İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2022/1848 K.2025/423

Taraflar arasındaki alacak istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup…

Esas2022/1848Karar2025/423Tarih25 Nisan 2025Okuma12 dk · 2.424 kelime

KÜNYE

T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2022/1848 E., 2025/423 K.·T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.HUKUK Dairesi

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Karar tarihi
25 Nisan 2025
Esas no
2022/1848
Karar no
2025/423
İncelenen dosyanın mahkemesi
ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
13/09/2022
Numarası
2020/113 Esas 2022/633 Karar
Dava
Alacak
Dava tarihi
25/02/2020
Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
23/05/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.424 kelime·12 dk okuma·5 bölüm

Taraflar arasındaki alacak istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinden davalının periyodik hizmet komisyonu ve sair adlar altında kesintiler yapıldığını, kesinti işlemlerinin müvekkilinin muvafakati bulunmadığını, bu durumun bildirilmesine rağmen davalının hesaplardan kesintileri tek taraflı ve onaysız şekilde tahsil ettiğini bildirerek 24/01/2020 tarihinden itibaren TL olan kalemlere avans faizi, Euro olan kaleme 3095 Sayılı Kanunu’nun ilgili maddeleri uyarınca hesaplanacak avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama aşamasında talebini toplam 15.750,00 TL ve 785,42 Euro olarak ıslah etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde 13 kalem işleme yönelik itirazda bulunulduğunu, dava değeri olarak gösterilen değerin netice talepte açıkça gösterilmediğini, tüketici hukukundan kaynaklanan hakların tacirlere uygulanamayacağını, taraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmesinde müvekkilinin tahsis edilen krediler üzerinden komisyon alma hak ve yetkisi bulunduğunun hükme bağlandığını, TTK'da ücret isteme hakkına ilişkin hükümler bulunduğunu,

periyodik hizmet komisyonu belirlenirken müşterilere verilen finansal olmayan hizmetlerin yanı sıra ilgili dönem içerisinde yapılan istisnalar ve özel nitelikli diğer hizmetlerin dikkate alındığını, 3'er aylık dönemlerdeki ortalama kredi bakiyesine göre belirlendiğini, ücret uygulamasından önce müşteriye bilgilendirme yapıldığını, tahsil edilen periyodik hizmet komisyonunun mevzuata ve sözleşmeye uygun bulunduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, taraflar arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığı, davacıya krediler kullandırıldığı, davanın banka tarafından davacıdan 24/03/2015 ila 02/01/2020 tarihleri arasında tahsil edilen komisyon kesintilerine ilişkin olduğu,

davalı bankanın TTK'nun 20. maddesi hükmünce sağladığı hizmetler karşılığında ücret isteme hakkının bulunduğuna tereddüt bulunmadığı gibi taraflar arasındaki gks'nin sözleşme öncesinde davacıya verildiği ve taraflar arasında müzakere edilerek sözleşmeye konulduğu anlaşılan, 8. maddesinde de davalı banka tarafından talep edilebilecek faiz, komisyon, vergi, fon ve masraflara dair koşulların düzenlendiği anlaşılmakta ise de, bilirkişilerce davalı banka kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucunda düzenlenen bilirkişi raporu ile de tespit edildiği üzere, davalı bankaca 26/05/2017 tarihli 7.875,00 TL ile 01/03/2018 tarihli 7.875,00 TL miktarlı,

BSMV dahil toplam 15.750,00 TL kadar olan kredi tahsis komisyonu kesintilerinin davalı bankaca davacıya kullandırılan kredilerle ilişkilendirilemediği, 02/01/2020 tarihinde kesilen 785,42 Euro tutarlı periyodik hizmet bedelinin ise davalı bankaca yapılan bildirimin aksine diğerlerinden farklı olarak 3 aylık periyottan önce kesildiği, davalı banka tarafından yapılan söz konusu kesintilerin karşılığının bulunmadığı, davacının davalı banka tarafından tahsil edilen 15.750,00 TL kredi tahsis komisyonu ile 785,42 Euro periyodik hizmet bedelinin iadesini davalı bankadan talep etmekte haklı olduğu,

davanın dayanağı genel kredi sözleşmesi olup 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğundan ve ıslah tarihi itibariyle davacı taleplerinin zamanaşımına uğramadığı anlaşıldığından davalının zamanaşımı itirazının kabulüne olanak bulunmadığı,

davacı tarafından davalının 16/01/2020 tarihli ihtarname ile davadan önce 24/01/2020 tarihinde temerrüte düşürüldüğü gerekçesiyle ıslah edilen davanın kabulüne, 15.750,00 TL'nin 24/01/2020 temerrüt tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte, 785,42 Euro'nun 24/01/2020 temerrüt tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/A maddesi uyarınca devlet bankalarının 1 yıllık Euro mevduatına uyguladıkları en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; zamanaşımı itirazları bulunduğunu, davacı tacir olup, tüzel kişiliğe haiz şirket olduğunu, tüketici hukukundan kaynaklanan hakların tacirlere uygulanamayacağını, davacı şirket ile müvekkil banka arasında imza edilmiş genel kredi sözleşmesinin 8.1. maddesi içeriğine göre müvekkilinin tahsis edilen krediler üzerinden komisyon alma hak ve yetkisi bulunduğunu, müvekkilinin bu hükme istinaden davacı firmaya yönelik olarak yapmış olduğu kredi limiti yenilemesi ve tahsisine istinaden davacı taraftan komisyon tahsil ettiğini, TTK'nun 20. maddesinde, “Tacir olan veya olmayan bir kimseye,

ticari işletmesiyle ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacir, münasip bir ücret isteyebilir.” hükmü bulunduğunu, bankaların müşterilerine kredi tahsis işlemi yapmakla müşterilerine hizmet sunduğunu, bankaların müşterilerine kredi tahsis ederek müşterilerine güven ve itibar kazandırdığını, kredi açtığını, 2006/1 sayılı tebliğin yayımlandığını, Resmi Gazetenin 9 aralık 2006 tarih ve 26371 sayılı nüshasında yayımlanan 2006/1 sayılı tebliğ'in,

“Kredi faiz oranları ve sağlanacak diğer menfaatler” başlıklı 4. maddesinde bankalar tarafından reeskont kaynaklı krediler dışındaki kredilere uygulanacak faiz oranları ile faiz dışında sağlanacak diğer menfaatlerin ve tahsil olunacak masrafların nitelikleri ve sınırlarının serbestçe belirlenmesinin öngörüldüğünü, davacı ile müvekkili arasında imza edilmiş olan genel kredi sözleşmesinin TBK hükümlerine tabi bir sözleşme olup, sözleşme serbestliği ilkesi ve ahde vefa kuralları kapsamında ele alınması gerektiğini, taraflar arasındaki sözleşmeye TBK'nun genel işlem koşulları denetimi açısından uygulanmasının mümkün olmadığını,

davacı tacir olup imzaladığı sözleşmenin içeriğine vakıf durumda olduğunu, genel kredi sözleşmesinin imza tarihinden önce davacı yana sözleşme öncesi bilgi formunun verildiğini, kendisi tarafından okunarak, teslim alındığını, TTK'nun ücret isteme hakkına ilişkin 20. maddesi uyarınca tacir olan veya olmayan bir kişiye, ticari işletmesiyle ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacirin, uygun bir ücret isteme hakkına sahip olduğunu, bankaların da hukuken tacir niteliğini haiz kuruluşlar olması ve ticari müşterilerine bankacılık hizmeti veriyor olmaları itibariyle TTK'nun 20. madde hükmü kapsamında değerlendirildiğini,

TBK'nun sözleşme özgürlüğüne ilişkin 26. maddesi uyarınca tacirler arasındaki sözleşme serbestisi çerçevesinde verilecek bankacılık hizmet ve ücret hallerinin kanunda öngörülen sınırlar dahilinde serbestçe belirlenebildiğini, müşteri ile müvekkili arasında imzalanan bankacılık hizmetleri sözleşmesinin 13. maddesinde yer alan “ücret, masraf, komisyon, sigorta giderleri ve diğer yükümlülükler” düzenlemesi ile genel kredi sözleşmesinin 8. maddesinde yer alan “faiz, komisyon, vergi, fon ve masraflar” düzenlemesi ilgili komisyona ilişkin sözleşme maddeleri olduğunu, ilgili ücret kaleminin,

Türkiye Bankalar Birliği nezdinde yapılan ticari ücret ve komisyonları sadeleştirme çalışması kapsamında oluşturulan ticari ücret, komisyon tablosundaki ücret kalemlerinden birisi olduğunu, tahsil edilen periyodik hizmet komisyonunun mevzuata uygun bulunduğunu, bilirkişi raporuna karşı itirazlarının değerlendirilmediğini, salt davacı iddiaları ve objektif bir değerlendirme yapılmadan rapor hazırlandığını, somut olaya ya da belgeli dayanaklara değinilmeden müvekkilinin kusurunun olduğunun tespit edildiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

Dava; banka tarafından yapılan komisyon ve hizmet bedeli kesintilerinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.

6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;

Genel kredi sözleşmesi sureti, yargılama aşamasında birinci rapor olarak bankacı bilirkişiden alınan 03/03/2021 havale tarihli ön, 18/05/2021 tarihli rapor, ikinci rapor olarak bankacı bilirkişiden alınan 22/03/2022 tarihli ön rapor ile birinci bilirkişi raporunu düzenleyen bankacı bilirkişinin ilavesi ile alınan 07/06/2022 tarihli heyet raporu, davacı tarafından davalıya gönderilen ihtarname ile davalının cevabi ihtarnamesi, kredi kullandırım talimatları, kredi geri ödeme planları dosya içerisinde yer almaktadır.

Davacı ile davalı arasında 09/03/2015 tarihli 30.000.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığı dosya içeriğiyle sabittir.

Davacı tarafından davalıya gönderilen 16/01/2020 tarihli ihtarname ile hesaplarından periyodik hizmet komisyonu adı altında 24/03/2015-30/03/2019 tarihleri arasında toplam 416.696,80 TL kesinti yapıldığı, kesinti işlemlerine muvafakatlerinin bulunmadığı bildirilmesine rağmen hesaplarından kesintilerin tek taraflı ve onaysız şekilde yapıldığı bildirilerek yapılan kesintilerin 3 gün içinde hesabına iade edilmesi talep edilmiştir.

Davalı tarafından gönderilen cevabi ihtarname ile ise, banka tarafından verilen hizmetin karşılığı olarak kanuna uygun şekilde hizmet bedellerinin tahsil edildiği, hizmet bedelinin iptali ve iadesi talebinin banka tarafından uygun bulunmadığı bildirilmiştir.

Yargılama aşamasında bilirkişiden alınan birinci raporda, eksik belgelerin tamamlandığı, davacının sözleşme kapsamında rotatif ve spot krediler kullandığı, davacıdan 24/03/2015-02/01/2020 tarihleri arasında periyodik hizmet komisyonu, kredi tahsis komisyonu, limit tahsis/kullanım/limit revize ücreti tahsil edildiği,

TCMB'nin 2006/1 sayılı tebliğinin 4. Maddesi uyarınca davacının kredilerine uygulanacak faiz oranları ile faiz dışında sağlanacak diğer menfaatlerin ve tahsil olunacak masrafların nitelikleri ve sınırlarının bankalarca serbestçe belirlenebileceği ancak tahsil olunacak masrafların serbestçe belirleyebilme yetkisini kullanabilmesi için bankaların uyması gereken şartların olduğu, kullandırılan kredilere ilişkin faiz ve her ne ad altında olursa olsun tahsil edilen tüm parasal unsurların bankaların internet sitelerinin ana sayfasında ve BDDK internet sitesinde yayımlanması gerektiği, davalının bu şartı yerine getirdiği,

07/01/2011 tarihli TCMB talimatına göre bankalarca reeskont kaynaklı krediler dışındaki kredi işlemlerinde faiz dışında sağlanacak diğer menfaatlerin ve tahsil olunacak masrafların nitelikleri ve sınırları ile bankacılık hizmet komisyonlarının esas alınarak TCMB'ye bildirilmesi gerektiği, davalının TCMB'ye bildirim şartını yerine getirdiği, kredi tahsis komisyon kesintilerinin bildirimlerinin TCMB'ye yapıldığı ve/veya kullandırım talimatında belirtildiği,

ancak 26.05.2017 tarihinde kesilen 7.875,00 TL ile 01.03.2018 tarihinde kesilen 7.875,00 TL komisyon kesintilerinin, (BSMV dahil toplam 15.750,00 TL) hesap hareketleri ve kredi belgeleri incelemesi sonucu kredi tahsis ve kullandırım bağlantısı bulunmadığı, iadesinin gerektiği, periyodik hizmet bedeli kesintisinin bildiriminin TCMB'ye yapıldığı, kesinti tutarlarının belirtilen 30.000,00 TL'lik maksimum limitler içerisinde olduğu, ancak 02.01.2020 tarihinde kesilen 785,42 TL periyodik hizmet bedelinin 3 aylık periyottan önce kesildiği ve iadesinin gerektiği tespit edilmiştir.

İtiraz üzerine alınan ikinci bilirkişi raporunda, davalının gks kapsamında hareket ettiği, öncesinde davacıyı yükümlülükleriyle ilgili bilgilendirdiği, TCMB'nin Mevduat ve Kredi Faiz Oranları ve Katılma Hesapları Kar ve Zarara Katılma Oranları ile Kredi İşlemlerinde Faiz Dışında Sağlanacak Diğer Menfaatler Hakkında 2006/1 sayılı Tebliğ'in 4. maddesi uyarınca davacı borçlunun kredilerine uygulanacak faiz oranları ile faiz dışında sağlanacak diğer menfaallarin ve tahsil olunacak masrafların nitelikleri ve sınırlarının bankalarca serbestçe belirlenebileceği,

ancak tahsil olunacak masrafları serbestçe belirleyebilme yetkisini kullanabilmesi için bankaların uyması gereken şartlarının olduğu, bu şartların kullandırılan kredilere ilişkin faiz ve her ne ad altında olursa olsun tahsil edilen tüm parasal unsurların bankaların internet sitelerinin ana sayfasında ve BDDK internet sitesinde yayımlanması gerektiği, davalının bu şartı yerine getirdiği,

ayrıca 07/01/2011 tarihli TCMB talimatına göre bankalarca reeskont kaynaklı krediler dışındaki kredi işlemlerinde faiz dışında sağlanacak diğer menfaatlerin ve tahsil olunacak masrafların nitelikleri ve sınırları ile bankacılık hizmet komisyonlarının esas alınarak TCMB'ye bildirilmesi gerektiği, davalı tarafından bu hususların da yerine getirildiği,

ancak 26.05.2017 tarihinde kesilen 7.875,00 TL ile 01.03.2018 tarihinde kesilen 7.875,00 TL komisyon kesintilerinin, (BSMV dahil toplam 15.750,00 TL) hesap hareketleri ve kredi belgelerinin incelemesi sonucu kredi tahsis ve kullandırım bağlantısı tespit edilemediği için iadesinin gerektiği, periyodik hizmet bedeli kesintisinin bildiriminin TCMB'ye yapıldığı, kesinti tutarlarının belirtilen 30.000,00 TL'lik maksimum limitler içerisinde olduğu, ancak 02.01.2020 tarihinde kesilen 785,42 Euro periyodik hizmet bedelinin 3 aylık periyottan önce kesildiği için iadesinin gerektiği yönünde kanaat bildirilmiştir.

Davacı yan, genel kredi sözleşmesi nedeniyle davalı bankanın haksız olarak hesabından farklı tarihlerde periyodik hizmet komisyonu vs. adı altında tek taraflı ve onaysız kesintiler yaptığını, yapılan kesintilerin haksız olduğunu iddia etmiş, davalı yan ise davacının tacir olduğunu, tahsil edilen bedellerin haksız olduğunu ileri süremeyeceğini, yapılan kesintilerin sözleşmeye ve mevzuata uygun olduğunu savunmuştur. Mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

Taraflar arasında genel kredi sözleşmesinin akdedildiği, bu sözleşme kapsamında davalı bankanın davacıdan 24/03/2015-02/01/2020 tarihleri arasında periyodik hizmet komisyonu, kredi tahsis komisyonu, limit tahsis/kullanım/limit revize ücreti tahsil edildiği, davacının ihtarı üzerine tahsil edilen bedellerin davalı tarafından davacıya iade edilmediği hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır.

Uyuşmazlık, davalı bankaca davacıdan periyodik hizmet komisyonu, kredi tahsis komisyonu, limit tahsis/kullanım/limit revize ücreti adı altında tahsilat yapılıp yapılamayacağı, yapılabilecek ise hangi oranda ve miktarda yapılabileceği, davacının iadesini talep edebileceği bir miktar bulunup bulunmadığı, var ise miktarı hususlarından kaynaklanmaktadır.

Davalı vekilinin istinaf itirazları incelendiğinde, davalı yan ıslah dilekçesinin ibrazından sonra davanın zaman aşımına uğradığını ileri sürmüştür. Taraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmesi kapsamında davalı tarafından davacı hesabından 24/03/2015-02/01/2020 tarihleri arasında periyodik hizmet komisyonu, kredi tahsis komisyonu, limit tahsis/kullanım/limit revize ücreti tahsil edilmesi nedeniyle davacı tarafından yapılan kesintilerin haksız olduğu iddiasıyla işbu alacak davası açılmıştır.

Taraflar arasındaki uyuşmazlık sözleşmeden kaynaklandığından ve davacı alacağının dayanağı genel kredi sözleşmesi olduğundan uyuşmazlıkta uygulanacak zaman aşımı genel zaman aşımı süresi olan 10 yıl olup, anılan süre ıslah tarihi itibarıyla dolmamıştır.

Bu durumda mahkemece, ıslaha karşı zaman aşımı itirazında bulunulmuş ise de, ıslah tarihi itibarıyla 10 yıl olan zaman aşımı süresinin sona ermediğinin gözetilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Davacı yan dava dilekçesinde ve aşamalarda davalı tarafından hesabından tek taraflı ve haksız olarak 24/03/2015-02/01/2020 tarihleri arasında periyodik hizmet komisyonu vs. adlar altında ücret tahsil edildiğini ileri sürerek işbu alacak davasını açmıştır.

Taraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmesinin faiz, komisyon, vergi, fon ve masraflar başlıklı 8. maddesinde bankanın tahsis edeceği krediler üzerinden komisyon ve masraf alma hak ve yetkisi bulunduğu açıkça düzenlendiği gibi, TTK'nun 20. maddesinde de ticari işletmesiyle ilgili iş veya hizmet görmüş olan tacirin münasip bir ücret isteyebileceği hüküm altına alınmıştır.

Davalı bankanın yaptığı hizmet nedeniyle komisyon ve masraf alabileceğine ilişkin benzer düzenlemeler Bankacılık Kanunu ve TCMB'nin yayımladığı tebliğlerde de hüküm altına alınmıştır.

Yapılan açıklamadan anlaşılacağı üzere davalı banka davacıyla arasında akdettiği genel kredi sözleşmesi kapsamında davacıya verdiği hizmetler doğrultusunda komisyon ve masraf alma hak ve yetkisi bulunmaktadır.

Davalının anılan hak ve yetkisinin bulunması, tahsil olunacak komisyon ve masrafları serbestçe belirleyebilmesi sınırsız olmayıp, davalının bu hak ve yetkisini kullanabilmesi için uyması gereken bir takım koşullar bulunmaktadır. Davalı bankanın da bu koşullar çerçevesinde müşterilerinden tahsil edeceği masraf, komisyon miktarlarını kendi internet sayfasında ve BDDK internet sitesinde yayınladığı, TCMB'ye de bildirdiği alınan bilirkişi raporları ile açıkça tespit edilmiştir.

Davalı bankanın yerine getirdiği koşullar çerçevesinde davacıdan ücret, komisyon ve masraf tahsil etmesi gerekir. Bir başka anlatımla, davacıdan her koşulda ve her miktarda komisyon, ücret ve masraf kesemeyecek, şartların sağlanması halinde ancak komisyon, ücret ve masraf tahsil edebilecektir.

Yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporları ile, davacı hesabından 26.05.2017 tarihinde kesilen 7.875,00 TL ile 01.03.2018 tarihinde kesilen 7.875,00 TL komisyon kesintilerinin (BSMV dahil toplam 15.750,00 TL), kredi tahsis ve kullandırım bağlantısı tespit edilememiştir. Anılan komisyonlar ise davalı tarafından ancak kredi tahsisi ve kullandırımı yapıldığı taktirde tahsil edilebilecektir. Davalı banka anılan kalemlere ilişkin komisyon kesintilerinin kredi tahsis ve kullandırım bağlantısını ispatlayamadığından anılan kaleme ilişkin yaptığı kesintinin usulüne uygun olduğunu ispatlayamamıştır.

Öte yandan, periyodik hizmet bedeli kesintisi ancak 3'er aylık periyotlar halinde yapılabilecek iken, davalı banka 02.01.2020 tarihinde davacı hesabından kestiği 785,42 Euro periyodik hizmet bedelini 3 aylık periyottan önce kesmiştir. Yapılan bu kesintinin de usulüne uygun yapılmadığı anlaşılmıştır.

Hal böyle olunca mahkemece, yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporlarının ayrıntılı, denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunduğu, 785,42 Euro periyodik hizmet bedelinin 3 aylık periyottan önce kesildiği, toplam 15.750,00 TL komisyonun ise kredi tahsis ve kullandırım bağlantısının banka kayıtlarında tespit edilemediği, her iki kalem alacağın da iadesi gerektiği gözetilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.

Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Alınması gerekli olan 1.891,62 TL istinaf karar harcından peşin alınan 472,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.418,72 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,

3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davacı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi. 25/04/2025

Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi -

Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2022/1848, K. 2025/423, 25 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava
  4. Cevap
  5. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. İstinaf Sebepleri
  7. Hukuki Nitelendirme, Delillerin Ve İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1848
Karar No
2025/423
Tarih
25 Nisan 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2022/1851 K.2025/689
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2022/1852 K.2025/417
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2022/1854 K.2025/416
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2022/1855 K.2025/628
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2022/1861 K.2025/419
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2022/1862 K.2025/629

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.