KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2022/1905 E., 2023/102 K.·T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.HUKUK Dairesi Vekili
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 10 Şubat 2023
- Dosya no
- 2022/1905
- Karar no
- 2023/102
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 15/11/2022
- Numarası
- 2021/622 Esas (Ara Karar
- Davacı
- —
- Davalı
- —
- Vekili
- —
- Dava
- Genel kredi sözleşmesine dayalı alacaktan boçlu olmadığının tespiti
- Dava tarihi
- 27/10/2021
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 10/02/2023
Karar Metni
1.031 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yargılaması sırasında verilen ihtiyati tedbir kararına itirazın reddine yönelik olarak verilen karara karşı itiraz edene vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... ile...
Şti arasındaki genel kredi sözleşmesine müşterek borçlu ve kefil olduğunu, borçlara ilişkin olarak icra takibi yapıldığını, müvekkilinin bazı taşınmazlarının başka icra dairelerinden satıldığını, borcun ödenmesine rağmen mükerrer tahsilat yapılmaya çalışıldığını iddia ederek Ankara 9. İcra Müdürlüğünün 2003/7084 sayılı dosyasına konu edilen alacak nedeni ile borçlu olmadığının tespitine, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla fazla ödenen şimdilik 1.000TL'nin işleyecek ticari faizi ile istirdadına,
borç miktarı hesaplanmadan icra dosyası üzerinden talep edilen taşınmazın satışının durdurulmasına ilişkin olarak teminat göstermeksizin ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiş, 07/10/2022 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi ile icra takibinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; tedbirin İİK 72. maddesine aykırı olduğunu bildirerek ihtiyati tedbir talebinin reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece davacı vekilinin 07/10/2022 tarihli talebi üzerine 11/10/2022 tarihli ara karar ile, dava konusu borca karşılık rapor tarihi itibarıyla Ankara 9. İcra Dairesi'nin 2003/7084 sayılı ve Ankara 22. İcra Müdürlüğünün 2003/504 sayılı dosyasına yapılan ödemelerin toplam 638.347,70TL olduğu ( yeni para) gerekçesiyle ihtiyati tedbir talebinin kabulüne, Ankara 9. İcra Müdürlüğünün 2003/7084 sayılı dosyasında hacize konu taşınmazların dava sonuna kadar satışlarının tedbiren durdurulmasına karar verilmiştir.
Davalı vekilince 11/10/2022 tarihli ihtiyati tedbir kararına itiraz edilmesi üzerine mahkemece 15/11/2022 tarihli ara karar ile, rapor tarihi itibarıyla Ankara 9. İcra Dairesi'nin 2003/7084 sayılı ve Ankara 22. İcra Müdürlüğünün 2003/504 sayılı dosyasına yapılan ödemelerin toplam 638.347,70TL olduğu ( yeni para), bu aşamada yeni taşınmazların satılmasının ileriye yönelik olarak ciddi zarar doğuracağı gerekçesiyle tedbire itirazın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İhtiyati tedbire itiraz eden davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yoluyla takibin durdurulmasına karar verilemeyeceğini, yaklaşık ispat koşullarının oluşmadığını bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Talep; ihtiyati tedbir kararına itirazın reddine dair karara karşı istinaf istemine ilişkindir .
6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
HMK'nun 389/1. maddesi uyarınca, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacak ya da tamamen imkansız hale gelecek ise veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.
HMK'nun 390/1. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir dava açılmadan önce esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden, dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilebilecektir.
İİİK 'nın 72/3. maddesi hükmüne göre "İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yoluyla takibin durdurulmasına karar verilemez ancak borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın %15'inden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat karşılığında mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir", düzenlemeleri yer almaktadır.
İhtiyati tedbir kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca tarafların dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte geniş veya sınırlı hukuki korumadır.
İhtiyati tedbir talebinin kabul edilebilmesi için yaklaşık ispat yeterlidir yani çekişmeli vakıanın gerçeğe yakın bir derecede kanıtlanması esastır. Mahkeme mevcut delillere göre tedbir isteyenin hakkını muhtemel görmeli ve tedbir verilmesini icap ettiren sebeplerinde varit görülmesi gerekir.
Somut olayda, ilk derece mahkemesince 11/10/2022 tarihli karar ile icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında dava konusu takip dosyasında hacze konu taşınmazların dava sonuna kadar satışlarının tedbiren durdurulmasını, itiraz üzerine ise 15/11/2022 tarihli ara karar ile itirazın reddine karar verilmiş ise de,
icra takiplerinden sonra İİK'nın 72. maddesine dayalı olarak açılan işbu menfi tespit davasında aynı maddenin 72/3 fıkrası gereğince ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemeyeceğınden mahkemece ihtiyati tedbire itiraz eden davalı vekilinin itirazının kabulü ile tedbirin kaldırılması gerekirken yazılı yanılgılı gerekçe ile itirazın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan ihtiyati tedbire itiraz eden davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmüştür.
Öte yandan davacının ödeme/tahsilde tekerrür iddiasına ilişkin taleplerinin İİK.nunda düzenlenen icra iflas hükümlerine göre değerlendirilebilecek hususların menfi tespit davasında ileri sürülemeyecek olup, icra hukukuna dayalı hakları icra hukukunun konusunu oluşturur.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir kararına itirazın reddi yönündeki 15/11/2022 tarihli ara kararında isabet görülmediğinden ihtiyati tedbir kararına itiraz eden davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, itirazın reddine ilişkin ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılmasına, ihtiyati tedbir kararına itirazın kabulüne, ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2022/1905, K. 2023/102, 10 Şubat 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama