gönderildiğini, mahkemenin davanın reddine ilişkin gerekçesinin yetersiz olduğunu, okudum ibaresi ile imza bulunmasının ret yönünden yeterli olmadığını,

ipotek tutarının bankaca tek taraflı yazıldığını, genel işlem koşulu niteliğinde bulunduğunu, söz konusu ipotekli takip dayanağının 11/07/2018 tarihli davalı banka ile dava dışı şirket arasındaki GKS olduğunu, bu sözleşmede genel işlem koşulları bulunduğuna göre ipotek senedinin de genel işlem koşulu niteliğinde bulunduğunu, 600.000,00 TL azami ipotek vermek için gittiğini, tanık beyanlarının iddiasını ispata elverişli olduğunu, ipotek tarihinden önce borçlu şirketin kredi limitini 1.070.000,00 TL'den 1.675.000,00 TL'ye artırdığını, bunun için davalı bankanın ipotek istediğini,

bunun da ipotek tutarının 600.000,00 TL olduğuna delil teşkil ettiğini, düzenlenen belge içeriklerini bildiği algısı yaratıldığını, oysa kendisi müşteri olmadığından hazırlanan ipotek senedi ile akit tablosunun kendisine gösterilmediğini, inceleme fırsatı verilmediğini ileri sürmüştür.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

Dava; dava dışı ... Demir Çelik İnş. Nakl. Med. San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne davalı bankaca kullandırılan krediye karşılık davacı tarafından verilen ipoteğin 600.000,00 TL'nin üzerindeki kısmının irade sakatlığı nedeniyle iptali istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;

Davacı; dava dışı ... Demir ...

Ltd. şirketinin çalışanı olan oğlunun ricası üzerine, söz konusu şirketin, davalı bankadan kullanacağı krediye esas adına kayıtlı 2 adet taşınmazını dava dışı şirket lehine azami tutar olarak her bir bağımsız bölüm yönünden 300.000,00 TL olmak üzere toplam 600.000,00 TL olarak banka eksperleri tarafından belirlenen bedelle ipotek vermeyi kabul ettiğini, tüm ipotek işlemlerinin davalı banka ve tapu müdürlüğünce hazırlandığını ve kendisinin her iki taşınmazı için toplam 600.000,00 TL bedelli ipotek vereceği düşüncesiyle tapuya giderek düzenlenen belgeye okumadan imza attığını,

eşinin de muvafakat belgesini okumadan güvenerek imzaladığını ancak kredi borcunun ödenmemesi ile yapılan ipotekli takip sonucu her bir taşınmazı yönünden 600.000,00 TL olmak üzere toplam 1.200.000,00 TL bedelle ipotek konulduğunu öğrendiğini, banka tarafından aldatılarak iradesinin fesada uğratıldığını ileri sürerek rızası ve bilgisi bulunan 600.000,00 TL toplam azami ipotek bedelini aşan tutardaki ipotek yönünden ipoteğin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiş, Davalı banka; iddiaları kabul etmeyerek davanın reddini dilemiş, Mahkemece;

toplanan delillere, dinlenen tanık beyanlarına göre irade sakatlığı halinin gerçekleştiğinden söz edilemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine ilişkin karar verilmiştir.

Davalı bankanın Ankara şubesi ile dava dışı ve davacının oğlu ...'in o dönemde çalışanı olduğu ... Demir ... Ltd. Şti. arasında, F0143437, F0143410 ve F0222688 numaralı genel kredi sözleşmeleri imzalandığı, sözleşmeleri dava dışı İlhan Şahin'in müteselsil kefil sıfatı ile imzalayarak sözleşmeye dayalı olarak davacı ...'e ait ... parsel B blok 6 nolu ve 10 nolu bağımsız bölümler üzerinde dava dışı kredi borçlusu şirket lehine ipotek tesis edildiği hususları taraflar arasında uyuşmazlık konusu değildir.

Uyuşmazlık, ipotek bedelinin ipoteğe ilişkin resmi senette yazılı 1.200.000,00 TL olup olmadığı, davacının toplam 600.000,00 TL üzerinden ipotek verip vermediği, 600.000,00 TL üzerindeki bakiye 600.000,00 TL için iradesinin sakatlanıp sakatlanmadığı ve 600.000,00'i aşan kısım için ipoteğin kaldırılması gerekip gerekmediği hususlarında toplanmaktadır.

Ankara Gayrimenkul Satış İcra Müdürlüğü'nün 2020/1436 sayılı takip dosyasının incelenmesinde; alacaklı .... tarafından, borçlu ... Demir Çelik İnş. Nakl. Med. San. ve Tic. Ltd. Şti. aleyhine, (davacı) ... adına kayıtlı ... parsel B blok 6 ve 10 numaralı konut nitelikli bağımsız bölümlerde kayıtlı 1.200.000,00'er TL bedelle 1.dereceden ipotekli taşınmaz ile dava dışı ... adına kayıtlı ... parsel B blok 8 numaralı 860.000,00 TL bedelle 1.dereceden ipotekli taşınmaza dayalı 2.060.000,00 TL asıl alacağın tahsili istemiyle ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla 13/11/2020 tarihinde takip başlatılarak kıymet takdir raporunun alınmış olduğu anlaşılmıştır.

Ankara 5. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2021/268 Esas, 2021/878 Karar sayılı dosyasında; davacı ... tarafından, davalı ...A.O.

Aleyhine dava açılarak davacı tarafından, Ankara Gayrimenkul Satış İcra Müdürlüğü'nün 2020/1436 sayılı takip dosyasındaki taşınmazlar için 1.200.000,00'er TL bedelli ipotek verilmediği, toplam 600.000,00 TL bedelli ipotek konulması için vekalet verildiğinden bahisle takibin iptaline karar verilmesinin talep ve dava edildiği, mahkemece yapılan yargılama sonucunda.

09/06/2021 tarihli kararla taşınmaz üzerine konulan ipoteğin üst sınır ipoteği niteliğinde olduğu, takipte toplam 2.060.000,00 TL'nin ferileriyle birlikte tahsilinin talep edildiği, şikayet edenin maliki olduğu taşınmazlar üzerine konulan ipoteğe ilişkin resmi senedin incelenmesinde, 6 ve 10 nolu bağımsız bölümler üzerine konulan ipoteğin limitinin 1.200.000,00 TL olduğu, takibe konu miktarın ipotekli taşınmazların toplam ipotek limitini aştığı, bu nedenle ipotek limitini aşar şekilde takip yapıldığı yönündeki şikayetin yerinde olduğu gerekçesiyle;

bu yöndeki şikayetin kabulü ile şikayetçinin ipotek limiti ile sorumlu olduğunun tespitine, şikayet edenin irade sakatlığı sebebiyle ipotek sözleşmesinin geçersiz olduğuna ilişkin iddiasının ise genel mahkemede ipoteğin fekki davasında incelebilecek bir iddia olduğu anlaşılmakla bu yöndeki şikayet sebeplerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verildiği, söz konusu icra hakimliği kararının, genel mahkemede açılan davada kesin hükme esas teşkil etmeyeceği, maddi anlamda kesin hüküm oluşturmadığı, işbu davada kesin hükme esas olamayacağı anlaşılmıştır.

Yenimahalle Tapu Sicil Müdürlüğünden gönderilen kayıtların incelenmesinde; ... parsel B blok 6 nolu ve 10 nolu bağımsız bölümlerin ... adına kayıtlı olduğu, bu taşınmazlara ilişkin ipotek akit tablosuna konu 26/08/2016 tarih, 42166-42133 yevmiye numaralı resmi senet örneklerinin incelenmesinde her iki bağımsız bölümün borçlu ... ... Ltd. Şti.'nin .... merkez ve şubeleri ile yapmış olduğu ya da ileride yapacağı kambiyo senetlerinin iskonto veya iştirasından namına açılmış veya açılacak bilcümle borçlu ve alacaklı cari hesaplardan veya lehine verilmiş veya verilecek teminat ve kefalet mektuplarından .... her türlü sebepten doğmuş veya doğacak borçlarını ana para olan 1.200.000,00 TL için ipotek konulduğu ve alt kısmında okudum yazılmış olup imzalı olduğu anlaşılmıştır.

Taraf vekilleri irade sakatlığı iddiası kapsamında tanık deliline dayanmış olup davanın niteliği nazara alınarak mahkemece tanıkların dinlenmesine karar verilerek tanık beyanları alınmış, mahkemece, ipoteğe ilişkin akit tabloları, resmi senet içeriği, "okudum" yazısı, imza durumu, senette yazılı miktar, dinlenen tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı itibariyle; irade sakatlığı hususunun oluşmadığı, davacı tanıklarının beyanlarının resmi senette yazılı miktarın 600.000,00 TL üstündeki kısmının irade sakatlığıyla oluştuğu iddiasını kanıtlar nitelikte olmadığı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin karar verildiği anlaşılmaktadır.

Hile (aldatma), genel olarak bir kimseyi irade beyanında bulunmaya, özellikle sözleşme yapmaya sevk etmek için onda kasten hatalı bir kanı uyandırmak veya esasen var olan hatalı bir kanıyı koruma yahut devamını sağlamak şeklinde tanımlanır. Hata da yanılma, hilede ise yanıltma söz konusudur. 6098 s. Türk Borçlar Kanununun (TBK) 36/1. (818 s. Borçlar Kanunun (BK) 28/1.) maddesinde açıklandığı üzere taraflardan biri diğer tarafın kasıtlı aldatmasıyla sözleşme yapmaya yöneltilmişse yanılma (hata) esaslı olmasa bile aldatılan taraf için sözleşme bağlayıcı sayılamaz. Değinilen koşulların varlığı halinde aldatılan taraf hakkını kullanmak suretiyle hukuki ilişkiyi geçmişe etkili (makable şamil) olarak ortadan kaldırabilir ve verdiği şeyi geri isteyebilir.

Öte yandan, hile her türlü delille ispat edilebileceği gibi iptal hakkının kullanılması hiç bir şekle bağlı değildir. Aldatmanın öğrenildiği tarihten itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde karşı tarafa yöneltilecek bir irade açıklaması, defi yahut dava yoluyla da kullanılabilir. (Bkz. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin, 21/10/2019 tarih, 2018/1897 E., 2019/5369 K, 14/11/2017 tarih, 2014/21518 E., 2017/6403 K sayılı ilamları)

Bilindiği üzere; Hile (aldatma), genel olarak bir kimseyi irade beyanında bulunmaya, özellikle sözleşme yapmaya sevk etmek için onda kasten hatalı bir kanı uyandırmak veya esasen var olan hatalı bir kanıyı koruma yahut devamını sağlamak şeklinde tanımlanır. Hata da yanılma, hilede ise yanıltma söz konusudur. 6098 s. Türk Borçlar Kanununun (TBK) 36/1. (818 s. Borçlar Kanunun (BK) 28/1.) maddesinde açıklandığı üzere taraflardan biri diğer tarafın kasıtlı aldatmasıyla sözleşme yapmaya yöneltilmişse yanılma (hata) esaslı olmasa bile aldatılan taraf için sözleşme bağlayıcı sayılamaz. Değinilen koşulların varlığı halinde aldatılan taraf hakkını kullanmak suretiyle hukuki ilişkiyi geçmişe etkili (makable şamil) olarak ortadan kaldırabilir ve verdiği şeyi geri isteyebilir.

Borçlar Kanunu'nun 31. maddesi hükmü uyarınca; iradeyi fesada uğradan sebeplerden dolayı açılacak davaların, ıttıla tarihinden itibaren 1 yıl için açılması zorunludur. Anılan yasal düzenlemede öngörülen bu süre zamanaşımı süresi olmayıp, hak düşürücü süre niteliğinde olup, hakim tarafından davanın hitamına kadar re’sen gözetilmesi gerekeceği kuşkusuzdur. Eldeki uyuşmazlıkta davacı, aldatıldığını öğrendikten sonra dava açtığını beyan etmekle bu hususun aksinin ispatlanamadığı, davacı beyanının esas alınması gerektiği değerlendirilmiştir.

Dairemizce dosya üzerinde yapılan incelemeler sırasında davalı bankadan, davacıya ait taşınmazlar üzerine konulan ipoteğe ilişkin tüm bilgi ve belgeler ile ipoteğin 2016 yılında ilk tesis tarihi sırasında bankaca düzenlenen dava konusu ipoteğin verilmesine esas kredi tahsis değerlendirme formu ve eki belgelerinin gönderilmesi istenilmiş, en son gelen 22/01/2026 tarihli kayıt ve belgeler üzerinde yapılan incelemelerden;

" 15/08/2016 tarihli ekspertiz raporu ile toplam eksper değeri 600.000 TL olan ... parselde kayıtlı mesken vasıflı 6 ve 10 BB numaralı ... adına kayıtlı gayrimenkuller üzerine 1.dereceden Bankamız lehine 1.200.000 TL ipotek tesis edilmesi kaydı ile, ... Demir Çelik İnş.Ltd.Şti. Firmasının.

565.000,00 TL'lik 118/140-KOUVTD(İpotek) Kredisinin 1.165.000,00 TL'ye yükseltilmesi, 1.000,000,00 TL'lik 118 KVTD (Çok) Kredisi limitinin aynen devam etmesi, 676.000,00 TL'lik 118 KOUVTD(Nakit) Kredisi limitinin aynen devam etmesi, 50.000,00 TL'lik 118-KVTDK (Kredi Kartı) limitinin aynen devam etmesi, 20.000,00 TL'lik 118-KVTDK (Kredili Bankomat) limitinin aynen devam etmesi hususlarını içerir kredi teklifi " sunulduğu görülmüştür.

Hal böyle olunca, tüm dosya kapsamı, toplanan deliller, tanık beyanları kapsamı ile 22/01/2026 tarihli davalı banka yazı cevabı ve ekinde bulunan kredinin ilk tahsis tarihinde düzenlenen 15/08/2016 tarihli tahsis değerlendirme formu kapsamından; ... parsel B blok 6 nolu ve 10 nolu bağımsız bölümlerin davacı ... adına kayıtlı olduğu ve bu taşınmazlara ilişkin ipotek akit tablosuna konu 26/08/2016 tarih, 42166-42133 yevmiye numaralı resmi senet örneklerinde her iki bağımsız bölümün, borçlu ... ...

Ltd.

Şti.'nin .... merkez ve şubeleri ile yapmış olduğu ya da ileride yapacağı kambiyo senetlerinin iskonto veya iştirasından namına açılmış veya açılacak bilcümle borçlu ve alacaklı cari hesaplardan veya lehine verilmiş veya verilecek teminat ve kefalet mektuplarından .... her türlü sebepten doğmuş veya doğacak borçları yönünden ana para olan 1.200.000,00 TL tutarla ipotek konulduğu ve ipotek resmi senedinin alt kısmında okudum yazılıp davacının imzası bulunduğu, söz konusu tahsis değerlendirme formunda da ipoteğin toplam 1.200.000,00 TL olduğu yazılı olup bunun borçlu şirkete verilecek kredilerin ön koşulu olarak belirtildiği anlaşılmakla;

mahkemece, ipoteğe ilişkin akit tabloları ile resmi senet içeriği, "okudum" yazısı, imza durumu, senette yazılı miktar, dinlenen tanık beyanları itibariyle; irade sakatlığı hususunun (aldatma olgusunun) oluşmadığı, davacı tanıkları beyanlarının, resmi senette yazılı miktarın 600.000,00 TL üstündeki kısmının irade sakatlığıyla oluştuğu iddiasını kanıtlar nitelikte olmadığı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin verilen kararında Dairemizce bir isabetsizlik görülmemiş, somut olayda genel işlem koşullarının varlığından da söz edilemeyeceğinden davacının yerinde görülmeyen tüm istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir.

Öte yandan Dairemizce davalı bankadan getirilen belgeler esas hakkındaki kararın değiştirilmesini gerektiren nitelikte bulunmadığından 7251 sayılı yasa ile değişik 353/1-b-3 maddesi gereğince davacının istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın reddi yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;

1-Davacı tarafın istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.3 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Alınması gerekli olan 732,00-TL istinaf karar harcından peşin alınan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 651,30-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,

3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 27/02/2026

Başkan- ... Üye - ... Üye - ... Zabıt Katibi-... ... ... ... ...

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2022/1681, K. 2026/186, 27 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava
  4. Cevap
  5. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. İstinaf Sebepleri
  7. Hukuki Nitelendirme, Delillerin Ve İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1681
Karar No
2026/186
Tarih
27 Şubat 2026

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2022/1682 K.2026/482
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2022/1683 K.2026/483
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2022/1687 K.2026/693
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2022/1691 K.2026/480
  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2022/1714 K.2026/229
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi E.2022/1715 K.2026/199

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.