KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2022/1944 E., 2024/924 K.·T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.HUKUK Dairesi Vekili Davalı
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2024
- Esas no
- 2022/1944
- Karar no
- 2024/924
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 30/06/2022
- Numarası
- 2021/366 Esas 2022/537 Karar
- Davacı
- —
- Dava
- Şirketin İhyası
- Dava tarihi
- 21/06/2021
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 19/09/2024
Karar Metni
1.721 kelime·9 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasındaki şirketin ihyası istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı yanca süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ihyasını talep ettikleri şirketin 23.01.2014 tarihinde ticaret sicilinden resen silindiğini, müvekkili davacının şirket kaydı silinmeden evvel şirkette işe başladığını, müvekkili ...'nun Ankara 13. İş Mahkemesi 2016/451 esas sayılı dava dosyasında, Sigortalı Hizmetin Tespitine ilişkin dava açtığını, işbu mahkemenin 8 numaralı ara kararında ''Davacının işe giriş bildirgesinde iş yeri unvanının ... olarak gösterildiği,
davacının bu şirketteki işe girişinin 30.09.2013 tarihli olduğu ve dava dilekçesinde davacının 15.06.1987 tarihinden itibaren 3 ay süreli çalışmasının tespitini talep edildiği dikkate alınarak davalı vekiline davacının 15.06.1987 tarihli işe giriş bildirgesinde yer alan iş yeri gözetilerek işvereni davaya dahil etmesine'' denildiğini, işbu karar gereği 09.11.2020 tarihinde ...
İnşaat Malzemeleri Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin davaya dahil edildiğini, aynı mahkemenin 17.06.2021 tarihli duruşmada taraflarına ihya davası açmak üzere 2 haftalık kesin süre verdiğini belirterek ... Müdürlüğünün 95682 sicilinde kayıtlı ''...
İnşaat Malzemeleri Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi unvanlı şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini, şirketin ek tasfiye işlemlerini yapması için son tasfiye memuru yahut memurlarının yahut da yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanıp, keyfiyetin tescil ve ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediklerini, ihyası talep edilen şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Geçici 7'ncİ maddesi kapsamında 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun geçici 7'nci maddesindeki usule uygun olarak hukuka uygun bir şekilde 23.01.2014 tarihinde re’sen terkin edildiğini, davanın ihyası talep edilen şirketin ticaret sicilinden silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde açılması gerektiğini, şirketin terkin tarihi 23/01/2014 iken ihya davasının açılış tarihi 21/06/2021 olduğu için 5 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğunu,
bu davanın açılmasına sebebiyet veren Ankara 13. İş Mahkemesinin 2016/451 Esas sayılı davasının da şirketin 23.01.2014'te yapılan resen terkininden sonra açıldığını, şirketin kapanmadan önce devam eden bir davası bulunmadığını, şirketin davalarının, alacak ve borçlarının Müdürlükleri tarafından bilinmesi mümkün olmadığından ve söz konusu ihtarda davalarının tarafımıza bildirilmesine ilişkin bildirim yapıldığından ...'nün, işbu davanın açılmasına sebebiyet vermediğini belirterek davanın zamanaşımı yönünden reddine karar verilmesine,
şirketin 6102 sayılı TTK'nin 547.maddesi uyarınca ek tasfiyesine karar verilmesi halinde, 547/2.maddesi uyarınca tasfiye memuru atanmasına, zorunlu hasım olmaları ve davanın açılmasında kusurlarının bulunmaması nedeniyle aleyhlerine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. Maddesinde belirtilen tadadi nitelikteki bu haller dışındaki durumlarda geçici 7. maddeye göre değil TTK veya ilgili kanunlardaki tasfiye usulünü uygun tasfiye yapılacaktır.
Ticaret sicil kayıtlarına göre yapılan işlemlerin geçici 7. maddenin 4/a fıkrasındaki usule göre yerine getirilmediği, silinme işlemi nedeniyle şirketi temsil ve ilzama yetkili kişilere ihtar gönderilmediği gibi, davalı ticaret sicil müdürlüğünce ihyası istenilen şirketin oda kaydından re'sen terkin edilme sebebiyle silinmesinin kanunda tadadi olarak sayılan hallerden olmadığından yapılan terkin işleminin usul ve yasaya aykırı olduğu, davacı tarafın ihya davası açmakta hukuki yarararının bulunduğu,
yapılan terkin işleminin usul ve yasaya aykırı olduğundan dava açmak için aranan 5 yıllık hak düşürücü sürenin somut olayda aranmayacağı kanatine varıldığından davanın kabulüne, ... Müdürlüğünce TTK.geçici 7.maddesi uyarınca ticaret sicilinden terkin edilen ...
İnşaat Malzemeleri Taah.San.ve Tic.Ltd.Şti.nin Ankara 13.İş Mahkemesinin 2016/451 esas (Ankara 50.İş Mahkemesinin 2021/40 esas sayılı) sayılı dosyasının sonuçlandırılması ile sınırlı olmak üzere ihyasına, Ticaret Siciline yeniden tescil ve ilan edilmesine, ihya sebebine göre tasfiye memuru atanmasına yer olmadığına, ihyası istenen şirketin terkininde davalı sicil kusurlu olup işbu davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden davalı sicil aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, Davada 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçirilmesi ve hukuki yarar yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkeme aksi kanaatte ise şirketin 6102 sayılı TTK'nin 547.maddesi uyarınca ek tasfiyesine karar verilmesini ve 547/2.maddesi uyarınca tasfiye memuru atanmasına karar verilmesi gerektiğini, bu yönde hüküm kurulmadığını, taraflarına yargılama giderlerine hükmedilmemesi gerektiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Geçici 7. maddesi uyarınca ticaret sicilinden re'sen terkin edilen şirketin tüzel kişiliğinin ihyası istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Ankara 13.İş Mahkemesinin 2016/451 esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacısının ..., davalısının ... İnşaat Taahhüt San. ve Tic. Ltd. Şti olup, açılan hizmet tespit davasında, 05/11/2020 tarihli duruşmada davacı vekiline ... İnşaat Malzemeleri Taah.San.ve Tic.Ltd.Şti.ni davaya dahil etmesi için süre verildiği, anılan şirketin davaya dahil edildiği, İş Mahkemelerin bölünmesi nedeniyle dosyanın devri sonucu Ankara 50.İş Mahkemesinin 2021/40 esasını aldığı anlaşılmıştır.
... Müdürlüğü'nün cevap dilekçesi ekinde sunulan sicil kayıtları ve belgelere göre; ... Müdürlüğünün 95682 sicil numarasına kayıtlı olup ticaret sicil müdürlüğünden terkin edilen ... İnşaat Malzemeleri Taah.San.ve Tic.Ltd.Şti.nin davalı ... Müdürlüğü'nce 23/01/2014 tarihinde TTK'nın geçici 7. maddesi gereği ticaret sicilinden re'sen terkin edildiği, infisah sebebinin 5174 Sayılı Kanuna göre odaca kaydı silinenler olarak belirtildiği anlaşılmıştır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7.maddesi gereğince.
01/07/2015 tarihine kadar sayılan halleri tespit edilen ya da bildirilen anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin tasfiyeleri, ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uyulmaksızın bu madde uyarınca yapılacak olup, anonim ve limited şirketler 559 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname gereğince sermayelerini öngörülen tutara çıkarmamış bulunmaları, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun yürürlük tarihinden önce veya 01/07/2015 tarihine kadar münfesih olmaları,
Türk Ticaret Kanunu'nun yürürlüğe girdiği tarihten önce tasfiye işlemlerine başlanmış olmakla birlikte genel kurulun toplanamaması nedeniyle ara bilançoların ve kati bilançonun genel kurala tevdi edilemediği için ticaret sicilinden terkin edilememeleri sebepleriyle re'sen terkin edilebilecektir.
Ticaret Sicil Müdürlüklerince kapsam dahilideki şirketlere bir ihtar gönderilecek olup bu şirketler tasfiye memuru bildirmeleri halinde maddede gösterilecek usulde tasfiye edilecek olup, ihtara rağmen tasfiye memuru bildirilmediği taktirde şirketlerin unvanı ise ticaret sicilden re'sen silineceği, ancak şirketin devam eden davasının bulunması halinde bu madde hükmünün uygulanmayacağı gibi sicilden kaydı silinen şirket alacaklıları ile hukuki menfaati bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren 5 yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını talep edebilecektir.
Somut olayda, davacının ihyası istenen şirket aleyhine açmış olduğu Ankara 50.İş Mahkemesinin 2021/40 Esas sayılı dosyasının derdest olduğu, ayrıca ihyası istenen şirketin oda kaydından silinme hususu da tahdidi olarak sayılan nedenlerden olmadığından davacı yanın işbu davada şirketin ihyasını tahdidi talep etmekte hukuki menfaati bulunduğu anlaşılmıştır.
Davalı Ticaret Sicil Müdürlüğünce ihyası istenen şirketin oda kaydından re'sen terkin edilmesi sebebi ile silinme hususu kanunda tahdidi olarak sayılan hallerden olmadığı halde sicilden ihyası istenen şirketin silindiği gibi, şirket hakkında derdest takip ve dava dosyaları bulunması halinde geçici 7.maddenin uygulanması söz konusu olamayacağından ve somut olayda da ihyası istenen şirket hakkında derdest takip ve dava dosyaları bulunduğu anlaşılmakla davalı yanca ihyası istenen şirketin sicilden silinme işlemi bu hale göre usulüne uygun değildir.
İlk derece mahkemesince ihyası istenen şirketin takip ve dava dosyaları yönünden sınırlı olarak ihyasına karar verildiği, istinafa davalı yanca başvurulması gözetildiğinde ihyası istenen şirketin sınırlı olarak ihya edilmiş olmasına rağmen tasfiye memuru atanmamış olması usul ve yasaya aykırıdır.
Öte yandan, davalı Ticaret Sicil Müdürlüğünce ihyası istenen şirketin oda kaydından ötürü re'sen sicilden terkin edilmesi sebebi ise, kanunda tahdidi olarak sayılan hallerden olmadığı gibi (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 24/09/2018 tarih ve 2018/2834 esas 2018/5605 karar sayılı emsal içtihatı) davalı Ticaret Sicil Müdürlüğünün 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinde öngörülen usul ve şartlar gerçekleşmeden ihyası istenen şirketi ticaret sicilinden re'sen terkin etmekle iş bu davanın açılmasına sebebiyet verdiği anlaşıldığından ilk derece mahkemesince davalının yargılama giderleri ve harçtan sorumlu tutulması yönündeki kararı usul ve yasaya uygundur.
TTK'nun Ek:26/6/2012-6335/38 Yasa ile Geçici 7.maddede eklenen "(Ek cümle:23/5/2024-7511/16 md.) Bu maddede öngörülen usule uygun olarak kaydı silinen şirket veya kooperatifin ihyasına ilişkin yapılacak yargılamada ilgili Ticaret sicili müdürlüğü aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmolunamaz." hüküm yönünden de yapılan değerlendirmede davalı sicil müdürlüğünün terkin işlemi açıklandığı üzere yasa ve yönetmeliğe aykırı olduğundan yargılama giderlerinden davalının sorumlu olduğu sonucuna varılmıştır.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2022/1944, K. 2024/924, 19 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama